{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2005 <br>KARAR NO: 2023/1869<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>ESAS NO: 2023/157 <br>KARAR NO: 2023/624<br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağı)<br>DAVA TARİHİ: 02/03/2023<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.’nin müvekkili sigorta şirketi tarafından 16/02/2017-31/12/2017 tarihleri arasında ... numaralı İŞYERİ PAKET Sigorta Poliçesi ile poliçede belirlenen risklere karşı, poliçede yazılı teminat limitleri çerçevesinde sigortalandığını İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Cad. ... Sok. ... Pafta ... ada 1 parselde bulunan sigortalı ... A.Ş.’ye ait lojistik depo binasının üst parselinde davalı ... A.Ş tarafından yapılan hafriyat işleri sigortalının binasının çevre sınırlarında bulunan istinat perdelerine zarar verildiği gerekçesiyle 16.11.2017 tarihinde müvekkili şirkete ihbar edildiğini, davalı şirkete yazılı ve şifahen uyarılarda bulunulmuş olmasına rağmen davalı şirket tarafından hiçbir önlem alınmadan hafriyat yapıldığını, 15.09.2017 tarihinde yolların kaymaya başladığını ve büyük bir kısmının çöktüğünü, sigortalı şirkete ait isnat perdelerinin de 10 cm kaydığını A blok olarak adlandırılan alanda saha betonunun ayrılmaya başladığını, davalının tüm bunları engellemek için hiçbir tedbir almadığını, meydana gelen hasar neticesinde müvekkilinin sigortalıya  13.02.2012 tarihinde 84.946,59 TL ödeme yaptığını akabinde zararın davalıdan tahsili için  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasının takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına, takip tarihi itibariyle ana rakam ve (takip öncesi ve sonrası avans faizi üzerinden işleyecek) avans faiz alacağın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili süresinde sunduğu süre uzatım dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüş, süre uzatım talebi  kabul edilmiş ancak cevap dilekçesi süresinde sunulmamıştır. Davalı vekili süresinde olmayan cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın ...  ihbarı gerektiğini, kazı ile hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını davacının tek taraflı aldırmış olduğu raporun hüküm kurmak için yeterli olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, \"İşyeri Paket Sigorta Poliçesi \" kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine karşı davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Halefiyet başlıklı 1472. ve 1420/1... Maddelerinin hükmünü düzenlediği görülmüştür. Somut olayda hasarın 16/12/2017 tarihinde meydana geldiği, davacının 13/02/2018 tarihinde sigortalıya ödeme yaptığı, 25/01/2018 tarihinde davacı sigorta şirketinin ekspertiz raporu aldırdığı, işbu raporda davalı şirket tarafından yapılan harfiyat çalışmaları nedeniyle zararın meydana geldiğinin tespit edildiği yani ekspertiz raporu itibariyle hasardan sorumlu olan tarafın bilindiği bu nedenle 13/02/2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazının haklı olduğu nedeniyle davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Dava konusu hasar dava dilekçemizde de belirttiğimiz üzere davalı firma tarafından yapılan hafriyat işleri sırasında meydana gelmiştir. Müvekkil şirketin sigortalısının binasının çevre sınırlarında bulunan istinat perdelerinde kayma, bina bahçe betonunda oturma ve ayrışma gibi hasarlar olmuştur. Nitekim hafriyat çalışmaları sonucunda bölgede 15.09.2017 tarihinde yollar kaymaya başlamış ve büyük bir kısmı çökmüştür. Dolayısıyla davalının hafriyat çalışmaları sonucunda toprak kayması meydana gelmiştir. Müvekkil şirket bu kapsamda  oluşan zararı karşılamıştır. TCK maddeleri ile de görüleceği üzere kişi kasten veya taksirle olsa dahi bina çökmesine veya toprak kaymasına sebep olursa Genel Güvenliği tehlikeye sokulması suçunu işlemiş sayılır.   Türk Borçlar Kanunun 72. Maddesi tazminat davalarında zamanaşımı konusunu düzenlemiştir. Kanun maddesinde genel zamanaşımının iki yıl olduğu ancak tazminat cezayı gerektiren bir fiilden doğduğu anlaşılıyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı ön görülüyorsa ceza zamanaşımı uygulanacağı belirtilmiştir.  Kanun maddesi ile görüleceği üzere cezası 5 yıldan fazla olmayan suçlara ilişkin dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı süresi dolmamıştır.İlk derece mahkemesi kurmuş olduğu hüküm ile müvekkil şirket aleyheine nispi vekalet ücretine hükmetmiştir. Ancak dava red olması durumunda nispi vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinden kurulan hükmün kaldırılması gerekmektedir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (T.T.K.) 1472 (6762 sayılı T.T.K.'nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet verdiği belirtilen davalıdan rücuen tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı sigortalı arasında 16/02/2017-31/12/2017 tarihlerini kapsayan, işyeri paket poliçesi imzalanmış olup, 16/11/2017 tarihinde sigortalının depo binasının üst parselinde davalı ... A.Ş tarafından yapılan hafriyat işlerinin sigortalının binasının çevre sınırlarında bulunan istinat perdelerine zarar verildiğinin ihbar edildiği, zararın 13/02/2018 tarihinde giderildiği iddia edilmiştir. Mahkemece, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan dava reddedilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.\",TBK'nın 73/1.maddesinde ise; \"Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.\" hükümlerine yer verilmiştir.Somut olayda;16/11/2017 tarihinde sigortalının depo binasının üst parselinde davalı ... A.Ş tarafından yapılan hafriyat işlerinin sigortalının binasının çevre sınırlarında bulunan istinat perdelerine zarar verildiğinin ihbar edildiği, zararın 13/02/2018 tarihinde giderildiği, icra takibinin 21/12/2022 tarihinde başlatıldığı, davanın ise 02/03/2023 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir.Eldeki dava, rücu istemine ilişkin olup TBK'nın 73.maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 13/02/2018 tarihinden, takibin başlatıldığı 21/12/2022 tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığından takip tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, davalı tarafından cevap dilekçeleri ile zamanaşımı itirazının ileri sürüldüğü tespit edilmekle, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4.maddesi gereğince, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretine, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu olarak hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulü gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiğinden, davalı lehine Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4.maddesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.Yapılan açıklama ve değerlendirmeler uyarınca, ilk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki kararı usul ve yasaya uygun ise de karar vekalet ücreti yönünden hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarihli 2023/157 E. 2023/624 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden;a-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.828,50 TL harcından mahsubu ile fazla yatan 1.558,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve  istemi halinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,c-Davacı tarafça sarf edilen 1.158,30 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı ve davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,e-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,f-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/12/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b48e0cc9fbca8558","SID":"cbc0d43cf0a08305"}}