{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2488 <br>KARAR NO\t: 2024/188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:22/04/2022<br>NUMARASI\t:2021/15 Esas - 2022/372 Karar<br><br>DAVACI\t:YILKA ISI SİSTEMLERİ İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Sigorta <br>DAVA TARİHİ\t:08/01/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t:01/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:05/02/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket çalışanının davacı şirkete ait ... plakalı araç ile 01.06.2020 tarihinde Dilovası yan yol güzergahında (Yunus Emre Cad. Şahin büfenin 20 metre ilerisinde sol tarafta, İMES’e çıkarken) giderken yağ karbüratörüne bir cisim çarptığını ve yağın boşalması üzerine motorun yandığını, davacı şirkete ait aracın aniden durduğunu, bunun üzerine davalı taraf ile görüşüldüğünü, davacı şirkete kasko kapsamında aracının yapılacağı söylendiğini ve davalı tarafından çekici çağrıldığını, davalı tarafından davacıya aracın yapım süresi boyunca kullanması için araç tahsis edildiğini, aradan 1,5 ay geçtikten sonra davacının hasar tazmini başvurusunun davalı tarafından araç üzerindeki hasar ve kaza tespit tutanağında belirtilen hasarın oluş şekli uyumsuz görüldüğü iddiası ile kazanın beyan edildiği şekilde oluşamayacağından bahisle reddedildiğini, ancak söz konusu olayın olduğu yer çukur ve tümseklerden oluşan bir yol olup taş çarpma vs. olayların olabileceği bir yol olduğunu, davacı şirketin aracında hasarlar meydana geldiğinden ve davalı taraf hasar tazmini reddettiğinden dolayı davacı şirketin aracı yaptırmak zorunda kaldığını, davacının zarar giderimi talebinin reddedilmesi üzerine taraflarınca ara buluculuğa başvurulduğunu ancak müspet bir sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerden dolayı; ... plakalı araçta meydana gelen hasar için  yapılacak bilirkişi hesaplamasından ve kesin, net ücret belirlenmesinden sonra harcı tamamlamak ve bedeli artırılmak sureti ile şimdilik 6.000,00 TL’nin (Belirsiz Alacak) aracın hasar gördüğü tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.         <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.100,08.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün taş çarpma sonucu yağ karterinin ya da radyatörün delinmesine rağmen aracı kullanmaya devam etmesi motorun yanmasına sebebiyet veren kasdi bir davranış olarak nitelendirilerek motor yanmasına ilişkin ikinci hasarı teminat dışı olarak kabul etmiş ve buna ilişkin taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, tanık ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere cismin çarpması üzere aracı durdurmaya çalışmış olduğu aracın kendiliğinden durduğunu, söz konusu zararın önlenmesi için gerekli önlemlerin alındığını, keza 25.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"...Karteldeki yağın ani ve hızlı bir şekilde boşalması durumunda sürücünün en kısa makul bir süre içerisinde aracı durdurması durumunda dahi aracın motorunda 2 hasar olarak izah edilen hasarın meydana gelmesinin mümkün olabileceği,...\" ifade edildiğini, taraflarının talep artırımı yapılması için yargılama sırasında süre verilmediğini ve bu nedenle de taraflarınca talep artırımı yapılmamış olduğunu bu hususun da göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirterek; davalı şirket ile davacı arasında genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, davalının sorumluluğunun işbu poliçe teminat kapsamı dahilinde mümkün olabileceğini, davacı tarafın işbu dava konusu kazanın meydana gelmesinden sonra olay yerini terk etmesi sebebiyle davalı şirketin huzurda görülen dava kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın kaza sonrası olay yerini terk ettiği ve olay sonrası tutulması gereken kaza tespit tutanağının düzenlenmediğinin tespit edildiğini, başkaca bir incelemeye gerek kalmaksızın gerçekleşen hasarın poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kasko genel şartları 5.10 hükmünde sayılan zorunlu hallerden biri mevcut olmadığı halde olay yerinin terk edilmesi ve kaza tespit tutanağı tutturulmaması nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacı tarafın ispat yükünü yerine getirmediğini, ayrıca dava konusu kazanın davacı tarafın beyan ettiği şekilde meydana gelmediğini, hasar ile beyan uyuşmazlığının söz konusu olduğunu, bu hususun gerekçeli kararda da belirtildiğini, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunuı kara taşıtları kasko sigortası genel şartları ile poliçe özel şart/klozları doğrultusunda sigorta ettirene yüklenen yükümlülüklerin hiçbir şekilde yerine getirilmediğini, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de itirazlarının dikkate alınmadığını, söz konusu bilirkişi raporu ile birlikte net tespitler yapılmaktan kaçınıldığını, yalnızca kanaat bildirilmesi ile yetinildiğini, konu hasarın davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminat kapsamına girip girmediği, poliçe özel şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda sigorta hukuku bilirkişisinden ek rapor alınması gerekirken rapor tanzim edilmeden yetersiz bilirkişi raporu uyarınca hüküm kurulduğunu, gerçekleşen zararın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını, sigortalı tarafından gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; tanığın beyanından da anlaşılacağı üzere araç sürücüsünün taş çarpması üzerine gösterge lambası yanmamasına rağmen müsait bir yere yanaşmaya çalışarak gerekli önlemleri almaya çalıştığını, ancak aracın kendisinin 100 m sonra durduğunu, araç durduktan sonra da araç sürücüsünün üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve sigorta şirketine bildirimde bulunduğunu, yani karşı tarafın iddia ettiği gibi davacı tarafından sorumluluğunu yerine getirmediği, olay yerini terk ettiği iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın sunmuş olduğu Yargıtay 19. HD. 2018/6246 E., 2019/12031 K. sayılı kararın huzurdaki bu dosyaya emsal teşkil edemeyeceğinin aşikar olduğunu, davalı tarafın olayın şaibeli olduğu beyanlar ile kazanın uyuşmadığı yönündeki beyanlarını da kabul etmelerinin mümkün olmadığını, hem dosyaya sundukları hem de istinaf dilekçesinde belirtmiş oldukları beyanları tekrar ile beyanlar ile  hasarın oluşma şeklinin birbirleri ile örtüştüğünü, her ne kadar davalı fatura içeriğinden hasar içeriklerinin uyuşmadığını belirtmiş ise de bilirkişi raporunda (raporda aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte) da görüşeceği üzere hasar ve miktarlarının tespit edildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2022 tarih, 2021/15 Esas - 2022/372 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacının Renault marka Megane Sedan tipi 2006 model, ... plakalı otomobilinin davalı tarafça ... numaralı genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, sigortalı aracın Dilovası Mermerciler Sanayi Sitesi yolunda hareket halindeyken yol üzerindeki sert bir cismin motor altına çarpması sonucu arabanın bir kaç km sonra çalışmadığının fark edildiği, aracın yol kenarına çekilmesinin ardından bir daha çalışmadığı, davalı sigorta şirketinin gönderdiği çekici yardımıyla aracın bulunduğu yerden kaldırıldığı, davacı tarafından davalıya yapılan başvuruya  karter üzerinde herhangi bir çarpma, sürtme izi bulunmaması nedeni ile hasarın teminat dışı kaldığından bahisle davacının talebinin ret edildiği, davacının bunun üzerine aracı tamir ettirerek tazminat talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.<br>1-Davalının istinaf talebinin incelenmesinde; HMK 352. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların istinafa elverişli olmadığı HMK 341. maddesinde belirtilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise, bu sınır 8.000,00-Türk Lirasıdır. <br>Somut olayda; toplam dava değerinin 6.000,00 TL olduğu, toplam hasar miktarının bilirkişi raporuna göre17.531,76 TL olduğu, mahkemece kabulüne karar verilen kısmın 1.100,08 TL olduğu, davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu kabul edilen kısım olan 1.100,08 TL’nin kararın verildiği 2022 yılı itibarı ile öngörülen 8.000,00-TL'lik kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle yerel mahkemece davalı yönünden verilen karar hüküm tarihinde miktar itibarı ile kesin niteliktedir. Hükmün verildiği tarih itibarı ile miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.<br>HMK 305/a maddesine göre yasa yolunun açık olabilmesi için, ya kararın ya da HMK 305/a maddesi kapsamında verilecek kararın kesinlik sınırı kapsamında olmaması gerekir.<br>Davalı tarafların istinafa konu ettiği, gerekçeli kararı kesin karar olup istinafa tâbi değildir. Bu nedenle, HMK'nın 352. maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>2-Davacının istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde; Dosyaya sunulan bilirkişi rapor ve ek raporunda karterde oluşan kırığın araç ve parçalar mevcut olmadığından incelenemediği, ancak karterdeki kırığın boyutunun büyük olması halinde yağın aniden boşalabileceğinin değerlendirildiği, ancak davacı tarafın davalı sigorta şirketine yaptığı 29.05.2020 tarihli yazılı başvuruda; “…sert bir cismin motor altına çarpması sonucu arabanın birkaç km sonra aracın çalışmadığını fark ettim…” şeklinde beyanda bulunduğu, dolayısıyla davaya konu olayın olmasından ve sürücünün çarpmayı fark etmesine rağmen birkaç kilometre daha aracı kullanmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, anılan yazılı beyanın hasar dosyası içinde bulunan ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu, bu nedenle davacı tanığı ...’ın aracı olaydan hemen sonra durdurduğu yönündeki beyanının anılan hususlarla çeliştiği ve bu nedenle hükme esas alınmamasının yerinde olduğu; buna göre, davacı sigortalının çarpmadan sonra aracı durdurmayıp kullanmaya devam etmesi sonucu zararın artmasına sebebiyet verdiği ve yağsızlık sonucu oluşan zararın da sigorta teminatı kapsamında olmadığı (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2011/10644 esas 2012/4856 karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/5256 esas 2016/7128 karar sayılı ilamı) davacının bu şekilde TTK.’nun 1448. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.2. maddesine aykırı davranarak zararı önlemeye yarayacak tedbirleri almadığı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.7. maddesi uyarınca motor hasarının teminat dışında kaldığından motor hasarına yönelik tazminatın reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 161,40-TL'nin mahsubu ile kalan 266,20-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>6-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>9-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>10-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bec8f327ca2f7d5","SID":"3157b9150526f928"}}