{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1414 <br>KARAR NO: 2023/1821<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/03/2021<br>NUMARASI: 2019/593 Esas - 2021/283 Karar<br>DAVA: Alacak (Haksız kesinti nedeniyle)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili,  davalı bankanın eski ticari kredi müşterisi olduklarını, kredi sözleşmesinin Kasım 2019'da son bulduğunu, şirketin Tokat şubesindeki ... nolu hesabından kredi anlaşmasına dayalı olarak \"Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti\" adı altında 20.08.2019 tarihinde 14.953,20-TL ile buna bağlı olarak 747,66-TL BSMV, 12.11.2019 tarihinde 20.000-TL ile buna bağlı olarak 1.000-TL BSMV kestiğini, toplam 36.700,86-TL'nin haksız olarak kesildiğini, bu tarz ücretlerin genel işlem koşulu nedeniyle hiç yazılmamış sayılmasının gerektiğini ileri sürerek 15.700,86-TL'nin 20.08.2019, 21.000-TL'nin 12.11.2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili, Kasım 2019 da sözleşmenin sona erdiği iddiasının doğru olmadığını, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile Ticari Müşteri sözleşmesinin hala varlığını koruduğunu,  bankanın verdiği hizmetten dolayı ücret talep etme hakkının olduğunu, davacının iadesini istediği kredi komisyon tutarlarının ücret olduğunu,ücretin kredi sözleşmesinin asli unsuru olup genel işlem koşulu sayılamayacağını, davacının imzası olan kredi talep formunda komisyon oranlarının yazılı olduğunu, bundan haberdar olmamasının mümkün olmadığını,  bankanın yaptığı masraflara ilişkin ücretlerini serbestçe belirleme yetkisinin olduğunu, davacının imzaladığı sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen haksız kesinti iddiasının hukuka aykırı olduğunu, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 9. Sayfasında yer alan \"Ticari Kredi Ücret, Komisyon ve Masraf Tablosu\" uyarınca yenilenen her kredi teklifi çerçevesinde 250.000-TL ve üzeri için devresel olarak asgari 2.000-TL ve standart 5.000-TL kredi teklif değerlendirme ücreti alınabileceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin 07.04.2017 tarihinde imzalandığını ve ücretlerin hesabından çekilmesini kabul ettiğini, bankalar tarafından yasal zorunluluk kapsamında tahsil edilen ve devlete ödenen BSMV'nin iadesinin istenemeyeceğini  savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasında ticari genel kredi ve teminat sözleşmesinin düzenlendiği,  sözleşmenin 6.1  ve 6.2. maddeleri uyarınca kullandırılacak kredilerden masraf ve ücret alınabileceğinin kararlaştırıldığını, bankanın sözleşme ekinde ticari kredi ücret, komisyon, ve masraf tablosuna göre kredi teklif ve değerlendirme ücreti alınabileceği, bunun müşteriye yapılan kredi teklif ve limit çalışması için bankanın yarattığı maliyet olduğu, davalı bankanın davacıya kullandırdığı 3 adet toplam 1.201.302,90-TL taksitli nakit kredi nedeniyle 34.953,20-TL (BSMV hariç) kredi teklif ve değerlendirme ücreti tahsil ettiği, sözleşme ekindeki ticari kredi ücret, komisyon ve masraf tablosuna göre 100.000 - 250.000 arası maksimum 3.000-TL, 250.000-TL üstü için 5.000-TL ücret alınabileceği, buna göre toplam 11.000-TL ücret alınabileceğinden bu miktar için davanın reddi ile davanın kısmen kabulüne, 23.953,20-TL'nin 20.08.2019 tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; Yargıtay uygulamasına göre 6098 sayılı kanun yürürlüğe girmesinden sonraki sözleşmelerde ticari olsun, olmasın dava konusu ücret alacağına ilişkin maddelerin genel işlem koşulu sayıldığını, sözleşmenin 17.04.2017 tarihinde imzalandığını, davalı bankanın 08.08.2019 ve 11.11.2019 tarihinde talep olmadan kredi teklifleri açarak kendisini borçlu çıkardıklarını bunun işlemin kötü niyetli olduğunu, sırf ücret kesmek için birer saniye ara ile kredi teklifi açılıp kapandığının bankanın gönderdiği belge ile sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı vekili; bilirkişinin hukuki değerlendirme yaptığını, ticari kredi ücret komisyon ve masraf tablosunun yenilenen her kredi teklifi çerçevesinde kredi ve teklif değerlendirme ücreti alınabileceğini, yenileme olmaksızın yapılan hesaplamada bu tablonun baz alınamayacağını, davalı tacir olması nedeniyle yaptığı masraflara ilişkin ücreti serbestçe belirleyebileceğini ve sözleşme hükümleri doğrultusunda arttırabileceğini, bunun yasal mevzuata uygun olduğunu, tacirin ücretin aşırı olması halinde indirilmesini isteyemeyeceğini, tahsil edilen ücretin ticari kredi açılış komisyonu değil kredi teklif ve değerlendirme ücreti olduğu, müşterinin kullandığı kredi adedi ve cari açık kredi riskine bağlı olmadığını, bu ücretin müşterinin tahsis edilen mevcut toplam limiti üzerinden belirlenen azami sınırdan olmak üzere devresel olarak da müşteriden tahsil edilebildiğini, müşterilere tahsis edilen toplam ticari kredi limiti üzerinden hesaplanan kredi teklif ve değerlendirme ücretinin sınırları ve tahsilat sıklığının GKS'de düzenlendiğini, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, banka tarafından davacı hesabından kesinti yapılarak tahsil edilen kredi teklif ve değerlendirme ücreti bedellerinin iadesi talebine  ilişkindir.Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB na bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları İnternet sitelerinde yayımlar. Bu durumda ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran veya tutar bulunmaması halinde ise, tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bankanın bankacılık işlemleri kapsamında verdiği hizmetler için masraf talep edebileceği gözetilerek  ,yapılan masraflara ilişkin sözleşme hükmü genel işlem koşulları denetimine tabi tutularak hükümsüz sayılması mümkün görülmemiştir. Davalı tarafça dava konusu kredi teklif ve değerlendirme ücretinin, ticari kredi açılış komisyonu olmayıp müşterinin kullandığı kredi adedi ve cari açık kredi riskine bağlı olmadığı; genel kredi ve teminat  sözleşmesinde  yer alan ticari komisyon ekinde olduğu bildirilen  tahsil edilen kredi tahsis ve değerlendirme ücreti müşteriye yapılan kredi teklifi ve limit çalışması için müvekkil bankanın yarattığı maliyet olduğu, bu ücretin ayrıca müşterinin tahsis edilen mevcut toplam limiti üzerinden azami sınırdan olmak üzere devresel olarak da müşteriden tahsil edilebileceği, müşteriye tahsis edilen toplam ticari kredi limiti üzerinden hesaplanan kredi teklif ve değerlendirme ücretinin sınırları ve tahsilat sıklığının sözleşmede  belirtildiği bildirilmiştir. Genel kredi  ve Teminat sözleşmesi 6.1 maddesi uyarınca \"bankanın bu sözleşmeye dayanarak açtığı veya açacağı her türlü nakdi ve gayrinakdi krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara tarafların mutabakatı ile belirlenmiş olan ve kredi kullanım talimatında taraflarca mutabık kalınarak imzalanacak ayrı bir listede yahut belirtilen şekilde ayrı bir mutabakat mevcut değil ise işbu sözleşme ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda/ tutarlarda komisyon uygulanacağını, komisyonların hangi şekilde belirlendiklerine bakılmaksızın, iş bu sözleşmede belirtilen azami komisyon hadlerine kadar, banka tarafından faiz maliyetindeki değişimler dikkate alınarak arttırılabileceğini taraflar kabul ve beyan ederler\" hükmü mevcut olup ticari kredi ücret ve komisyon masraf tablosunun bulunduğu, davalının cevap dilekçesinde davalı ile yapılan 07.04.2017 tarihli Genel kredi ve teminat sözleşmesine ve masraf tablosuna dayanmış ise de ,yapılan kesintilerin bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere ait olmadığı belirlenmiştir. Bankanın anılan tebliğler uyarınca  bankacılık işlemi nedeniyle masraf talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak hukukilik denetiminin  yapılması gerekmektedir. Öncelikle dava konusu ücretin kullanılan krediler ile ilgili olmadığı bildirildiğinden yapıldığı ileri sürülen teklif ve limit çalışmalarına ilişkin    belgelerin ve yenilenen kredi teklif ve değerlendirmelerin  dosyaya sunulmadığı, bunların davacı talebi ve bilgisi dahilinde hazırlandığına ilişkin  bir iddianın da olmadığı görülmüştür.  Davacı talebi olmadan   bankanın kendi inisiyatifi ile hazırlayacağı kredi teklif ve limit çalışması maliyetinin,  esasen  bankacılık hizmeti  niteliğinde  olması ve talep edilmeyip  kullanılmayan kredi için yapılan çalışmaya  kendisinin katlanmasının  gerektiği  , ayrıca  tahsis edilen toplam ticari kredi  limiti  üzerinden bankanın hizmet vermeksizin   devresel olarak  kredi teklif ve değerlendirme ücreti  almasının  yasal dayanağının  olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen kredi teklif ve değerlendirme ücretinin  kullandırılmış olan  kredilerden kaynaklanmadığı  bildirilmesine  rağmen mahkemece  bilirkişi tarafından kullandırılmayan krediler üzerinden komisyon masraf tablosuna dayanılarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm verilmesi yerinde bulunmamıştır. Anlatıldığı üzere; davalı vekili yapılan kesintilerin kredi tahsis komisyonu olmadığını açıkça kabul etmektedir.Davacının 2017 yılında imzaladığı sözleşmenin bu hakkı  bankaya verdiğini ileri sürmekte ise de ,dayandığı sözleşme vermediği  hizmetin masrafını  talep etme hakkı vermemektedir.Davalı banka ,kredi talebi halinde bu talebin değerlendirilmesi noktasında davacıya hizmet verdiği ,hizmet karşılığı ücret talep edebileceği kabul edilse de ,kredi kullandırım talebi olmadan kredi tahsis çalışması yaptığı,bu sebeple masrafa katlandığı kabul edilemeyeceğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni  yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Elde ki davada talebin kredi  talebi olmadan bankanın kredi çalışması yaptım diyerek yaptığı kesintinin iadesine ilişkin olup  davalının dayanaksız tahsilatının iadesi gerektiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi  gerekirken bir kısım  kredi tekliflerinden ücret alınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi  yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülerek kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 Tarih 2019/593 Esas 2021/283 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kabulüne; 36.700,86-TL'nin (15.700,86-TL'sine 20/08/2019, 21.000-TL'sine 12/11/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek  davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 2.507,03-TL harcından peşin yatırılan 626,76-TL harcın mahsubu ile kalan 1.880,27‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 671,16-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 900-TL bilirkişi ücreti ve 73-TL posta masrafı olmak üzere toplam 973-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Davalıdan alınması gereken 2.507,03-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 410-TL harcın mahsubu ile kalan 2.097,03‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 23,63-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ffb2b8ce28fe862","SID":"7ac4e3375fc473db"}}