{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2116 <br>KARAR NO: 2024/19<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/1217 Esas<br>KARAR NO: 2020/176<br>KARAR TARİHİ: 03/03/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA  Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği kapsamında imzalanan sözleşme gereğince sunulan hizmeti vermemesinden ötürü davalıya ödediği bedelin iadesi için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı takip dosyası ile icra takibine giriştiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sözleşme kapsamında gereken hizmeti verme konusunda tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının resmi kurumlarca talep edilen ve işin bitirilmemesine sebep olan çalışmaları davacının yapmadığını sözleşme kapsamındaki yükümlülüğünün bu nedenle yerine gelmediğini davalı şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, feshin haksız bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etniştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"  ...Davalı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği işlerin ifasında temerrüte düşmediği, davacının davalının temerrütüne dayalı sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, davacının temerrüdü ve sözleşmeyi feshi nedeni ile ifanın imkansız hal aldığı, bu  nedenle de davacının sözleşme kapsamında davalıya yapmış olduğu peşin ödemenin ifasını talep edemeyeceği anlaşılmakla diğer taraftan edimin ifasının imkansız hale gelmesi davacı kusurundan kaynaklandığından davacının davalıdan  sözleşme kapsamındaki zararının giderilmesini talep edemeyeceği \" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  teknik bilirkişi raporunda, davalının üzerine düşen görevlerini  yerine getirdiğini konusunda görüş ortaya konulduğunu ve yapılmamış bazı işleri yapılmış  gibi hatalı tespitlerde bulunulduğunu, örneğin ÇED belgesinin ana unsurlarından olan ve davalının asli görevli olan Halkın Katılım Toplantısı'nın yapılmış olduğu şeklinde rapor tanzim edildiğini,  ÇED belgesinin en önemli ve asli unsuru  olan bu toplantıyı davalı yapamadığını, dosyada halkın katılım toplantısının yapıldığına ilişkin fiziki evrak bulunduğunu, dosya kapsamında davalı yalnızca toplantı duyurusunu sunduğunu, duyurunun yapılmış olması toplantının yapıldığı anlamı taşımayacağını,  davacının sürekli bilgilendirildiği fakat davacının konuyla alakalı gerekli özeni göstermediği  tespitin hatalı olduğunu,  müvekkilin tüm maillere karşılık verdiğini, kendisine yeterli bilgi verilmediğinden ne tür çalışmalar yapılacağını bilmediğinden bahsettiğini, raporda, neden davacının  sorumluluğuna gidildiğine dair elle tutulur hiçbir delil gösterilmediğini yalnızca  sorumluluğunu yerine getirmediği  ifade edildiğini, fakat sorumluluğunun ne olduğunu ve ne şekilde yerine getirmeyi ihmal ettiğine  değinilmediğini aslında müvekkil firmanın tek sorumluluğu; davalı firmanın sözleşme kapsamında alması gereken ÇED raporunun bazı noktalarda finansını sağlamak olduğunu, sözleşmede açıkça bu durum görülmesine rağmen, müvekkilin sorumluluk kapsamı ve yüklendiği iş yeterli açıklıkta olmasına rağmen, müvekkilimin görevi olmayan işleri de  müvekkiline yüklendiğini, söz konusu işlemlerin sorumluluğu müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan davalının sözleşme ile yükümlendiği eseri tamamlamak zorunda olduğunu, sözleşmeye göre eser, nihai ÇED kararı olup, ÇED kararı alınmadığına göre ödenen avansın iadesi gerektiğini, sonuç olarak;  işin yapılmamasında müvekkilimin bir kusuru ve hatası olmadığını, sözleşmeye göre müvekkilim üzerine düşen sorumlulukları tamamen  yerine getirdiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken haksız ve yetersiz bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ÇED olumlu kararı alınmasına yönelik taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarına ödenen bedelin, sözleşme edimlerinin yerine getirilmediğinden bahisle iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ...  İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, 24/08/2012 tarihli sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesini istinaden 18.000,00 TL asıl alacak, 7.878,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.878,08 TL  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalıların yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; yapımı planlanan \" Ulus I  Regülatörü ve  HES Projesi \" ve \" Ulus I  Regülatörü ve  HES Projesi \" için Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Yönetmeliği kapsamında  ÇED raporu hazırlanarak \" ÇED Olumlu Kararının\" alınmasının sağlanması kapsamında taraflar arasında 24/08/2012 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3. Maddesinde hizmet süresin, ortaklaşa yapılacak çalışmalar neticesinde davacı işveren tarafından evrakların Danışman'a tesliminden itibaren beş ay olduğu, 4. Maddesinde, işin sözleşmeye uygun şekilde ifa edilmesi karşılığında davacı işverenin, davalı danışmana KDV hariç 36.000,00 TL ödeyeceği, işin başlangıcında peşin olarak 18.000,00 TL ödeneceği kararlaştırıldığı, davacı tarafça 14/09/2012 tarihinde 18.000,00 TL peşin ödemenin yapıldığı, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 13/02/2013 tarihli faks ile söz konusu ÇED belgesinin 5 takvim günü içerisinde alınmaz ve bu süre içerisinde belge sunulmaz ise sözleşmenin 9. Maddesi kapsamında, sözleşmenin feshedileceği  ihtar edildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Tarafların sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, ÇED raporunun alınamamasında kusur durumunun tespiti bakımından Çevre Mühendisi ile Hukukçu bilirkişilerinden alınan müşterek kök ve ek  raporda özetle \" ...Dosya üzerinden yapılan incelemede ; Davalı firma tarafından söz konusu ÇED süreciyle alakalı sorumlu olunan işlemlere başlandığı, davalı firma tarafından Proje Tanıtım dosyasının (ÇED süreciyle ilgili) ilgili Bakanlığa sunulduğu ve 04.09.2012 tarihli Bakanlık yazısı ile uygun bulunduğu, davalı firma tarafından takibi yapılarak söz konusu ÇED süreci kapsamında Halkın Katılımı Toplantısının yapıldığı, halkın katılım toplantısı ile amaçlanan projeyle ilgili halk bilgilendirilmiş ise de halkın projeye tepki gösterdiği, olumlu karşılamadığı, danışman firma tarafından ilgili kurum ve kuruluşlarla ilgili yazışmaların yapıldığı, 13.11.2012 tarihinde Kapsam ve Özel Format Belirleme toplantısının yapıldığı, danışman firma tarafından işveren firmaya taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sözleşme dışı işlerin ivedi şekilde yapılması gerektiği aksi takdirde ÇED sürecinin sonlandırılacağı hususunda gerekli bilgilendirmenin yapıldığı, mail yoluyla davalı tarafından davacının sürekli bilgilendirildiği fakat davacının konuyla alakalı gerekli özen ve itinayı göstermediği, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği bu nedenle ÇED Olumlu Kararı'nın ve nihai ÇED Kararı'nın davacının kusuru nedeniyle alınamadığı\" yönünde görüş bildirilmiştir.Somut olayda; davacı işverinin, davalı yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği işleri sözleşmede belirlenen zamanda tamamlayamadığını, bu nedenle de sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini belirterek peşin ödenen bedelin iadesini talep ettiği, davalı yüklenicinin ise  sözleşmede kararlaştırılan  zamanda  işleri tamamlayamadığını ve ÇED Olumlu Raporunun alınmasını sağlayamadığını kabul etmekle birlikte, sözleşmenin 4.5 nolu maddesinde belirtilen, Resmi Kurumlarca talep edilen, davacı/işsahibinin yükümlülüğünde olan çalışmaların iletilmemesi (ilgili kurumlara sunulmaması) nedeniyle davalı yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği işleri zamanında tamamlayamadığını ve ÇED Olumlu Karanının alınmasını sağlayamadığını savunmuştur. Dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde; davalı firma tarafından ÇED süreciyle ilgili Proje Tanıtım dosyasının ilgili Bakanlığa sunulduğu ve 04.09.2012 tarihli Bakanlık yazısı ile uygun bulunduğu, Halkın Katılım Toplantısı'nın 13/11/2012 günü saat 11.00'de gerçekleştirildiği, ancak halkın toplantı salonuna yoğun girişi ve bilgilendirme haklarını kullanmak istemediklerinin belirtmeleri üzerine İlçe Kaymakamlığının talimatı ile halkın toplantı salonundan çıkartılarak bu kapsamda toplantının devam ettirilemeyeceği kanaati ile toplantının sonlandırıldığına ilişkin Bakanlık ve ilgili kurum müdürleri, firma yetkilileri ve toplantıya katılan mühendislerce  tutanak  düzenlendiği, Bakanlık tarafından, katılım toplantı sonucu halktan gelen görüş ve öneriler ile Bakanlık' ta yapılan Kapsam ve Özel Format Belirleme Toplantısı sonucu komisyonca kapsamı belirlenen ÇED Başvuru dosyasının hazırlanması talep edildiği, ÇED Başvuru dosyasını hazırlayacak çalışma grubuna, sosyolog, ziraat mühendisi, uzman biolog, orman mühendisi inşaat mühendisi ilavesiyle hazırlanacak olan projeye ait raporun bakanlığa sunulması istendiği, ancak Bakanlık tarafından verilen süre içerisinde ÇED Raporu sunulamadığından ÇED Başvuru dosyasının iade edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.5 maddesinde; ayrıca, çalışmalar için Resmi Kurumca talep edilecek; akustik rapor, analiz, ölçüm, hava modellemesi, fizibilite, harita, üniversite raporu, Jeolojik Etütler, Sondaj Çalışmaları, ilgili planlama çalışmaları vb. (Ekosistem Değerlendirme, Peyzaj, Mansap Su hakları, Toprak-Su-Hava Analizleri, Akustik Rapor, Sosyo Ekonomik Rapor, Sulak alan izinleri vs .. ) fiyata dahil olmadığı kararlaştırılmış olup somut olayda; ÇED olumlu kararının alınamamasının nedeni,  sözleşme ile fiyata dahil edilmeyen,  Bakanlık tarafından, Kapsam ve Özel Format toplantısı sonucu talep edilen işlerin tamamlanamamasından kaynaklanmaktadır. Davacı vekili, söz konusu işlemlerin de davalı firma tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davacının sadece ücret ödeme borcu olduğunu iddia etmiş ise de sözleşmenin 4.5 maddesinde belirlenen işlemlerin fiyata dahil edilmemesi nedeniyle  söz konusu işlemlerin bizzat davalı firman tarafından yerine getirileceği anlamı çıkmamaktadır. Kaldı ki davacı firmanın bu işlemler için yapmış olduğu bir ödemede bulunmamaktadır. Dosyaya ibraz edilen belgeler ve taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde; davalının, talep edilen  eksiklerin tamamlanması için çalışmalar yaptığı, sözleşmenin 4.5 maddesinde resmi kurumlarca talep edilen işlerin tamamlanabilmesi için gerekli bilgilendirmenin davacıya yapıldığı, ne tür çalışmalar yapılması gerektiği davacı firmaya hatırlatıldığı,  yapılması gereken çalışmalara ilişkin sürecin davacı firma ile birlikte takip edildiği, davalı firmanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, ÇED Olumlu Kararı'nın alınamamasında davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı firmanın sözleşme uyarınca vermiş olduğu hizmetler gözetildiğinde işin başlangıcında peşin ödenen 18.000,00 TL'ye hak kazandığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davacı tarafından yatırılan 441,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 14,35 TL' nin istemi halinde davacı tarafa iadesine,4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a24c85da2c01c37","SID":"25c93becfaab0891"}}