{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2380 <br>KARAR NO: 2024/48<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/575 <br>KARAR NO: 2020/551<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirketin davalı şirkete tekstil ürünlerini fason olarak diktirdiğini, bu kapsamda ürün teslimlerini içeren irsaliyelerin tanzim edildiğini ve bedellerinin ödendiğini ancak fason dikimi istenilen ürünlerin 1172 adedinin dikimi gerçekleştirilerek müvekkiline iade edilmediğinden müvekkilinin 22.268,00 TL zararının oluştuğunu ayrıca davalı şirkete avans ödemesi şeklinde yapılan fazla ödemelerden dolayı da davalının 23.977,25 TL borcunun bulunduğunu,  Bakırköy ... Noterliği'nin 02/05/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile bu alacakların talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, yine davalıya ihtarname keşide edilmek zorunda kalındığından 208,89 TL ihtarname masrafının da ödenmesi gerektiğini, bu alacakların tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, itirazının iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP  Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiline avans vermediğini, teslim edip almadığı bir ürünün bulunmadığını, iddiaların aksine müvekkiline 18.000,00 TL'nin üzerinde borcu bulunduğunu, davacı tarafça gönderilen ihtarnameye müvekkilinin Kadıköy ... Noterliği'nin 13/05/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile cevap vererek ihtarnamedeki iddiaların doğru olmadığı izah ettiğini, davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu beyan ederek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davacının bilirkişi raporuna uyarınca lehine delil niteliği bulunan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan 23.977,72 TL cari hesap alacağının olduğu, davalının dosyaya sunmuş olduğu cari hesap kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacı taraftan 11.396,33 TL alacaklı olduğu, 241,92 TL bedelli ... numaralı ve 526,39 TL bedelli ... numaralı fatura içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediğinin davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacı kayıtlarında bulunan 08/03/2019 tarihli 2.165,00 TL bedelli ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından hesaplama dışı bırakıldığı, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 21.044,41 TL alacaklı olduğu, diğer taraftan davalı tarafın düzenlemiş olduğu ... numaralı faturanın kur farkı faturası olduğu ve taraflar arasında kur farkı düzenlemesine ilişkin bir teamül oluştuğuna dair bir kayda rastlanmadığından bu faturanın da hesaplama dışı bırakıldığı, davalı tarafın, davacının, müvekkiline teslim edip de alamadığı ürününün olmadığı savunmasında bulunmuş olması sebebiyle davacının malların teslim edildiği olgusunu kanıtlaması gerektiği, bu noktada ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosya kapsamında bulunan sevk irsaliyelerinde teslim alan kısımlarında isimsiz imzaların bulunduğu, isim bulunmaması sebebiyle malların davalıya teslim edildiğinin sevk irsaliyeleri ile ispatlanamayacağı, Mahkememizin 15/11/2019 tarihli celsesinde ait olduğu yıl beyan edildiğinde BA-BS formlarının istenilmesi yönünde ara karar oluşturulmuş ise de davacı vekili sunmuş olduğu 19/11/2019 tarihli dilekçesinde talepleri dikkate alındığında BA-BS formlarına ilişkin bir durum söz konusu olmadığını belirterek ilgili vergi dairelerini sunamadıklarını Mahkememize bildirmiş olup ara karar gereğini yerine getirmeyen davacı vekilinin bu beyanı sebebiyle BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden istenemediği, bu haliyle de davacının, malların davalıya teslim edildiğini kanıtlayamadığı, teslim olgusu bir tarafa ayrıca davacı taraf fason dikimi istenilen ürünlerin 1172 adedinin dikimi gerçekleştirilip teslim edilmediğinden 22.268,00 TL zararlarının olduğunu beyan etmiş ise de davacı tarafın belirtilen miktarda zararın oluştuğuna dair herhangi bir bilgi, belge ve delil de sunamadığı, malların davalıya teslim edilmesi yanında zararın oluştuğunun da davacı tarafça ispatlanması gerektiği, fakat ne malların davalıya teslim edildiği ne de davalı tarafça teslim edilmeyen ürünler sebebiyle zararının oluştuğunun davacı tarafça usulü dairesinde ispatlanamadığı, ayrıca dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, davacı taraf, davalı şirkete avans ödemesi şeklinde yapılan fazla ödemelerden dolayı da davalının, müvekkiline 23.977,25 TL borcunun bulunduğunu iddia etmiş ise de davalıya avans ödemesi yapıldığının da ispata muhtaç olduğu, yapıldığı iddia edilen avans ödemesinin davacı tarafından yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, dosya kapsamında bu anlamda bir delilin bulunmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından sevk irsaliyeleri ile ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından ürünler tamamlanıp teslim edilerek fatura düzenlendiğini, mahkemenin BA-BA formları ile ilgili gerekçesinin yerinde olmadığını zira dava konusu alacak teslim edilmeyen ürünler ve iade edilmeyen avanstan kaynaklandığı için ihtilafın BA-BS formları ile aydınlatılamayacağını, bilirkişi raporuyla müvekkilinin 21.044,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen rapor dikkate alınmadan davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtilaflı olan sevk irsaliyelerinin davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının incelenmediğini, müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulması ve davalı tarafın defterlerini ibraz etmemesi karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu, davalı defterlerini ibrazdan kaçındığı için müvekkilinin alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, rapora karşı itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE  İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından, davalıya fason olarak tekstil ürünleri diktirildiği her iki tarafın kabulündedir. İhtilaf ise davacı tarafından teslim edilmesine rağmen, davalı tarafça dikilerek iade edilmeyen ürünler olup olmadığı, varsa miktar ve bedeli, davacı tarafça avans niteliğinde davalıya yapılan bir ödeme yapılmış ise iadesi gereken miktar olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacı tarafından 46.245,25 TL asıl alacak, 197,65 TL işlemiş faiz ve 208,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 46.651,79 TL alacağın tahsili için davalı hakkında 10/05/2019 tarihinde başlatılan takibe ilişkin ödeme emrinin davalı tarafa 20/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 24/05/2019 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu tespit edilmiştir. Takip talebinde borcun sebebi olarak Bakırköy .... Noterliği'nin 02/05/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde belirtilen 46.245,25 TL asıl alacak şeklinde bildirilmiştir. Davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı ancak dava dilekçesinde 208,89 TL ihtarname masrafından da bahsedilerek ve faizi kapsar şekilde itirazın iptali talep edilmesine rağmen dava değerinin 46.245,25 TL olarak belirtildiği ve harcın bu miktar üzerinden yatırıldığı tespit edilmekle, davacı vekiline itirazın iptali isteminin 197,65 TL işlemiş faiz ve 208,89 TL ihtarname masrafını kapsayıp kapsamadığı hususu sorularak, eksik harcı ikmal etmesi yönünde süre verilmelidir. Davacı vekili tarafından keşide edilen Bakırköy ... Noterliği'nin 02/05/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde; yarı mamul olarak davalı şirkete teslim edilen 1172 adet ürünün imal edilerek teslim edilmediği gibi yarı mamul olarak da iade edilmediği belirtilerek, teslim edilmeyen bu ürünler nedeniyle 22.268,00 TL ile vadesi geçmiş 23.977,25 TL borç olmak üzere toplam 46.245,25 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi talep edilerek 07/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliği'nin 13/05/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesinde; davacı şirket tarafından teslim alınmayan bir ürün olmadığı, teslim edilmeyen ürünlerin somutlaştırılması (ürün adedi, mahiyeti, yapılacak işlem, teslim tarihi, kime teslim edildiği gibi) halinde ürünlerin teslimine ilişkin daha ayrıntılı bilgi verilebileceği, sair alacak taleplerinin de yine soyut iddiadan ibaret olduğu, aksine verilen hizmet nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğu beyan edilerek 13/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; davacı tarafın 2017, 2018, 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacı şirket defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 23.977,72 TL alacaklı olduğu, -Davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, yerinde inceleme yetkisine istinaden davalı vekiline mail atılarak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin hazırlanarak bu hususta bilgi verilmesi istenilmesine rağmen davalı vekili tarafından belgelerin hazırlandığına dair bilgi verilmediği için yerinde inceleme yapılamadığı, bu nedenle davalı tarafça dosyaya sunulan cari kayıtların (2019 yılına ait) incelendiği, bu kayıtlara göre davalı şirketin davacıdan 11.396,33 TL alacaklı olduğu, -Taraflar arasındaki cari farkın 35.373,55 TL olduğu, bu farkın ise; davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan 08/03/2019 tarihli ... nolu 241,92 TL tutarlı, 02/04/2019 tarihli ... nolu 526,39 TL tutarlı faturaların ve 08/03/2019 tarihli 2.165,00 TL tutarlı ödeme kaydının davalı cari kayıtlarında bulunmamasından, davalı cari kayıtlarında bulunan 17/04/2019 tarihli ... no.lu 34.491,60 TL tutarlı fatura kaydının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, aradaki 2.051,37 TL tutarındaki fark ise 2019 yılı öncesine ait olduğundan farkın sebebinin tespit edilemediği, -Davacı yanın kayıtlarında bulunan 08/03/2019 tarihli ... nolu fatura ve 02/04/2019 tarihli ... nolu faturalarda irsaliye numarasının yazılmadığı, bu nedenle faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri tespit edilememekle birlikte benzer tarihlerde düzenlenmiş sevk irsaliyelerinin bulunduğu, 08/03/2019 tarihli ... nolu faturanın 06/03/2019 tarihli ... no.lu sevk irsaliyesine, 02/04/2019 tarihli ... nolu faturanın ise 02/04/2019 tarihli ... no.lu sevk irsaliyesine ait olabileceği kanaatine varıldığı ancak bu sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde isimsiz imzaların bulunması sebebiyle imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunda takdir mahkemenin olmakla birlikte, faturaların içeriklerinin davalı yana teslim edilmiş olup olmadığı hususunun ise davacının ispatına muhtaç olması nedeniyle mezkur faturaların hesaplama dışı bırakıldığı, -Davacı kayıtlarında bulunan 08/03/2019 tarihli 2.165,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından mezkur ödeme kaydının hesaplama dışı bırakıldığı,-Davalı yanın düzenlemiş olduğu 17/04/2019 tarihli ... no.lu 34.491,60 TL tutarlı faturanın Kur Farkı Faturası olduğu ancak fatura içeriğine ilişkin herhangi bir dayanak belgesi sunulmadığından ve taraflar arasında kur farkı düzenlenmesine ilişkin teamül oluştuğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığından bu faturanın da hesaplama dışı bırakıldığı, -Yapılan değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 21.044,41 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği hususlarında sonuç ve kanaat bildirilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; her iki tarafın ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmesine rağmen, davalı tarafın defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/04/2022 tarihli 2021/2158 E. 2022/2285 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi ticari defterlerin incelenmesine yönelik oluşturulacak ara karar; \"...uyuşmazlık konusu alacağın dönemi belirtilmek suretiyle hangi yıla ait ticari defterlerin hangi konu ve dönemle ilgili inceleneceği ve bilirkişinin inceleme görev alan ve sınırlarını HMK hükümlerine göre belirlemek suretiyle davalıya ticari defterlerin ibrazı için usulüne uygun kesin süre verilmesi, davalının mahkemece usulüne uygun olarak kurulan ara karara rağmen defterlerini ibraz etmemesi halinde ise HMK'nın 220. maddesi gereğince davalı defterleri ibraz etmeme nedeni hakkında defterleri elinde olmadığı özenle aradığı halde bulamadığı ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklif edilmesi, davalı tarafça verilen kesin sürede ibraz etmeme hakkında delilleri ile birlikte kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi ve teklif edilen yeminin kabul ve icra edilmemesi halinde ise davacı defterlerini de dikkate alarak ibraz etmeme sonucuna göre usulüne uygun olarak tutulan açılış ve kapanış tasdikleri yapılan davacı ticari defterlerindeki kayıtları ve diğer delilleri taktir ve değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir...\". Mahkemece oluşturulan ara kararın ise uyuşmazlık konusu alacağın dönemi belirtilmek suretiyle hangi yıla ait ticari defterlerin hangi konu ve dönemle ilgili inceleneceği hususlarını içermediği anlaşılmaktadır. Mahkemece; öncelikle davacı vekilinin dava değeri yönünden beyanı alınarak eksik harcın ikmal edilmesi, heyete tekstil mühendisi bir bilirkişi de eklenmek suretiyle taraflara ait defterlerin incelenmesi hususunda emsal kararda da ifade edildiği şekilde ve HMK'nın  222.maddesinde yer alan hükümler de dikkate alınmak suretiyle usulüne uygun ara karar oluşturularak taraf vekillerine gerekli ihtaratın yapılması, davacı şirket tarafından sadece ürünlere ilişkin sevk irsaliyelerinin düzenlenmediği ayrıca davalı şirkete fatura tanzim edildiği de anlaşılmakla, söz konusu faturaların hangi nedenle düzenlendiği hususunun taraf beyanları da alınarak açıklığa kavuşturulması, ihtilafa konu sevk irsaliyeleri yönünden teslim alan imzasının, önceki irsaliyeler de incelenerek ve davalı şirket yetkilisine/çalışanına ait olup olmadığı hususunda davalı beyanları alınarak tespit edilmesi, gerekirse söz konusu irsaliyeleri imzalayan kişilerin dinlenilmesi, sevk irsaliyeleri ile faturaların uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, ihtilafa konu faturalar olması halinde fatura tebliğ evraklarının sunulmasının sağlanması ve yapılacak inceleme neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/575 E. 2020/551 K. sayılı 18/09/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"322128a69fa53301","SID":"124f9bb1e8983ada"}}