{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1043 <br>KARAR NO\t\t: 2024/50<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/11/2019 (Dava) - 08/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/1148 Esas - 2021/398 Karar<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/01/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1148 Esas-2021/398 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı bankanın İzmir MTK Çarşı Şubesinden ... kredisi kullandığını, bu kredinin ödemelerinde aksamalar olunca  ilgili şube yetkilileri ile şifai olarak görüştüğünü ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca yapılandırma talebinde bulunduğunu, esasen müvekkilinin talepte bulunmasına dahi gerek olmadan davalı bankanın yapılandırmayı takipten önce teklif edip yapması gerektiğini, ancak davalı bankanın müvekkiline herhangi bir uyarı ve ihbarda bulunmaksızın kredinin tamamının tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/3539 sayılı dosyasında takip başlattığını ve ihtiyati haciz kararı ile 14.03.2019 tarihinde müvekkilinin iş yerine hacze gidildiğini, müvekkilinin haciz şoku ve baskısı altında borcu kabul ettiğini ve taksitler halinde ödemeyi beyan ettiğini, takibin kesinleştiğini, davalı tarafın, icra takip işlemi ve haciz işlemleri sonrasında bankanın ilk başta yapması gerekeni yaptığını ve müvekkiline 19.03.2019 tarihinde noterden yapılandırma teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin de yapılandırmayı kabul ettiğini davalı bankaya bildirdiğini, ancak bankanın müvekkilinin icra takibinden önceki ana para ve o tarihe kadar işlemiş olan faizini değil, icra dosyası alacağının tamamını taksitlendirdiğini ve müvekkilinden talep ettiğini, takip kesinleşmiş olduğundan müvekkilinin haciz baskısı altında davalı banka tarafından yapılan bu taksitlendirmeyi dava konusu ettikleri icra masrafları, avukatlık ücreti ve harçlarına karşı itiraz hakkını saklı tutarak ödediğini, davalı bankanın bu şekilde öncelikle yapılandırma yoluna gitmesi gerekirken doğrudan icra takibi başlatarak icra takip masrafları, icra harçları ve icra vekalet ücreti olmak üzere toplamda 11.270,00 TL civarında müvekkiline fazladan borç çıkardığını, müvekkilinin bu borçtan sorumlu olmadığını belirterek, takip dosyasındaki icra masrafları, icra harçları, icra vekalet ücreti alacakları toplamı olan 11.270,00 TL’den müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu şirketin müvekkili banka ile 22.04.2013 tarihinde 500.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını ve taksitli ticari kredi kullandığını, bu kredinin ... kefaleti ile kullandırılmış bir kredi olduğunu, davacı borçlunun kredi borçlarını geri ödememesi üzerine 16.01.2019 ihtarnamenin keşide edildiğini, İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3539 sayılı dosyası ile icrai takibat başlatıldığını, borcun kesinleştiğini, asıl alacağa, faize ve temerrüde düşmüş olduğuna ilişkin hiçbir itirazı olmayan davacı borçlu şirketin temerrüdü nedeniyle açılmasına sebebiyet verdiği takip masrafları ve vekalet ücretine katlanması gerektiğini, bunun hukuka uygun olduğunu, ihtarname tarihinin 16.01.2019 olduğunu ve takip tarihinin ise 13.03.2019 olduğunu, ... kredisi uyarınca kredi kullanana gönderilen yapılandırma ihtarnamesinin, kredi kullandıran bankanın tahsil edemediği kredi alacağını ...' den talep ve tazmin edebilmesi için ...' nin aradığı bir ön koşul olduğunu, yani Hazine’nin kredi kullandıran bankalara \"alacağını benden talep etmeden önce, borçluya ödeme için son bir yapılandırma sun, ondan sonra kefaletim gereği ödemeyi yaparım\" demek istediğini, yoksa Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin alacaklı bankanın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre davacıya takip yapmasına engel bir düzenleme olmadığını, kredi kullananların temerrrüde düşmüş olduğu gerçeğini yok sayan bir düzenleme de olmadığını, davacı borçlu şirkete takipten sonra yapılan yapılandırmanın sebebinin ise davacıya kullandırılmış olan krediye ilişkin alacağın, davacı borçlu şirketten tahsili imkanı olmazsa ...ndan tazmin etmek, yani alacağın tahsilini garantilemek, ... kefaletinin geçerliliğini korumak olduğunu, icra takibi yapılmadan önce kredi kullanana yapılandırmanın yapılmış olmasının zorunluğu gibi bir düzenlemenin ise bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YEREL MAHKEME KARARI:<br>Mahkemece, \".....Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalı banka ile ... A.Ş arasında imzalanan Protokol ve Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı birlikte değerlendirildiğinde, protokolün 'Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Usul ve Esaslar' başlıklı 1.2.maddesinin 2. ve 4. numaralı bentleri gereğince ödenen miktar yönünden  kredi veren  davalı banka tarafından takibe devam edileceğinin belirtildiği, ayrıca Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 6.maddesinin 4. fıkrasında; 'temerrüt halinde teminatların nakte çevrilmesinde ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi veren tarafından yürütüleceği, kredi verenlerin nakte çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde ettiği tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında  kuruma aktarılacağı', 7. fıkrasında ise; 'kredi verenlerin kurumun onayını almak sureti ile bu karar kapsamında sağlanan kredilerden  doğan alacaklarla ilgili olarak takibe konu teminatların rayiç değerlerinden veya  icra yolu ile satışından, alacakların tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin ve zararın giderek daha fazla artacağının anlaşılması halinde ya da tahsil kabiliyetini arttırabilmek amacıyla  kurum tarafından tazmin edilen tutardan iskonto yapılmaması kaydıyla faiz/kar payı/kira tutarından iskonto yapmak veya tamamen vazgeçmek, yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde tahsil kabiliyetini arttırmaya yönelik her türlü uygulamayı yapmaya yetkili olduğu' nun düzenlendiği anlaşılmakla, bu düzenlemeler çerçevesinde ... A.Ş tarafından kefalet ödemesi yapılması halinde kredi veren bankanın icra takibine devam ederek  tahsil ettiği tutardan ... A.Ş tarafından kefaleti kapsamında tazmin edilen kefalet miktarını ... A.Ş'ye aktarması gerekeceği, bu kapsamda davalı bankanın takip tarihi itibarıyla dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla; sübut bulmayan DAVANIN REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili tarafından, \"...Bilirkişi raporunun 5. sayfasında 16.01.2019 tarihli ihtarname ile kredi ilişkisinin kesildiğinin belirtildiğini, ihtarnamelerin ilk olarak 14.02.2018 tarihinde düzenlendiğini ve kredi ilişkisinin kesildiğinin belirtildiğini, borçlu tarafından ödemelere devam edildiğini ve 14.09.2018 tarihinde 96.522,46 TL borç için yeni bir ihtarname düzenlenerek yine kredi ilişkisinin kesildiğinin belirtildiğini, borçlu tarafından yine ödemelere devam edildiğini ve 17.12.2018 tarihinde bu sefer 83.859,94 TL borç için yeni bir ihtarname gönderilerek kredi ilişkisinin kesildiğinin yine belirtildiğini, borçlu tarafından ödemelere devam edildiğini ve nihayetinde 16.01.2019 tarihinde son bir ihtarname gönderilerek 79.942,96 TL borç için ödeme yapılmasının istendiğini ve bir kez daha kredi ilişkisinin kesildiğinin belirtildiğini, görüleceği üzere kredi ilişkisinin kesilmesi ifadesinin klişe bir ifade olarak kullanıldığını ve her ihtarnamede de görüleceği üzere toplam borcun sürekli olarak azaldığını, düzensiz de olsa ödemelerin yapılmaya devam edildiğini, bilirkişi raporunun 7. sayfasının son bölümünde ve 8. sayfasının ilk bölümünde ... (...) kefaleti ile kullanılan kredilerde ...’den tazmin talebinde bulunulmadan önce yapılandırma imkanı tanınmasına ilişkin hüküm olduğu belirtilerek borçlunun mahkemeden talebinin haklı görüldüğünü, ancak hemen akabinde kendisi ile çelişerek ‘borçluya yapılandırma teklif edilmesini zorunlu tutan mevzuat hükmüne rastlanmamıştır’ ifadesi ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin tamamen göz ardı edildiğini, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini de tamamen anlamsız hale getirdiğini, müvekkili firmanın davalı banka ile benzer şartlardaki kredisine ilişkin olarak davadışı ... Bankası A.Ş tarafından borçluya iletilen yazıda Cumhurbaşkanlığı Kararına ithafen borçlunun yapılandırma hakkı olduğu yazısının gönderildiğini, aynı yazıda borçlunun borcunun yapılandırılabileceğinin belirtildiğini, mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporunun 7. sayfasında; 'yeniden yapılandırma kapsamında borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular yeniden yapılandırma kapsamına alınmaz' ifadesinin yer aldığını, banka tarafından borçlunun ödeme kabiliyetinin olup olmadığına ilişkin bir çalışma yapılmadığının aşikar olduğunu, nitekim TC Merkez Bankası, Kredi Kayıt Bürosu vb. kaynaklar kullanılarak yapılan bu çalışmalarda tüm bankalar benzer metedoloji izlerken, davadışı İş Bankası 321.000,00 TL’lik borcun yapılandırmasında borçlunun ödeme kabiliyeti olduğu sonucuna ulaşırken, davalı bankanın ise 79.000,00 TL’lik borç için müvekkilinin ödeme kabiliyetine hasıl olmadığı sonucuna nasıl vardığının anlaşılamadığını, yine davalı banka, 14.03.2019 tarihinde icra takibine geldiğinde borçlunun ödeme kabiliyeti yokken sadece 5 gün sonra borçluya yapılandırma teklifinde neden bulunduğunun anlaşılamadığını, nitekim yapılandırma sonrasında yapılandırılan tutarların müvekkili tarafından tam ve günlerinde ödenerek tüm borçların kapatıldığını, bunun da müvekkili firmanın ödeme kabiliyeti olduğunu gösterdiğini, dekontların da dosyaya sunulduğunu, bu durumun bile bankanın aslında icra takibinden önce yapılandırma teklifinde bulunmamasının bir hata olup, mevzuata aykırı hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, 15.08.2018 ve 12.09.2019 tarihli Resmi Gazetede ‘Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması’ Yönetmeliklerinin yayımlandığını ve 19.07.2019 tarihli Resmi Gazetenin mükerrer sayısında 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 32. maddesinde kanun değişikliğinin ilan edildiğini, başvurunun alacaklı banka tarafından kabul edilmesi ve başvurunun ilgili alacaklı kuruluşlarla paylaşılması ile birlikte, herhangi bir prosedüre tabi olmaksızın durumun korunması sürecinin başlayacağını, bu süreçte alacaklı kuruluşlar tarafından borçlu hakkında FYY (finansal yeniden yapılandırma) konusu alacaklara ilişkin olarak icra takibi yapılamayacağının, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle hak kaybına yol açacak durumlar hariç olmak üzere, mevcut takiplere devam edilemeyeceğinin, yeni takipler açılamayacağının, diğer yasal yollara başvurulamayacağının yönetmeliklerde açıkça belirtildiğini, müvekkilinin davalı Akbank'a kredi ödemelerini zamanında yapamadığının doğru olduğunu, bu nedenle davalı tarafından gönderilen ihtarnamelere itiraz edilmediğini, ancak sonrasında davalı bankanın müvekkili firmaya yaklaşımının son derece hakkaniyetsiz ve kanunsuz olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca yapılandırmanın müvekkili açısından yasal bir hak olduğunu, bu hak müvekkili firmaya tanınmadan icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin fazladan borç altına sokulduğunu, bu nedenle yapılan işlemin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, banka tarafından müvekkili firmanın itibarının hiçe sayıldığını, gizli olması gereken yeniden yapılandırma vb. işlemlerin alenen haciz memurları vasıtasıyla yapılmaya çalışıldığını, müvekkili firma yetkilisinin uyarısı sonrasında bu hususun da haciz tutanağına yazıldığını, sonrasında hiçbir işlem yapılmadan haczin sonlandırıldığını ve akabinde yapılandırma için müvekkili firmaya teklifte bulunulduğunu, müvekkili firmanın finansal yapılandırma kanun ve yönetmeliklerinde tarif edilen kriterlere tam olarak uyduğunu, buna rağmen davalı bankanın hiç gereği yokken icra takibi yaparak müvekkili firmaya ek icra ve vekalet ücreti masrafları yüklediğini ve müvekkili firmanın ticari faaliyetlerini bitirme yolunda adımlar attığını, davanın kabulü gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ... kefaleti ile kullandırılan genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için  Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca yapılandırma yoluna gidilmeden icra takibi başlatılarak, fazladan takip gideri çıkartıldığı iddiasına dayalı olarak, takip dosyası fer'ileri bakımından borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Bilindiği üzere, ... A.Ş., TTK'ya göre kurulmuş bir anonim şirkettir. Teminat yetersizliği nedeniyle kredi imkanlarından yeterince yararlanamayan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ'ler) müteselsil kefil olmak üzere onların krediye erişimini sağlamaktadır. KOBİ, ... A.Ş.'nin kefaleti ile kullandığı krediyi bankaya ödemediğinde, banka, ... A.Ş.'den tazmin talebinde bulunur. ... A.Ş. kefaletten doğan sorumluluğunu bankaya karşı yerine getirmek suretiyle, kefil olduğu tutarı bankaya ödedikten sonra KOBİ aleyhine yasal takip başlatabilen kurumsal bir kefalet kuruluşu olup, kredi veren niteliğini haiz banka değildir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davalı alacaklının davalıya hesap kat ihtarname gönderdikten sonra borcun yine ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı anlaşılmakta olup, davacının iddialarının aksine ... kefaleti ile kullandırılan krediler bakımından yapılandırma teklif edilmeksizin davacıya karşı takip başlatılmasında yasal bir engel bulunmadığı, alacaklı banka ile ... arasındaki teminat ilişkisinin her iki taraf arasındaki iç ilişki olup, yapılandırma  süreci işletilmesinin, bankanın ...'ya da müracaat hakkının doğabilmesi ile ilgili olduğu, bankanın kredi borçlusu ve kefillerine karşı, ödenemeyen kredi alacağının tahsiline dair işlem yapma yetkisini sınırlandırmamakta olup borçlular hakkında takip başlatılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda usul ve esassa yönünden hukuka aykırı bir yön görülmemiş, tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1148 Esas - 2021/398 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/01/2024<br><br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abc2527620b516fd","SID":"21c1573a0e26cdbd"}}