{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/2186 <br>KARAR NO\t\t: 2024/97<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/617 ESAS - 2021/1163 KARAR<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.01.2024<br><br>İSTEM:<br>\tDavacı vekili, davacı ile davalı arasında 28.03.2012 tarihli alacağın temliki, sulh ibra ve feragat içerikli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca davacının dava dışı ... AŞ nezdindeki alacağını davalıya temlik ettiğini, sözleşmede belirlenen vadelerle her bir taksidin ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşme şartlarına uymadığını, ayrıca icra dosyasında talep etmiş oldukları yıllık %6 faiz oranından kısmi feragat ederek faiz oranının %2,75 olarak belirlenmesini talep ettiklerini ileri sürerek; 6.711,00 USD alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2016/11937 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.\t<br>CEVAP:<br>\tDavalı vekili, davaya konu uyuşmazlık ticari iş niteliğinde olduğundan ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının ikametgah mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın dayanağı \"borcun nakli” sözleşmesi olduğundan borcun muaccel hale gelmediğini, nakledilen borç tasfiye halinde devam ettiğinden tasfiye bitmeden ödenmesinin talep edilemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir. <br>MAHKEME:<br>\t\"Dosya içinde taraflar arasındaki 11/03/2011 tarihli ibra sözleşmesi, alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi, ...bankası'na ait sözleşmeler, İzmir 24. İcra müdürlüğünün 2016/11937 sayılı takip dosyası getirtilmiştir. Mahkememizce banka bilirkişi marifetiyle taraflar arasındaki 11/03/2011 tarihli alacağın temliki, sul, ibra ve feragat sözleşmesi de irdelenmek suretiyle sözleşmenin 4/3 maddesi de dikkate alınmak suretiyle bu konuda Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/3601 sayılı esas 29/06/2020 tarihli ilamlarında da yararlanmak suretiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin 4/3 maddesi gereğince ödeme tarihindeki TCMB Döviz Alış Kuru üzerinden vadesi gelen taksitlerin TL üzerinden karşılığının hesap edilmesi ve yapılan ödemelerin düşülmesi gerekmekle bilirkişiden bu hususta davalı itirazları da dikkate alınarak ek rapor alınmış, alınan ek rapor doğrultusunda belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi ilamında belirtilen hususlarda davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, İİK 67/2 uyarınca likit olan icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiş olup, mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesiyle<br>\t\"Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>\tDavacının İzmir 24. İcra Müdürlüğü 2016/11937 esas sayılı takip doyasındaki, İTİRAZININ İPTALİ İLE; Takibin, 12.420,37 TL asıl alacak, 2.969,03 TL faiz olmak üzere Toplam 15.389,40 TL lik itirazın iptali ile takibin 12.420,37 TL lik alacak üzerinden, davacının icra takibindeki %6 lık faizden feragat ettiğini belirtilmekle %2,75 TL lik faiz oranı  uygulanmasını talep etmekle takibin %2,75 TL li,k faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına,<br>\tHüküm altına alınan alacak, likit ve hesaplanabilir olduğundan, İİK 67/2 uyarınca %20  icra inkar tazminatı olan 3.077,88‬ TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,<br>\tDavalının takip sonrası yaptığı,332,31 TL karşılığı (96,45 USD ye ilişkin) ödemenin, icra müdürlüğünce, tekerrüre esas olmayacak şekilde değerlendirilmesine,<br>\tReddedilen kısım yönünden, şartları oluşmadığından, davalı lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına, \" karar verilmiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tDavacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre fiili ödeme tarihindeki döviz alış kuru üzerinden ödemeye karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçesi olarak ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE:<br>\t Dava, taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlık; davalı borçlunun takip ve dava konusu alacağı, sözleşme ile kararlaştırılan vade tarihindeki kur üzerinden mi, yoksa fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden mi ödeme ile yükümlü olduğu noktasında toplanmaktadır.<br>\tYapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;<br>\tDavacı ile davalı taraf arasında düzenlenen 28.03.2012 tarihli  “alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi” başlıklı anlaşma uyarınca davacı Tasfiye Halindeki ... AŞ'de bulunan kâr ve zarar katılım akdi, cari hesaplar ve hesapların eklerinde bulunan 6.711,00 USD'yi bütün hakları ile birlikte temlik alan davacı, davalıya temlik etmiştir.  <br>\tTaraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.3 maddesinde; temlik alan borçlunun, muhatap alacaklının kendisine temlik ettiği tutarı muhatap alacaklıya belirtilen vadelerde taksitler hâlinde ödeyeceği, her bir taksitin ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, temlik alan borçlunun ve muhatap alacaklının bu durumu gayri kabili  rücu kabul, beyan ve taahhüt ettikleri anlaşılmaktadır.<br>\tSözleşmenin 4.3 maddesindeki bu düzenleme; kararlaştırlan vade tarihinde yapılacak ödemeye ilişkin olup,  sözleşmede ödemelerin kararlaştırılan tarihte (taksit ödeme gününde) yapılmaması halinde, yani temerrüt halinde ödemenin ne şekilde yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu halde uyuşmazlığa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yabancı para borçlarında temerrüt halinde ödemeye ilişkin hükümleri uygulanacaktır.<br>\tTBK'nın 99/3. maddesi \"Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede, alacak yabancı para cinsinden belirlenmiş olup, davaya konu konu alacak, sözleşmede belirtilen ödeme günlerinde ödenmediğine göre; alacaklı konumda bulunan davacı,  alacağını aynen ya da vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk Parası ile isteme imkanına sahiptir.<br>\t Bu halde, itirazın iptali istenen takip dosyasında; davacı alacaklının, takip talebinde, asıl alacağı (USD) olarak istediği, İİK’nun 58/3. maddesinin emredici nitelikteki hükmü gereğince yabancı para üzerinden istenen toplam alacağın TL karşılığını gösterdiği, bu haliyle, TBK’nın 99. maddesi uyarınca  seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığına göre,  HMK 26/1 maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık ilkesi” gereği 30.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ile ödenmediği tespit edilen 6.213,08 USD'nin fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken, sözleşme ile kararlaştırılan vade tarihindeki kur esas alınarak belirlenen Türk lirasının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu halde, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, incelenen kararın HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\tA)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2018/617 Esas - 2021/1163 Karar sayılı kararının, HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE;<br>\tB)Davanın kısmen kabulü ile;<br>\t1-a)İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2016/11937 esas sayılı takip dosyasında davalının borca itirazının kısmen iptali ile; icra takibinin 6.213,08 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi hükmünce USD cinsinden yabancı para ile bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranı (%2,75 oranını aşmamak kaydıyla) uygulanmasına,<br>\tb-Hükmolunan döviz cinsinden asıl alacağın takip tarihindeki T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen efektif satış kuru (2.9074TL) dikkate alınarak hesaplanan TL karşılığı olan 18.063,90 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tc-Davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına,<br>\td-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>\t2-a)Dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası tarafından ilan edilen efektif satış kuru (3.5529TL) dikkate alınarak hesaplanan dava değeri (22.074,45TL)üzerinden alınması gereken 1.507,90 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 403,30TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.104,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\tb-Davacı tarafça yatırılan 403,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t3)Davacının bu dava nedeniyle yapmış olduğu 1.574,50 TL yargılama gideri ile 54,40TL başvurma harcı, 12,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.641,70TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı nazara alınarak takdiren 1.519,89TL kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-a)Davacı taraf kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettirmiş olması sebebiyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tb)Davalı taraf kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettirmiş olması sebebiyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.769,06TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>\t5)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, <br>\tC-1)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,<br>\t2)Davacı tarafından karşılan 19,50TL istinaf giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kullanılmayan istinaf giderinin HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca davalıya iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda KESİN olmak üzere 11/01/2024 günü oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4843cd1ba30dd67f","SID":"9a1915038d733161"}}