{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1850 <br>KARAR NO\t: 2024/47<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/11/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/457 E.  -  2018/417 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ,  Marka Tescili<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/11/2018 tarih ve 2017/457 Esas - 2018/417 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin  2016/57592 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna, davalı Şirketin 2005/35500, 2011/75713 sayılı ve “... ...”, “... ... ...” ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 29, 30, 41 ve 43  sınıf mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin 2008/39890, 2008/56142 , 2009/47052, 2016/56895, 2016/108926 sayılı ve   \"...\", \"...\" ibareli tescilli markaları nedeniyle müktesep hakkının da olduğunu,  taraf markalarının piyasada yıllardır birlikte bulunmasına rağmen bir ihtilaf yaşanmadığını, müvekkilinin markasının sektörel ayırt edicilik kazandığını, davalı şirketin faaliyetlerinin eğlence sektörüne ilişkin olduğunu, 29, 30, 41 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde bir faaliyetinin bulunmadığını, \"...” rakamının, Eskişehir ilinin telefon alan kodu olduğunu, bu ilde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin bu ibareyi kullanma haklarının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’ın 11.10.2017 tarih ve 2017-M-8515 sayılı kararının iptaline ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı vekili,taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu bu nedenle dava konusu başvurunun bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacının \"...\" ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın \"... ...\" ibareli tescilli markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan 29, 30, 41 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, \"...\" ibaresinin her iki taraf markasında asli unsur olarak ön plana çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamından çıkartılan 29, 30, 41 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlama süresi içinde, davacının  \"...\" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının \"... ...\" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla başvuru kapsamından çıkartılan 29, 30, 41 ve 43. sınıftaki mal/hizmetler yönünden davalının \"... ...\" ibareli markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak isterken davacının \"...\" ibareli  markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgıya düşebileceği, hedef tüketici kitlesi yönünden bu mallar/hizmetler açısından başvuru konusu işaret ile davalı firmanın markası arasında işletmesel bağ olduğu algılaması oluşabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu,  davacıya ait önceki tescilli markasında ayrıca \"...\" ibaresi yer aldığı, sonraki başvuru markasında bu ibare yer almadığından sonraki markanın öncekine göre değişikliğe uğradığı,  dolayısıyla müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet markaların görsel olarak birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, bu nedenle markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını,  taraf markalarında ortak olarak yer alan ve bir şehrin alan adı olarak kullanılan \"...\" ibaresinin bir kişinin tekeline bırakılmayacağını, diğer taraftan davalı Şirketin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde aktif olarak faaliyet göstermediğini, \"... ...\" ibareli markalarını kullanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedildiği mal ve hizmetler yönünden tescili istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait 2005/35500, 2011/75713  sayılı ve  “... ...”, “... ... ...” ibareli redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 29, 30, 41 ve 43 sınıf mal ve hizmetler yönünden,  556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı,  başvurunun reddedildiği 29, 30, 41 ve 43 sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, diğer taraftan iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, davalının uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden faaliyette bulunmamasının sonuca bir etkisinin olmadığı gibi dava konusu başvuru  tarihi itibariyle somut olaya uygunlaması gereken 556 sayılı KHK'da kullanım ispatının aranmadığı, bu nedenle davacının redde mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024  <br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fa0835bbf0bc3e9","SID":"273a4c70611c46e3"}}