{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1844 <br>KARAR NO\t: 2024/46<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/333 E.  -  2021/216 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Tescili<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2021 tarih ve 2020/333 Esas - 2021/216 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin bisiklet, motosiklet, ATV, e-bike sektöründe kendini ispatlamış bir firma olduğunu, müvekkilinin \"şekil+iki tekerli\" ibareli marka başvurusunun, tescili istenen 12. Sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. Sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanınında da yer aldığını, dava konusu ibarenin marka olarak da kullanılmasının davacının ticaret unvanı tescilinden doğan bir hak olduğunu, dava konusu ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığını, ayrıca dava konusu ibarenin müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, SMK'nın 5/2 maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ileri sürerek, YİDK’ın 20.08.2020 tarihli ve 2020-M-7298 sayılı   kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava   etmiştir. <br><br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"Şekil+...\" ibareli başvurunun, uyuşmazlık konusu 12. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki 12 . sınıfın satış hizmetleri  açısından SMK'nın  5/1-b kapsamında ayırt edici olmadığı gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca tanımlayıcı da bulunduğu, dava konusu ibareye kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırıldığının ispatlanamadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dava konusu başvurunun kelime ve şekil unsurundan oluştuğunu, bir bütün olarak ayırt ediciliğinin bulunduğunu, başvurunun reddedildiği mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı da olmadığını, diğer yandan dava konusu başvurunun kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun \"...\" ve “bisikleti veya motosikleti andıran iki tekerlekli bir vasıta üzerinde seyir halinde bir insan figürü”nü andıran şekil unsurundan oluştuğu, mahkemece alınana bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere \"...\" ibaresinin  Türkçe’de herkes tarafından anlaşılan/yaygın bir anlamı olan sıfat tamlaması olduğu ve “iki tekerlekli bir vasıta”yı nitelendirdiği,  bu ibareyle karşılaşan tüketicilerin zihninde oluşacak açık ve birincil algının, “iki tekerlekli bir vasıta” olacağı, bu duruma göre \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu 12. sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden, tüketicilerce marka olarak algılanması, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlaması mümkün olmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı gibi başvurunun reddedildiği mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca tanımlayıcı da olduğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun “...” ibaresinin anlamını kavramsal olarak pekiştirmek amacıyla kullanılan tali unsuru niteliğinde bulunduğu ve ayırt ediciliğe katkı sağlamadığı,  dava konusu ibareye başvuru tarihinden önce kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br><br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024 <br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1e247b0bbffb4f4","SID":"546700192208c7d4"}}