{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2104 <br>KARAR NO: 2024/25<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/749<br>KARAR NO: 2023/393<br>KARAR TARİHİ: 03/05/2023<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun hizmet kusuru neticesinde 24.02.2019 tarihinde meydana gelen su basması nedeniyle davacı ... A.Ş. nezdinde 11.02.2019 - 2020 vadeli ... numaralı İşyerim Paket Sigortası Poliçesi ile sigortalı .... Tic. Ltd. Şti.'nin işyeri ve emtialarının zarar görmüş olduğunu, bu hasarlardan dolayı sigortalıya 19.04.2019 tarihinde toplam 251.495,99 TL tazminat ödendiğini, davacı şirkete yapılan hasar ihbarı neticesinde alınan eksper raporunda zararın 24.02.2019 tarihinde ...'ye ait .. Caddesi üzerindeki rögarların tıkanmasından kaynaklandığını, altyapı yetersizliği nedeniyle ... Genel Müdürlüğü'nün zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, Avcılar Belediyesi memurları tarafından, ...'yi olaya müdahale için aradıklarını ancak yeterli araçları bulunmadığı gerekçesiyle gelmediklerini, ... Genel Müdürlüğünün, kendisine yüklenilen görevleri yerine getirmemesi veya aksatmasından dolayı sigortalının zarara uğramasına neden olması nedeniyle kusurlu olduğunu, hasar tazminatını ödeyen davacı şirketin TTK 1472.maddesi ve sigortalının temlik beyanına göre sigortalının haklarına halef olduğunu, buna dayanarak davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminat bedeli olan toplam 251.495,99 TL tazminatın ödeme tarihi olan 19.04.2019'dan itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerdeki 300 mm çapındaki atık su hattının işletmesinde bir problem bulunmadığını, 24.02.2019 tarihinde 15:26'da ... tarafından kanal arızası ihbarı yapıldığını ve 25.02.2019 tarihinde 00:42'de kanal açma ekibinin belirtilen adrese gittiğini ve mevcut kanaldaki arızanın giderildiğini, 24.02.2019 tarihinde havanın yağışlı olduğunu, belirtilen adreste 300 mm çapında atık su kanalı mevcut olduğunu, parsel bacasında yağışlı havalarda geri tepmeyi önleyecek çek valf vb. önlemin alınmadığını, yağışsız havalarda normal çalışan atık su kanalınca herhangi bir geri tepme su taşması olmadığını, dava konusu yerdeki atık su kanalının çapının yeterli olduğunu ancak bölgede bulunan yağmur suyu kanallarının yetersiz olması nedeniyle yağışlı havalarda geri tepmeler oluştuğunu, dava konusu yapının yapı ruhsatı ve iskanının bulunmadığını ve bu nitelikteki bir bina için poliçeyi imzalamasının tacir olan davacı sigorta şirketinin rizikoyu kabullenmiş olduğunu ve basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, parseldeki ana baca ile atık su hattı arasındaki bağlantının mal sahibine ait olduğunu bu nedenle davacının binasının kanal bağlantısının Atık Suların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hasar gören yerin projesinde iş yeri olarak mı yoksa sığınak vb. bir alan olarak mı görüldüğünün araştırılması gerektiğini, bodrum katın atık suyunun kanal seviyesinde aşağıda olup olmadığının ve pompaj sistemi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savunmakla davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davalı ...'nin somut olayd yağmur sularının ve rögarlardan taşan suyun dava dışı sigortalının iş yerine girmesi ve bu suretle sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarlardan hükme esas alınan 08/09/2022 tarihili bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, bilirkişi kurulu tarafından bina, demirbaş, emtia ve temizilik zararı kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen maddi tazminatın davalının kusuru oranında olmak üzere toplam 48.784,03 TL'sinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Bina maliklerine, müteahhide ve olay tarihinde geçerli mevzuata göre ruhsat onayı verilen belediyeye kusur verilmesinin yerinde olmadığı,binanın yapı ruhsatı ve onaylı mimari projesinin bulunduğu, tek kusurlu tarafın davalı ... olduğu ve yapılan zarar miktarı hesaplamasını kabul etmedikleri belirtilmiştir. 2-Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davalının sorumluluğunun bulunmadığı, her yapılan yapının hatasından kaynaklı olarak kurumun sorumlu tutulamayacağı, binanın projesinin onaylı olması binanın bu projeye uygun olduğu anlamına gelmediği belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında 11/02/2019-11/02/2020 dönemlerini kapsayacak şekilde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 24.02.2019 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 19.04.2018 tarihinde 251.495,99 TL ödeme yapıldığı, poliçenin 4. Sayfasında palet şartı başlıklı maddede sigortalı emtiaların en az 12 cm yükseklikteki paletler düzeyinde muhafazasının zorunlu olduğu, belirtilen şekilde muhafaza edilmeme sonucu meydana gelen dahili su hasarlarında emtia sigorta bedelinin %2'si tenzili muafiyet ödenecek tazminattan tenzil edileceği belirtilmiştir.Ekspertiz raporunda; hasarın 24.02.2019 pazar günü saat 18:00 civarı, ...'nin atık su hattının tıkanması nedeniyle meydana geldiği ve bodrum kat zemin kattan oluşan sigortalı halı mağazasının bodrum katını su bastığı, suyun palet seviyesi üzerine çıkmasıyla halıların zarar gördüğü, ıslanan halılar ile ile ilgili hasar anına ait fotoğrafların temin edildiği, hasarın poliçe vadesi içinde gerçekleştiği, görünüm ve saptamalar itibarıyla ibraz edilen beyan ve belgelerdeki tarih ve şekilde uyduğu, incelenen poliçede palet şartı klozu bulunduğu ve işletmedeki emtianın paletler üzerinde olduğu anlaşılarak palet şartının sağlandığı, bina hasarı 12.970,00 TL, demirbaş hasarı 6.210,00 TL, emtia hasarı 225.315,99 TL ve temizlik kasaları 7.000,00 TL olmak üzere toplam ödenebilir hasar bedelinin 251.495,99 TL olduğu belirtilmiştir.24.02.2019 tarihli ''rapor'' başlıklı yazıda 24.02.2019 tarihinde nöbet esnasında saat 19:30 sıralarından zabıta merkezine gelen şikayet üzerine ekiplerle Avcılar ilçesinde bulunan ... faaliyetinde bulunan iş yerine gidildiği ve ... yeraltı atık su kanalından işyeri bodrumunun pis sularla dolduğu, kişilerin mağdur olduklarının görüldüğü ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla ...'nin arandığı, ancak İskinin yeterli araçları olmadıkları ve bu nedenle özel vidanjör tutularak yardımcı olunduğu konusunda zabıta memurlarınca belge düzenlenmiştir. İ.T.Ü. Makine Fakültesi Prof. Dr. ..., İTÜ Mimarlık Fakültesi Doç Dr. ... ve Sigorta Hukuku Uzmanı ... tarafından düzenlenen 09.08.2022 tarihli kök raporda özetle; olay yeri fotoğrafları incelendiğinde hasarın oluştuğu bodrum katta binanın ... Caddesi cephesinde çıkan bir merdivenle doğrudan bir girişinin bulunduğu, dava dosyasında Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından sunulan yapı ruhsatı ve onaylı mimari proje incelendiğinde birbiriyle uyumlu olduğu, binanın projedeki görünümü ile sokak fotoğraflarında görülen halinin uyumlu olduğu ve ... Caddesinden bodrum katta ulaşımı sağlayan dış merdivenin projede görüldüğü, bodrum toplam yüzölçümünün 260 m2 olduğu, dava konusu yerin bulunduğu binanın 1974 yılında yapı ruhsatı alarak inşa edilmiş bir bina olduğu ve bu haliyle binanın tasarımı ve yapımının o tarihte geçerli olan İmar mevzuatına göre belirlendiği, ancak yapım tarihinden bağımsız olarak binaların çevresel etmenler düşünülerek tasarlanarak yapılmasının, yapıldığı tarihten bağımsız olarak her zaman geçerli olan bir unsur olduğu, dava konusu hasarın meydana geldiği binanın hem mimari projesinde hem de sokak fotoğraflarında caddeden bodrum kata doğrudan ulaşımı sağlayan dış merdivenin bulunduğunun görüldüğü, hem projede hem de fotoğraflarda söz konusu zemin suyunun bodrum katına girişini engelleyecek bir önlem düşünülmediği ve merdivenin kaldırım kotunda olduğu, bu haliyle de kaldırımda yükselen bir suyun bodrum kata dolacağının fark edilebilecek bir eksiklik olduğu, günümüzde geçerli İmar yönetmeliğinin ''bodrumlar'' başlıklı 18. maddesinin 4 numaralı fıkrasında da bodrum katının tamamen kaldırım üzerinde kalan fazla meyilli yollar dışında yapılacak ön bahçesiz binalarda yol cephesinde bodrum girişi yapılamayacağının belirtildiği,ekspertiz raporunda belirtilen demirbaş hasarına ilişkin yapılan değerlendirmede hasarın dava konusu olay sonucunda oluşmuş olabileceğinin değerlendirildiği ancak emtia (halı) ilişkin yapılan incelemede ise heyette halı konusunda uzman bir bilirkişi bulunmadığından hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilerek tüm bu sebeplerle kusur durumu incelendiğinde;  hasara konu işbu kıymetlerin sovtaj değerinin 200,000,00 TL eksik sigorta bedelinin 101,228,93 TL ve nihai hasar tutarının 225.315,99 TL olduğunun kabulü halinde Toplam (Bina Hasarı için 5.394,16 TL+Demirbaş Hasarı için 6.210,00 TL+Emtia Hasarı için 225.315,99 TL+7.000,00 TL’lik Temizlik hasar bedeli) ile birlikte 243,920,15 TL den davalı ...’nin ise %20 oranında sorumluluk payının 48,784,03 TL olabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda ise; kök rapordaki görüşün korunduğu ifade edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup, davacı ile davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2. maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde \"İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek\", b bendinde \"Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek\", d bendinde ise \"Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak\" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Söz konusu olayda patlayan ve hasara sebebiyet veren boru, davalının sorumluluğunda olan ve maddede açıklanan \"imal olunan şey\" kavramına dahildir, davalı ise bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2031 Esas, 2019/10321 Karar sayılı ve 2018/5489 Esas, 2020/3698 Karar ilamları). Dosya kapsamına göre, tarafların sorumluluklarının belirlenebilmesi için öncelikle dava dışı sigortalının oluştuğu iddia olunan hasar miktarının tespit edilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere kök bilirkişi heyet raporunda emtia hasarı yönünden heyette halı konusunda uzman bir bilirkişi bulunmadığı belirtilerek hasara ilişkin hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle öncelikle halı konusunda uzman bilirkişinin uyuşmazlığa konu 24.02.2019 tarihinde meydana gelen su basması neticesinde oluştuğu iddia edilen emtia hasar bedelinin dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ışığında incelenerek, kadri maruf olup/olmadığı konusunda tespitlerini içerir rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bilindiği üzere, tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. (818 Sayılı BK 43-44 mad.) maddelerinde düzenlenmiştir.Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş ya da zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecektir.Somut davada, davalıların ve dava dışı sigortalının meydana gelen ve tazmini talep edilen hasarda sorumlulukları bulunup/bulunmadığının yukarıda belirtilen yasanın amir hükümleri ve dosyada yer alan tespitler ışığında değerlendirilerek açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu yönüyle mimar, emtia (halı konusunda uzman) ve sigorta bilirkişisinden oluşan yeni bilirkişi heyeti marifetiyle denetime elverişli rapor oluşturulmalı ve varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle dairemizce, taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nin 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ...'nin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2020/749 Esas, 2023/393 Karar sayılı ve 03/05/2023 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı ... tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacı ve davalı ...'ye İADESİNE, 5-Davacı ve davalı ...'nin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4f8b5b1d7739e7f","SID":"86c809b9300a4135"}}