{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1072 <br>KARAR NO: 2024/125<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>NUMARASI: 2020/517 Esas - 2021/221 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; yaş sebze ve meyve ticareti yapmakta olan müvekkilinin davalıya bir takım tüketim ürünleri sattığını, bu alışveriş sonucunda davalının 12.642,42-TL cari hesap borcu bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddialar gerçeğe aykırı olup ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafça icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de; Bakırköy İcra Dairesinde başlatılan takibe davalı tarafça Küçükçekmece İcra Daireleri yetkili denilerek itiraz edildiği ve davacı tarafça yetki itirazı kabul edilip, dosyanın Küçükçekmece İcra Dairesi'ne gönderildiği, daha sonra davalının bu ödeme emrine de İstanbul İcra Dairesi yetkili diyerek itiraz ettiği, davalı tarafça Küçükçekmece icra dairesi yetkili olduğu beyan edilerek itiraz yapılmış olup, bu hususta seçimlik yetki davacı tarafa geçtiğinden, davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazların reddine karar verildiği; davacının, takibe konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğine ilişkin ispat vasıtası getiremediği, taraflarca yapılan BA ve BS bildirimlerinde de dava konusu fatura yönünden BA bildiriminin bulunmadığı, bunun dışında kalan faturalar yönünden BA ve BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, dava konusu fatura yönünden davacının mal teslimini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkiline ait ticari defterlerin hazır edilmesine rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini, bu nedenle müvekkilinin ticari defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerektiğini, davalının süresinde faturaya itiraz etmemesi nedeniyle ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, faturaların müvekkilince BS formuyla beyan edilmesine karşın davalının BA formlarında eksik fatura sunduğunu, sebze meyve halinde önce mallar teslim edilip sonra fatura düzenlendiğini, bu nedenle sevk irsaliyesi veya teslime ilişkin bir belge düzenlenmediğini, bu durumun ticari teamül haline geldiğini, bu durumun tespiti halinde iddialarının ispatlanacağını, ayrıca yüklemeyi yapan hamalların tanık olarak beyanlarının alınması gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafça ticari satım nedeniyle oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla dayanak icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, mahkemece verilen ara karar doğrultusunda davacı tarafa ait ticari defterlerin ibraz edildiği, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olmakla sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 12.509,32-TL alacaklı olduğu, alacağın dayanağı davacının düzenlemiş olduğu 17.11.2018 tarihli 12.509,32-TL tutarlı fatura olup, fatura ile fatura konusu malların teslimine dair bir belge bulunmadığı, 2018 yılı itibariyle davacı tarafça 57 adet belge karşılığı KDV hariç 37.138-TL'lik BS bildiriminde bulunmasına karşılık davalı tarafça 2018 yılında 56 adet belge karşılığı KDV hariç 25.157-TL BA bildirimi yapıldığı, taraflar arasındaki BS ve BA farkından bildirim yapılmayan tutarın 1 adet belgeye dayalı 11.981-TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 222 (1) maddesi hükmü gereği, \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\" Mahkemece HMK'nın 222. maddesi hükümleri doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacının  ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Davacının delil niteliğinde bulunan ticari defterlerinde  alacağın dayanağı faturanın da kayıtlı olduğu, davacının bu fatura tutarı olan 12.509,32-TL tutarında alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda davaya konu alacağın varlığının kısmen ispatlandığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer yandan alacak likit olup davalı da itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen kısım bakımından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2021 Tarih 2020/517 Esas - 2021/221Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, Davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 12.509,32-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 2.501,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 854,51-TL nispi karar ve ilam harcından 152,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 701,81‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 207,10-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 870-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 860-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 12.509,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan  133,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-14 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.306-TL'sinin  davalıdan, 14-TL'sinin davacıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacı mirasçılarına ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 66,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"827389228fed487e","SID":"38d73be034702b61"}}