{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2405 <br>KARAR NO\t: 2024/212<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:12/10/2023 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t:2023/442 Esas (derdest dosya)<br>DAVACILAR\t:1-... (T.C.No: ...) - ...<br>\t:2-... (T.C.No: ...) - ...<br>\t:3-... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Genel Kurul Kararının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t:11/09/2023<br>TALEP\t:Genel Kurul Kararının Yürütmesinin Durdurulması<br>TALEP TARİHİ\t:11/09/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:06/02/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 08/09/2023 tarihinde davalı şirketin merkezinde bakanlık temsilcisinin katılımı ile gerçekleştirilen genel kurulun yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulu tarafından TTK 414. maddesine göre 08/09/2023 tarihine genel kurul yapılacağının ilan edildiğini ve hissedarlara çağrı yapıldığını, TTK madde 414 gereği sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin ve temsilcilerinin katılması gerekirken bu nisap sağlanmadan genel kurul yapıldığını, dolayısıyla alınan kararın yok hükmünde olduğunu beyan ederek 08/09/2023 tarihli genel kurulun yokluğunun tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar yürütmesinin durdurulmasına ve dava açıldığının Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Otel Asya Turistik Tesisleri İnşaat ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu’nun 414. maddesine göre 08/09/2023 tarihinde genel kurul yapılacağının ilan edildiğini ve hissedarlara çağrı yapıldığını ancak 08/09/2023 tarihinde yapılan genel kurula emredici hüküm olan TTK. 414 gereği sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin katılması gerekirken bu nisap sağlanmadan genel kurul yapıldığını, kanunun emrettiği nisap sağlanmadan yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların yaklaşık ispat koşullarını yerine getirmediğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih, 2023/442 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.<br>Talep; davalı şirketin 08/09/2023 tarihli Genel Kurul kararlarının dava sonuna kadar yürütmesinin durdurulması  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 08/09/2023 tarihli genel kurulunun toplantı nisabı sağlanmadan yapıldığını, genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek,  davalı şirketin 08/09/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitini ve dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın 449. maddesine göre; \"Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir\".<br>6100 sayılı HMK.'nın \"ihtiyati tedbirin şartları\"na ilişkin 389-(2). maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Aynı Kanunun 390-(3). maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmü bulunmaktadır.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449.  maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389-(1) maddesindeki;  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nın 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Mahkemece TTK'nın 449. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılarak görüşlerinin alınması için çağrılmaları ve geldikleri taktirde görüşlerinin alınması takdire bağlı olmayıp yasal bir zorunluluktur. Mahkemece 11/09/2023 tarihli tensip tutanağında davacının tedbir talebinin yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiş  ve yönetim kurulu üyelerine yürütmenin durdurulması talebi hakkında 3 gün içinde beyanda bulunmaları aksi halde yokluklarında karar verileceği ihtarını içeren tebligatların çıkarıldığı, eski ve yeni yönetim kurulu üyelerinin yazılı beyanlarda bulundukları, bu şekilde TTK'nın 449. maddesindeki usule göre uygulama yapıldığı   anlaşılmıştır. <br>Davacılar dava dilekçelerinde; \"... 08/09/2023 tarihinde davalı şirketin merkezinde bakanlık temsilcisinin katılımı ile gerçekleştirilen genel kurulun yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulu tarafından TTK 414. maddesine göre 08/09/2023 tarihine genel kurul yapılacağının ilan edildiğini ve hissedarlara çağrı yapıldığını, TTK madde 414 gereği sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin ve temsilcilerinin katılması gerekirken bu nisap sağlanmadan genel kurul yapıldığını, dolayısıyla alınan kararın yok hükmünde olduğunu...\" beyan ederek 08/09/2023 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı şirkette; Muris ... %67.50, ...  %18.25, ... %1.75, ... %1.75, ... %3.25, ... %7.50 pay sahibi olup, davacılar murisin payı dışındaki paylar dikkate alındığında genel kurulun  % 21.75 toplantı nisabı ile yapıldığını, dolayısıyla 08/09/2023 tarihli genel kurulun TTK m. 418'in emredici hükmüne aykırı olarak toplantı nisabı sağlanmadan yapıldığını ileri sürmüşler ve yürütmesinin durdurulmasını istemişlerdir. <br>6102 sayılı TTK'nın 596/1. maddesine göre, bir payın miras yoluyla iktisabı için aranan herhangi bir şekil şartı bulunmadığı gibi, iktisap için diğer ortakların iznine de gerek yoktur. Bu nedenle, murisin ölümü üzerine paylar hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılarına intikal ettiğinden, iştirak hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, murisin paylarının gerçek kişi davacılar ve dava dışı diğer ortaklar olan mirasçılarına, miras payları oranında intikal ettiğinin kabulü ile toplantı nisabı konusunda değerlendirme yapılmalıdır. Somut olayda; davacılar muris ... %67.50 payı dikkate alınmaksızın kalan paylar üzerinden toplantı nisabının sağlanmadığını ileri sürmüşlerdir. Dosya kapsamına göre muris  ...'ın mirasçıları ve payları ile ilgili davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda gerek 6102 Sayılı TTK'nun 596/1. maddesindeki düzenleme gerekse mirasçılık belgesi ile ilgili davalar dikkate alınarak toplantı nisabı ile ilgili bir değerlendirme yapılması gerektiği, bu hususun yargılamayı gerektirdiği, genel kurul toplantı tutanağı içeriğine göre bu aşamada yürütmenin durdurulmasına ilişkin şartların oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya, dosya kapsamı delillere aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Karar başlığında; davacıların T.C. kimlik numaraları ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacıların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 157,75-TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f170424d8aa8154","SID":"b54a8821d447972b"}}