{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1316 <br>KARAR NO: 2023/1518 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/04/2023<br>NUMARASI: 2016/478 Esas - 2023/361 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 15/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/02/2015 günü dava dışı sürücnün yönetimindeki ... plakalı otobüs ile İETT peronlarında davacı yayaya çarpması sonucu yaralandığı, otobüsün davalı şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davacının işgücü kaybından doğan sürekli sakatlı tazminatını almak ve şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince; davacının davasının   kabulü ile davacı için 290.000 TL  daimi maluliyet   tazminatın  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile (poliçe limiti ile sınırlı olmak  üzere ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili,  taraflar arasında uzlaşma bulunması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, karara dayanak olan  bilirkişi raporunda hesaplama yönteminin hatalı olduğunu 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini,  maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacaksa dahi yargılamaya konu uyuşmazlıkta daha yüksek bir tutara hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, trafik kazasından kaynaklanan zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/17. maddesinde; \"Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.\" ve CMK'nin 253/19. maddesinde de; \"... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,  09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" hükümleri yer almaktadır.  Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı Kararı ile \" 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle iptal kararı gereğince uzlaşma olması tazminat davası açılmasına engel olmayacaktır. Şu durumda, mahkemece işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre  karar verilmiş olması yerindedir. Bu yönden davalı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. -Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).  Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf itirazı yerinde değildir. -Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Mahkemece  kusura ilişkin alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı' nın 19/08/2019 tarihli raporu ile 18/02/2021 tarihli heyet raporunun, kaza tespit tutanaklarının birbiri ile uyumlu oldukları, hükme esas alınan heyet raporunu gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına göre  kusur raporuna yönelik istinafın itirazının reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 19.809,9‬ TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.955 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.854,9‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0f2faac13902051","SID":"d59a807182eb8aed"}}