{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/392 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1045<br><br>DAVA\t:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>DAVA TARİHİ\t: 24/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2023<br>K.YAZIM TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile Bakırköy ....... İflas İdaresi'nin ....... İflas sayılı dosyasından iflas kararı verilen müflis  ...... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş arasında Bakırköy ....... Tüketici Mahkemesi'nin ...... E. Sayılı dosyası ile görülen davada müflis aleyhine, müvekkilinin alacaklarının kabulüne karar verildiğini, İşbu davanın konusu taraflar arasında akdedilen taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmesi kapsamında müflisin sözleşmeye aykırı davranarak edimlerini yerine getirmemesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme  kapsamında; müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini ancak müflis tarafından edimleri yerine getirilmediğini, bu nedenle taraflarınca Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi'nin ....... E. Sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, yargılama sırasında Bakırköy ...... İflas İdaresi'nin ....... İflas sayılı dosyası ile davalının iflas kararının ilan edildiğini, bu nedenle Bakırköy ...... İflas İdaresi'nin ....... İflas sayılı dosyasına 14.09.2022 tarihinde alacak kalemi kaydı talep dilekçesi gönderdiklerini ve harçların UYAP sistemi üzerinden yatırıldığını, alacak kaydı talebine rağmen Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü tarafından hazırlanan sıra cetvelinde alacaklarının sıraya dahil edilmediğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün  dikkatsizliği sonucu ortaya çıkan bu hatanın müvekkilinin hak kaybı yaşamasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenlerle işbu dikkat ve özen yükümlülüğünden uzak ihmali hataya karşı müvekkilin alacağının Bakırköy ...... İflas İdaresi ...... İflas sayılı iflas dosyasının sıra cetveline kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.<br>DELİLLER VE GEREKÇE<br>Bakırköy ....... Tüketici Mahkemesi'nin ....... E. sayılı dosyası, dosyamız arasına celp edilmiştir.<br>Huzurda görülen dava kayıt ve kabul davasıdır.<br>Kayıt kabul davası; alacaklının iflas idaresi tarafından reddedilen alacağına ilişkin olarak, alacağını ispat etmek ve alacağını hüküm altına aldırmak amacıyla açılmaktadır. Bu doğrultuda; alacaklının açmış olduğu kayıt kabul davası, mahiyeti gereği alacak davasıdır ve davacı taraf, alacağının sıra cetveline kaydını ve kabulünü talep etmektedir. Dava, iflas idaresine karşı açılmaktadır. Söz konusu bu davada; tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki ilişki,  belgeler ve bilgiler dikkate alınarak gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir. <br>İflas idaresine veya basit tasfiye usulü neticesinde iflas müdürüne alacak bildirilirken, kararın kendisine tebliğini isteyen alacaklıya, alacağının ret veya kabulü tebliğ edilmektedir. Kural olarak  İİK m. 223/3 hükmü gereğince; bu alacaklılar bakımından kayıt kabul davası açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Nitekim Yargıtay  ...... Hukuk Dairesi, 06.03.2017 Tarihli, E. ....... ve .......  sayılı kararında; <br>\"İflâs, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflâs Kanunu’nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun’un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.\" ve \"Mahkemece, en son ilan tarihine göre, davanın, hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine\" şekline ifade ederek, hak düşürücü sürenin kayıt kabul davasındaki önemine değinmiştir.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 194. Maddesine göre;<br>\"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.\"<br>Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin E. ...... , K. ......, T. 28/04/2022 sayılı kararına göre;<br>\"İflasın açılması ile hukuk davalarının İİK.194/1. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları bakımından iflas idaresi, alacaklıları incelerken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Dava konusu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilmektedir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi, davalının iflas etmesine ve iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesine bağlıdır.  İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin olarak kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacak, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmış olup yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eldeki dava bakımından bir değerlendirme yapılarak (kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilip dönüşmesi halinde o yönde yargılama yapılarak) varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.\" <br>Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin E. ......, K. ......, T. 7.11.2017 sayılı kararına göre;<br> \"Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, Müflis ...... Beton Ürünleri San. Tic. A.Ş'nin 29.04.2010 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu, ancak davacı alacağının iflas masasına kaydedildiğine dair bir delil bulunmadığından bu davalı hakkında davanın kayıt kabul davası olarak görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.\"<br> Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hatta, hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir. HMK'nın 115/1. maddesi \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\" hükmünü içermekte olup HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca,  mahkemece  dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.     <br>Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Bu, hukuki korunma ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmıştır.<br>Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. <br>Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller dava şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere olumlu dava şartları (mesela görev, hukuki yarar gibi), yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela kesin hüküm gibi).<br>Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır.  Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. <br>Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. <br>Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile hâkim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.<br>Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacak talebi ile iflas idaresine başvuruda bulunduğu; iflas idaresi tarafından davacının bir kısım taleplerinin reddedildiği; ret kararının davacılara tebliğ üzerine 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi, İİK'nın 194. maddesi hükmü uyarınca, iflastan önce dava konusu yapılan müflisin taraf <br>olduğu hukuk davaları durur, bu davalara ancak ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün <br>sonra devam olunabilir. İflasın açılması ile duran davalar, iflastan önce açılmış olup <br>da halen derdest bulunan ve iflas masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk <br>davalarıdır.  Davaların durduğu bu süre içinde, iflas idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu <br>davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. <br>Müflisin davacı olduğu davalarda, iflas idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına <br>varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu kararın ikinci alacaklılar toplantısında uygun bulunması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre <br>geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflas idaresi tarafından devam edilir. İflas idaresi tarafından davanın başarı şansı olmadığı kanısına varılırsa ve ikinci alacaklılar toplantısında da bu kararın uygun bulunması durumunda masanın davayı <br>takip etmemesine karar verilir. Bu halde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir. <br>Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden <br>doğar ve müflis iflasın kapanmasını beklemeden davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalarda ise, iflas idaresi, alacakları tahkik ederken, müflise <br>karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar <br>veremez. Bu alacağı, sıra cetveline “çekişmeli/nizalı alacak” olarak geçirmek <br>zorundadır. Zira bu alacağın, (dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki <br>kararı) kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında <br>verilecektir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse, <br>iflas idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin <br>edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. İflastan önce açılan ve ikinci alacaklılar <br>toplantısında kabul edilmeyen bir alacağa ilişkin dava, ikinci alacaklılar toplantısında verilen <br>ret kararıyla birlikte kayıt kabul davasına dönüşecektir. Aynı yönde kararlar için bknz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/6272 , K. 2022/3551, T. 28/04/2022 sayılı kararı; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/2276, K. 2017/3832, T. 7.11.2017 sayılı kararı)<br>Somut olayda dava dilekçesinde de belirtildiği üzere huzurda görülen davaya konu alacak hakkında Bakırköy ....... Tüketici Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosyası ile dava açılmış olup dava derdesttir. İlgili dava dosyasına ait belgelerden, davacının kayıt kabul talebine konu ettiği alacak kalemleri için daha önce dava ikame ettiği görülmektedir. Yine dosyada mevcut belgelerden müflis şirketin 30/03/2021 <br>tarihi itibariyle iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere, müflisin davalı olarak yer aldığı <br>davalarda iflas idaresinin alacakları tahkik ederken, müflise karşı açılan davalara konu <br>alacakların mevcut olup olmadığı hakkında karar verme yetkisine sahip değildir. İflas <br>tarihinden önce müflise karşı açılan davalara konu alacaklara ilişkin karar verme yetkisi, <br>ikinci alacaklılar toplantısına aittir. Dolayısıyla, müflis şirket iflas idaresinin, davacı <br>tarafından iflas tarihinden önce Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi'nin ......<br>E. sayılı dosyası üzerinden dava konusu yapılan talebi “çekişmeli/nizalı <br>alacak” olarak sıra cetveline geçirmesi zorunludur. Bu durumda davacının, “çekişmeli/nizalı” alacağını kaydetmeyen iflas idaresi işlemine karşı icra mahkemesi <br>nezdinde şikayet yoluna başvurması gerekir. Huzurdaki dava henüz ikinci alacaklılar <br>toplanması yapılmadan açıldığından ve bu davadan önce aynı alacağa ilişkin Bakırköy ....... Tüketici Mahkemesinin ......<br>E. sayılı dosyası üzerinden dava ikame edilmiş <br>olduğundan ve Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi'nde  görülen davanın konusu talebin ikinci alacaklılar toplantısında reddedilmesi halinde ilgili dava zaten kendiliğinden <br>kayıt kabul davasına dönüşeceğinden, davacının huzurdaki kayıt kabul davasını açmakta <br>hukuki yararı bulunmamadığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile 89,95 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2. madde hükmü uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı iflas idare memurlarının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br> 21/11/2023<br>Katip ......<br>e-imzalı  <br> <br>Hakim ......<br>e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dad2a309adbe3ab4","SID":"c0b56820016cf765"}}