{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2023/757 <br>KARAR NO\t:2024/49<br><br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ:29/01/2014<br>KARAR TARİHİ:22/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, davacılar tarafından ... A.Ş.'ye para yatırıldığını,  paranın banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesiyle offshore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek,  şimdilik davacı ... için ana paradan 24.918.-TL işlemiş faizden 105.082.-TL, davacı ... için ana paradan 10.000.-TL işlemiş faizden 40.000.-TL olmak üzere toplam 180.000.-TL'nin  yatırılma tarihlerinden  itibaren faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahen davacı ... için 155.750,14 TL, davacı ... için 62.297,88 TL'nin faizi ile tahsilini talep etmiştir.                                        <br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili ve fer’i müdahil vekilleri davanın reddini istemiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Mahkememiz ... sayılı 26/05/2015 tarihli kararı ile davanın kabulü ile ... için 155.750,14 TL, ... için 62.297,88 TL olmak üzere toplam 218.048,02 TL üzerinden davacıların ... açılan hesapları nedeniyle davalı bankadan davacı ... için 19/11/1999, davacı ... için 25/11/1999 tarihinden itibaren  3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş,  kararın davalı vekili, feri müdahil ... ve ihbar olunan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/... esas, ... karar sayılı ilamı ile;  \"davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın ... bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar gözetilerek ana paraya avans faizi uygulanıp davacılara ödenen miktarların hesaplanacak faizden düşülmesi ve böylece davalı Banka'nın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip hükmedilen bedel içerisinde faizin de bulunduğu nazara alınmaksızın faize faiz uygulanmasına da mahal verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.\" denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile ... esas, 2020/... karar sayılı, 03/02/2020 tarihli karar ile, davanın kabulüne davacı ... için 25.006,00 TL ana para alacağı, 130.744,14 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 155.750,14 TL alacağın, ana para alacağı 25.006,00 TL için dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... için 10.000,00 TL ana para alacağı, 52.297,88 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 62.297,88 TL alacağın, ana para alacağı 10.000,00 TL için dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nn 2/2 maddesi hükmü gereğince yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı banka ve fer’i müdahil ... vekilleri temyiz etmiştir. <br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/.. esas, 2022/... karar sayılı, 21/11/2022 tarihli ilamı ile,  \".......Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve  ...  sayılı kararı gereğince,  mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş  dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları  konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden  zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde  zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacı yanın 19.11.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan ... Ltd. kıyı bankası hesabına aktarılmış, işbu dava ise  29.01.2014 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış....\" denilerek mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Dava, davalı ... A.Ş'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak  ... Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı  alacak istemine ilişkindir.<br>Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. <br>Yargıtay bozma ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf  ... A.Ş. şubesine 19/11/1999 tarihinde para yatırdığını, paranın banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesiyle offshore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, ana para ve işlemiş faizin yatırılma tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve  ...  sayılı kararı gereğince,  mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş  dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları  konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden  zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde  zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, somut olaya gelince,  davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off shore hesabına aktarıldığı, davanın ise  29.01.2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, dolayısı ile davacı alacağının zamanaşımına  uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,<br>2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL  karar harcının peşin+ıslahla alınan toplam 3.723,95 TL'den mahsubu ile fazla alınan 3.296,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 34.707,20 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 225,50 TL yargılama giderinin davacılardan  alınarak davalıya ödenmesine, <br>6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,<br>Dair, davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve  HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile YARGITAY nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/01/2024<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br> <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır  <br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c0f497727219b0e","SID":"8fe64b5edd5feda8"}}