{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1477 Esas<br>KARAR NO: 2024/71<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/07/2023<br>NUMARASI: 2021/507 Esas, 2023/599 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ve şirketin genel müdür yardımcısı olan ... ile üretim müdürü ...'nin vekili olduğunu, davalı şirketlerin ise organik bağ içinde çalışan ve hizmet veren şirketler olduğunu, müvekkili şirketin 24-27 Kasım 2015 tarihleri arasında Rusya'da ... fuarına katılma kararı aldığını, davalı şirketler aracılığıyla Rusya'ya grup oldukları ve tur şirketi ile gittikleri için giriş yaptıklarını, müvekkillerinin, uçak düşürülme olayının yaşanmasından sonraki gün iş vizesi alınamadığı belirtilerek olaylara maruz kaldıklarını, davalıların müvekkillerinin üst düzeydeki mağduriyetlerinin nedeni olmalarına karşı en ufak bir yaklaşım göstermediklerini, müvekkillerine gönderilen formlarda fosforlu olarak \"vize aranmaz\" yazmasından dolayı müvekkillerinin vize almadıklarını, bu konuda müvekkillerinin bilgilendirilmediğini, 25 Kasım 2015 günü öğleden sonra 15:00 sularında müvekkillerinin fuarda pasaportlarına el konulduğunu, saat 20:00'a kadar hiçbir bilgi verilmeden fuarda bekletildiklerini, stantlara gelen müşterilerle hiç ilgilenemediklerini, daha sonra yabancı şubeye götürüldüklerini, sabaha kadar sorgulandıklarını, saat 04:00 surlarında sorgulamanın bittiğini, karakola götürüldüklerini, müvekkillerinden kapalı yer fobisi olan ve ilaç kullanan ...'nin daha büyük sıkıntılar çektiğini, ilaç dozajını arttırmak zorunda kaldığını, 26 Kasım 2015 günü mahkemeye çıkarıldıklarını, kendi paraları ile avukat tuttuklarını, müvekkilleri hakkında deport kararı alınması yanında para cezası verilmesinden sonra sınır dışı edilmeyi beklerken müvekkillerinin Soçi toplama kampına götürülecekleri, orada on beş gün kaldıktan sonra sınır dışı işlemlerinin yapılacağının duyurulduğunu, bunu duyan müvekkillerinin fenalaştığını, 22:00 surlarında çok eski bir otobüse bindirildiklerini, eşyalarını almalarına izin verilmediğini, kampta farklı ülkelerden farklı nedenlerle gelen kişilerin bulundukları odalara dağıtıldıklarını, odalardaki yatakların çok pis ve bitli oldukları için uyumadan sabahladıklarını, uzun görüşmeler sonucunda bir miktar para ödemek kaydıyla sınır dışı edildiklerini, neredeyse bir fuar parası harcayarak dönebildiklerini, müvekkillerinin biletler dahil 4.617,15 TL gideri olduğunu, stant ve nakliye dahil 23.239,65 TL fuar giderleri olduğunu, yanan uçak biletleri için 1.194,00 TL harcadıklarını, Soçi dönüş biletleri için 1.500,00 TL giderleri olduğunu, müvekkillerinin deport olmaları nedeniyle 5 yıl Rusya'ya gidemeyeceklerini, başka fuarlara katılamayacaklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen, fatura ve bilet bedelleri için şimdilik, 1.000,00 TL maddi, dava konusu fuar ve beş yıllık dönemde müvekkillerinin Rusya'ya gidememeleri nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve müvekkillerinin duydukları üzüntü ve çektikleri eziyetler nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak veya kısmi dava olarak kabul edilemeyeceğini, her bir davacı için ayrı ayrı ne kadar istemde bulunulduğunun bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davalılar yönünden davanın ayrılması gerektiğini, davacı gerçek kişilerin müvekkillerine yönelik aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, müvekkilleri ile zarar arasındaki illiyet bağının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket ile müvekkili ... arasında 19/08/2015 tarihli fuar katılım sözleşmesinin akdedildiğini, fuarın yapılması sonrasında, 27/11/2015 tarihli faturanın keşide edildiğini, Rusya'da düzenlenen fuar tarihlerinin 24-27 Kasım 2015 olduğunu, fuarın birinci günü olan 24 Kasım 2015 tarihinde Rusya Federasyonu Hava Kuvvetlerine ait bir uçağın sınır ihlali gerçekleştirilmesinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldüğünü ve sonuçlarının günümüze kadar yansıyan çok ciddi olayların başlamasının söz konusu olduğunu, dava konusu olay üzerine hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın Rusya Devleti tarafından Türk Şirketleri ve vatandaşlarına karşı işlemler yapıldığını ve / veya yasaklamalar getirildiğini, bu işlemler veya yasaklamaların tek gerekçesinin uçağın düşürülmesi ertesinde Rusya Devleti tarafından ekonomik misillemelerde bulunularak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin uluslararası hukuk nezdinde ki çok haklı egemenlik hakkını kullanarak sınırlarını korumasına karşı Türkiye'den talepte bulunduğu özür, zararlarının tazmini ve ilgililerin cezalandırılması gibi haksız taleplerinin yerine getirilmesinin sağlanması olduğunu, uçağın düşürülmesi ertesindeki gazete haberleri ve diğer delillerden müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, emsal Yargıtay kararlarında uygun nedensellik bağının, illiyet bağının, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve / veya üçüncü kişinin kusuru ile kesileceğinin bildirildiğini, maddi ve hukuki gerçekler karşısında Rusya Devleti'nin açık ağır kusuru sonucunda illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/641 ESAS 2016/1086 KARAR VE 18/11/2016 TARİHLİ KARARI İLE; Davanın, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİNİN 2017/134 ESAS 2017/206 KARAR VE 10/03/2017 TARİHLİ KARARI İLE; Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Kararın kesin olarak verilmiş olması nedeniyle dosya kesinleştirilerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2017/520 ESAS 2017/958 KARAR VE 05/12/2017 TARİHLİ KARARI İLE: İlk derece mahkemesince; somut olayda hukuki ihtilafın, davacıların, Rusya'da maruz kaldıkları olumsuzlukların davalıların sorumluluğunda olup olmadığı ve buna göre davacıların maddi ve manevi zararlarından sorumlu tutulup tutulamayacakları noktasında toplandığı, tüzel kişi olan taraflar arasında Rusya'da düzenlenen fuara katılım ve bu fuara gidiş dönüş hizmetlerinin verilmesi konusunda anlaşma olduğu hususunun ihtilafsız olduğu, gerçek kişi davacıların ise, davacı şirket adına fuarda bizzat bulunan ve olaylara maruz kalan kişiler olmakla davada, akdi dava ehliyetlerinin varlığının kabul edildiği, davacıların, Rusya'da fuara katılım için gittikleri esnada meydana gelen Rusya'ya ait uçağın düşürülmesi nedeni ile ülkemiz ile bu ülke arasında yaşanan gerginlik ve olaydan hemen sonra Rusya devletinin uygulamaya koyduğu eylem ve işlemler sabit olduğundan bunlarla ilgil yazışma yapılması ve tanık dinlenmesinin de gerekmediği, herkesçe bilinen ve her iki tarafın kabulünde olan olan olaylar olmakla bu hususların taamen doğru olduğunun Mahkemenin de malumunda olduğu, davacı yana gönderilen hiçbir evrakta Rusya devletinin, işadamlarından vize talep etmediği yönünde bilgilendirme bulunmadığı, vize ile ilgili hususların katılımcıların sorumluluğunda olduğunun yazılı olduğu, her ne kadar  davacı, Türk Vatandaşları için vize aranmadığını ve davalının özellikle bildirdiğini beyan etmiş ise de, bizzat kendi dilekçesine ekli hiçbir belgede ve delil listesinde buna ilişkin kayıt olmadığı, sözleşmede de, vize hususununun katılımcının sorumluluğunda olduğunun kararlaştırıldığı, davacıların, turistik amaçla ilgili devlete seyehat etmiş gibi bir beyanla o ülkeye girmiş ve uçak olayının akabinde ise fuar alanlarının polisçe gezilip ilgili vatandaşlar hakkında ticari amaçla ülkede bulunmaları bahanesi ile idari suçlara ilişkin yaptırım uygulandığı, davacıların fuara katılmakla birlikte fuarın devamını sağlayamadıkları, fuarın amacına ulaşamadıkları, suçlu duruma düştükleri, ülkeye dönemedikleri, dönme ihtimaline göre her gün için yakınlarının uçak bileti masrafı yaptıkları ve bu şekilde maddi ve manevi zarara uğradıklarının tartışmasız olduğu, ancak taraflarınca bilinemeyecek, beklenemeyecek ve \"illiyet bağını kesecek\" nitelikteki uçak düşmesi hadisesi nedeni ile artık tüm bu olumsuzluk ve zararlardan davalıların hukuki sorumluluğunun kesilmiş bulunduğu, davanın taraflarınca ve hatta en yetkili kişiler açısından bile öngörülemeyecek, beklenmeyecek, son derece standart dışı ve olağanüstü bir hadise nedeni ile davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın illliyet bağının kesilmiş olması nedeni ile reddine dair karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN 2021/716 ESAS 2021/798 KARAR VE 24/06/2021 TARİHLİ KARARI İLE: Talebin niteliği gereğince davacılar arasında 6100 sayılı HMK'nun 57. maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, aynı yasanın 58. maddesi gereğince, dava arkadaşlarından her birinin diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği düzenlendiği, ancak yalnızca davacı ... AŞ tarafından harç ve masrafların karşılanmış olduğu, yasal düzenleme kapsamında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmaması da göz önünde bulundurularak gerekli olan harç ve giderlerin tamamlattırılması ve mevcut duruma göre gerekli olan kararların verilmesi gerekirken söz konusu usulü eksikliğin giderilmeksizin işin esasının incelenmiş olmasının isabetli olmadığı; kabule göre ise, davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde atıf yapılan fuar katılım sözleşmesindeki taraflar da göz önünde bulundurularak, davacılar vekiline, davasını, her bir müvekkili yönünden hangi iddiaya dayandırdığını, hangi davalıya karşı ne kadarlık maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu açıklattırması için HMK'nun 31. maddesi kapsamında bu konuda yazılı dilekçe sunmak için süre verilmesi gerekirken bu eksikliğin giderilmemiş olmasının uygun düşmediği, yine yazılı yargılama usulüne tabi olan iş bu davada uygulanması gereken yasal düzenlemeler kapsamında, tarafların usulü itirazlarının cevaplandırılmamış olması ve kararda buna ilişkin olarak yeterli gerekçeye yer verilmemiş olmasının da isabetli olmadığı; davalılar vekilinin istinaf başvurusu bakımından ise, davacıların, her iki davalı şirketten de maddi ve manevi tazminat talep etmiş oldukları göz önünde bulundurulmaksızın, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine karar verilmiş olmasının da uygun görülmediği, buna göre usulü işlemlerin tamamlanması aşamasından sonra ise, tarafların dosyaya ibraz ettiği tüm delillerin incelenmesi, eksik veya başka yerden getirtilmesi gereken delillerin mevcudiyeti halinde dosyaya celp ve ibrazından sonra ve gerekirse maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporu alınmak suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulü eksiklikler sonucu karar verilmiş olması sebebiyle tarafların istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne  karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2021/507 ESAS 2023/599 KARAR VE 17/07/2023 TARİHLİ KARARI İLE: Dosyaya sunulan gazete küpüründe ve diğer bilgi ve belgelerde; 24/11/2015 tarihinde Türkiye'nin, Rus uçağını düşürmesi nedeniyle gerginliğin yaşandığı ve Rus yetkililerin kendi ülkelerinde yapılan bu fuara katılan 60 Türk iş adamını ticari vizeleri bulunmadığı bahanesi ile siyasi nedenle gözaltına aldığının anlaşıldığı, sözleşmenin 9. maddesinde sayılan mücbir sebeplerin gerçekleşmesi halinde fuarın açılamaması halinin düzenlenmiş olduğu, fuarın açıldığı, standın teslim edildiği ve davacı şirketin hizmetten yararlandığı ancak davalıya yüklenemeyecek Türkiye-Rusya uçak krizi nedeniyle davacı şirketin fuar hizmetinden tüm süre boyunca yararlanamadığı, davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin talep açıklama dilekçesine göre, maddi tazminat taleplerinin fuar için yapılan masraflara ilişkin olduğu, dava dilekçesi ekinde uçak ve seyahat için yapılan masrafların makbuzlarının ayrıntılı olarak sunulduğunun ve fuarda tüm masrafların müvekkili şirket tarafından karşılandığını ve bu zararların tahsilinin talep edildiği, ayrıca davacının, fuar organizasyonuna ilişkin herhangi bir ayıplı hizmetin bulunduğunun ve fuar hizmetinden tüm süre boyunca yararlanamadığından kalan süreye ilişkin bakiye bir alacağın tahsili yönünde bir talebinin bulunmadığı, davacı yanlarca talep olunan masrafların, fuar katılımcısı olan davacı şirket tarafından fuar kapsamında yapılması zorunlu masraflar olduğu ve bu masrafların da katılımcılara ait olduğunun sözleşmede açıkça düzenlendiği, ayrıca davacı yanlarca, davalının ticari vize gerektiğini bildirmemesi nedeniyle bu olayların yaşandığı beyan edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalı şirketin vize almasına ilişkin açıkça bir düzenleme bulunmadığı, sadece \"Rusya TC pasaportlarına vize uygulamamaktadır\" şeklinde düzenleme yer aldığı, ancak bu düzenlemenin ise, tek başına davalı yanın ticari vize alınmasını bildirmesi gerektiğine ilişkin sorumluluğu sonucunu doğurmayacağı ve bunun ayıplı hizmet olarak değerlendirilmeyeceği, sonuç olarak, taraflarca bilinemeyecek, beklenemeyecek ve \"illiyet bağını kesecek\" nitelikteki uçak düşmesi hadisesi  nedeni ile artık tüm bu olumsuzluk ve zararlardan davalıların hukuki sorumluluğunun kesilmiş olduğu, davanın taraflarınca ve hatta en yetkili kişiler açısından bile öngörülemeyecek, beklenmeyecek, son derece standart dışı ve olağanüstü bir hadise nedeni ile davacıların talep ettiği maddi (fuar için yapılan masrafları) ve manevi zararlar yönüyle davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiştir. Davacı vekili 21/09/2023 tarihli dilekçesi ile, kararın hüküm kısmının 4 no'lu maddesinde davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin \"1.000,00 TL\" yazılacak iken 1 sıfır daha eklenerek \"1.0000,00 TL\" olarak yazıldığını belirterek HMK'nun 304. maddesi uyarınca bu hususun düzeltilmesine karar  verilmesini talep etmiş olup bunun üzerine ilk derece Mahkemesi 09/10/2023 tarihli ek kararı ile, hükmedilen vekâlet ücretinin tashihen düzeltilmesi yönündeki talebin, gerek 6100 sayılı HMK'nun 304. maddesindeki hükmün tashihi  şartlarını, gerekse 6100 Sayılı HMK'ya 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen 305/A maddesindeki hükmün tamamlanması şartlarını taşımadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde, davacılar ve davalılar vekili; ek karar ise, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili karara yönelik istinaf dilekçesinde; davanın reddi bakımından, tüm davalılar yönünden ortak bir ret sebebi olmasına rağmen her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketlerin aydınlatma yükümlülüğünün ihlali neticesinde müvekkillerinin zarara uğradığını, zararın, uçak düşme hadisesinden değil, davalıların kusurundan doğmuş olup illiyet bağının devam ettiğini, sözleşmeden doğan yan edim yükümlülüğü olarak davalıların, müvekkillerini aydınlatmakla mükellef olduğunu, kaldı ki davalı yanın, sürekli olarak uluslararası fuarlara katılım konusunda hizmet veren bir şirket olup uzmanlığının bulunduğunu, davalılar tarafından yanlış vizesiz turistik giriş bilgisi verilmesi sebebiyle davalının hizmet kusurunun bulunduğunu, ticari vize gerektiği bildirilse idi Rusya'nın aldığı siyasi kararların hiçbirinin etkisinin olmayacağını, Rusya'nın, uçağın düşürülmesine karşı yaptırım uygulanmayacağına dair açıklamada bulunduğu gibi müvekkillerinin göz altına alınma ve sınır dışı edilme sebebinin, müvekkillerinin vizesiz olması olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin zararının, Rusya tarafından uygulanmış siyasi bir yaptırım olarak kabul edilemeyeceğini, davalıların vize hususundaki hatası ve aydınlatma yükümlülüğünün ihmali nedeniyle müvekkillerinin gözaltı, sınır dışı edilme gibi işlemlere tabi tutulup zarara uğraması sebebiyle uygun illiyet bağının mevcut olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davacılar vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde;  kararın hüküm kısmının 4 no'lu maddesinde davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin \"1.000,00 TL\" yazılacak iken 1 sıfır daha eklenerek \"1.0000,00 TL\" olarak yazıldığını, rakam hatası yapıldığından tashih şartlarının oluştuğunu, kaldı ki bu şekilde infazın da mümkün olmadığını belirterek 09/10/2023 tarihli ek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davalılar vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde; Mahkemenin, davanın reddine dair görüşüne katılmakla birlikte, her üç davacının maddi ve manevi tazminat istemlerini ayrı ayrı reddederken, her üç davacının maddi ve manevi tazminat istemleri için ayrı ayrı tek vekalet ücretine karar verdiğini, her bir davacının, reddedilen maddi ve manevi tazminat istemleriyle ilgili olarak, her bir maddi ve manevi tazminat istemleri için her bir davacı aleyhine ve her bir müvekkili lehine olacak şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fuar katılım sözleşmesi kapsamında uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, talebe konu fuar için yapılan masrafların, davacı şirket tarafından fuar kapsamında yapılması zorunlu masraflar olduğu ve bunun davacıya ait olduğunun sözleşmede düzenlendiği, yine sözleşmede davalı şirketin, vize almasına ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmadığı ve sonuç olarak uçak düşmesi olayı sebebiyle illiyet bağının kesilmiş olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, vize alınması konusunda davalı tarafın bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, var ise bu hususta hatalı bir işleminin bulunup bulunmadığı, ayrıca davalının vize ile ilgili davacı tarafı aydınlatma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, illiyet bağını kesecek bir durumun mevcut olup olmadığı ile hükmedilen vekalet ücretlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dairemiz kaldırma kararından sonra davacılar vekili sunduğu 18/08/2021 tarihli beyan dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat taleplerinin 2.000,00 TL olduğunu, bunun 1.000,000 TL'sinin müvekkili olan davacı şirket tarafından fuarda yapılan masraflara ilişkin olduğunu, kalan 1.000,00 TL'sinin ise Rusya'ya 5 yıl süreyle giremeyecek olmaları sebebiyle diğer müvekkilleri ... ve ...'in her biri bakımından talep edilen 500,00 TL olduğunu, ayrıca gerçek kişi müvekkillerinin her biri için 15.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinden, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının olduğunu belirtmiştir. Davacı ... AŞ (fuar katılımcısı) ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (organizatör) arasında 24-27 Kasım 2015 tarihlerinde Rusya'da düzenlenecek olan ... Tarım Fuarına katılım ile ilgili sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup sözleşme ile, fuar stand alanı ve stand malzemeleri kiralanmıştır. Bu sözleşmenin 19. maddesinde \"Fuar katılımcısının bu sözleşme gereği yapacağı seyahat ve satın alacağı turizm hizmetlerine dair (gidilecek ülkeye/şehire ulaşım, gerekli olduğu durumlarda vize uygulamaları, gidilecek ülkede/şehirde konaklama hizmetleri, vb.) organizatörün hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır.\"; 22. maddesinde ise \"Fuar katılımcısının fuara katılacak personelinin vize alamaması, fuar yapılacak ülkeye girememesinden veya herhangi başka bir sebepten ülkeye girememesinden organizatör sorumlu değildir.\" hükümleri yer almaktadır. Öte yandan davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacı şirket ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ayrıca fuar turu ile ilgili olarak sözleşme de imzalanmıştır. Bu sözleşmenin, fuar ve proje hizmetleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı ve sözleşmede bahsi geçen turistik hizmetlerin ... Seyahat Acentası tarafından organize edildiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin 3. maddesinde ise \"Rusya, TC pasaportlarına vize uygulamamaktadır\" hükmü yer almaktadır. Rusya'ya giriş amacının turizm olarak beyan edilmesine rağmen ticari faaliyette bulunmak amacıyla Rusya'ya giriş yaptıklarının tespit edilmesi sebebiyle ... ve ...'in, Rusya Federasyonu İdari Suçlar Kanunun 18.8 maddesinin 2. kısmını ihlal ettiklerinden bahisle haklarında işlem yapıldığı dosya kapsamına sunulan tercüme evraklardan anlaşılmaktadır. Rusya resmi makamları tarafından düzenlenen bu belgeler karşısında, somut olayda, uçak düşürülmesi hadisesi, illiyet bağını kesen dolayısıyla davalıların sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemez. Ancak ne var ki fuar katılım sözleşmesinde, vize alınması bakımından davacı şirket ile işbu sözleşmeyi imzalayan organizatör davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Hatta sözleşmenin yukarıda bahsi geçen maddelerine göre, vize alınamaması sebebiyle organizatör olan davalı şirketin bir sorumluluğundan da bahsedilemez. Öte yandan davacı şirket ile diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşme ise, fuar ve proje hizmetleri ile bir ilgisi bulunmayan turistik hizmetlere yönelik olduğundan adı geçen davalı şirketin, fuar sebebiyle ticari nitelikte bir vize alınması yükümlülüğü olduğundan söz edilemez. Bu sözleşmenin 3. maddesinde yer alan \"Rusya, TC pasaportlarına vize uygulamamaktadır\" hükmünün de bu anlamda yorumlanması mümkün değildir. Bu hale göre somut olayda illiyet bağını kesecek bir sebep bulunmasa da bu hususa yönelik gerekçe dışında Mahkemenin diğer gerekçeleri yerinde olup buna göre tesis edilen karar isabetlidir. Somut olayda, davacılar vekili, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olup Mahkemece, davacılar vekilinin her bir davacı bakımından ileri sürdüğü talepleri ile ilgili her iki davalı şirket lehine ortak vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacılar ve davalılar vekilinin Mahkemece tesis edilen karara yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.Öte yandan, davacılar vekili, müvekkili davacı şirketin maddi tazminat talebi bakımından, 4 numaralı hüküm fıkrasında davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde maddi hata yapılarak \"1.000,00 TL\" yerine \"1.0000,00 TL\" yazıldığını beyan ederek tashih şartlarının oluştuğundan, kaldı ki bu şekilde infazın da mümkün olmadığından bahisle Mahkemenin ek kararına yönelik istinaf isteminde bulunmuş olup davacılar vekilinin, müvekkili davacı şirket bakımından 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu açık olup söz konusu hatanın, açık bir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacılar ve davalılar vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne, ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve ek karar yönünden yeniden tashih hükmü kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ve davalılar vekillerinin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/507 Esas, 2023/599 Karar ve 17/07/2023 tarihli kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2023 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemenin 09/10/2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, a)İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/507 Esas, 2023/599 Karar ve 17/07/2023 tarihli kararının 4 no'lu hüküm bendindeki \"Davalılar, davacı ... Tarafından açılan maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre taktir olunan 1.0000,00-TL vekalet ücretinin ...'den alınıp, davalılara verilmesine,\" şeklindeki ifadenin \"Davalılar, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin ...'den alınıp davalılara verilmesine\" şeklinde TASHİHİNE,b)Tashih şerhinin hüküm fıkrasının altına yazılmasına,c)Kararın tebliğinin ve gerekli sair işlemlerin ilk derece Mahkemesince yapılmasına,<br>İstinaf Başvurusu Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince Mahkemece tesis edilen asıl karar bakımından her bir davacıdan ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından her bir davacı tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın her bir davacıdan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince Mahkemece tesis edilen asıl karar bakımından alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince Mahkemece tesis edilen 09/10/2023 tarihli ek karar bakımından alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın hükmün kaldırılma nedeni de gözetilerek davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"935e93b85a92e843","SID":"53da3e567a028097"}}