{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>                       T. C.<br>                GAZİANTEP <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>              3.Hukuk Dairesi <br><br>DOSYA NO\t: 2023/2386 <br>KARAR NO\t: 2024/15<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İSTİNAF  KARARI<br><br>BAŞKAN                            : ... (...) <br>ÜYE                                    : ... (...)<br>ÜYE                                    : ... (...) <br>KATİP                                 : ...(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/932E.,  2023/212K.<br>DAVACI\t: 1- ...  -...<br>\t\t...  -...<br>VEKİLLERİ\t:  Av. ... -<br>\t\tAv. ...<br>DAVALI\t: ... -<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>TARİHİ\t: 12/01/2024<br>YAZIM TARİHİ\t : 17/01/2024<br>                     <br> Davacı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin  hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;<br><br>I. YARGILAMA SÜRECİ<br>A.Dava<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......... tarihinde, davalı ... şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı  ..... plakalı aracın çarpması sonucu küçük......'un yaralandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kalıcı maluliyet, tedavi ve bakıcı gideri için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla  ......... TL maddi  tazminatın  davalıya başvuru tarihinden 15 iş günü bitiminden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>B.Cevap<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu,  bu nedenle davanın reddine karar verilmesini  talep  etmiştir.<br>C.İlk Derece Mahkemesi Kararı<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br>D.BAM Kaldırma Kararı<br>....... K. sayılı ilamı ile; ''..Davacı ...'a velayeten baba ........ tarafından verilen vekaletnameyle dava açılmış, gerekçeli kararda da davacı olarak ...'un adı yazılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinde ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velayeti altında olduğu hüküm altına alınmıştır. Uyap'tan çıkarılan nüfus kaydında davacı ...'nun anne ve babasının evli ve sağ oldukları  anlaşılmaktadır. Velayet hakkı TMK hükümlerine göre birlikte kullanılacak olup, bu  hususun yargılamanın tüm safhalarında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmesine rağmen sadece baba tarafından verilmiş vekaletnameyle, taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yapılması isabetsizliğinden...'' mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>E.Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar<br> Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; küçüğün annesinin davaya muvafakatinin  sağlanamaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br><br>II. İSTİNAF<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.<br>B.İstinaf Sebepleri<br>1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece davacıya çıkarılan tebligatın usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata binaen verilen davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece uzman olmayan bilirkişi tarafından verilen raporlar esas alınarak kurulan hükmün hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br><br>III. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ <br> 1. Dava, trafik kazası sonucu maruz kalınan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun \"Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina\" başlıklı 21. maddesinde; \"Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Madde bu haliyle, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki \"adreste bulunmama\", diğeri ise \"tebellüğden imtina\" dır.<br>3. Muhatabın adreste bulunmaması halinde, tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Yönetmeliği'nin 28. maddesinin birinci fıkrasında; \"Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.\" hükmü öngörülmüştür.<br>4.  Yönetmeliğin 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını \"tahkik etme\" görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı Hâkim tarafından denetlenebilir.<br>5. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; maddede sayılan kişilerden birisine, imza karşılığı tebliğ edilip, (2) numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. <br>6. Tahkikatta, muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün tespiti halinde ise Yönetmeliğin 28. maddesinin 2, 3, 4. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır.<br>7. Bu itibarla; Yönetmeliğin 28. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve  tevziat  saatlerinden sonra geleceği \"tevsik edilmeden\", Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira, bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve Hakimin denetimini sağlayacaktır.<br>8. 21. maddeye göre yapılan tebligatlarda, tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.<br>9. Bu açıklamalar karşısında, Uyap üzerinden yapılan sorgulamada ...'un  tebligat tarihindeki adresi doğru olduğu tespit edilerek, <br> tebliğ evrakındaki adresin kapalı olduğu, imzadan imtina eden kapıcı ......  muhatabın  işe gittiğini beyan etmesi üzerine kapıcıya haber verilerek, iki numaralı haber kağıdı kapıya yapıştırılarak muhtara tebliğ edilmiş olduğunun yazılı olduğu ve tebligatın usulüne uygun yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, gerekçeli karar  ...'a tebliğ edilmiş olmasına rağmen karara karşı istinaf itirazında da  bulunmamıştır.<br>10. Dava, ...'a velayeten babası ... tarafından açılmıştır.<br>11.  Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342. maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir. <br>12.\tEmredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak bütün davalar yönünden  geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan onayını bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.<br>13.\t Nüfus kayıt örneğine göre anne ...'un  sağ olması ve tarafların halen evli olduklarının anlaşılmasına göre, Türk Medeni Kanununun 336. maddesine göre velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılacağından açılan iş bu davada kanuni temsilde eksiklik söz konusudur. Dava, .......... velayeten baba ........ tarafından  açılmışsa ise de,  davayı açıp yargılamalara katılan avukata ...... kendisi adına vekaletname vermiş, küçük ....... velayeten vekaletname  vermemiştir. Annenin davada taraf olmasının sağlanması, küçük adına açılan davaya onay verip vermediğinin tespiti için, anne ...'a çıkartılan tebligata anne ... tarafından herhangi bir cevap verilmemiş olması ve dosyada  ...'un davaya onay verdiğine ilişkin herhangi bir beyanı bulunmamasına göre;  mahkemece davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. KARAR<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2. Alınması gerekli .........  TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf yoluna başvurulurken peşin alınan ...... TL harcın mahsubu ile bakiye kalan ........  TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5. Gider avansından varsa artan kısmın yatırana iadesine,<br>6. HMK'nın 302. ve 359. maddeleri uyarınca tebligat ve kararın gereğinin yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına dair,<br><br><br><br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>Başkan<br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>İ.P.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0a9ba504441e20e","SID":"f956271e6c8ea8c7"}}