{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2031 <br>KARAR NO: 2024/54<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2016/1132 <br>KARAR NO: 2019/1624<br>DAVA TARİHİ: 18/11/2016<br>KARAR TARİHİ: 24/12/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı nezdinde ... nolu sağlık poliçesiyle sigortalı ... ve ... ... plakalı aracın asli kusurlu olarak neden olduğu kazada 19/03/2006 tarihinde yaralandıklarını, kaldırıldıkları hastanede tedavi gördüklerini, ... için toplam 56.808,42 TL tedavi masrafının müvekkili tarafından hastaneye ödendiğini, müvekkilinin bu ödeme ile 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi gereğince sigortalılarının haklarına halef olduğunu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesi uyarınca tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davalı Güvence Hesabının ise kazaya sebebiyet veren aracın trafik poliçesinin bulunmaması nedeniyle davaya dahil edildiğini ve SGK tarafından karşılanmayan zararlardan olay tarihi itibariyle geçerli tedavi limiti ile sınırlı olarak Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, söz konusu bedellerin talep edilmesine rağmen ödenmediği için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalılar hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalıların itiraz sonucu takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı SGK vekili dava dilekçesinde özetle; İş mahkemesinin görevli olduğunu, kuruma yönelik talep hakkının özel sağlık sigortası veya ZMM sigorta poliçesine dayalı olarak sigorta şirtelerine halefiyet yoluyla geçmesinin mümkün olmadığını, 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59. Maddesinin ve yeniden düzenlenen 2918 sayılı yasanın 98. Maddesinin trafik kazalarında yararlananların sağlık hizmetlerinin SGK tarafından karşılanacağının belirtildiği, müvekkili tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini, davacının ödediği tazminatların isteğe bağlı sigota kapsamında ödendiğini, bu sigortaların kapsamında ödenen meblağların davalı kurumdan talep edilmesinin mümkün olmadığını ayrıca kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; özel sağlık sigortalarının yaptığı ödemelerinden doğan rücu talepleri yönünden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, dava açmadan önce davalı kuruluşa başvurulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, aracın geçerli bir sigorta poliçesinin olup olmadığının ve taraflaın kusurlarının incelenmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin 6111 sayılı yasa kapsamında SGK tarafından karşılanacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"...toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyası, Sağlık Sigorta Sözleşmesi, sertifikalar, poliçe, hasar dosyası, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, tedavi evrakları, faturalar, ödeme dekontu ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu alınan kök ve ek bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç ile davacının, dava dışı sigortalılarının içinde bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sigortalılarının içinde bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, davacıya Sağlık Sigortası ile sigortalı bulunan, dava dışı ... ve ...'in bu kazada yaralandığı, davacının Sağlık Poliçeleri kapsamında, tedavi giderleri karşılığında, dava dışı hastaneye ... için 35.239,00-TL. ve ... için 16.663,70-TL. olmak üzere yaptığı toplam, 56.808,42-TL. tedavi gideri ödemesi yaptığı, yapılan ödemeye ilişkin harcamaların, yatarak tedavi kapsamında, belgeli ve düzenlenen poliçe ve şartlarına uygun olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle, 6102 sayılı TTK. 1472 (6762 sayılı TTK. 1301.madde) uyarınca halefiyet hakkına istinaden, yapılan ödemeyi davalı SGK'ya rücu edebileceği,  davaya konu giderlerin tamamı faturalandırılmış olduğundan, 2918 sayılı Kanunun 98. Maddesi uyarınca, davalı Güvence Hesabının sorumluluğuna gidilecek bir miktar olmadığı...\" gerekçesiyle; davalı SGK yönünden davanın kabulüne, davalı Güvence Hesabı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı SGK vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun SUT hükümleri esas alınmaksızın tedavi giderlerinden sorumlu olduğu yönünde tespit ve değerlendirme içeren bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda herhangi bir faiz hesaplaması yapılmaksızın davacı şirketin takip tarihi itibariyle 255,64 TL faiz alacağı bulunduğu yönünde tespit yapılmış ise de faizin denetlenebilir olmadığını, davacı şirketin rücu hakkı bulunmadığını, trafik kazaları sonucu tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderlerinin müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılandığını ancak, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE  İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, trafik kazası nedeniyle davacı şirket tarafından bireysel sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin, 6111 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan ve kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS poliçesi olmadığından Güvence Hesabından tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı tarafından, davalılar hakkında, tedavi giderlerinden kaynaklanan 56.808,42 TL asıl alacak, 255,64 TL (22/09/2016 tarihinden itibaren) işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.064,06 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle 13/10/2016 tarihinde başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliği üzerine davalılar tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler Y. Makine Müh. İTÜ Makine Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. ... Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Aktüerya Hesap Uzmanı SUT-Tedavi Giderleri Değerlendirme Uzmanı Dr. ... ve Sigorta Hukukçusu Sigorta Tahkum Hakemi ... tarafından hazırlanan 25/02/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu olayda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya sigortalı yolcuların bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsü ... olayda kusurunun olmadığı, davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...'e 01/01/2006-2007 vadeli ... nolu sağlık poliçesi düzenlendiği, poliçede yatarak tedavinin limitsiz olduğu, trafik kazası ile bağlantılı dava konusu harcamanın poliçe vadesi içinde gerçekleştiği, davacı şirketin sunduğu ödeme talimatları ve ödeme makbuzları ile tedavi giderlerinin ... Hastanesi-Kadıköy'e ödendiği, davacının yasal halefiyet hakkı kazandığı, davacı sigorta şirketi tarafından her iki sigortalısı için yapılan tedavi giderinin toplam 56.808,42 TL olup tümünün belgeli gider olarak davalı SGK Başkanlığından talep edilebileceği, tedavi giderinden sorumluluğun SGK'ya devredilmiş olması nedeniyle kazaya kusuru ile sebebiyet veren  ... plakalı aracın trafik poliçesi bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabına dava yöneltilmiş ise de davalı Güvence Hesabının talep edilen tazminattan KTK 98/2 md. gereğince sorumluluğunun kalmayacağı, ...'e yapılan tetkik ve tedavinin SUT'a göre toplam ücretinin 2.854,44 TL olduğu, ...'e yapılan tetkik ve tedavinin SUT'a göre toplam ücretin 6.563,90 TL olduğu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere SGK Başkanlığının sorumluluğunun yasal mevzuat gereği SUT kısıtlamasına dahil olamayacağı, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında 56.808,42 TL asıl alacak ve 255,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.064,06 TL talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapora karşı davalı SGK vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/10/2019 tarihli ek raporda özetle; davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkının kök raporda detaylı olarak açıklandığı, davalı tarafın itirazlarının yasal mevzuatın uygulanmasına ilişkin hukuki nitelikte olması nedeniyle takdirin Mahkemeye ait olması kaydıyla kök rapordaki sigorta hukukçusu bilikişi görüşlerinin korunduğu ve davacının 56.808,42 TL asıl alacak ve 255,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.064,06 TL alacağının olduğu, hekim bilirkişinin ise davalının sorumluluğunda SUT hükümlerinin uygulanacağı görüşünde olması sebebiyle bu durumda ...'in SUT'a göre tedavi gideri 6.563,90 TL, ...'in SUT'a göre tedavi gideri 2.854,44 TL ve işlemiş faiz 44,12 TL hesap edilmekle icra takibine konu toplam alacak miktarının 9.462,46 TL olarak hesaplandığı, 19/03/2006 tarihli kazada yaralanan  ... ve ...'e davacı tarafından düzenlenen sağlık poliçesi kapsamından yapılan tedavilerle ilgili olarak sunulan Acıbadem Hastanesi tarafından düzenlenmiş faturaların incelenmesinde davaya konu kaza sebebiyle olan yaralanmanın tedavisine uygun işlemleri içerdiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.  25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinin değiştirilerek \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır...\" halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E. 2016/1779 K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan \"...SUT hükümleri doğrultusunda...\" ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin \"Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri\" başlıklı dördüncü maddesi \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir.\" şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında; \"25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; \"Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur...\" açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nin 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları). Yukarıda yapılan açıklamalar gereği 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedellerinin SUT kapsamında bir ayrıma gidilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, somut olayda dava konusu tedavi giderlerinin trafik kazasından kaynaklanan belgeli giderler olduğu, tedavi giderlerinin meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu dosya kapsamında yer alan kayıtlar ve bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, davalı SGK'nın söz konusu bedellerden sorumlu olmadığı/SUT kapsamında sorumlu olduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle tedavi giderlerinin sağlık sigorta poliçesi kapsamında, davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle, söz konusu giderlerden Yasa gereği sorumlu olan davalı SGK'ya rücu hakkının olduğu açıktır. Davacı tarafından icra takibi başlatılmadan önce 26/07/2016 tarihinde SGK'ya başvuruda bulunularak, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı belirtilmiştir. 60 günlük süre 25/09/2016 tarihinde dolduğundan, takip tarihine kadar işlemiş faiz; 56.808,42 TL X 9 (yasal)  X 19 (gün)  / 36500 = 266,14 TL'dir. Davacı ise takip talebinde 255.64 TL faiz talep ettiğinden faiz yönünden de kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfe59c4b230470b1","SID":"704d0829a44b8bd1"}}