{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2022/176 Esas<br>KARAR NO\t:2023/996<br><br>DAVA:Menfi Tespit ve İstirdat<br>DAVA TARİHİ:31/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t:13/12/2023<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından müvekkilinin vasisi bulunduğu eşi ...'a müvekkilinin bilgisi ve onayı bulunmaksızın kredi kartı ve kredi kullandırılmış ve borçlandırılmış olduğunu, tüketici kanununa aykırı işlemler yapıldığını ve bu bağlamda ... ve eşi olan vasisinin mağdur olduğunu, davalı tarafından haksız şekilde icra takibi başlatıldığını ihtiyati haciz kararı alınarak icra tehdidi altında borç kısıtlı müvekkilinden tahsil edildiğini belirterek davanın kabulü ile hukuki açıdan sakat kredi sözleşmeleri nedeniyle kısıtlı ...'ın davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında cebri icra tehdidi altında tahsil edilen bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı bankadan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın dava ve taraf ehliyetlerinin mevcut olduğunu ancak yalnızca borçlanma konusunda vasisinin onayı ile işlem yapabildiğini, dolayısıyla ...'ın vasi sıfatıyla ikame etmiş olduğu davada  dava şartının olmadığını, davaya bakmaya yetkili mahkemelerin de İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. <br>... ve vasisi olarak gösterilen ... tarafından ... A.Ş aleyhine açılan dava dosyası ... 1. Tüketici Mahkemesinin 04/10/2021 tarihli, ... sayılı görevsizlik kararı üzerine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, adı geçen Mahkemenin 14/12/2021 tarihli, ... sayılı yetkisizlik kararı üzerine Mahkememize edilip Mahkememizin 2022/176 Esasına kaydedilmiştir.<br>... tarafından ... A.Ş aleyhine açılan davadaki uyuşmazlık; bankalara borçlanma ehliyeti ... 3. Aile Mahkemesinin 10/02/2015 tarihli, ... sayılı kararıyla kısıtlanan ... ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, bu sözleşmeye dayalı olarak ... aleyhine başlatılan .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası nedeniyle ...'ın davalı bankaya borçlu olup olmadığı, icra dosyasına ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği, ... tarafından açılan davada ise ...'ın vasisi olarak gösterilen ...'ın davada taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.<br>... yönüyle dava tefrik edilmiş, mahkememiz 2023/58 esasına kaydı yapılarak o dosya üzerinden yargılamasına devam edilmiştir. Mahkememizce 01/02/2023 tarihli, 2023/... esas 2023/... karar sayılı kararı ile davacı ...'ın şahsi olarak taraf ve dava ehliyetine de sahip olmadığı sonucuna ulaşılmış, davacı ... tarafından açılan davanın HMK'nın 114/1-d, 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine  karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 14/09/2023 tarihli, ... sayılı ilamı ile ; \".... davanın ... hakkındaki dava ile birleştirilerek, ara kararla davacıya temsil yetkisinin bulunmadığının tesbiti ile gereken ara karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına ,dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/02/2023 Tarih 2023/... Esas - 2023/... Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,\" kararı verilmiştir. Mahkememiz 2023/... esasına tevzi olunmuş, mahkememizce 09/10/2023 tarihli, ... sayılı kararı ile dosyanın işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından davacı ... adına toplam 65.738,65TL alacak talebiyle icra takibi başlatıldığı, takibe konu dayanak belgenin davalı adına kullandırılan kredi kartı ve kredi sözleşmeleri olduğu, davalı borçlu tarafından itiraz edildiği görüldü.<br>Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davacının menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar vermişmiştir. <br>Bilirkişi 25/07/2023 tarihli raporunda; Davalı alacaklı banka tarafından davacı/asıl borçlu ... lehine tahsis ve kullandırılan Kredi kartı ve Taksitli Kredi hesaplarından kaynaklanan ve geri ödenmeyen nakdi alacaklarının tahsili için davacı/borçlu ... aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız İcra Takip tarihi olan  23.02.2020 tarihi itibariyle takip borçlusu ...’dan talep edilebilecek toplam banka alacağı olarak ihtarname masrafları dahil olmak üzere 66.201,09 TL olarak hesaplandığı, ancak takip alacaklısı banka tarafından takipte  hesaplanandan daha az tutarda olmak üzere toplam 65.738,65TL alacak talebinde bulunduğu, işbu alacağın da haricen banka tarafından tahsil edildiğinin taraf beyanlarından anlaşıldığı,  takip alacaklısı banka tarafından söz konusu Kredi Kartı ve Taksitli Kredilere uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının Bankacılık Uygulama teamüllerine ve sözleşme hükümlerine uygun oranlarda olduğu, huzurdaki işbu davanın, Kredi borçlusu ... ile ilgili olarak ... 3 Aile Mahkemesinin ... sayılı 10.02.2015 tarihli Gerekçeli Kararında : Kredi borçlusu ...’ın eşi ... tarafından ikame edilen davada “...’ın eşi ...’ın rızası ve haberi olmaksızın bankalara borçlanmamasına……….” şeklindeki kararına istinaden, Kredi borçlusu ... lehine kullandırılan Kredilerden dolayı davalı alacaklı bankaya borçlu olunmadığının tespiti talep edildiği, söz konusu kararda, Kredi borçlusu ...’ın kısıtlılığına ilişkin verilen kararın, tüm bankalara veya bankaların bağlı olduğu Bankalar Birliğine müzekkere ile bildirilmesi yönünde her hangi bir hüküm bulunmadığı, ... ile ilgili olarak ... 3 Aile Mahkemesinin ... sayılı 0.02.2015 tarihli gerekçeli kararındaki “…...’ın eşi ...’ın rızası ve haberi olmaksızın bankalara borçlanmamasına……….” hükmün hukuki değerlendirme ve takdiri mahkememizde olduğu şeklinde kanaatte bulunmuştur.<br>... 3. Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; ...'ın tasarruf hakkının sınırlandırılmasına yönelik dava açtığı, mahkemece 10/02/2015 tarihli ... karar sayılı ilamı ile  ...'ın eşi ...'ın rızası ve haberi olmaksızın bankalara borçlanmamasına dair karar verildiği, kararın 10/03/2020 tarihinde kesinleştiği görüldü.<br>... A.Ş.'ye ... 3. Aile Mahkemesinin kararının bankaya bildirilip bildirilemediği hususları sorulmuş, bankadan gelen 14/11/2023 tarihli cevap yazısında; mahkeme kararının bankaya 23/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği ...'a banka tarafından yapılan işlemlerde  eşi ... adına \"... ... Şubesi ... ticari hesap açılışı ve kredi başvuru talebi yapacağı hususunda bilgim dahilindedir.\" yazılı beyanının ve kimlik fotokopisi olan kağıdın imzalanmış olduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce verilen süre içerisinde davacı tarafından istirdatı talep edilen miktar üzerinden eksik harç giderilmiştir.<br>Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br>Öncelikle dava dilekçesindeki anlatıma göre ...'ın başvurusu ile ...'ın borçlanma ehliyetinin kısıtlandığı, ...'ın davalıya yöneltilmiş bir talebi bulunmadığı, dava dilekçesinde; vasi olarak gösterilmiş ise de davacı ...'a vasi olarak atanmadığı, ...'ın  vasi  sıfatıyla ...'ı temsile yetkili olmadığı, ...'ın dava ehliyetini haiz olduğu anlaşıldığından duruşmalardan çıkartılmasına karar verilmiştir.<br>Davalı bankaya 27/10/2020 tarihinde ödemelerin yapıldığı, arabuluculuk görüşmeleri ardından  bir yıllık hak düşürücü süre içerinde davanın 31/05/2021 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar davacının ... 3. Aile Mahkemesinin ... ve 10/02/2015 tarihli ilamı ile  ...'ın eşi ...'ın rızası ve haberi olmaksızın bankalara borçlanmamasına dair karar verilmişse de, mahkeme kararının bankaya 23/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ... A.Ş.'gelen yazı cevabı ekinde \"... ... Şubesi ... ticari hesap açılışı ve kredi başvuru talebi yapacağı hususunda bilgim dahilindedir.\" şeklinde 05/10/2017 tarihli ve ... imzalı yazı bulunduğu, kaldı ki ... 3. Aile Mahkemesinin 10/03/2020 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten önce davacının tasarruf hakkının kısıtlandığından bahsedilemeyeceği, bankanın kesinleşmeyen mahkeme kararına rağmen kredinin kullanılmasına yönelik davacı eşi ...'ın onayını aldığı, davacının ve dava dışı eşi ...'ın bu şekildeki davranışının hukuk düzenince korunmayacağı, açıkça dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, davacı tarafından, davalı bankaya yapılan ödeme dekontlarının incelenmesinde herhangi bir ihtirazi kayıt içermediği, ödemelerin bu haliyle borç ödemesi de olduğu anlaşılmakla davanın reddine, davalının iş bu dava nedeniyle hakkına kavuşmasını engelleyici verilmiş bir tedbir kararı olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı  tarafından açılan davanın REDDİNE,<br>2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,<br>3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.122,65 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭695,05‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, \t<br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,\t<br>5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,<br>6-Davalı tarafından sarf edilen 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/12/2023<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır .  <br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır . <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32fd629a169d925e","SID":"c68eddc0a9e82080"}}