{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/707 Esas - 2024/30<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE  YETKİLİ                 ANKARA 13. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR<br><br>ESAS NO\t: 2023/707 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/30<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ....<br><br>DAVACI \t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 31/01/2024<br><br>.... Dairesi'nin 27/09/2023 tarih, .... sayılı ilamı sonrasında, mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/07/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... otobüsünün yaya ... isimli yayanın ağır yaralanmasına neden olduğunu, kaza nedeniyle ... esasına kayden davacı idare aleyhine açılan davada 89.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, icra takibine konu edilmesi nedeniyle ödendiğini, kazaya neden olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olması nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsili için ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilmediğini, zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, savcılık soruşturması sırasında uzlaşma var ise davanın reddinin gerektiğini, davacı ile tatbik edilen sigorta poliçesi kapsamında manevi tazminat ve yargılama giderlerinin teminat dışında tutulduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE; <br>Dava, üçüncü kişiye mahkeme kararına dayalı olarak ödenen tutarın taraflar arasındaki zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.  <br>Mahkememizce verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf davasını inceleyen .... Dairesi'nin 27/09/2023 tarih, ... sayılı ilamı ile \"...Dava, üçüncü kişiye mahkeme kararına dayalı olarak ödenen tutarların, taraflar arasındaki sigorta poliçelerine dayalı olarak tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamından taraflar arasında 31.12.2007-31.12.2008 tarihleri için düzenlenmiş Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve yine 31.12.2007-31.12.2008 tarihleri için düzenlenmiş Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğu, dosyada Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin sadece ilk sayfasının bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafça, kaza yapan sürücünün kullandığı otobüsün kullandığı otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı açıklandıktan sonra, yaya ...'ın yaralanması ile sonuçlanan 07.07.2008 tarihli trafik kazası nedeniyle dava dışı yayaya mahkeme kararına dayalı olarak ödenen zarar tutarının tahsili istenmiş olup, istemin hangi poliçeye dayandığı açıklanmamıştır. İlk derece Mahkemesince davacı taraftan hangi poliçeye dayalı olarak talepte bulunulduğu konusunda açıklama alınmamış, gerekçeli kararda davanın üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak açıldığı nitelendirilmesi yapılmasına karşın, gerekçe bölümünde eldeki davanın ZMMS poliçesine dayalı olarak açıldığı belirtildikten sonra Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesine dayalı olarak davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>HMK'nın 31. maddesi hakimin davayı aydınlatma ödevini düzenlemiş olup, 297/(1)-c maddesi de,  hükmün \"Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri\" kapsayacağını içermektedir.  <br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, uygulanacak poliçe hükümlerinin belirlenmesi ve istinaf incelemesi yapacak Dairenin de tespiti yönünden önemli olduğundan, davacı taraftan hangi sigorta poliçesine dayalı olarak talepte bulunulduğu konusunda açıklama alındıktan sonra uyuşmazlığın esasının bu açıklama doğrultusunda incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması HMK'nın 31 ve 297/(1)-c maddeleri hükümlerine aykırı olmuştur.<br>Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 355 ve 353/(1)-a.6. maddeleri uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>2-Kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir...\" şeklindeki ilam ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya iade edilmiştir. <br>Davacı vekiline hangi sigorta poliçesine dayandığı hususunda açıklama yapmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince 31/12/2007-2008 vade tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanıldığına dair yanıt verildiği anlaşılmıştır. <br>07.07.2008 tarihinde dava dışı ...'ın sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu kaza  sonrasında açmış olduğu tazminat davasında, davacı aleyhine ... sayılı dava dosyasında davacı aleyhine 89.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL ise manevi tazminatın tahsiline karar verildiği, <br>Hükmün davacı tan tarafından temyiz edilmesi üzerine  ... Dairesi'nin 06.10.2016 gün ve .... sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, <br>22.12.2016 tarihinde ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamın icra edilerek infaz ile  kapatıldığı,  <br>Karar düzeltme isteminin ise ... Dairesi'nin 06.07.2017 gün ve .... sayılı ilamı ile reddine karar verildiği,<br>26.12.2019 tarihinde ise davalı aleyhine ... Esas sayılı takip dosyasında ilamsız takibe başlanıldığı, <br>03.12.2020 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, 28.12.2020 tarihinde sürecin anlaşamama ile sonuçlandığı, <br>19.04.2021 tarihinde ise eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>2918 Sayılı KTK.’nun 109/4. maddesinde motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği ve rücu edilecek kimseyi öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Zamanaşımının oluşması için ödemenin yapılmış olması ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesi gerekir.<br>\tTüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; rücuya konu alacağın davacı tarafından takip dosyasına ödenmesi ile 22.12.2016 tarihinde kapatıldığı, hükmün ise karar düzeltme isteminin reddi ile ... Dairesi'nin 06.07.2017 tarihli ilamı ile kesinleştiği, davacının ise rücuya konu alacak için 26.12.2019  tarihinde ....  Esas sayılı takip dosyası ile takipte bulunduğu anlaşılmakla dosya kapsamında rucü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından ceza zamanaşımının uygulanacağı iddia edilmiş ise de, KTK'nın 109/3.maddesinde düzenlenen ceza (uzamış) zamanaşımı, sadece KTK'nın 109/2. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların haksız fiil sorumlularından tazmini talebi ile açılan davalar için öngörülmüştür. Eldeki davada, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp ZMSS poliçesine dayalı olarak davacının kendi âkidi davalı sigorta şirketi aleyhine açılmış olduğundan KTK'nın 109/3. maddesindeki zamanaşımı hükmünün olaya uygulanması olanağı da bulunmamaktadır, bu nedenle davalının zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan toplam 3.638,66 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 3.211,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 47.191,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, <br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/01/2024<br><br><br>Katip ...<br>  e-imzalı<br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalı<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5342356f87a2868","SID":"6af5f89ce84686a4"}}