{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2023/621 - 2024/108<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/621 <br>KARAR NO\t: 2024/108<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/405 Esas 2022/735 Karar<br><br>DAVACILAR\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 20/01/2018 tarihinde murisleri ...'ın davalıların murisi ...'un kullanmış olduğu araçta yolcu olduğu halde diğer davalıların  sigortacısı ve sürücüsü olduğu araç ile karıştığı kazada murisin vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, davalıların müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını iddia ederek murisin eşi ... lehine 80.000,00 TL, annesi ... lehine 40.000,00 TL, çocukları lehine 30.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, yetkili Mahkeme'nin Suruç Mahkemeleri olduğunu, murisi ...'un kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkili Mahkeme'nin Denizli Mahkemeleri olduğunu, davacı ... ...'ın mirasçılık hakkı bulunmadığından taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin kusurunun kazanın şiddetini artırdığını, kazanın oluşumuna sebep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, başvuru dava şartının usulünce yerine getirilmediğini,  sigorta şirketi olarak sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazada birden fazla kişinin yaralandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu, avans faiz talebinin yerinde olmadığını, faiz oranlarının tarafların hukuki durumuna göre değil işin niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece,  kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 01/06/2022 tarihli raporunda davalı ...'un %85, davalı ...'ün %15 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, murisin yolcu olarak bulunduğu ...'un kullandığı araç ile davalı ...'e ait aracın karıştığı kazada davacıların murisinin vefat ettiği, mirasçıların manevi zararlarının doğduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davacıların zararının TBK'nun 56. maddesi uyarınca tazmininin gerektiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacıların kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, sigorta poliçe limitleri, davacılar murisinin davacılar dışında mirasçılarının da bulunması, davalılar ... ve ...'un babalarının da aynı kazada vefat etmiş olması hususları hep birlikte dikkate alındığında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... yararına 50.000,00 TL, davacı ... yararına 30.000,00 TL, davacı ... yararına 10.000,00 TL, davacı ... yararına 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta yönünden 22/04/2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden 20/01/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalılar ... ve ... yönünden 20/01/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine\" karar verilmiştir. <br><br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı\t... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, \t6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, dava ikame etmeden veya dava yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu,  davacının manevi tazminata ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararını dosyaya sunmadan ödeme yapılmasını talep ettiğini,  HMK 114 vd. uyarınca dava şartı noksanlığından  davanın usulden reddedilmesi gerektiğini,  kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,  sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, dosyada mübrez evraktan görüleceği üzere karayollarının sorumluluğu bulunduğunu, keşif yapılarak yolun durumu, uyarı işaretleri, yapım kusuru gibi hususlar değerlendirilerek rapor alınması gerektiğini,  müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, faize hatalı hükmedildiğini, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini,   davayı  hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun  %15 olarak belirlendiğini, bu oran üzerinden hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı\t  ... vekili istinaf dilekçesinde, kararın yeterli gerekçeyi ihtiva etmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, 04/10/2022 tarihli karar duruşmasında, tarafınca e duruşma talebinde bulunulduğunu,   bu talebin  yerel mahkemece reddedildiğini,  talebin reddi üzerine gerekçeli mazeret dilekçesi gönderildiğini ve  ancak mazeret talebinin  de yerel mahkemece reddedildiğini,  sözlü yargılama aşamasına geçildiği belirtilmeden ve müvekkilin yargılamaya ilişkin son sözleri sorulmadan hüküm kurulduğunu,  davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya müvekkilin ikametgahının bulunduğu Denizli'deki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini,  müvekkil arabuluculuk görüşmelerine davet edilmediği gibi, arabuluculuk son tutanağında da imzası bulunmadığını, kusur tespitine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığını, yerel mahkemece mahallinde keşif yapılarak yolun durumu, uyarı işaretleri, yapım kusuru gibi hususlar değerlendirilerek rapor alınması  ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini,  müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,  yerel mahkemece hüküm kısmında reddedilen kısım için davalı müvekkil ve diğer davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm davalılar ayrı bir vekil ile temsil edilmesine rağmen hükmün icrasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulduğunu,  hükümde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmesi gerekirken, tüm davalılar için tek vekalet ücreti verildiği anlaşılacak şekilde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tArabuluculuk konusunda, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. <br>\tTTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (-Türk Ticaret Kanunu'nda-) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. <br>\tSigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır.<br> \t\t\tDavalı sürücü ...’e  yönelik açılan dava TTK'nın 4.maddesinde sayılan ticari davalardan olmayıp uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanmaktadır.<br>\tBu durumda bu  davalı hakkında, davacının TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.\t <br>\tYargılama usulü konusunda ise, <br>\tTTK’nın 4/2 maddesi gereğince, “Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.”şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı tarafça dava dilekçesinde toplam 180.000,00 -TL tazminat talep edilmiş olup, davanın basit yargılamaya tabi olduğu anlaşılmaktadır.<br>\t6100 sayılı HMK’nın 321. maddesinde; basit yargılama usulünde, “- (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.” hükmü yer almakta olup, mahkemece tahkikatın bittiği açıklanarak hükmün tefhim edildiği  anlaşılmakta olup,  davalı ... vekilinin yazılı  yargılamaya ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir.<br>\tHaksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava; genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.<br>\tDairemiz tarafından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E. - 2018/463 K. sayılı ilamı gereğince; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketine karşı açılan davalarda sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisi ile ilgili Bölge Müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde yasal bir düzenlenme bulunmadığı, Kanun'da bulunmayan bir düzenlemenin yorum yolu ile genişletilemeyeceği, Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği yönünde karar verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1087 E. - 2020/125 K. sayılı 11.02.2020 tarihli ilamında; \"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun görevli ve yetkili mahkemeyi düzenleyen 110. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının C.7 maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş, Kanun'daki yetki kuralı aynen tekrar edilmiştir. Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe Müsteşarlığa bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir. Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca bölge müdürlüğü yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında bölge müdürlüğü adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edilmiştir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2017 tarihli ve 2017/17-1110 E. - 2017/860 K. sayılı kararında da benimsenerek davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili olan Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Bursa ilinde açtığı gözetilerek mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.\" denilmiştir.<br>\tDava konusu olayda, davacı vekili davasını davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğunu iddia ettiği yer mahkemesi olan Ankara Mahkemelerinde açmıştır. <br>\tDairemizce yapılan araştırmada davalı sigorta şirketinin Ankara’da Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu anlaşılmış olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihat değişikliği de gözetilerek davanın yetkili mahkemede açıldığının anlaşılmasına göre davanın yetkili Mahkemede açılmadığına ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir. <br>\tMazeret dilekçesinin kabul edilmemesi konusunda ise, davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesine göndermiş olduğu mazeret dilekçesinde sözü edilen duruşma tutanak ve belgelerini eklemediği gibi, üst üste verilen mazeret nedeniyle ön inceleme duruşmasının dahi  üç celsede tamamlanabildiği gözetildiğinde  ve   Anayasa'nın 141/son ve HMK'nın 30. maddelerine göre \"Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması\" biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde   mahkeme gerekçesi yerinde bulunmuştur. <br>\tManevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesindeki; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, talep edilen zararın yansıma zarar niteliğinde olması, davacıların kaza nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. <br>\tFaiz başlangıcı yönünden; <br>\tDavalı sigorta şirketi, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.<br>\tSigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nun 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2016/12563 Esas, 2019/6224 Karar sayılı ilamı) <br>\tSomut olayda, Mahkemece  davacıya eksik evrak bildirimi yapıldığına ilişkin sigorta cevabi yazısının tarihi olan 22/4/2021 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi yerinde bulunmuştur.  <br>\tBelirtilen nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin  yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılardan alınması gereken  6.831,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.123,25-TL'nin   mahsubu ile bakiye  1.707,75‬-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,\t<br>\t3-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\t4-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup ve tahsil, gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baedd0f2bbe2479b","SID":"bb91a7ed5804f80e"}}