{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1174 <br>KARAR NO: 2024/38<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/01/2021<br>NUMARASI: 2019/149 Esas - 2021/25 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde elektronik cihaz sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı ... İktisadi İşletmesine ait olan ve gerek satışı gerekse de bakımları davalı şirket tarafından gerçekleştirilen MR cihazının pompalarında meydana gelen arızalar nedeni ile sigortalının zarara uğradığı, sigortalı kurum yetkilileri tarafından tutulan 24/07/2017 tarihli tutanakta cihazın hata vermesi sebebi ile arıza kaydı açıldığı, yetkili mühendisin gelerek arıza tespiti yaptığı ve rapor tuttuğu, davalı tarafından cihaz bakımı yapıldığı, 27/07/2017 tarihinde MR cihazının hasta alımına hazır olarak teslim edildiğinin belirtildiğini, 05/09/2017 tarihinde MR cihazının tekrar arızalandığını ve dava dışı sigortalı tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, sigortalı tarafından 25/10/2017 tarihinde Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarda bu hususların açıklandığını, hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, müvekkili şirket tarafından meydana gelen hasar nedeni ile ilgilisine 87.912,35-TL ödendiğini, ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğunu davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...  esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptaline, müvekkiline alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacının talepleri bakımından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ayıba yönelik iddialarının satılanın alıcıya devrinden itibaren iki yılın geçmesinden sonra ileri sürüldüğünü, ihtilafa konu MR cihazının garanti süresinde arıza tarihinden önce dolduğunu, davacının müvekkil şirketten hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, ... İktisadi İşletmesinin sözde ayıplı pompaların değiştirilmesini müvekkil şirketten talep etmesine rağmen müvekkili şirketin bu konuda hiçbir eylemde bulunmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; uyuşmazlık konusu edilen medikal cihazın, davalı tarafça dava dışı 3. kişi konumundaki ... Vakfına 11.11.2014 tarihli sözleşme ile satış ve teslimi yapıldığı, davalı ile dava dışı ... Vakfı arasında yapılan satış sözleşmesi ve eklerine göre söz konusu medikal cihazın garanti süresinin 2 yıl olduğu, Garanti Yönetmeliği hükümlerine göre de yasal 2 yıllık garanti süresinin dışında, taraflar arasında garanti süresinin 2 yıldan fazla olduğuna dair bir anlaşmanın olmadığı, medikal cihazın satış ve tesliminden itibaren başlayan garanti süresinin bitiminden sonra 2017 ve 2020 yıllarında müteadit defalar arızalar oluştuğu, arıza giderlerinin davacı ... şirketince ödenmesinin ardından rücuen tahsili yolunda davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığı, medikal cihazın garanti süresinin bitiminden itibaren oluşan zararlar sebebiyle davalı şirketin sorumluluğu olamayacağı, keza bu ayıpların gizli ayıp niteliğinde olmadığının uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine, 08/03/2021 tarihli ek karar ile HMK 305/A kapsamında kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuyla yetinilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda dosyadaki deliller ile ekspertiz raporunun detaylı bir şekilde değerlendirilmediğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, keşif esnasında hastane müdürü ve başhekiminin alınan şifahi beyanlarına dayanıldığını, dosyada taraf olmayan kişilerin beyanlarının değerlendirmelere esas alınmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, bilirkişilerce arızalı parçaların elde bulunmaması nedeniyle inceleme yapılamayacağını belirtmişler ise de arızalı parçaların davalı tarafından imha edildiğini, arızanın kullanıcı hatasından ya da dış etkenlerden kaynaklandığı hususunda davalının bir delil ibraz etmediğini, hasarlı parçanın üretici tarafından değiştirildiğini, benzer hasarın yeniden oluştuğunu, ekspertiz değerlendirmelerinde arızanın imalat ya da montaj hatasından kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, ancak raporda bu hususların hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki kusur durumuna yönelik değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; takibin 2 yıllık garanti süresinin dolmasından sonra başlatıldığından davacının icra takibini başlatma kötüniyetli olduğunu belirterek müvekkili lehine alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin ayıp nedeniyle davalı satıcıdan tahsili için başlatılan icra takibine itiraz iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından sigortalıya ödenen 87.912,35-TL hasar bedelinin ayıplı ürün satışı nedeniyle 2.301,38-TL  işlemiş faizi ile birlikte davalıdan icra yolu ile tahsili talep edilmekte, davalı ürünün ayıplı olmadığı gibi 2 yıllık garanti süresinin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunmaktadır.  TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Uyuşmazlık konusu edilen medikal cihazın, davalı tarafça davacı ... şirketinin sigortalısı konumundaki dava dışı ... Vakfına 11.11.2014 tarihli sözleşme ile satışının yapıldığı, sözleşmede iki yıllık garanti süresi öngörüldüğü, garanti süresinin teslimden itibaren en geç 90 gün içinde veya kabulden ya da ilk hasta alınmasından hangisi önce gerçekleşirse o tarihten itibaren başlayacağın kararlaştırıldığı, cihazın 17/03/2015 tarihinde sigortalıya teslim edildiği, davalı satıcının garanti başlangıç tarihi olarak davacının lehine olacak şekilde 15/07/2015 tarihini belirlediği, 2 yıllık garanti süresi ile birlikte uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 15/07/2017 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu ilk arızanın 24/07/2017 tarihinde, ikinci arızanın ise 05/09/2017 tarihinde meydana geldiği, bahsi geçen arızalar nedeniyle yapılan onarımlar nedeniyle davacı ... tarafından sigortalısı firmaya 87.912,35-TL ödeme yapıldığı, davalının ise süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı defiinde bulunduğu, bahsi geçen arızaların 2 yıllık garanti süresinin sona ermesinden sonra meydana geldiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafça, arızaların üretim ve montaj hatasından kaynaklandığı ileri sürülmekte ise de davalının sözleşme ile üstlendiği garanti süresinin dolduğu, davalının süresinde zamanaşımı defiinde bulunduğu dikkate alındığında davacının garanti süresinin sona ermesinden sonra meydana gelen arıza nedeniyle sorumluluğunun olmayacağı, aynı arızanın garanti süresinde meydana geldiğine dair bir iddia ileri sürülmediği, davalı satıcının ağır kusurlu olduğuna dair bir delil de bulunmadığı dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığı, mahkemece de davanın garanti süresinin dolması ve üründe gizli ayıplı olduğunun ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalının süresinde zamanaşımı defiin de bulunduğu dikkate alındığında mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de ürün gizli ayıplı olsa dahi gizli ayıp 2 yıllık zamanaşımı veya garanti süresinden sonra ortaya çıkması halinde de satıcı ağır kusurlu olmadığı müddetçe yine aynı zamanaşımı süresi esas alınacağı halde gerekçede gizli ayıplı olmadığının belirtilmesi doğru olmamış ise de sonuca etkili görülmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davalı vekili, davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatı verilmesini talep etmiş ise de davacı takipte haksız ise de kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, esasen dava da zamanaşımı (garanti) süresinin dolması nedeniyle reddedildiğine göre kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davanın garanti (zamanaşımı) süresi dolduğundan reddine, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68becf66db95962e","SID":"80e6d9af0275900b"}}