{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2317 <br>KARAR NO: 2024/61<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2014/1286 <br>KARAR NO: 2020/507<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2020<br>DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/10/2010 tarihinde destek hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı şirkete 39 elaman görevlendirildiğini, sözleşme devam ettiği sırada davalı Kadıköy ... Noterliği'nin 26/08/2011 tarihli, ... sayılı ihtarnamesi göndererek 2011 Ağustos maaşları ile 2011 Temmuz SGK primlerini ödeyememe durumu olduğundan ödemelerin yapıldığını, sözleşme kapsamında teminat mektubunun verilmediğini bahsederek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ancak feshin haksız ve dayanağının bulunmadığını, davalı kar kaybı talebinde bulunmuş ise de hukuki dayanağının bulunmadığını, davalının hiçbir zararının oluşmadığını bu kapsamda teminat mektubunun paraya çevrilmesinin hiçbir dayanağının olmadığını, sözleşme kapsamında davalıya verilen ... Bank A.Ş. Maltepe Şubesine ait 31/10/2014 tarihine kadar uzatılan 11/03/2011 tarihli, ... sayılı, 55.000,00 TL bedelli teminat mektubunun dava sonuçlanıncaya kadar paraya çevrilmesinin önlenmesini, teminat mektubunun iadesi ile sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranılan şimdilik 14.260,00 TL zarar bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsili  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması neticesinde sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının kar mahrumiyeti talebinde haksız olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talep etme hakkının yasal olmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı tarafından sunulan davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen yazı ile yukarıda belirtilen borçların ödenemeyeceğinin davalı tarafça kabul edildiği, dosyaya celp edilen icra takip dosyalarının kesinleşerek yüksek miktarlarda haciz ihbarnamelerinin gönderildiği anlaşılmakla sözleşmenin 5.3 maddesindeki \"herhangi bir borcu nedeniyle benzer bir duruma düşmesi\" şartının somut olayda gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.Davacı taraf her ne kadar somut olayda sözleşmenin 5.3 maddesindeki \"herhangi bir borcu nedeniyle benzer bir duruma düşmesi\" şartının gerçekleşmediğini iddia etmiş ise de bu iddiasını yani ekonomik durumunun iyi olduğunu ispatlayacak herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığı gibi mahkememizce kurulan ara kararda verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen fiili imkansızlık nedeniyle ticari defter ve kayıtlarını sunamayacağını beyan ederek şirketin durumunun iyi olduğuna dair iddiasını çürütecek hiç bir delili de dosya sunmadığından davacı tarafça sözleşmenin 5.3 maddesindeki hal ispatlanmıştır. Yine davalı tarafça, bilirkişi raporunda da tespit edilen davacı adına yapılan ödemelerin müteselsil sorumluluk gereğince davalı şirketin hukuki sorumluluktan kurtulma amacıyla yapmış olduğu ödemeler olduğu anlaşılmakla davacının bu yönlerdeki itirazları dikkate alınmamıştır. Son olarak sözleşmenin 5.3 hükmü belirtilen özel hallere ilişkin özel bir hüküm niteliğinde olduğundan somut olayda 5.2 hükmünün uygulanma imkanı bulunmadığından davalının derhal fesih hakkı olduğundan somut olayda önceden yazılı bildirim şartı aranmayacaktır. Sonuç olarak davalı tarafça, sözleşmenin 5.3 maddesi gereğince haklı feshedildiği kanaatine varılmakla davacının müspet zararının tazminine ilişkin davasının reddine , Her ne kadar feragat nedeniyle davanın esastan reddine karar verilse de teminatın iadesi davası yönünden dava dilekçesinde harçlandırılan bir bedel olmadığından ve verilen kesin süreye rağmen harcın ikmal edilmemesi nedeniyle davalı lehine bu dava yönünden maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 5 ATM nin 2014/1286 E., 2014/1317 E. ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ilamları uyarınca kararın kaldırılması gerektiği, davacının her iki dosyanın farklı davalıları ile destek hizmet sözleşmesi düzenlediği , aynı konularda benzer kararların verilmesi gerektiği, sözleşmenin 5.3 maddesine göre feshedilme koşullarının oluşmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi'ne yazılacak yazı ile 2014 senesinde davacının faaliyet durumunun tespitinin yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen destek Hizmet sözleşmesi kapsamında davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesi üzerine davacının feshin haksız olduğu ve uğranıldığı iddia olunan müspet zararın tazmini ile sözleşme ilişkisi uyarınca davacı tarafından verilen teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 20.10.2010 tarihli destek hizmet sözleşmesi incelendiğinde davacının iş bu sözleşmeyi alt işveren, davalının ise asıl işveren olarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin maddeleri ele alındığında ; Madde 2: iş bu sözleşme konusu asıl işi şirket ana sözleşmesinde belirtilen faaliyetler olan asıl işveren ... TİCARET A.Ş.'nin Ek:1'de adres ve iş yeri tescil numaralarıyla birlikte yazılı iş yerlerindeki destek hizmetlerinin (Hizmet) taraflarca belirlenen bedel karşılığında ALT İŞVEREN tarafından üstlenilerek yerine getirilmesi ve bu hususta tarafların karşılıklı haklı yükümlülüklerinin belirlenmesidir ...Made 3.1.10: ALT İŞVEREN, üstlendiği hizmetini yerine getirmesi sırasında çalıştırdığı personellerin İş Sözleşmesinden İş Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu, vergi mevzuatı ile diğer mevzuat hükümlerinden doğan ücret, vergi, vergi prim ile diğer yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirecek, gelir vergisi ve sosyal sigorta prim kesintilerini süresinde ilgili kurum ve kuruluşlara ödenecektir. 3.11.11.ALT İŞVEREN, personeline yaptığı ücret ve diğer ödemelere ait belgelerin ,yıllık ücretli izinlerin kullandığına ilişkin personellerin imzasını taşıyan belgelerin, vergi ve prim kesintilerinin yatırıldığına ilişkin belgelerin bir örneğini ,ödenmesi için öngörülen yasal sürenin bitim tarihinden itibaren 1 (bir) hafta içinde ASIL İŞVERENE verecektir .Bu ödeme ve işlemlerde herhangi bir şekilde eksik ödeme ya da usulsüzlük yapıldığı tespit edildiğinde ALT İŞVEREN in ödemeleri ,eksik ödemeler tamamlanıncaya ya da usulsüzlük giderilinceye kadar ASIL İŞVEREN tarafından geciktirebilecektir. ASIL İŞVEREN eksik ödemeyi alt işverene yapılacak ödemeden keserek alt işveren adına ilgili kuruma ödemede bulunabilir. ALT İŞVEREN bu durumun ASIL İŞVERENi temerrüde düşürmeyeceğini ve ASIL İŞVERENden herhangi bir faiz, tazminat gibi istekte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder. 3.1.16: ALT İŞVEREN sözleşme uyarınca ASIL İŞVERENin iş yerlerinde üstlendiği hizmetin yerine getirilmesi sırasında, münhasıran belirtilen işyerinde çalıştırdığı işçilerin çalıştırıldığı süreyle sınırlı olmak üzere, İş Sözleşmesi, iş Kanunu ,Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundan doğan yükümlülüklerden ASIL İŞVEREN (birlikte) sorumludur. Ancak belirtilen yükümlülüklerin ilişkin olduğu hak ve taleplerden ya da işçilerin iş kazasına uğramasından doğacak tazminatlardan dolayı ASIL İŞVEREN herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa , sözü edilen ödeme veya tazminat, ALT İŞVEREN, icra takibine gidilmeksizin 10 (on) gün içinde reeskont faizi ile ödemeyi yapan şirkete, ödemeyi kabul eder. Ayrıca ALT İŞVEREN bu ödemelerin ASIL İŞVEREN nezdindeki istihkaklarından kesilmesini veya teminatlarından mahsup edilmesini peşinen kabul eder. 4.1.: Sözleşme kapsamındaki hizmetin ALT İŞVEREN tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi şartıyla ASIL İŞVEREN, tarafların mutabık kalacakları hesaplama yöntemine göre aylık oran belirlenecek hizmet bedelini fatura karşılığında ALT İŞVEREN 'e ödeyecektir.Madde 5. sözleşmenin süresi ve feshi5.1. İş bu sözleşme 01.11.2010 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 31.10.2012 tarihine kadar yürürlükte kalacaktır.5.2. ALT İŞVERENin işbu sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde, ASIL İŞVEREN söz konusu ihlale 7 (yedi) gün içinde son verilmesi amacıyla ALT İŞVEREN'e ihtarname gönderilecektir. ALT İŞVEREN gönderilen ihtarnameye rağmen sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmezse, ASIL İŞVEREN yazılı ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi derhal hüküm doğurmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.ASIL İŞVERENin sözleşmeyi bu yolla feshetmesi durumunda, uğradığı zararı ALT İŞVEREN den tazmin etme veya bu amaçla diğer tazminat hakları saklı kalmak üzere, ALT İŞVEREN tarafından verilen banka teminat mektubunu irat kaydetme hak ve yetkisi vardır. Banka teminat mektubunun ASIL İŞVERENin fesih nedeniyle uğradığı zararın karşılamaması halinde ALT İŞVEREN hiçbir ihtara mümkün kalmaksızın ASIL İŞVEREN in talep edeceği zarar miktarını ayrıca derhal ve defaaten ödemekle yükümlüdür.5.3. ALT İŞVERENin katılma ve birleşmeler hariç infisahı, bu sonucu doğuran prosedürün başlatılması , iflası veya konkordato ilan etmesi ya da herhangi bir borcu nedeniyle benzer bir duruma düşmesi, ASIL İŞVERENin önceden yazılı izni olmaksızın ortaklık veya yönetim yapısındaki değişiklikler ya da ALT İŞVERENin yönetiminde tam otorite bir yükümlülük sahibi kişilerin değişmesi halinden herhangi birinde, ASIL İŞVEREN iş bu sözleşmeyi herhangi bir önel veya ihtara gerek olmaksızın derhal hüküm doğurmak üzere feshedebilir. ASIL İŞVEREN in sözleşmeyi bu yolla fesh etmesi durumunda uğradığı zarar ziyanı ALT İŞVEREN den talep etmeye hak ve yetkisi vardır. Destek hizmet bedeli teklif tablosunda ise, (3.k.) ücret bordrosunda yer alan her kişi için HOB (hizmet organizasyon bedeli olarak 25,00 TL /ay olarak belirtilmiştir. Davacı firmanın İTO kayıtlarında firma dosyasında takyidat olduğu yer almaktadır. Davacı tarafça davalıya gönderilen bila tarihli yazıda taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince yüklenici olarak hizmet verilen iş yerlerinde çalışan destek hizmet personeline ödemekle yükümlü olunan 2011 Ağustos ayı maaşları ve SGK müdürlüklerine ödemekle yükümlü olunan 2011 Temmuz ayı SGK primleri, SGK bildirge damga vergisi, KDVvergileri ve muhtasar beyanname ödemelerinin şirket içinde bulunduğu ekonomik güçlük nedeniyle ödeyememe durumunda olduğu belirtilmiştir.Asıl işveren olan davalı tarafça, davacıya keşide edilen Kadıköy ... Noterliği'nin 26.08.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, muhatabın ekonomik güçlük içinde bulunduğu ve temerrüt ihtarını içeren bildirimi üzerine gerek yasal düzenlemeler gerekse destek hizmet sözleşmesi gereğince muhatabın ödemekle yükümlü olduğu tutarları şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı, ayrıca şirkete verilmekle yükümlü olunan banka teminat mektubunun sözlü ve yazılı yapılan bildirimlere rağmen şirkete teslim edilmediği ve temerrüdün oluştuğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. maddesi ve ilgili maddeler uyarınca 31.08.2011 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) hüküm doğurmak üzere sözleşmenin feshedildiği belirtilmiş olup işbu ihtarnamenin 05.09.2011 tarihinde muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması nedeniyle mahalle muhtarlığına teslim edildiği anlaşılmıştır. Mali müşavir  ... ve hukukçu Prof.Dr. ... tarafından düzenlenen raporda özetle; davacıya ait ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi nedeniyle davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı ve dosya muhteviyatı kapsamında yer alan belgelerin esas alındığı, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterler ve tüm dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, 2011 hesaba davacı tarafından tanzim edilen hizmet bedeli faturalarının davacı adına alacak, davacıya yapılan ödemelerin ve davacı adına yapılan SGK ödemelerinin de davacı borcu olarak kaydedildiği, tüm bu işlemlerin sonucunda davalının davacıya 31.12.2011 tarihi itibari ile hiçbir borcu olmadığı, 2012 ve 2013 yılında sözleşme feshedilmiş olduğundan kaydın bulunmadığı, 2014 yılında da hiçbir borç ve alacak kaydı yapılmadığı, sadece hesaba davacıya ait 55.000,00 TL tutarlı teminat mektubu bedeli 31.10.2014 tarihinde nakde çevrildiğinden hesaba önce tahsilat olarak davacı alacağı şeklinde işlendiği, yine aynı tarihte bu tutarın 426-Alınan Depozitolar hesabına virman kaydı yapıldığı ve cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu, davacının Ağustos 2011'de çalışanlara ödeme yapmamasının sözleşmede fesih sebebi olarak belirlenmiş “iflas veya konkordato ilan etmesi ya da herhangi bir borcu nedeniyle benzer bir durama düşmesi\" durumu ile benzer olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu, ancak iflas ya da konkardatonun sürekli bir ödeyememe hali olduğunun düşünüldüğü, fesih tarihinde bu durumun gerçekleşip gerçekleşmediğini takdirin mahkemede olduğu, tarafların teminat mektubu konusunda her ne kadar sözleşmede daha yüksek miktar kararlaştırsalar da sonradan sözleşme değişikliğine giderek 55.000,00 TL miktarda anlaştığının varsayılabileceği, fesih öncesinde davalı tarafından bu konuda bir ihtarda bulunulmuş olduğunun kanıtlanmış olmadığı bu konuda sözleşme ihlalinin olduğunu söylemenin mümkün olmayacağı, davacının talep edeceği kar kaybının 25,00TLx 39 eleman x 14 ay = 13,650,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının teminatın iadesi talebinin feragat nedeniyle reddine, müspet zararın tazmini davasının koşulları oluşmadığından reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından müspet zararın tazmini talebi yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur Öncelikle belirtmek gerekir ki ;davacı tarafça sunulan istinaf başvuru dilekçesinde istinafa konu dava ile aynı konulu İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014 /1317 E. sayılı davada mahkemece kar kaybı talebinin kabulüne karar verildiği ve işbu kararın yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği belirtilmiş ve aynı konulardaki uyuşmazlıklar için benzer kararların verilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde karşı itiraz konulu beyan dilekçesinde davacının istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde belirttiği dava dosyasına davanın başından beri hiç değinmediği ve bahsedilmediği dolayısıyla bu dosyaya dayanılarak istinaf talebinde bulunulması mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında yapılan bir incelemede İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1317 E. Sayılı dava dosyasına değinilmemiştir. HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı yer almakta olup, istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde bahsi geçen dava dosyalarından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1317 E. sayılı dava dosyası dairemizce incelenmemiştir. Ancak, dava dilekçesinde bahsedilen ve dosya içerisinde bir örneği bulunan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/569 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde ise ,davacı ile dava dışı .... A.Ş. en sonunda görülmekte olan davada taraflar arasında 09.11.2010 tarihinde destek hizmet sözleşmesi düzenlendiği ,davalı tarafça gönderilen ihtarname ile ağustos maaşları ile SGK ücret değerinin kendileri tarafından ödendiği, ayrıca 2011/500 ve 2011/5199 sayılı dosyalardan haciz ihbarnamesi geldiği ve bu nedenle sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca feshedildiği, belirtilerek haksız fesih nedeniyle uğranılan kar kaybının avans faiziyle birlikte tahsilinin talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kar kaybına ilişkin olarak yapılan fesih bildiriminin haksız olduğu kabul edilerek 52.875,00 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsiline dair verilen karar yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 14.04.2017 gün ve 2014/2097 E. 2014/5182 K. sayılı ilam ile ilk derece mahkemesi kararının onamasına dair karar verilmiştir. Aynı zamanda, sunulan cevap dilekçesinde, davacının 3.kişilere olan borcu nedeniyle sözleşmenin feshinden sonra alacaklılar ile uzlaştığı da ileri sürülmüştür. Mahkeme tarafından yapılan yargılamada ise, sözleşmenin davalı tarafça 5.3. maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiği belirtilerek davacının müspet zararının karşılanması yönündeki talebinin reddine karar verildiği açıklanmış ise de; tarafların sunduğu ve ileri sürdüğü tüm deliller celbedilerek ve incelenerek feshin haklı/haksız olduğu konusunda karar verilmesi gerekmektedir. İş bu nedenle, cevap dilekçesinde de ileri sürülen davacı şirketin dava dışı 3. kişi /şirketler nezdindeki alacaklarına İİK 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacının 3. kişilere olan borcunun sözleşmenin feshinden sonra ödendiği ileri sürüldüğünden, haciz ihbarnamelerinin fekkine karar verilip verilmediği, ödemelerin yapılıp /yapılmadığı incelenmeden feshin haksız olup/olmadığı konusunda karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Dosyada mübrez ve uyuşmazlığa yön verebilecek mahiyete yer alan kesinleşen mahkeme ilamlarındaki tespitler de göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/569 E. sayılı dava dosyası da bu yönde ele alınabilecek mahiyette olup, bu husular nazara alınmadan karar verilmesi yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nin 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2014/1286 Esas 2020/50 Karar sayılı ve 702/10/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"397eb7855dbdd93f","SID":"03c0710f605bd289"}}