{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1529 <br>KARAR NO: 2024/35<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2020<br>NUMARASI: 2018/309 Esas - 2020/657 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/09/2016 tarihinde müvekkillerinin murisi ...'in dava dışı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu, çalıştığı işyerine servis hizmeti veren ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak seyahat etmekte iken diğer bir şahsın sevk ve idaresinde olan ... ... marka çekici tır ile E5 karayolu üzerinde bir kazayı kıl payı atlattıklarını ve akabinde sürücüler arasında bir tartışma meydana geldiğini, müvekkillerinin murisinin de içerisinde olduğu ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile liman yolunda diğer aracı sollayarak bir şerit haricinde diğer şeritleri kapalı olan yolda, yolu araç geçişine engel olacak şekilde kapatarak araçtan indiğini ve arka bagajdan sopa gibi bir şey çıkardığını, arkasından gelmekte olan ... yönetimindeki ... plakalı tırın ise, aracını sağa çekip durdurma ihtimali olmasına rağmen minibüse çarpmamak için sağ tarafa doğru manevra yaparak geçmeye çalıştığı sırada, taraflar arasındaki olası kavgaya müdahale etmek için bir kaç arkadaşı ile birlikte araçtan aşağıya inen müvekkillerinin murisi ...e ve bir kaç yolcuya daha çarptığını, bu kaza neticesinde müvekillerinin murisi ...'in hayatını kaybettiğini, kaza sonrasında düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında müvekkillerinin murisi ...'e çarpan ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli, yolu kapatarak geçişi engelleyen ... plakalı araç sürücüsü ...'ya ise  tali kusur verildiğini,  kaza nedeni ile müvekkillerinin murisine herhangi bir kusur atfedilmediğini, her iki davalı şoför hakkında Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/101 Esas sayılı dosyası ile  taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olmak suçundan kamu davası açıldığını belirterek, her bir müvekkili için  1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ayrı ayrı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte kusur durumuna göre  ve sigorta limitini aşmamak kaydı ile   ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki olay anlatımından karşı araç sürücüsünün, sigortalı araç sürücüsünün yolunu kestiği, davacı desteği ve diğer bir kısım yolcunun durumu bilmelerine rağmen kontrolsüz şekilde araçtan indiğinin anlaşıldığını, bu durumda sigortalının kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılmasının dava şartı haline geldiğini, davacı yanca müvekkili şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde, dava konusu kazanın ... plakalı araç sürüsünün asli ve tam kusuru sebebiyle meydana geldiğinin görüleceğini, dolayısıyla kazada sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, 261.592,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının; 130.796,17 TL'sinin 15/02/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 30.796,17 TL'sinin 09/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 17.454,81TL destekten yoksun kalma tazminatının; 8.727,40 TL'sinin 15/02/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 8.727,40 TL'sinin 09/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 16.018,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının; 8.009,15 TL'sinin 15/02/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 8.009,15 TL'sinin 09/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili,  davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili ve ... Sigorta A.Ş. vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda tazminat hesabının sigorta genel şartnamesi doğrultusunda TRH 2010, %1,8 teknik faiz ölçütü baz alınarak yapıldığını, ancak Anayasa Mahkemesi tarafından bu hesaplamanın dayanağı hükmün iptal edildiğini, PMF 1931 ölçütlerine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müştereken sorumlu bulundukları sigortalı araç işleteni ve sürücüsüne karşı açılmış olan Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/216 Esas sayılı dosyasında alınan 25/10/2018 tarihli kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun %37,5 olarak tespit edildiğini,  dosyada alınan bilirkişi hesap raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun %50 olarak belirtildiğini, mahkemece  esas alınan kusuru oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda dava dışı müteveffanın babası için de pay ayrıldığını ancak teminat limitinin içerisinde dikkate alınmadığını, bu sebeple hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ayrıca hesaplamada %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılıp, sonrasında peşin sermaye değeri tutarlarının düşüldüğünü, ancak önce kusur oranı dahilinde tazminatlar belirlenip, sonrasında peşin sermaye değeri tutarı düşülmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan tüm ödemelerin, zararın tek olması nedeni ile  hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini aksi halde sebepsiz zenginleşmeye neden olunacağını, müteveffanın eşinin rapor tarihinde halen evli olmadığını bu nedenle evlenme tenzili indiriminin %2 olması gerektiğini, yapılacak hesaplamada;  peşin sermaye değeri düşüldükten sonra da sigorta şirketinin kusuru baz alınarak davacıların bakiye tazminatı hak etmediğinin görüleceğini dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine  hüküm kurulamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hükme elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, 2918 sayılı Yasaya göre dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapmak gerekliliğinin dava şartı olduğunu ve huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı ...'in destek yaşının aşılmış olması sebebiyle de haksız destekten yoksun kalma talebinin reddi gerektiğini, raporda tespit edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, mahkemece hükmedilen tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi olarak 15/02/2017 temerrüt tarihinin belirtildiği ancak davacıların geçerli bir başvurusu bulunmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı vekili, 02/02/2017 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye, 29/05/2017 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yaptıktan sonra eksik belge nedeniyle taleplerinin karşılanmaması üzerine  dava açtığına göre KTK'nın 97.maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile faiz başlangıç tarihinin kanuna uygun olarak başvuru tarihinden  itibaren  8 gün sonrasının faizin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde  usul ve yasaya bir aykırılık  yoktur. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine ve faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olduğuna  ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/24851 E.- 2023/2024 K.  sayılı kararı). Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili sigortalısı aracın sürücüsünün kusur oranını kabul etmediklerini belirterek istinaf itirazında bulunmuş ise de; kusur ve hesaba ilişkin mahkemece alınan 07/05/2019 tarihli kök rapor istinaf talep eden davalı ... Sigorta  A.Ş. vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde  kusur oranlarına itiraz etmediği, 28/01/2020 tarihli dilekçesi ile kusura itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde  rapordaki kusur oranları bakımından davacı ve diğer davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden kusur oranlarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  tazminat hesaplarında bakiye ömrün TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir. (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle davacı vekilinin  tazminat hesaplamasında PMF 1931 ölçütlerine göre hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan aktüer raporda, davacı eş yönünden hesaplanan maddi tazminat tutarından % 4 oranında yeniden evlenme ihtimali indirimi yapılmış olması nedeniyle evlenme tenzili indiriminin %2 olması gerektiğine;  dosyaya sunulan öğrenci belgesinden davacı ...'in yüksek öğrenime devam ettiği anlaşılmasına göre   öğrenci olduğu dönemde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinden davacı ... yönünden maddi zarar hesabı yapılmasına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece kusur ve aktüer bilirkişilerden alınan 07/05/2019 tarihli rapora tarafların itirazı üzerine alınan 23/09/2020 tarihli 2. ek raporunda; \"Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçeli ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in olayda % 50 oranında, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçeli ... plaka sayılı minibüsün sürücüsü ...'nun olayda % 50 oranında kusurlu oldukları, davacılar murisinin kusursuz olduğu, kazaya karışan araçların ZMSS poliçeleri 01/06/2015 tarihli Sigorta Genel Şartlarından sonra akdedildiğinden, davacıların maddi zararlarının TRH-2010  %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplanacağını, bordrolardan müteveffanın sağlığında hizmet akdi ile çalıştığının, nüfus kayıt örneğinden müteveffanın babası ...' in halen hayatta olduğunun anlaşıldığını, müteveffanın babası dava dışı olsa da müteveffa yaşasaydı, babasına da destek olabileceğinden dava dışı babanın destek süresinin tespit edilerek, payının ayrılacağını, buna göre; davacı ...' in talep edebileceği maddi zararının 261.592,35 TL olup, bu tutarın 130.796,17 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş' den, 130.796,17 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş' den talep edebileceği, davacı ...' in talep edebileceği maddi zararın 17.454,81 TL olup, bu tutarın 8.727,40 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş' den, 8.727,40 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş' den talep edebileceği, davacı ...'in talep edebileceği maddi zararı 16.018,30 TL olup, bu tutarın 8.009,15 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş'den, 8.009,15 TL'sinin  davalı ... Sigorta A.Ş' den talep edebileceği belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan  07/05/2019 tarihli ek aktüerya raporunda davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm itirazlarının karşılandığı, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak desteğin kaza tarihindeki yaşına göre  muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına ve öğrenim durumuna göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek  destek, eş, çocuklar, sağ olan babaya da pay verilerek,  dışı baba için hesaplanan ve ayrılan tazminat, teminat limiti içerisinde gösterilerek sağ kalan eşin evlenme ihtimali de (%4) değerlendirilerek, yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış  olmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki  raporda SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda dosyada belge olmadığından ödeme tenzili yapılmadığı açıklanmıştır. Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezinin 02/03/2020 tarihli cevabında, davacı hak sahiplerine bağlanan gelirlerin İlk Peşin Sermaye Değerlerinin davacı ... yönünden 601.225,70 TL, davacı ... yönünden 110.738,16 TL olduğu bildirilmiş ancak  rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, varsa  rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu, rücu için dava açılıp açılmadığı konusunda bilgi verilmemiştir.  Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Esenyurt Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından davaya konu kazaya ilişkin  iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı, iş kazası olarak kabul edilmiş ise davaya konu kaza sonucu vefat eden ...'in hak sahiplerine  gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı;  rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu,rücu için dava açılıp açılmadığı ve varsa  ödeme evraklarının gönderilmesi için yazı yazılarak,  rücu istemli dava açılmış ise dava dosyasının getirtilmesi  gelen yazı cevapları ve ödeme belgelerine göre  bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek ilk peşin sermaye değerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerleDavacılar vekili ile ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ile ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-davacılar,  davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a81a90d96572d4ea","SID":"913926b038a91e5e"}}