{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/739 Esas - 2024/60<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE  YETKİLİ                 ANKARA 13. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR<br><br>ESAS NO\t: 2023/739 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/60<br><br>HAKİM\t...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t:...<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 01/02/2024<br>.... Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, ...  sayılı ilamı sonrasında, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2014 tarihinde ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında davacıya kusur atfedilmiş ise de davacının olayda kusurunun bulunmadığını, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının %100 maluliyete uğradığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle oluşan maddi zararın karşılanması için yapılan yazılı başvuruya davalı sigorta şirketi tarafından talebini karşılayacak cevap verilmediğini belirterek 5.500,00 TL daimi maluliyet tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde özetle; 24/09/2014 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin kişi başı 268.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalısının kusursuz olduğunu, kusur yokluğundan başvurunun reddine, aksi takdirde kusur çelişkisinin giderilmesi yönünde kusur bilirkişisinden rapor alınmasını, kazazedenin 18 yaşının altında olması nedeniyle tazminat hesaplanmasına esas alınması gereken maluliyet oranının 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkındaki yönetmelik çerçevesinde hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE; <br>Dava haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce verilen hükmün davalı yan tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf davasını inceleyen ....  Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, .... sayılı ilamı ile \"...Davalı vekilinin kesin hükme yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; HMK'nın 114/1-i maddesinde; \"Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması\" dava şartı olarak düzenlenmiş olup, mahkemenin aynı alacağa ilişkin daha önce açılmış bir dava olması durumunda, bu davanın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağını, HMK hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gereklidir. <br>\tMaddi anlamda kesin hükmün koşulları 6100 sayılı HMK’nın 303/1. maddesinde; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>\tKesin hükümden söz edebilmek için ilk kararın mahkemece hükme bağlanması şart olmayıp, uyuşmazlık konusunda tarafların tahkim yoluna gitmeleri halinde, Hakem/Hakem Heyetlerince verilen esasa ilişkin kararların da usulünce kesinleşmesinden sonra, kesin hüküm oluşturacağından aynı uyuşmazlık konusunda yeniden dava açılmaz. Taraflarca aynı uyuşmazlık konusunda gerek dava yolu ile gerekse de tahkim yolu ile esastan karar verildiği ileri sürülerek, kesin hüküm itirazında bulunulmuş, yahut dosya kapsamında bu durum anlaşılmakta ise mahkemece \"kesin hüküm\" bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden, davanın esası hakkında karar verilmez.<br>\tSomut olayda, davacı 24/09/2014 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde sürekli iş görmezlik durumunda kaldığından bahisle sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, davalı cevap dilekçesinde aynı uyuşmazlık nedeniyle, davalının müvekkili aleyhine ... müracaat ettiğini ve Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 08/01/2021-....başvuru tarihli ve sayılı; ... tarihli ve sayılı kararı ile \"kusur yokluğu nedeniyle başvurunun esastan reddedildiğini, söz konusu kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturacağını savunmuş, mahkemece ....  uyuşmazlığa ilişkin evrakı, dosyaya kazandırılmasına rağmen kesin hükme yönelik davalının itirazları değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiştir. Gönderilen evrak içerisinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kesinleşip, kesinleşmediğine yönelik bir açıklama da yer almamaktadır.<br>Bu durumda mahkemece, öncelikle ..., taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı itiraz yoluna gidilip gidilmediği,  kararın kesinleşip kesinleşmediği hususu da sorularak, itiraz yoluna gidilmiş ise İtiraz Hakem Heyeti kararı da dosya içerisine kazandırılarak, ... tarafından verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmaksızın ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kesin hükme yönelik dava şartı ile uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-(4)-(6) maddesi, gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, öncelikle davalının kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürdüğü, hakem kararının kesinleşip kesinleşmediği hususu ... sorularak karara karşı itiraz yoluna gidilmiş ise İtiraz Hakem Heyeti kararı da dosyaya kazandırılarak, eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilerek, bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir....\" şeklindeki ilam ile karar kaldırılmakla dosya mahkememize iade edilmiştir.  <br>...'nun dosyası celp edilmiş incelenmesinde; ....  Karar sayılı ilamda, 24/09/2014 tarihinde meydana gelen ve ... plakalı aracın davacıya çarpması sonrasında ...'na yapılan başvuru sonrasında sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusursuz olması neticesinde talebin reddine karar verildiği, verilen karara karşı itiraz yoluna gidilmeksizin kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, eldeki davada davacı tarafından 24/09/2014 tarihinde meydana gelen ve davalı sigorta şirketince ZMM sigortalı olan ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonrasında daimi iş gücü tazminatının tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, oysaki açılan dava öncesinde davacı tarafından  5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime yapılan başvuru olduğu ve yapılan başvurunun reddine karar verildiği ve kararın da kesinleştiği anlaşıldığından eldeki davanın HMK 114/-i ve 115/2. Madde gereğince kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince reddine,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harcın 54,40 TL peşin harç, 897,00 TL ıslah harcının toplamı olan 951,40 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 523,80‬ TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacının işbu dava nedeniyle yaptığı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla karar tarihindeki AAÜT göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ....  Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024<br><br><br>Katip ...<br> e-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalı<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c96220ca26a2e82","SID":"aa551c978a8a6feb"}}