{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2288 <br>KARAR NO: 2024/21<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2019<br>NUMARASI: 2015/386 E. - 2019/1019 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Tic. A.Ş. arasında imzalanmış olan Faktoring sözleşmeleri gereği müşterilerin davalıdan olan alacakları temlik alındığını, bu ticari ilişki çerçevesinde temliklerden dolayı davalının müvekkili şirkete 638.749,00TL borcu doğmuş olduğunu, borcu ödemekten kaçındığını, alacağın tahsili amacıyla 30.03.2015 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalı tarafından takibe konu borca ve tüm ferilerine ve faiz oranına itiraz ederek, takibi durdurduğunu, temlik alınan tüm faturalar ve temlik bildiriminin 10.03.2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, temlik bildirimine takibe kadar herhangi bir itirazda bulunulmadığını, temlik alınan faturaların ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan takibe yönelik itirazların yersiz ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, borcun faiz oranına yaptığı itirazda haksız ve yersiz olduğunu, taraflar tacir olduğu için talep edilen faizinde ticari faiz oranında olduğunu, itirazın iptalini, takibe devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi ticari ilişki çerçevesinde temliklerden dolayı doğmuş bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı tarafın temlik sözleşmesi akdetmiş olduğu dava dışı ... Tic. A.Ş. ile 11.02.2002 tarihinden bu yana üretim sözleşmesi kapsamında çalıştıklarını, müvekkili şirket tarafından mal üretimine dair verilen siparişlerden doğan bedellerinin bir kısmının sipariş esnasında avans olarak ödendiğini, müvekkili şirketin ticari ilişkisinin devam ettiği süre boyunca dava dışı alacağı temlik eden ... Tic. A.Ş. den alacaklı konumda olduğunu, dava konusu faturalardan dolayı borçlu konumda olmadığını, aksine alacaklı olduğunu, müvekkili şirkete davacı tarafından Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye ve 05.03.2015 tarihli alacağın temliki bildirimi göndermiş olduğunu, bu ihtarnameye cevaben Beyoğlu ... Noterliği 'nin ... yevmiye ile 01.04.2015 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafa müvekkili şirketin uhdesinde herhangi bir alacağın olmadığının bildirildiğini, alacağın temliki sözleşmesinde hakim durumda bulunan ve tacir sıfatıyla profesyonel olarak faktöring işlemleri konusunda faaliyet gösteren davacı tarafın, davaya konu alacağın temlikine esas teşkil eden faturalardan dolayı müvekkili şirket uhdesinde likit bir alacağın olup olamadığını araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafın yerli araştırma yapmadan müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname ve itiraz dilekçesi bulunmasına rağmen bu davayı açmış olmakla haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddini, takibin iptali ile takip talebinin %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince; \"Davada ispat külfeti alacağı temlik alan davacıda olup, davalı defterlerine göre davalının borçlu değil alacaklı gözüktüğü, alacağı temlik eden şirketin ihtilafa ilişkin 2015 yılı faturalarının kayıtlı bulunduğu defterlerin ibraz edilemediği, tüm bu hususlara göre davacının telmik aldığı alacağın varlığının ispatlanamadığı anlaşılmış ve tüm bu nedenlerle davanın reddine,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin eğitim düzeyinin sağlıklı bir inceleme yapılması hususunda yetersiz kaldığını, davacının usul ve yasaya uygun yazılı temlik sözleşmesi gereğince davalıdan alacaklı olduğunu, temlik alınan alacak davalının dava dışı temlik eden ile aralarında 02.11.2002 tarihli üretim sözleşmesine dayandığını, üretim sözleşmesi ile davalının dava dışı şirkete kendi markası altında tekstil ürünlerini hazırlattığını, temlik borçlusu ile temlik eden arasındaki asıl sözleşmenin piyasada bilinen adı ile Fason Tekstil Üretim Sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin TBK'ye göre eser sözleşmesi ile hizmet sözleşmesinin özelliklerini taşıyan karma bir sözleşme olduğunu, davalı ile dava dışı temlik eden arasındaki sözleşmenin incelenmediğini ve gerekçeli kararda bu sözleşmeye yer verilmediğini, davalının ticari kayıtlarında alacaklı olduğunu iddia etmek dışında teslim aldığı malların bedellerinin ödendiğine ilişkin dosyaya banka dekontu ibraz etmediğini, bilirkişinin sadece ticari defter kaydını esas alarak rapor oluşturduğunu, davalı temlik borçlusunun temlik eden ile aralarındaki sözleşmede hakim tarafı olması nedeniyle alacaklı olduğunu beyan etmekle yetindiğini ve ispat külfetini yerine getirmediğini, aslında ödemeleri bankadan yaptığını kanıtlaması gerektiğini, davalı şirketin hakim durumunu kötüye kullanarak ticari kayıtlarına dilediği ölçüde borç kaydı oluşturmakla birlikte yaptığı ödemeleri banka dekontu veya dönem sonu \"mutabakat akti\" ile tevsik edemediğini, davalı şirketin 12 yıl ticari ilişki kurup temlik eden şirket ile mutabakat akti yapmamış olmasının davalının ticari kayıtlarını kendi istediği doğrultuda tuttuğunun göstergesi olduğunu, davalının avans ödemesi, reklamasyon, hologram bedeli diye ticari kayıtlarına aldığı kalemlerin temlik eden şirket tarafından kabul edildiğine ilişkin davalının dosyaya ibraz ettiği tek bir mutabakat imzası olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67. mad. göre açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile dava dışı ... AŞ. ile müvekkil arasında imzalanan faktoring sözleşmesi gereği davalıdan alacaklarını temlik aldıklarını, temliklerden dolayı davalının borcu bulunduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı ... Aş. tarafından borçlu ... AŞ. aleyhine fatura alacağına istinaden 26/03/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu itiraz dilekçesinde borcun tamamına tüm ferilerine ve faize açıkça itiraz etmiştir. Takibe konu faturaların temlik eden  dava dışı ... Tic. AŞ. tarafından  ... AŞ. adına düzenlenmiştir. Davacı ile dava dışı ...Tic. AŞ arasında faktoring sözleşmesi tanzim edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 08/02/2016 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda sonuç olarak; davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında 631.305,87 TL asıl alacak ve 7.173,53 TL işlemiş faizi ile toplam 638.479,40 TL üzerinden temlike dayalı fatura alacağına takip başlatmış olduğu, davacı tarafın incelemeye sunulan 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı tarafın incelemeye sunulan ticari defterlerinde dava takip konusu faturaların kayıtlarına işlenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında, temlik veren dava dışı ... Tic. A.Ş'nden 31.12.2015 tarihi itibari ile 103.959,83TL alacaklı olduğu, davalı tarafın incelemeye sunulan 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davalı firma ile davacı tarafa temlik veren dava dışı ...Tic. A.Ş.nin 2014-2015 yılları cari hesapları incelendiğinde, cari hesaba yapılan son ödemenin 26.12.2014 tarih 200.000,00TL tutarlı olduğu, bu tarihten sonra herhangi bir ödeme yapmamış olduğu, davalı tarafın, inceleme konusu yapılan ticari defter ve kayıtlarında, 31.03.2015 tarihi itibari ile temlik veren dava dışı ... A.Ş. ne borçlu olmadığı, 7.021,27 TL alacaklı olduğu  belirtilmiştir. 05/05/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda kök raporun cari hesap detayları incelendiğinde sonuçta kök raporu değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı belirtilmiştir. 11/04/2017 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda, dava dışı temlik eden firmanın 2014 yılı ticari defter ve kayıtlarını sunduğu ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, Temlik eden dava dışı  ... Tic. A.Ş'in incelemeye sunduğu 2014 yılı yevmiye defteri incelemesinde davalı ...nin 01/01/2014  tarihli açılış fişinde 340.01.0005 nolu alınan sipariş avansları hesabı altında takip ettiği, söz konusu cari hesaba ait alınan  avans miktarının 1.032.463,13 TL alacak bakiyesi verdiği dönem sonu kapanış  kayıtları irdelendiğinde, davalı firmayı 120.01.0034 nolu alıcılar hesabı 438.048,05 TL alacak bakiyesi  320.01.0001 nolu satıcılar hesabında  1.976.845,40 TL borç bakiyesi ile kapanış yaptıkları dönem içi hesaplar  (1.976.845,40 TL-  438.048,05 TL) 1.538.797,35 TL borç bakiyesi ile devretmiş olduğu, diğer bir ifade ile  1.538.797,35 TL davalı firmadan avans almış oldukları tespit edilmiştir. 05/10/2018 tarihli bilirkişi üçüncü ek raporunda ( raporda ikinci yazıyor) kök ve ek raporda tespit edilen hususların dışında herhangi bir bilginin dosyada yer almadığı, dava dışı temlik eden ...Tic. A.Ş'nin 2014 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, dava konusu uyuşmazlığın kaynağının 2015 yılı faturalardan kaynaklandığı, 2015 yılı ticari defter ve kayıtların ibrazının talep edildiği ancak sunulmadığı belirtilmiştir. Somut olayda itirazın iptali davasında ispat yükümlüğünün davacı alacaklıda olduğu, davalı cevap dilekçesinde müvekkili ile dava dışı  .... A.Ş arasında üretim sözleşmesi tanzim edildiğini, müvekkil  tarafından dava dışı şirkete mal üretimine dair  verilen siparişlerden doğan bedellerin bir kısmının sipariş esnasında avans olarak ödendiği, ticari ilişkinin devamı müddetince dava dışı temlik eden şirketten devamlı alacaklı bulunduğunu, söz konusu bedellerin fatura tarihinden önce avans olarak dava dışı temlik eden şirkete ödendiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, davacının dava dışı  ...Tic. A.Ş'den alacağı temlik aldığı,  bilirkişi incelemesi  yaptırıldığı 11/04/2017 tarihli raporda dava dışı 3. Kişi temlik eden  ... Tic. A.Ş  2014 yılı ticari defter belgelerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı ve davalının avans ödemesinin kayıtlı olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğundan  saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2019 tarih ve 2015/386 E., 2019/1019 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a561112e5510325","SID":"435d3c304d3d966f"}}