{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2023<br>DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ: 29/11/2023<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2024<br>KARARIN YAZIM TARİHİ: 24/01/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen d.iş kararı aleyhine karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP :Talep eden vekili  talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “.... Mahallesi ... Sokak N.... .... ..... “ adresinde yer alan muz deposunda faaliyet gösterdiğini,  müvekkilinin kullanımında bulunan ve kullanılan .... tesisat kodu .... sözleşme no .... sayaç marka nolu aboneye ilişkin kaçak su kullanımından  bahisle .... dönemine ait 240.502,54-TL lik fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından söz konusu faturaya  kurum nezninde yeniden değerlendirilmesi adına itirazda bulunulmuş ise de ilgili faturanın düzenlenmesinde  herhangi bir hatanın bulunmadığından bahisle talebin yerinde görülmediğini ve .... MTS takip dosyası ile müvekili hakkında asıl alacak, gecikme faizi v.s. toplam 256.913,05-TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığını, 19/10/2023 tarihinde takibe, borca  ve ferilerine itirazda bulunulduğunu, Alacaklı karşı tarafça 19/10/2023 tarihinde hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan müvekkilinin suyunun kesildiğini ve mağdur edildiğini, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını,  su kesim işleminin tamamen hukuksuz ve keyfiyete dayalı olup varlığı iddia edilen alacağın yargılamanın konusu olduğunu, müvekkili şirketin muz deposu olarak faaliyet göstermekle birlikte sürekli olarak su ihtiyacı bulunduğunu,  iddia edilen alacağa ilişkin menfi tespit davası açılacağını, işbu davanın açılmasından önce zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmesi gerekmesi ve davanın açılmasının zaman alacak olması nedeniyle mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında müvekkiline ait .... tesisat kodu .... sözleşme no .... sayaç marka nolu aboneye  suyun yeniden bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI  : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.iş Esas, .... D.iş Karar sayılı ve 20/10/2023 tarihli  kararı ile; \"... Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, dava konusu su aboneliğinin ticari işletmesiyle ilgili olduğu, kurum tarafından yapılan su kesme işleminin hukuka uygun olup olmadığının yapılacak yargılama sonunda anlaşılacak olması, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunması, talep eden tarafından ortaya konulan delillerle geçici hukuki koruma için yaklaşık ispata yeter mahiyette olması, açılacak muhtemel dava kazanılsa dahi sonuçsuz kalmasının önlenmesi amacıyla ve gecikmesinde sakınca görüldüğü\" gerekçesiyle; talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde toplam 51.382,61TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, tedbiren su hizmetinin sağlanmasına  karar  verilmiş, ihtiyati tedbir kararına karşı aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, mahkemenin 22/11/2023 tarihli ek kararı ile; ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili 29/11/2023  tarihli istinaf dilekçesinde; kaçak su kullanımı tespit edilerek 240.502,54 TL borç tahakkuk ettirildiğini, yargılamanın esasına müdahale eder şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, 02/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını, borçtan abone olan tedbir isteyenin sorumlu olduğunu, tedbir koşullarının uygun bulunduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>Talep, tedbiren su bağlanması talebine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, 20/10/2023 tarihli d.iş kararı ile; talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde toplam 51.382,61TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile  karar  verilmiş, ihtiyati tedbir kararına karşı aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, mahkemenin 22/11/2023 tarihli ek kararı ile; ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş, karar aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>HMK’ nun 389. maddesinde ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenerek ihtiyati tedbir kurumu açıklanmıştır.   <br>6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir  hukuki müsessesi ile davanın açılması ve hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. \t<br>Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararının kabulü veya reddi ,bir kısım genel ilkeler konulmak suretiyle , hakimin takdirine  bırakılmıştır.<br>6100 Sayılı HMK'nun 392.maddesine göre ise;  \"(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.\"<br>Bu yapılan genel açıklamalar ışığında; mahkemece tedbir talebi kabul edilerek  teminat alınmasına da hükmedilmiştir. Mahkemece teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, henüz dava açılmadan önce değişik iş dosyası üzerinden tedbir talep edilmiş olduğundan bu aşamada arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığı anlaşıldığından dosyadaki yazılara, mahkemece kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden karşı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın  mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenden tahsili ile Hazineye irat kaydedilmesine,  (Harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına)   <br>3-Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenden peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4-İstinaf aşamasında aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana  iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi. 23/01/2024<br><br>...<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f67b7771c51f7161","SID":"2dce62cb6fbd3ec1"}}