{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2114 <br>KARAR NO: 2023/1376<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2020<br>NUMARASI: 2018/282 Esas -  2020/155 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ...'ın yetkili servis bayisi olduğunu, davalı banka nezdinde ... nolu mevduat hesabının bulunduğunu, tüm ticari faaliyetlerin bu hesap üzerinden yürütüldüğünü, ayrıca davalı banka ile aralarında Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme gereğince müvekkilinin davalı bankaya düzenli olarak her kredi ödemesi yaptığını, müvekkilinin, dava dışı Kartal Vergi Dairesi'ne olan bir takım borçları nedeni ile davalı bankaya 26/07/2017, 27/09/2017, 29/09/2017, 02/11/2017 ve 05/01/2018 tarihlerinde e-haciz bildirimi gönderildiğini, davalı bankanın e-haciz gönderim tarihlerinde hesapta bakiye olmamasına rağmen, müvekkili hesabı üzerine haksız ve hukuka aykırı şekilde bloke koyduğunu, müvekkili şirketin tüm ticari hayatını sekteye uğrattığını, davalı banka ile görüşülmesine rağmen mağduriyetin giderilmediğini, ayrıca hesaplara e-haczin Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca riskli durum oluşturduğu gerekçesi ile vadesi gelmeyen tüm kredi ödemelerini kapsar şekilde hesaplarına banka lehine bloke koydurduğunu, hesaplara konulan her iki blokenin de haksız ve müvekkili şirketi ticari anlamda zor duruma düşürdüğünü, vergi dairesi tarafından konulan e-haczin müvekkilinin bankaya olan kredi borcunu ödeyemeyeceğine dair belirti olmadığını, müvekkilinin banka ile yapılan sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, vergi dairesinden gelen e-haciz gerekçe gösterilerek kredi alacağının riskli durum oluşturduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vergi borcunun müvekkili ile üçüncü şahıs konumundaki Vergi dairesi ile aralarında olan bir durum olduğunu, müvekkilinin kredi taksitleri zamanında ödediğini, ödenmeyeceğine dair riskli bir durumun bulunmadığını, konulan bloke nedeniyle müvekkilinin ticari kazancına dokunamadığını, faaliyetlerine devam etmekte zorlandığını, e-haczin anlık haciz olduğunu, sadece tebliğ tarihi itibariyle geçerli olduğunu, gelecekte doğacak hak ve alacaklar üzerine e-haciz uygulanamayacağını, müvekkilinin banka hesaplarına bloke konularak geleceğe dönük olarak haciz uygulaması yapıldığını, davalı bankanın maliye bakanlığı ile aralarında yapılan protokolü aykırı şekilde hareket ettiğini, davalı bankanın eylemine son vererek müvekkili şirketin maddi ve manevi zararlarını gidermesi gerektiğini belirterek uğranılan maddi zararın tazmini için fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı şirket ile ilgili Kartal Vergi Dairesi 26/07/2017 tarihinde 716.409,76 TL tutarındaki e-haciz talebini müvekkili bankaya ilettiğini, talep doğrultusunda ... nolu hesaba 648,92 TL ve ... nolu hesabına 232 Euro üzerine e-haciz blokesi ev ... hesabına 99.252,25 TL karşılığı rehin blokesi tesis ettiğini, 27/09/2017 tarihinde 901.274,51 TL tutarındaki e-haciz talebinin müvekkili bankaya iletildiğini, talep doğrultusunda ...nolu hesaba 989,07 TL ve ... nolu hesaba 232 Euro üzerine e-haciz blokesi ve Kartal Şubesinde bulunan riskleri nedeniyle ...nolu hesaba 67.768,11 TL ve ... nolu hesaba 67.427,95 TL karşılığı rehin blokesi tesis edildiğini, 29/09/2017 tarihinde 1.095.185,03 TL tutarındaki e-haciz talebinin bankaya iletilmiş olduğunu, talep doğrultusunda 1029-1917605 nolu hesaba 1.123,07 TL ve  ... nolu hesaba 232 Euro üzerine e-haciz blokesi ve Kartal Şubesinde bulunan riskleri nedeniyle ... nolu hesaba 51,54 TL ve 67.768,11 TL, ... nolu hesaba 67.345,38 TL karşılığı rehin blokesi konulduğunu, Kartal Vergi dairesi 'nin 20/01/2017 tarih ve ... sayılı e-haciz para istemi yazısına istinaden yapılan araştırmalar sonucunda müvekkili bankanın risklerin ilk sırada olması nedeniyle itiraz edildiğini, 27/10/2017 tarih ve hcz-... yazısı ile yanıt verildiğini, olayda davacı açısından maddi ve manevi tazminat istenmesi için gerekli koşulların oluşmadığını, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu mevduat üzerine konulan blokeler, e-hacizler kapsamında uygulanan ve belirtilen ilgili Genel Kredi Sözleşmesi ve kanundan doğan rehin hakkı kapsamında banka riskleri ile sınırlı olarak işlenen blokeler olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispatlayan hiçbir belge sunmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin tamamının hukuki nitelikte olduğunu, yapılan işlemler ile doğduğu iddia edilen zarar arasında illiyet bağı oluşmadığını, manevi tazminatın şahsiyet hakkına hukuka aykırı tecavüzden doğan acı elem ve ızdırabın telafisi amacıyla hükmedilebileceğini, meydana gelen zarardan dolayı maddi zararın tazminine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, GİB kayıtları, Genel Kredi Sözleşmesi, Kredi Ödeme Planları, Hesap Özeti dökümler, bilirkişi raporları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 26/07/2017, 27/09/2017, 29/09/2017, 02/11/2017, 01/01/2018 tarihlerinde davacının davalı banka nezdinde ki hesaplarına e-haciz bildirimleri gönderildiği, davalı banka tarafından bu bildirimlerin kayıtlara işlendiği ve banka riskleri gerekçesi ile davacı hesaplarına 26/07/2017 tarihinde banka tarafından bloke işlemi uygulandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerek davacı vekilinin 15/10/2019 tarihli celsedeki beyanı, gerekse 28/01/2020 tarihli dilekçesindeki beyanı nazara alındığında davalı bankanın e-haciz nedeniyle rehin hakkını kullanarak hesapların bloke etmesinden kaynaklandığı, mahkememizce alınan 03/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre, davacının davalı bankadan 14/04/2016 tarihinde ... nolu hesaptan 24 ay vadeli olarak kullanılan 100.000,00 TL'lik kredinin son taksitinin 14/04/2018 tarihinde ödenmesi gerektiği ve bankanın bloke uyguladığı tarih olan 26/07/2017 tarihi itibariyle bu krediden 44.884,71 TL ödenmemiş kredi borcu bulunduğu, yine davalı bankadan 30/03/2017 tarihinde 1029-321688 nolu hesaptan 24 ay vadeli olarak kullanılan 30.000,00 TL'lik kredinin son taksitinin 30/03/2019 tarihinde ödenmesi gerektiği ve bloke tarihi itibariyle bu krediden 29.270,02 TL kredi borcunun bulunduğu, yine davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredili mevduat hesabı nedeniyle blokaj tarihi olan 26/07/2017 tarihi itibariyle 14.896,81 TL kredi borcu bulunduğu, buna göre toplam 89.051,54 TL banka alacağının bulunduğu, sözleşmenin ilgili maddesine göre davalının rehin, takas ve mahsup hakkı bulunmasına göre(Yargıtay 17.HD.nin 28/11/2018 tarih ve 2016/7051 Esas, 2018/11405 Karar sayılı ilamı), dava tarihi itibariyle banka risklerinin devam ediyor olması nedeniyle taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin rehin hakkını düzenleyen 9.3.1.maddesi gereğince banka işleminin hukuka uygun olduğu, sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, davamızın konusu ile ilgili hukuki nitelendirme doğru yapılmadığını, davamızın konusu, vergi dairesinden, bankaya gelen haciz yazısı üzerine, müvekkilin tüm hesaplarının blokelenmesi işleminin hukuka uygun olup olmadığını, davalı banka ile müvekkil arasındaki Genel kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince, davalının rehin hakkını kullanmasının şartlarının oluşup oluşmadığı ve usulüne uygun olarak kullanıp kullanmadığını, dava dilekçemizde ayrıntısı ile arz ettiğimiz üzere, müvekkilin dava dışı Kartal Vergi Dairesine olan bir takım borçları nedeni ile, davalı bankaya 26.07.2017, 27.09.2017, 29.09.2017, 02.11.2017 ve 05.01.2018 tarihlerinde E-haciz bildirimi gönderildiğini, davalı banka ise  E-haciz gönderim tarihlerinde, hesapta bakiye olmamasına rağmen, müvekkil hesabı üzerine haksız ve hukuka aykırı olarak bloke koymuş ve müvekkilin tüm ticari hayatını sekteye uğrattığını, bankanın rehin hakkını düzenleyen maddesinin somut olayda geçerli olabilmesi için, E-haciz tarihinde müvekkilin banka hesabında para olması gerekir ki ortada rehine konu bir mevduat olduğunu, sonuç olarak genel kredi sözleşmesinin 9.3.1.Maddesi gereğince bankanın rehin hakkını kullanmasını gerektirir bir uygulamanın şartları oluşmadığını, rehin hakkının oluşması için ortada üzerine rehin konulacak bir hak olması gerektiğini, ortada vergi dairesince talep edilen bir para olmadığını, anlık haciz gelmiştir ve ertesi gün hesaplar aktif hale getirilmesini, müvekkil de kredilerini zamanında ödediğini, bankanın rehin hakkı olduğuna hiçbir itirazımız olmadığını, ancak bankanın rehin hakkını kullanacağı hukuki hiçbir zemin bulunmadığını, banka, zamanında krediler ödenirken, risk muaccel olmamışken, sırf vergi dairesinden E-haciz geldi diye müvekkilin tüm hesaplarını blokeleyemeyeceğini, bunda hukuka uygun hiçbir yön olmadığını, mahkemece yanlış nitelendirilen davamızdaki haklılığımızı, yapacağı tahkikak sonunda tespit etmesinini ve yerel mahkemenin kararını kaldırmasını talep ederiz.<br>GEREKÇE: Dava, davalı bankanın davacı hesabına ilişkin vergi dairesi tarafından gönderilen e-hacze istinaden haksız bloke uyguladığı iddiası ile açılan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın yukarıdaki gerekçelerle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince süresinde içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı banka tarafından  uygulanan bloke işlemlerinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesine ve e-haciz prosedürüne uygun olup olmadığı, uygun olmaması halinde davacının maddi manevi zarar talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin Kartal Vergi Dairesine olan vergi borçları nedeniyle davalı bankaya 26/07/2017, 27/09/2017, 29/09/2017, 02/11/2017 ve 05/01/2018 tarihlerinde e haciz bildirimi gönderildiği, bunun üzerine bu bildirimlerin banka kayıtlarına işlendiği ve banka riskleri gerekçesi ile davacı hesaplarına bloke konduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı banka arasında 14/04/2016 tarihinde 100.000,00 TL limitli 24 ay vadeli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve son taksitinin 14/04/2018 tarihinde ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı şirket e-haciz işlemlerinin günlük uygulanması gerektiği, hesapta bakiye olmaması halinde blokenin kaldırılması gerektiği, ancak davalı banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ticari hayatını sekteye uğratacak şekilde blokeyi kaldırmadığını yine hesaplara e haczin genel kredi sözleşmesi uyarınca riskli durum oluşturduğu gerekçesi ile vadesi gelmeyen tüm kredi ödemelerini kapsar şekilde davalı tarafından bloke konulmasını kendisini zor duruma düşürdüğü ve zarara uğrattığı iddiasında bulunduğu, davalı bankanın ise bloke işlemini Kartal Vergi Dairesinin e haciz talebi üzerine kayıtlarına aldıklarını ve genel kredi sözleşmesi ve kanundan doğan rehin hakkı kapsamında banka riskleri ile sınırlı olmak üzere işlendiğini kaldı ki davacının zararı olmadığını yapılan işlemlerin hukuki nitelikte olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesince banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporları alınmış, bankacı ve mali müşavir bilirkişi heyeti raporundaki tespitler hükme gerekçe yapılarak  dava sonuçlandırılmıştır.Somut olayda davalı banka tarafından davacının hesaplarına blokenin GİB tarafından gönderilen e haciz talebi üzerine konulduğu, elektronik ortamda konulan hacizde \"Gelirler İdari sisteminde müşteri için haciz isteği devam etmektedir. E-haciz nedeniyle konulan blokeler kaldırılmamalıdır\" açıklamasının bulunduğu, elektronik ortamda incelenen tabloların 6. kolonunda iptal tarihlerinin boş olduğu yani GİB talebine uygun olarak haciz işleminini iptal edilmediğinin görüldüğü, ayrıca haciz tarihi itibariyle davacı banka alacağının 89.051,54 TL olduğu ve taraflar arasında imzalanan Genel kredi sözleşmesinin ''Müşteri Bankadaki Alacakları, Mevduatları ve Bunlar Üzerinde Banka'nın Rehin, Hapis ve Mahsup Hakkı'' Başlıklı 9.3.1-2-3 nolu sözleşme şartlarına göre davalı bankanın bloke işleminin yerinde olduğu, zira sözleşmenin ilgili maddesinde davalı bankanın her türlü hak ve alacağı üzerinde doğmuş ve doğacak hakları için rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğu görülmüştür. Dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c49caa4459b7ed4e","SID":"e174ce6378173351"}}