{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/167 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/940<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/12/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili  ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu ve taraflar arasında alım satımdan kaynaklanan ve davacı tarafından düzenlenen faturalara göre davalı tarafça toplamda 80.000,00-TL borcun müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlu aleyhine Bursa ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirket ile yapılan görüşmelere rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının itiraz dilekçesinde tüm borca itiraz ettiğini, borcun ödendiğine dair herhangi bir makbuz yada belge ibraz etmediğini, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu ve alacaklarının likit olduğunu,  belirterek, İzmir ... İcra Dairesi'nin  ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takip miktarının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların 15.01.2014 tarihinde yedi adet kalıp satımı için sözleşme imzaladıklarını, alıcı ve davalının yedi adet kalıp için 95.000,-TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, tarafların ilave imzaladıkları sözleşme ile kalıp sayısını ona  çıkardıklarını ve ilave 11,500,-TL ücret belirlediklerini ve davalı tarafından davacı şirkete 38.000,-TL tutarında çekin verildiğini, davacı tarafından tahsil edildiğini, davacının sözleşmede belirtilen kalıpları son teslim tarihinden 283 gün sonra teslim ettiğini, teslim edilen kalıplardan üç adedinin ayıplı çıktığını, ve e-posta ile ihbar edildiğini, davacı tarafından ayıpların giderilmeye çalışıldığını ancak uygun hale getirilemediklerini, davacının KDV dahil 118.000,00-TL bedelli faturayı keserek davalıya gönderdiğini ancak, davalı şirketin faturaları ihtarname ile iade ettiğini, taraflarınca Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi kanalı ile yapılan tespitte kalıp imalinde kullanılan malzeme sertliğinin üretim yapılan malzeme sertliğinden daha yumuşak olarak imal edildiğini, siperlikler ve vanadis zımbanın bu yönden aşındığını, zımbaların dip kısmından kırıldıklarını, kalıpların birbirini tamamlamadığı, on adet kalıptan bir adedinde meydana gelebilecek arızanın tüm üretimi etkileyebileceğinin belirlendiğini, davacının hali hazırda olan bu ayıpları gidermediğini ve davacı şirket tarafından kullanılamadığını, imzalanan sözleşme ile teslim gecikmesinden kaynaklanan cezai şart borcunun 84.900,00-TL olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan  etmiştir.<br>DELİLLER:<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası <br>Bursa ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası<br>Taraflar arasında imzalanmış 15.01.2014 ve 26.02.2014 tarihli iki adet satış sözleşmesi,<br>... seri ve sıra no.lu sevk irsaliyesi, <br>... Çamdibi Şubesi'nin, 26.03.2014 tarihli, ... no.lu, 38.000,00-TL tutarlı çeki verildiğine dair teslim-tesellüm belgesi ve çek fotokopisi,<br>Kemalpaşa ... Noterliği'nin 19.06.2015 gün ve ... yev. no.lu ihtarnamesi,<br>Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi... D. İş sayılı dosyası,<br>Taraflara ait ticari defter ve kayıtları,<br>Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan SMMM bilirkişisi incelemesi sonucu düzenlenen 02.01.2017 tarihli bilirkişi raporu, <br> Makina Mühendisi ve SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 04.07.2017 tarihli bilirkişi raporu, <br>İzmir Makine Mühendisleri Odası yazı cevabı, <br> Makina Mühendisi ve SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 04.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 11.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporu, <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali davasıdır. <br>İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde alacaklısının davacı, borçlunun davalı olduğu, 80.000,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından süresinde borca itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali açıldığı anlaşılmıştır. <br>İcra takibine dayanak teşkil eden alacak taraflar arasında imzalanan 15.01.2014 tarihli 7 adet kalıp alımına ilişkin sözleşmeye dayanmaktadır. Bu sözleşmeye istinaden davacı satıcı sözleşmeye konu kalıpları davacıya teslim etmiş, davalı tarafça ödeme yapılmadığı iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış davalının borca itirazı üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. <br>Açılan davada yapılan yargılama sonucunda ... Esas, ... Karar sayılı karar ile davacının ticari defterlerine göre davalıdan 118.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adetindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, sözleşmeye ve fatura içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıp olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı malların misli ile değiştirilmediği sürece dava konusu icra takip dayanağı faturadan dolayı davacının davalıdan alacağının olmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi sonucunda istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmiş ve Yargıtay ... H.D.'nin 07.11.2022 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varılarak, belirtilen nedenler dışındaki davacının temyiz istemlerinin reddine, davalıya ayıplı şekilde teslim edildiği anlaşılan ürünlerin sözleşmenin feshedildiği dikkate alınarak davacıya iadesi hakkında karar verilmesi gerektiğinden bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmış davalı vekili tarafından sunulan 29.03.2023 tarihli dilekçede dava konusu kalıpların 2014 yılında davalıya teslim edildiği, kalıpların kullanılabilir bir evsafta olmadığından bir süre davalı tarafından saklandığı ancak zaman içerisinde hurdaya çıkması ve paslanmaları nedeniyle geri dönüşüme sokulduğu, bu nedenle davalının yok olan kalıpları davacıya iade etmesinin mümkün olmadığı belirtilerek TBK'nın 228. maddesi dikkate alınarak ayıplı kalıpların bilirkişi marifetiyle ayıplı değerinin hesaplattırılması ve davalı tarafından davacıya 38.000,00 TL tutarlı çek ile yapılan ödeme mahsup edilmesi istenilmiştir. <br>Davalı vekilinin ayıplı kalıpların yok olduğuna yönelik beyanı dikkate alınarak dava konusu ayıplı kalıpların değerinin tespiti için alanında uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişi heyetince düzenlenen 03.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, dava konusu kalıpların dava tarihi itibari ile ayıplı değerinin 500,00 TL olduğu, davalının bu sözleşme nedeniyle davacıya 38.000,00 TL ödeme yaptığı, ayıplı kalıpların değeri olan 500,00 TL'nin davalının yaptığı ödemeden mahsup edildiğinde davalının davacıdan 37.500,00 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. <br>Toplanan delillere göre; Yargıtay ... H.D.'nin 07.11.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında davacının davalıya sattığı kalıpların gizli ayıp olması nedeniyle alacağı bulunmadığından davacının alacağına ilişkin başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasının reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek bu yönü ile karara karşı davacı tarafça yapılan temyiz isteminin reddine karar verildiği, dava konusu ayıplı kalıpların davacıya iadesi hususunda bir karar verilmediğinden bozma kararı verildiği, davalı vekili beyanında dava konusu kalıpların 2014 yılında teslim alındığını ve kullanılabilir vasıfta olmadıklarından geri dönüşüme gönderildiğini, yok olduklarını beyan ettiği, TBK'nın 228. maddesi uyarınca satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa alıcı ancak değerindeki eksikliğin karşılığını satış bedelinden indirilmesini isteyebileceği, davalı vekilinin beyanına göre dava konusu kalıpların yok olduğu, dava konusu kalıpların gizli ayıplı olduğu ve dava tarihi itibari ile hurda değerinin 500,00 TL olduğu, davalıya bu kalıpların satımı nedeniyle 38.000,00 TL ödeme yaptığı, davalının ayıplı kalıpları yok etmesi nedeniyle ayıplı kalıpların değeri kadar bedelden sorumlu olduğu, bu satış nedeniyle davalının davacıya 38.000,00 TL ödeme yaptığı, bu ödemeden yok olan ayıplı kalıpların değerinin mahsup edilmesi gerektiği, bu ödeme mahsup edildiğinde de davacının bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, <br>3-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, alınması gereken 269,85 TL nispi ilam harcı, peşin alınan 934,40 TL nispi harçtan mahsup edildikten sonra artan 664,55‬ TL harcın davacıya iadesine, <br>4-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,<br>Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve temyiz harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle Yargıtay ilgili hukuk dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/12/2023    <br>Katip ...<br>E-imzalıdır. <br>Hakim ...<br>E-imzalıdır. <br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e9f7150eb9da43b","SID":"48ae7167e0dea5ce"}}