{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/209 <br>KARAR NO\t\t: 2024/106<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2019/493 Esas - 2021/176 Karar <br>DAVANIN KONUSU        : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle AçılanTazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/01/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve  2019/493 Esas - 2021/176 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Kemalpaşa Caddesinden Pınarbaşı istikametine seyir halinde iken ... Kavşağına geldiğinde yaya ...'a çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında konusunda yaya konumunda bulunan davacının yaralandığını, kaza sonucunda davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ışık kural ihlalinden kimseye kusur verilmediğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin tali kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, davacıda kazadan dolayı kalıcı maluliyet durumunun oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru yapılması gerektiğini, başvuru şartının yerine getirildiğini ancak belirtilen evrakların ibraz edilmediğini, davalı sigorta şirketinin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarının belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekilinin bu nedenle başvuru şartını yerine getirmediğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında bulunmadığını, davacının başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"... 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 307. ve devamı maddeleri gereğince, feragat nedeniyle davanın reddine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 07/11/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Kemalpaşa Caddesinden Pınarbaşı istikametine seyir halinde iken ... Kavşağına geldiğinde yaya ...'a çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin kazada  ağır şekilde yaralandığını, mahkemenin kendilerinin sundu feragat dilekçesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, Arabuluculuk Ücretini ise hatalı olarak taraflarına yüklediklerini, mahkemenin bu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu davalardan davadan feragatte hakkın özünden feragat olmayıp, davacı alacağına yargılama safhasında davalı Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye  istinaden hakkına  kavuştuğu için feragat ettiğini, esasen davanın konusuz kaldığını, davalı tarafın, kendisine karşı dava açılmasına yine kendisinin sebebiyet verdiğini, bu nedenle, feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00.TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydedilmesi gerekirken müvekkilinden tahsiline karar verilmesi hatalı olduğunu, davadan feragat hallerinde yargılama giderleri davalının üzerine bırakılmasının gerektiğini, istinaf kanun yoluna başvuru ve istinaf karar harcı da yargılama gideri olduğundan davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle mahkemenin kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan karşı araç ZMM sigortacısına karşı açılan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı  istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından arabuluculuk gideri yönünden istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, sadece arabuluculuk ücretine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.<br>Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.   <br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas,  2022/901  Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)<br> Eldeki davada,  dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. <br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve  2019/493 Esas - 2021/176 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>a)Alınması  gereken maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6462caf45e86d707","SID":"8c7b915a4b1b0a0d"}}