{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>23. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/100 <br>KARAR NO\t\t: 2024/136<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/890 Esas  2023/825 Karar<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ORTACA 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/286 Esas 2023/181 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ile Ortaca 1.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: <br>Davacı, Ortaca Dalyan'da yeni bir restoran açacağından restoran iç dizaynı ve teknik eksiklerinin 30/04/2023 tarihine kadar yapılması için davalı ile iş sözleşmesi düzenlediklerini, ancak taahhüt edilen işler zamanında tamamlanmadığı için zarara uğradığını ileri sürerek iş bedeli olarak verilen çekin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, yapılan işteki ayıpların tespiti ile bedelinin tahsiline, uğradığı zararlara karşılık maddi tazminat ile sözleşme gereğince kararlaştırılan cezai şart ve manevi zararının tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARARLAR:<br>Davanın ilk açıldığı Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; HSK'nun 07/07/2021 tarihli kararı ile Muğla ilinde Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçtiği, davaya ticaret mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. <br>Dosyanın gönderildiği Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince; vergi dairesi, Ticaret sicil ve esnaf ve sanatkarlar odasından gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.  <br>GEREKÇE:<br>Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.<br>Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.\" düzenlemesi getirilmiştir.<br>TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar  Meslek Kuruluşları Kanununun  3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.<br>19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.<br>Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise  ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.<br>Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.<br>Somut olayda, davacının ticaret sicilde kaydının bulunmadığı, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği başkanlığından gelen yazı cevabına göre 15/03/2023 tarihinde lokantacılık mesleği ile meslek kaydının başladığı ve halen devam ettiği, vergi dairesinden gelen cevabına göre ise, 15/03/2023 tarihinde faaliyete başlayan iş yerinde işletme esasına göre defter tuttuğu ve henüz vergi beyanında bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla dosyadaki mevcut delil durumuna göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek  gerekmiştir.<br>KARAR :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br>1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin  YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 31/01/2024 günü oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e68d3dacba85b77","SID":"f478921d75e8a7e6"}}