{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2217 <br>KARAR NO: 2023/1871<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME:İSTANBUL AND. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>ESAS NO: 2015/628 <br>KARAR NO: 2020/467<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 15/06/2015<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA Davacı asil, dava dilekçesinde özetle; davalı ile 2012 yılından bu yana reklam konusunda çalışmaları olduğunu, 2012-2013 yılları arasında davalı şirket gazete ve radyo reklam kampanyalarının taraflarınca yürütüldüğünü, 2014 yılı Ekim ayında davalı şirket tarafından yapılmak istenen TV reklam kampanyası ile ilgili görüşme için çağrıldıklarını; bu görüşmede yönetim kurulu başkanı ... tarafından 2014 yılı Aralık ayından Nisan 2015 tarihine kadar  500.000,00 TL+KDV tutarındaki meblağın TV reklamcılığına ayrıldığını, ancak bu bedel haricinde prodüksiyon masrafının ödenmemesi şartıyla çalışma teklif edildiğini, bu teklifin kabul edilemeyeceğini, prodüksiyon parasının ayrıca ödenmesi gerektiğini belirttikleri ancak ... söz verilen bütçeye gelmeden kampanyanın durdurulması halinde prodüksiyon bedelinin ödeneceğine dair söz verdiğini, vaat edilen reklam bütçesinin vaat edilen süre içerisinde ödenmesi koşuluyla teklifin kabul edildiğini, akabinde çalışmalara başlanarak ... film çekim ücreti olarak 41.300,00 TL'lik bir ödeme yapıldığını, 26 Kasım 2014 tarihinde davalı şirket yetkilisine film çekimlerinin tamamlandığının bildirildiğini ve televizyon yayın planı davalı şirkete sunularak onaylandığını, reklam kampanyasının 20 Aralık 2014'te başlatıldığını, söz konusu aralık ayı reklam yayını bedelinin davalı firma tarafından çek ile ödendiğini, 01-31 Ocak 2015 tarihleri arasında da reklam kampanyasının devam ettiğini, yayın raporlarına göre hazırlanan 02.02.2015 tarihli ... nolu KDV dahil 126.381,54 TL davalı  şirkete fatura edildiğini ve 05.02.2015 tarihinde firma yetkilisine durumun mail ile bildirildiğini bu ay fatura bedelinin de çek ile firma tarafından ajans başkanına bildirildiğini, firma sahibinin reklamlardan fayda görmediğini belirttiğini 10 Mart 2015 tarihinde davalı firma tarafından verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle KDV dahil 590.000,00 TL ajansın prodüksiyon başlığındaki zararın giderilmesi hususunda talepte bulunduğunu, davalı firma tarafından açıklama gelmemesi üzerine 12.03.2015 tarihinde ... nolu 47.200,00 TL tutarlı bir fatura kesildiğini ve davalı yetkilisine mail ile bildirildiğini, firma yetkilisinin firma sahibi ile görüşerek durumu halletmeye çalışacağı beyanı üzerine kesilen ilk faturanın iptal edildiğini, ancak geri dönüş yapılmaması üzerine Kadıköy ... Noterliğinin 03.04.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete gönderildiğini ve dalı firmaca Kartal ...Noterliğinin 09.04.2015 tarihli ihtarnamesi ile faturanın iade edildiğini, davalı şirketin faturada yazılı bir hizmeti almadığı iddiası ve faturanın içeriğine itiraz ettiklerini, belirtilen sebeplerle tanzim edilen 03.04.2015 tarihli ... nolu fatura tutarı olan 47.200,00 TL alacağın tespiti ile davalı firmadan tahsiline, yargılama giderlerinin  davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış sözleşme olmadığını, davanın taraflarının tacir olduğunu ve tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğü olduğunu, müvekkilinin talep ettiği hizmetlerin karşılığını ödediğini, davacının iddia ettiği gibi sonraki dönemler için bir reklam anlaşması yapılmadığını; davacının ispatını senetle yapması gerektiğini, davacı ile müvekkil arasında mali yazışmaların delil olarak kullanılacağına dair bir sözleşmesi olmadığını, davacının ... ile yapılan e-mail yazışmalarını delil olarak gösterdiğini ancak ...  müvekkil şirkette teslim yetkisi olmadığını, davacının söz konusu faturayı hizmetin verildiği tarihten yedi gün içinde düzenlemediğini, bu faturanın Vergi Usul Kanunu 231/5. Maddesi gereğince düzenlenmemiş sayılacağını ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mukabil delil sunma hakkının saklı tutularak delillerinin toplanmasını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava,  faturadan doğan  alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu fatura incelendiğinde, 03/04/2015 tarihli 47.200,00 TL bedelli ‘... 15 saniye ve 30 saniye televizyon reklam filmi yapım bedeli’ açıklamalı açık fatura olduğu görülmüştür.Davacı vekili 06/04/2019 tarihli dilekçe ile davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ... yemin teklif etmiştir. 24/10/2019 tarihli celsede ..., 22/09/2020 tarihli celsede ... ... numaralı fatura içeriği ... 15 saniye ve 30 saniye televizyon, reklam yapım bedeli içerikli hizmetin alınmadığına dair yemin etmişlerdir.Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davanın, ‘... 15 saniye ve 30 saniye televizyon reklam filmi yapım bedeli’ açıklamalı faturadan doğan  alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının davalı şirkete fatura içeriği hizmeti verdiğini ve buna ilişkin fatura düzenlediğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının ise fatura içeriği hizmeti almadığını savunduğu, davacı tarafça fatura içeriği hizmetin sunulduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı, dava konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafça yemin teklif edilmesi üzerine ...'nun ayrı ayrı fatura içeriği hizmeti almadıklarına dair yemin ettikleri, dolayısıyla davanın sübuta ermediği anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;  ''Bir reklam filminin yayınlanması için öncelikle bu reklam filminin yapılması yani çekilmesi gerekir .Bunun için senaryo , kast , oyuncu ekibi , yönetmen ve çekim aletleri ile stüdyo temin edilmeli ve reklam filmi çekilmelidir. Davalı şirket yetkilileri ise yeminlerinde reklam yapım hizmeti almadıklarını iddia ederek bir nevi yoktan var olan  bir reklam filimin yayınlandığını kabul etmektedir. Böyle bir şey mümkün olmadığına göre ve reklam yayım hizmeti aldıklarına göre bu reklama ait yapım süreci bedeli olduğu muhakkakken ve davalı şirket yetkilileri bu  reklam yapım hizmetini başka bir firmadan aldıklarına dair iddia serdetmemişken bu şekilde yapılan yemin gerçek dışı olup yerel mahkemenin bu yemin içeriğini araştırmadan ve doğruluğunu tasdik etmeden karar vermesi hukuka aykırıdır. Duruşma son tutanağında ''Davacı vekilinden soruldu; bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki mail yazışmalarıyla hizmetin yapıldığı sabittir. Bu hizmeti bizim dışımızda kimin yaptığı açıklanmadan yemininyapılması uygun değildir. Dedi. '' şeklinde ki talebimiz yerel mahkemece dikkate dahi alınmamıştır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE  HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı taraf, davalı ile 2014 yılı Aralık ayından 2015 Nisan ayı döneminde reklam kampanyası hususunda anlaşıldığını, davalının 500.000,00TL +kdv tutarında reklam bütçesi olduğunu, bu bedel haricinde prodüksiyon masrafı ödemeyeceğini belirterek, söz verdiği bütçeye gelmeden kampanyayı durdurursa prodüksiyon bedelini ödemeye söz verdiğini, bu anlaşma kapsamında 2 reklam filmi ve 1 bant filminin çekildiğini, davalının Şubat ayında kampanyayı durdurduğunu bunun üzerine reklam çekim bedeli fatura düzenlediklerini ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek alacak iddiasında bulunmuştur.Davalı taraf ise,  müvekkilinin talep ettiği hizmetlerin karşılığını ödediğini, davacının iddia ettiği gibi sonraki dönemler için bir reklam anlaşması yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece davacı tarafça fatura içeriği hizmetin sunulduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu fatura, 03/04/2015 tarihli, 40.000,00TL+kdv olmak üzere 47.200,00TL bedelli ... 15 sn ve 30 sn tv reklam filmi yapım bedeli açıklamalı faturadır. İşbu fatura davalı tarafından kabul edilmemiş, süresinde iade edilmiştir. Davacı taraf, davalıya gönderdiği ihtarnamede; 2 adet reklam filminin ... yaptırıldığı, 35.000,00TL +kdv ödeme yapıldığı, taraflarınca 2 adet reklam filmi komisyon ve masraflar için 5.000,00TL komisyon+kdv olmak üzere 40.000,00TL+kdv ye yönelik olarak fatura düzenlendiği, faturanın 12.04.2015 tarihine kadar ödenmesi gerektiği  ihtar edilmiştir. İhtarname 06.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>Taraflar arasında  05/01/2015 tarih ... numaralı fatura ile 87.548,22TL bedelli 20-31 Aralık tarihleri arası ... Reklam Yayın Bedeli , 02/02/2015 tarih ve ... numaralı  126.381,54TL bedelli 01-21 Ocak ... Reklam Yayın Bedeli açıklamalı faturaların defterlere kaydedildiği ve davalı tarafından ödendiği ihtilafsızdır. Mahkemece mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından alınan raporda özetle;Dava konusu uyuşmazlıktaki verilerden 31 Ocak 2015 tarihine kadar devam eden reklam kampanyasına ilişkin bedellerin davalı tarafça ödendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu, kampanyanın Şubat ortasında başlatılacağının kararlaştırıldığı iddia edilmesine rağmen davalı tarafından bu hususta bir geri dönüş yapılmaması, bunun üzerine davacı tarafından ajansın prodüksiyon başlığındaki zararın giderilmesi amacıyla 47,200,00TL'lik bir fatura kesilmesidir. Bu faturanın açıklamasında ise reklam film yapım bedeli olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından gönderilen ihtarnamede de 20-31 Aralık 2014 ve 0l-31Ocak 2015 tarihleri arası yayınlanan reklam film yapım bedeli olarak 40.000T1 -KDV talep edilmiştir. Ancak belirtilen tarihlere ilişkin reklam yayımı bedellerinin davalı tarafından ödendiği dosyadaki verilerden anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde  ileri sürüldüğü gibi iş ilişkisinin devam etmemesi nedeniyle meydana gelen zarar fatura kesilerek talep edilemez. Zira fatura, Vergi Usul Kanunu m. 229'a göre, “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş vapan tüccar farafından müşterive verilen vesika” olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle faturalarda zararın talep edilmesi mümkün olmayıp, yalnızca yapıları iş karşılığında müşterinin borçlandığı miktar talep edilebilir. Bunun yanında davacı tarafından davalı firma sahibinin verdiği ileri sürülen sözlerin ise dosyadaki verilerden ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacıya alınan hizmetler karşılığında 05/01/2015 tarih ... numaralı fatura ile 87.548,22TL, 02/02/2015 tarih ve ... numaralı  126.381,54TL. ödendiği belirtilmiş, yani bu faturalar kabul edilmiştir. Ayrıca bu faturalarda yer alan açıklamada ... Reklam Yayın Bedeli ifadesi yer almaktadır. Bu sebeplerle taraflar arasında reklam yayını hususunda bir sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada alan belgelerden 31 Ocak 2015 tarihinc kadar devam eden reklam kampanyasına ilişkin bedellerin davalı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından uyuşmazlık konusu fatura ile zararın talep edilmesi nedeniyle bu talep geçerli değildir.'' şeklinde mütalaa olunmuştur. Mahkemece mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı ve reklam alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda özetle; dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,  davalı tarafın Kartal ... Noterliğinin 09.04.2015 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile dava konusu 47.200,00 TL bedelli faturayı davacı tarafa iade ettiği, ticari kayıtlarına almayacağını beyan ettiği anlaşılmaktadır, davacının ihtilaf konusu faturadan önce davalıya kesmiş olduğu 87.548,22 TL ve 126.381,54 TL bedelli faturaların davalı defterlerinde yer aldığı, ödendiği ancak dava konusu 47,200,00 TL bedelli faturanın yer almadığı anlaşılmıştır. Davacının dosyaya sunmuş olduğu taşınabilir bellek üzeriden yapılacan incelemde, davalı firma için biri 20 saniye, diğer 30 saniye olmak üzere, 2 adet reklam filminin hazırlarmış olduğu, Davacının dosyaya sunduğu 30 saniyelik reklam filmini, davalının internet sitesinde ve davalının “...\" sayfasında yayınlanmakta ve kullanmakta olduğu, ... ve ... ... Meyve Suyu reklam filminin yapımı için aralarında sözleşme imzalamış olduğu, ... Meyve Suyu Reklam filminde yer alan kişilerin imzalamış olduğu muvakafakatnamelerin olduğu, ..., ... A. Ş. - (...), ... televizyon kanallarında “... Meyve Suyu” reklam filminin yayınladığına dair islak imzalı ve kaşeli raporların olduğu, Taraflar arasında e-posta yazışmalarının olduğu, bunların; ... tarafından ... 18.11.2014 tarihinde gönderilen e-posta da, reklam filminin çekimi için “her çeşit meyve suyunu İçeren 5 koli 200ml meyve suyunun gerekmekte” olduğunu ve “yüksek çözünürlüklü olarak ... Meyve suyu ambleminin” davalı taraftan istenmiş olduğu, ... 18.11.2014 tarihinde ... ”'a yollamış olduğu e-posta da ... Meyve Suyu'nun logosunu yolladığı, ... tarafından ... 26.11.2014 tarihinde gönderilen e-posta da İse, “... reklam filminin çekiminin tamamlandığının ve reklam filminin kurgusuna başlayacaklarını” belirttikleri bilgilendirme e-postası yolladıkları tespit edilmiştir. Yukarıda yer alan inceleme maddelerine özetle, davacının davalıya “...” için reklam filmi hazırladığı, reklam filminin çeşitli televizyon kanallarında yayınlandığı, davalının internet sitesinde de “......” reklam filminin yayınladığı tespit edildiği'' mütalaa olunmuştur. Mahkemece iki rapor arasında çelişki oluştuğu gerekçesi ile yeni bir heyetten rapor alınmıştır. Raporda özetle; davacı ile davalı arasında yazıtı bir sözleşme mevcut değildir. Ancak, reklam yayını konulu sözlü bir sözleşmenin olduğu ihtilafsızdır. Dosyadan tespit edildiği üzere, sözlü olan sözleşme gereğince 31.01.2015 tarihine kadar devam eden reklam kampanyası uyarınca davalı şirketin davacıya: -05.01.2015 tarih ... no.lu KDV dahil 87.548,22 TL'lik fatura bedeli, - 02.02.2015 tarih ... no.lu KDV dahil 126.381,54 TL'lik fatura bedeli, ödeme yaptığı hususu dosyadaki belge ve taraf beyanlarıyla ihtilafsızdır. Davalı, sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedellerin davacıya ödenmiş olduğunu beyan etmektedir. Davalı ise, sözleşme gereğince film çekim bedeli olarak 47.200,00 TL'nin de ödenmesi gerektiğini iddia etmektedir. Tacirler ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür (TTK m. 18/2). Buna göre tacir sıradan insanlara nazaran daha tedbirli, dikkatli ve ileri görüşlü olması beklenen kişidir'. Özel hukukta sözleşmenin yazılı şekle tabi olması geçerlilik şartı değildir. Ancak, sözleşmenin var olup olmadığı veya içeriği hakkında taraflar arasında ihtilaf doğması halinde, iddia edenden iddiasını ispat etmesi beklenir (MK m.6). Kural olarak, sözleşmede şekil unsuru geçerlilik şartı değil; ispat şartıdır”. Zira, HMK m.200/1 uyarınca belli bir miktarın üzerindeki hukuki işlemler, senetle ispat edilmek zorundadır. Somut olayda davacı, sözleşme gereğince davalının 47.200,00 TL film çekim bedeli ödemesi gerektiğini iddia etmişse de, bu iddiasını ispat eder bir deli! dosyada mevcut değildir. Delil olarak sunulan e-posta yazışmalarından, davanın tarafları arasında sözleşmenin varlığı tespit edilmektedir. Ancak, davalı şirketin davacıya sözleşme kapsamında yaptığı ödemelerin dışında, 47.200,00 TL olduğu belirtilen film çekim bedelinin davalı tarafından kabul edildiğini gösterir herhangi bir beyanımın olmadığı tespit edilmektedir. Davacı, Şubat ayı ortasında başlanılacağı kararlaştırılan reklam çalışmasıyla ilgili olarak davalı şirketin bir geri dönüş yapmaması üzerine dava konusu faturayı düzenlediği belirtmiştir. Davacının, sözleşmesel dayanağını ispat edemediği bu gerekçe ile fatura düzenlemiş olması usule uygun olmamaktadır.'' şeklinde mütalaa olunmuştur.Davacı vekili, davalı yetkililerine hizmetin sunulduğuna dair yemin teklif etmiştir. Davalı yetkilisi, ... 22/09/2020 tarihli duruşmadaki yeminli beyanında; bana söylemiş olduğunuz ... numaralı fatura içeriği ... Meyve Suları 15 saniye ve 30 saniye televizyon, reklam yapım bedeli içerikli hizmeti almadım. Bu fatura nedeniyle davacıya borçlu değilim. Davacı ile bir tane sözleşme yaptım. Onun parasını verdim. İkinci sözleşmeyi yapmadım.'' demiştir. Davacı vekili, ''bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki mail yazışmalarıyla hizmetin yapıldığı sabittir. Bu hizmeti bizim dışımızda kimin yaptığı açıklanmadan yeminin  yapılması uygun değildir'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Yukarıda da belirtildiği gibi davacı, davalının belirlediği reklam bütçesi haricinde prodüksiyon masrafı ödemeyeceğini belirterek, söz verdiği bütçeye gelmeden kampanyayı durdurursa prodüksiyon bedelini ödemeye söz verdiğini ileri  sürmüştür. Davacının bu iddiası, prodüksiyon bedelinin ödenmesinin sözleşmenin süresinden önce sonlandırılması hali için öngörülmüş olan bir cezai şart hükmünde olduğu anlamına gelmektedir ancak davacı taraf, cezai şarta ilişkin yazılı delil sunmadığı gibi, başkaca bir delil de bildirmemiştir. Davalı tarafça eda edilen yemin de dikkate alındığında davacı iddiasını ispatlayamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8f0e5c83743e316","SID":"47f239d1621288e1"}}