{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2219 <br>KARAR NO: 2024/28<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ  : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/902<br>KARAR NO: 2020/303<br>KARAR TARİHİ: 16/07/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;6001 Sayılı Kanun’un 30. maddesi 5. fıkrasında \"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı, davalının ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezaların ödenmesini sağlamak amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket olarak ticari hayatına devam ettiği ve ödemelerini düzenli olarak yaptığını, herhangi bir icra takibi ve dava ile karşılaşmadığını, davalı firmanın alacaklım olduğu ve mal tedarikinde bulunduğunu, başta ... A.Ş. olmak üzere bir çok firmanın karşı karşıya kaldığı durumun davalı firmayı da zor durumda bıraktığını, davacı şirket tarafından söz konusu durum dikkate alınmadan davalıya karşı kötü niyetli olarak hemen icra takibine girişildiği belirtilerek davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının üzerine tescilli araçlarının 29.09.2018-23.11.2018 tarihleri arası 263 kez ihlalli geçiş yaptığı, dava konusu ihlalli geçişlerden ... plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 2.773,70 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 11.094,80 TL, toplam 13.868,50 TL, ... plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 3.802,65 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 15.210,60 TL, toplam 19.013,25 TL, ... plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 3.857,95 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 15.431,80 TL, toplam 19.289,75 TL olmak üzere ihlalli geçişlerin 10.434,30 TL, yasa gereği 4 katı gecikme cezasının 41.737,20 TL toplam 52.171,50 TL olduğu, davacının 6001 Sayılı Yasanın 30/5 maddesine göre cezayı talep etme hakkı olduğu, davacının takip konusu alacağının asıl alacak 52.171,50 TL, işlemiş ticari faiz 2.498,12 TL, işlemiş faiz üzerinden %18 KDV 449, 66 TL olmak üzere toplam 55.119,28 TL alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı tarafça her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de dosya kapsamında düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir.Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan asıl alacağın %20 oranı (10.434,30 TL) üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği\"ne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davalının ekonomik krize rağmen ticari hayatın devam ettiği ve ödemelerini düzenli olarak yaptığı, ancak tahsil etmesi gereken bir kısım alacakların zamanda tahsil edilememesi nedeniyle gereken ödemelerin yapılamadığı, davacının bu durumları nazara almadan takip başlattığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazın değerlendirilmediği, uyuşmazlığa konu alacağın likit alacak olmadığı belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava otoyol geçiş ücretinden kaynaklı davalıya ait aracın ihlalli geçişlerine ilişkin geçiş ücreti ve ceza tutarı ile ferilerin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK nun 352. maddesi uyarınca inceleme: Dosyada, mahkemece yapılan tebligatların incelenmesinde, 16/07/2020 tarih ve 2020/303 k. sayılı mahkeme ilamının istinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili Av. ...'a elektronik tebligat yöntemiyle tebliğe çıkarıldığı, 02/08/2020 tarihinde vekilinin tebligat alanına (hesabına) şekilde ulaştığı, \"elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır\" hükmü uyarınca belirlenen süre sonunda kararın 07/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 102-104 maddesinde adli tatil hükümleri belirlenmiş olup buna göre her yıl 20 Temmuz'dan 31 Ağustos'a kadar adli ara vermeden faydalanılmaktadır. Adli tatilde kural olarak mahkemelerdeki dava ve işlere bakılmaz. Ancak HMK'nin 103. maddesinde adli tatilde görülebilen de dava ve işler belirlenmiştir. Adli tatilde bakılamayan dava ve işlerde yetkili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırma davaları yenileme dilekçelerin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi gibi işlemler adli tatilde de yapılabilmektedir.Adli tatilin sürelere etkisi HMK 104. maddesinde belirtilmiş olup, adli tatilden önce işlemeye başlamış olan süreler adli tatilde devam etmektedir.Adli tatilde görülen davalar ve işlemlere ilişkin sürelerin özellikle istinaf ve temyiz süreleri adli tatil zamanı rastlarsa bu süreler bir hafta uzatılmış sayılamayacaktır. Yani adli tatilde görülen davalara ilişkin süreler hakkında HMK 104. maddesi uygulanmaz.Adli tatile tabi olmayan dava ve işlerle ilgili olarak adli tatilde işlemeye devam eden veya işlemeye başlayan bir sürenin bitiminde adli tatil zamanı rastlarsa bu süre ayrıca bir karara gerek kalmaksızın adli tatilin bittiği günden yani 31 Ağustos'tan itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. HMK 104 maddesinde belirtilen bir haftalık uzatma adli tatil içinde biten süreler içindir. Davaya konu somut olayda, gerekçeli kararın davalı vekiline 07.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 16.07.2020 tarihinde süre tutum dilekçesi ve 26.10.2020 tarihinde istinaf başvuru dilekçesi sunulup bu tarihte harcın da yatırıldığı tespit edilmiştir. Dairemizce her iki dikeçe ayrı ayrı incelenmiştir. 1-16.07.2020 tarihli süre tutum dilekçesi yönünden yapılan inceleme: Davalı vekili tarafından 16.07.2020 tarihinde yani süresi içerisinde süre tutum dilekçesi sunulmuş olup, öncelikle süresinde sunulan süre tutum dilekçesi incelenmiştir. HMK'nın 355. maddesi istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bunu re'sen gözeteceği düzenlemesine yer vermiştir. Aynı Kanun'un 352. maddesinde de, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında gerekli kararın verileceği hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf nedenlerinin gösterilmediği hallerde Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapması gerektiğinden bu hususlar uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eden durum olup/olmadığı incelenmiş ve kamu düzeni yönünden de dava dosyası ve verilen kararda bir eksiklik bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.d bendi uyarınca reddine karar verilmiştir.2-26.10.2020 havale, 28.10.2020 kayıt tarihli istinaf yasa yolu başvuru dilekçesi yönünden yapılan inceleme:  Davalı vekiline gerekçeli karar 30/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği nazara alındığında, davalı vekili tarafından HMK 104. maddesi uyarınca 07.09.2020 tarihine kadar istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesi sunması gerekirken, bu hususun gözardı edilerek 26.10.2020 havale, 28.10.2020 kayıt tarihli istinaf yasa yolu başvuru dilekçesi sunulduğu ve bu haliyle istinafa yasal süre içerisinde başvurulmadığı tespit edilmiştir. Yasal süre içerisinde sunulmayan, 28.10.2020 kayıt tarihli istinaf yasa yolu başvuru dilekçesi yönünden davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-c bendi gereğince reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341, 352/1.c ve 352/1.d maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinden istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılaması için taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"231639e0e6a59dc1","SID":"e8adeac163f603a4"}}