{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1078 <br>KARAR NO: 2024/168<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2019/264 Esas 2021/123 Karar <br>DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı; tamamen kendisinin geliştirdiği \"...\" adlı yarışma program formatını 18.08.2010 tarihinde davalıya teklif ederek başvuru yaptığını, davalının yıllarca sessiz kaldıktan sonra kendisinin programına küçük ilaveler yaparak ... Yapım'a yaptırıldığı gerekçesiyle \"...\" adı altında 23.12.2015 tarihinde yayınlamaya başladığını, dava önce Bakırköy 2. FSH Hukuk Mahkemesinde programın eser niteliğinde olduğu doğrultusunda açtığı davada alınan bilirkişi raporlarında, programın eser niteliğinde olmadığı, ancak haksız rekabet hükümlerince korunabileceğinin vurgulandığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davalının, kendisinin yaptığı yapım teklifini uzun süre sonra ... Yapım'a yaptırarak 6102 sayılı TTK'nın 55/c bendindeki başkalarının iş ürününden yetkisiz yararlanma hükmünü ihlal ederek haksız rekabete neden olduğunu, olay nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek, programın ref'i ile tekrar yayına başlanmasının önlenmesine, yayınlanan bölümlerin imhasına, masrafı davalıdan alınarak hükmün ilanına, 60.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacının iddia ettiği formatın mevcut pek çok televizyon yapımında bulunabilecek nitelikte olması nedeniyle ayırt edici bir özellik arz etmediğini, telif  hukuku ile korunan eser olup, bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için ise hususiyet özelliğinin arandığını, bu şartın, fikri mahsulün diğer fikri ürünlerden ayırt edilebilmesini sağladığını, iddianın aksine müvekkilince yayınlanan \"...\" programı ile davacının program isimlerinde benzerlik bulunmadığını, programlar arasında içerik olarak benzerlik bulunmadığından tecavüzden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin kendi imkanları ile program hazırlamadığını, ... yapım'dan 3 pilot bölüm satın aldığını, bu bağlamda davacıya karşı hak ihlalinden söz edilemeyeceğini, davacıya karşı haksız, hukuka aykırı ve kişilik haklarını muhtel kılacak bir eylem sözkonusu olmadığından manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla, davacıya ait \"...\" adlı format ile \"...\" isimli program arasında özgünlük bakımından herhangi bir ayırt edici özellik bulunmadığı, genel anlamlı olması nedeni ile bir yenilik sunmadığı, diğer televizyon programlarıyla benzer formatlar içerdiği, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere davacının formatı ile \"...\" isimli programın içerik ve uygulama farklılığı olduğu, benzer yarışma programlarına göre özgün olmadığı ve aynı kategoride bulunmadığı, davacının haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı; \"...\" formatından oluşturduğu \"...\" adlı televizyon yarışma programını 18.08.2010 tarihinde davalıya teklif ettiğini, teklifine cevap vermeyen davalının 2015 yılında programı yayınladığını, Bakırköy 2. FSH Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarında programın eser olmadığı, ancak haksız rekabet hükümlerine göre koruma görmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalı tarafından yarışmanın Türkiye'nin ilk ve tek programı diye duyuru yapıldığını, bilirkişilerce yayınlanan programın, kendi programına ekleme veya çıkarma yapılarak oluşturulup oluşturulmadığı, ... Yapım'ın programın sahibi olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığını,davalı kurumca kendi programı üzerinden fikir hırsızlığı yapıldığını, bilirkişilerce kendi programının özgün olmadığı, yenilik arz etmediği belirtilmesine rağmen, benzer programların varlığının kanıtlanamadığını, davalının yayınladığı programın sadece futbol branşında olduğunu, ancak kendisinin sunduğu programın da bir futbol yarışma programı olduğunu, mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davalının yayınladığı \"...\" programının, kendisine ait \"...\" adlı yarışma program formatına küçük ilaveler yapılarak oluşturulduğu iddiasına dayalı olarak, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça; kendisinin geliştirdiği \"...\" adlı yarışma program formatının davalı tarafından kullanılarak \"...\" adı altında yayınlanmak suretiyle haksız rekabete neden olunduğu ileri sürülmüştür. Haksız rekabet, TTK'nın 54 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde \"bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması\" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek \"rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı haller TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 55/1-c maddesinde; “Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, özellikle; (1) Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, (2) Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği halde yararlanmak, (3) Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak,” haksız rekabet halleri arasında sayılmıştır.Söz konusu hükümde geçen iş ürünü; iş, faaliyet ve üretim açısından önem taşıyan, fikri mülkiyet haklarından sayılmayan ve belli bir fikri veya maddi çaba gerektiren teklif, hesap, plan gibi ürünleri kapsar. Herkesçe bilinen veya serbestçe arz edilebilen iş ürünlerinin, TTK'nın 55/1-c kapsamında olmadığı doktrinde ifade edilmektedir. Bentte sayılan iş ürünleri örnek kabilinden sayılmış olup, bunlar dışında kalan, fikri mülkiyet haklarından olmayan ve işletme açısından iş, faaliyet veya üretim için önem taşıyan tüm ürünler, iş ürünü teriminin kapsamına dahildir. Dolayısıyla fikri mülkiyet hakları kapsamında değerlendirilmeyen ve işletme açısından iş, faaliyet veya üretim kapsamında değerlendirilen her türlü ürün TTK'nın 55/1-c hükmündeki korumadan faydalanabilecektir.Yararlanma kavramı, ekonomik yarar elde etmeyi ve başkasının emeğiyle, hakkı olmadığı halde sonuç almayı ifade etmektedir. Bir kimse, kendisine tevdi edilen teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz olarak yararlanırsa, dürüst ve bozulmamış rekabeti engeller ve haksız rekabete sebebiyet verir (Haksız Rekabet Hukukunda Başkalarının İş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma Arş. Gör. M. Sadık Çapa). Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; davacının programının yenilik içermediği, ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, diğer televizyon yarışma programlarıyla benzer olduğu,sahibinin hususiyetlerini taşımadığı, eser ya da işleme eser olmadığı, davacının formatı ile davalının yayınladığı yarışma programı arasında benzerlikler bulunmasına rağmen, davacıya ait formatın detaylandırılmadığı, özgünlük bakımından ayırt edici özellik bulunmadığı, program akışının belirsiz olduğu, yarışma akışındaki farklılıklar, sorulan soru kategorilerinin uygulama şekillerinin cevap süreleri gibi içeriklerin bulunmadığı, stüdyo tasarımı ve benzer unsurların genel olarak anlatıldığı görülmekte olup, iki format arasında benzerlikler bulunmasına rağmen, içerik ve uygulama biçimi olarak birbirine benzerlik göstermediği, davalının yayınladığı programın sadece futbola özgü olduğu, davacının programının ise değişik spor branşlarında da uygulanabileceği, davacının teklifinde 9 adet çift kişilik masa grubu olmasına karşın davalının programında 6 adet tek kişilik masa grubu bulunduğu, davacı programının kaç haftada biteceği ile ilgili  sunumu bulunmazken, davalının programının 6 yarışmacı 3 haftada tüm yarışmacıların katılımı ile devam eden formatta gerçekleştiği, davacı 36 soru ile yarışmanın tamamını belirlerken, davalının 30 soru ile ilk aşamayı bitirdiği, davacının gönderdiği e-postada belirtilen takım amblemlerinin bulunacağı 18 kutulu pano, seyircinin yer alacağı 100 kişilik tribün, yarışmacı güncel puan ve averaj durumunu gösteren panonun davalının yayınladığı programda mevcut olmadığı, ayrıca sunucunun kıyafeti, soruların sorulma biçimi ve yarışmaya başlama şekli, puanlamanın numerik olarak değişikliği,sarı ve kırmızı kart uygulamaları farklılık göstermekte olup, benzerlikler bulunmasına rağmen programların içerik olarak farklı olduğu benzer yarışma programlarına göre özgün olmadığı ve aynı kategoride bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle, toplanan delillerle, davacıya ait program formatının yenilik ve özgünlük unsuru taşımadığı, ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı, diğer televizyon yarışma programlarıyla benzer formatta olduğu, programlar arasında içerik ve uygulama bakımından farklılık bulunduğu tespit edilmiş olmakla, TTK'nın 55/1-c maddesi kapsamında başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmadan söz edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık  görülmemiş,istinaf nedeni yerinde olmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09ce2f100c248528","SID":"85e419355889771c"}}