{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2261 Esas<br>KARAR NO: 2024/32<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/11/2019<br>NUMARASI: 2018/221 E. - 2019/482 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 12.10.2009 tarihinde kurulduğunu, ticari faaliyetlerini Türkiye çapında yüksek bilinirliğe sahip www...com internet sitesi üzerinden sürdürdüğünü, TPMK nezdinde tescilli olan ... sayılı tanınmış ... markasının hak sahibi konumunda olduğunu, davalının ... markasıyla haklı yahut meşru hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen www...com alan adlı web sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanılarak müvekkilin marka tescillerinde doğan haklarının ihlal edildiği ve bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda  vekil edenin itibarından ve tanınmışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığını, kendilerince yapılan incelemelerde www...com isimli internet sitesinin ...Aş.'ye ait olduğunun tespit edildiğini, mahkememizin 2018/13 D.İş dosyasında davalının haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, raporda bilgisayar ve mobil cihazdan yapılan tespitte www...com sitesinin ... markasını Google Adwords Reklam Sistemi'nde anahtar sözcük olarak kullandığını belirtmiş markaya tecavüz ve  haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması bu kapsamda davalının www...com internet sitesinde vekil edenin ... ibareli markalarını kullanmamak suretiyle eğer bu mümkün değilse www...com sitesine erişimin engellenmesi, davacının oluşan zararının telafisi anlamında 6769 sayılı SMK'nın 149 ve TTK'nın 56.maddesi uyarınca davalı lehine 10.000 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile beraber davalıdan tahsili ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın talepleri açısından haksız rekabet taleplerinin de bulunması ve haksız rekabetin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle ticari dava sayılması gerektiğinden davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili şirketin adresinin Giresun olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Giresun mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, yine davacı yanın talepleri açısından zamanaşımı itirazı ve hak düşürücü süre savunmasında bulunduklarını, davanın zamaşımını ve hak düşürücü süreden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ... markası nedeniyle haksız kazanç sağlama durumunun olmadığını, bu kapsamda bir delilin bulunmadığını, davacı yanın dava konusu yapılan talepleriyle ilgili olarak dürüstlük kuralına aykırı davranarak hakkını kötüye kullandığını, müvekkili şirket tarafından bir bilgisayar ve yazılım firmasından hizmet alımı yapıldığını, ilgili firmanın bu işlemleri yürüttüğünü, müvekkili şirketin bu davada husumet sahibi olarak bulunabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu talepler yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin eyleminin haksız rekabet kapsamında olmadığını, davanın konusuz kaldığını, davacının tüzel kişi olması nedeniyle manevi tazminat hükmedilebilmesi için gereken şartların oluşmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı yukarıda izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde;  mahkememizin 2018/13 D.iş sayılı dosyasında bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere davalının google adwords reklamlarında davacıya ait tescilli markayı anahtar sözcük olarak kullandığı şu hale göre bu durumun davacının mevzuat kapsamında koruma altında olan tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, tekrardan inceleme yapılmasının davanın esasına etkili olmayacağı gibi usul ekonomisine uygun düşmeyeceği anlaşılmakla davacının sübut bulan davasının kabulü ile davalı eylemlerinin (davacı adına tescilli \"...\" marka ve ibaresinin davalı tarafından google adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak kullanılmak suretiyle reklam vermek) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, bu kapsamda davacıya ait \"...\" ibareli markanın davalı tarafça google adwords uygulamalarında anahtar sözcük olarak kullanılmasının önlenmesine, aksi takdirde davalıya ait www...com sitesine erişimin engellenmesine  karar vermek gerekmiş yine manevi tazminatın şartlarının oluştuğu eylemin ağırlığı hak nesafet kuralları dikkate alınarak 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi ve hüküm özetinin ilanı\" yönünde Davanın kabulü ile; davalı kullanımlarının (davacıya ait tescilli markanın google adwords de anahtar sözcük olarak kallanmaktan ibaret) marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, bu kapsamda davacıya ait \"...\" ibareli markanın davalı tarafça google adwords uygulamalarında anahtar sözcük olarak kullanılmasının önlenmesine, aksi takdirde davalıya ait www...com sitesine erişimin engellenmesine,  davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 3.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın müvekkil şirket lehine kaldırılması gerektiğini, İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/13 D.İş sayılı dosya kapsamında alınan 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı taraf yanında diğer internet sitelerinin de haksız kullanımı tespit edildiğini, müvekkil davalı şirketin de bunlar arasında yer aldığının iddia edildiğini, Google Adwords reklam hizmetinde ticari markaların korunmasına ilişkin herhangi bir denetim ve marka haklarının korunması için herhangi bir önlem alınmadığını, Google Adwords'ün  reklamlarda ticari marka kullanımıyla ilgili endişesi olan ticari marka sahipleri için reklam verenler ile doğrudan bağlantı ve şikayet imkanı sunduğunu, teknolojinin hayatımızda yarattığı yeni düzen marka hakları için alınması gereken önlemleri Google'ın sağlamadığını, davalı ... A.Ş'nin söz konusu reklamlar için bir bilgisayar ve yazılım firmasından hizmet alımı yapıldığını, söz konusu yazılım firmasının reklamda hangi anahtar kelimeleri kullandığına ilişkin bilgisi bulunmadığını, davacı şirketin sunmuş olduğu 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda \"...\" ibaresi ile arama yapıldığında müvekkil şirkete ait reklamın arama motorunun 4. ve 5. sayfasındaki sonuçlarda çıktığı görüldüğünü, internetten alışveriş yapmak için \"...\" ibaresi ile arama yapan bir kimsenin  ilk sayfa da çıkan ...'a ait internet sitesi yerine 4 ve 5. Sıradaki bir siteden alışveriş yapmayı tercih edecek olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, haksız rekabetin gerçekleştiğinin kabulü için gereken illiyet bağını zayıflattığını, söz konusu reklam edeniyle \"...\" markasının maddi yahut manevi bir zarara uğramasının mümkün olmadığı bu nedenle manevi tazminat talebinin tamamen reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket aleyhine manevi tazminata hükmedilecekse de manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı hususunun göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın fahiş oranda fazla olduğunun açıkça anlaşılmadığını, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyet ölçüsünde adil olmadığını, usulüne uygun bir bilirkişi incelemesi yapıldığında ... ibaresi ile arama yapıldığında müvekkil şirket bilgilerine rastlanılmadığı anlaşılmasına rağmen bu hususun göz önünde bulundurulmadan karar verilmesinin yanlış olduğunu düşündüklerini, dava konusu yapılan taleplerin zamanaşımına uğramasına rağmen zaman aşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının usul ve yasaya aykırı olarak reddedilmesinin de kararın yanlış olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf taleplerinin haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Google Adwords kullanıcısı olan davalının bu sistem hakkında yanlış beyanlarda bulunduğunu, basiretli bir tacirin Türkpatent nezdinde tanınmış marka olan ... kelimesine reklam vermemesi gerektiğini bilmesi gerektiğini, davalının istinaf dilekçesi ile davalı şirketin söz konusu reklamlar için bir bilgisayar ve yazılım firmasından hizmet alımı yapıldığı beyanının hukuken geçersiz olduğunu, başka bir firmadan Google Adwords hizmeti aldığını beyan eden davalının bu beyanı ile başka bir şirketin kendi adına yaptığı eylemlerden sorumlu olmadığını belirtmesinin hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının Google aramasında kaçıncı sırada çıktığının değil izinsiz marka kullanımının yapılmış olması olduğunu, manevi tazminat miktarının tayininde zarara uğrayanın manevi huzuru sağlayacak oranda tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterildiğini, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz eden ve bu yolla haksız rekabet yaratan bu izinsiz ve hukuka aykırı kullanımlara istinaden manevi tazminat istenmesinin zaruri olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu 6769 sayılı SMK ve TTK hükümlerine dayalı olarak açılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemeye ait  2018/13 sayılı Değişik İş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda  davalıya ait \"www...com\" isimli internet sitesinin tespit talep eden davacının \"...\" ibareli markalarına Google Adwords sistemi ile reklam verdiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK m.7/II'ye göre; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahihine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.SMK m.29/I-c uyarınca markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka hakkına tecavüz sayılır. 6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.Kanunun 149.maddesinde \"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerilerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- \"(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....  Madde 56'da \"Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini,  c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,  d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.Somut olayda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece, mahkemenin 2018/13 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğu, yargılamanın yapıldığı dosyada bilirkişi raporu aldırılmadığı, Değişik İş dosyasından alınan bilirkişi raporunun yeterli tespitleri içermediği hüküm kurulması için yeterli ve denetlemeye elverişli olmadığı anlaşıldığından mahkemece Değişik  İş dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2019 tarih, 2018/221 E. 2019/482 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3798ef59e434167d","SID":"1b9a5cb5d36415e7"}}