{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1864 <br>KARAR NO: 2023/1849<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİİSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2019<br>NUMARASI: 2014/1740 E. - 2019/1246 K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... A.Ş tarafından üretilen ... plakalı 2011 model ve ... plakalı 2011 model ... marka otobüslerin maliki olarak toplu taşıma hizmeti verdiğini, araçların yakıtının anlaşma çerçevesinde sürekli olarak davalı ... A.Ş.'nin bayilerinden aldığını, davalının otomatik yakıt alma sistemi incelendiğinde bu hususun anlaşılacağını ve davalı dışında başka bir yerden yakıt alınmadığını, bir süre sonra her iki aracın enjektör parçalarında arızalar oluştuğunu, servis ve enjektör üreticisi şirketlerce düzenlenen raporlarda, enjektör geri dönüş miktarlarının standart değerlerin üzerine olduğu, bunun da zaman içinde yağlama özelliği olmayan standart dışı yakıtların kullanımından, kötü filtrelenmiş yakıtlardan veya yakıt  katkılarından kaynaklandığının belirlendiğini, parça arızalarının olası tüm nedenlerinin kötü yakıttan kaynaklandığını, aynı işi yapan başka bir kişiye ait aracın enjektör masrafının davalı ... tarafından karşılanarak arızanın yakıttan kaynaklandığının kabul edildiğini, bu ödemenin iyiniyet çerçevesinde yapıldığının ifade edilmesine karşın, ödeme ile yakıt kusurunun kabul edilmiş sayılacağını, ancak müvekkilinin tazminat talebinin kabul edilmediğini, enjektör arızasının imalattan kaynaklanması halinde davalı ...'ın, yakıttan kaynaklanması halinde ise ...'in sorumlu olacağını ileri sürerek, şimdilik 7.058,90 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; araçların 2 yıllık garanti sürelerinin dolduğundan TBK 231.maddesine göre satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun sona erdiğini, aracın düzenli bakımının yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, araçların bakımlarının 2000 ile 7000 Km arasında geç yapıldığını, halk otobüsü olarak kullanılan araca bu denli geç bakım yapılmasının arızalara neden olacağını, enjektörlerin genellikle yakıt kaynaklı sorunlar çıkardığını, dava konusu enjektörlerin ... şirketine gönderildiğini, üretim veya montaj kaynaklı bir arıza olmadığının belirlendiğini, arızanı yakıttan kaynaklı olduğunun davacı tarafından kabul edildiğini, araçların 215.000  ve 223.000 Km de olduklarını, bu kadar kullanılan bir enjektörde imalat hatasının bulunamayacağını, davacının Otobil sistemiyle sadece diğer davalıdan yakıt aldığı iddiasının da kabul edilemeyeceğini, araçta Otobil sistemi bulunmasının münhasıran aynı yerden yakıt alınacağı anlamına gelmediğini, enjektör arızaları arasında uygun olmayan katkı kullanılmasının da bulunduğunu, davacı araçları için böyle bir inceleme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; araçlardaki arızaların 17.02.2014 ve 19.03.2014 tarihinde meydana gelmesine rağmen onarımların 16.07.2014 tarihinde yaptırıldığını, arıza tarihinden itibaren araçların dört ay daha kullanılmasının da arızaların önemli olmadığını gösterdiğini, fatura içeriğinde enjektör tamiri yerine bakımı ve temizlenmesi yapıldığını ve enjektörlerin değiştirilmediğini, bun durumun da araçların periyodik bakımlarının yaptırılmadığını gösterdiğini, filtreleme yapılmadan yakıt kullanılmasının enjektörlerin kirlenmesine neden olabileceğini, aracındaki arızanın olası nedenlerinden birinin eurodiesel yerine kırsal motorin kullanmak olduğunu, arıza formlarında yağlanma özeliği olmayan yakıt kullanımı şeklinde bir neden gösterilmediğini, davacı araçlarında kullanması gereken yakıt ile araçların km'leri karşılaştırıldığında, yakıtın sadece  %66'sının Otobil sisteminden alındığını gösterdiğini, kiralık araçlarda Otobil sistemi dışında yakıt alma ihtimalinin yüksek olduğunu, arıza formlarında olası arıza nedenleri arasında yetersiz filtreleme, katkı maddesi konulması nedenlerinin de gösterildiğini, aynı yakıttan alan başka araçlarda sorun yaşanmadığını, kar kaybı zararının ne şekilde oluştuğunun açıklanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Dava davacının maliki olduğu araçta meydana gelen enjektör arızası nedeniyle meydana gelen kar kaybı ve tamirat masrafının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama ile taraflara ait tüm deliller toplanmış ve dosyanın alanında uzman İTÜ makine mühendisliği bölümünde öğretim görevlisi olan 3'lü bilirkişi heyetine tevdii sağlanmış ve rapor dosyaya kazandırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından araçta arızalandığı iddia olunan enjektörlerin incelenmesi amacıyla servise gidilmiş, parçalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde kullanılan parçaların orjinal olmadığı, işlevini yerine getiremediği üzerinde kurum birikimi olduğu ve bu durumun kullanılan yakıttan kaynaklandığı belirtilmiştir. Davalı üreticinin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede aracın garanti süresinin dolduğu ayrıca kullanılan ve arızalanan enjektörlerin orjinal olmadığı anlaşıldığından üretici firmanın sorumluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca bilirkişi heyeti tarafından ayrıntılı şekilde mütalaa olunan gerekçelerle bahsi geçen arızanın araçta kullanılan yakıttan kaynaklandığı belirtilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar araçta kullanılan yakıtın diğer davalı ...'ten temin edildiği hatta araç tanıma sistemi ile sadece aynı marka akaryakıt alımı yapıldığı belirtilmişse de arızanın meydana geldiği anda araç deposunda bulunan yakıttan numune alınmadığı bu sebeple depodaki yakıtın arızaya sebebiyet verebilecek kabiliyette olup olmadığı hususu irdelenememiştir. Bu kapsamda davalı ...'in ise sorumlu olduğuna dair davacı tarafça ispata elverişli delil sunulamamıştır. Yukarıca izah olunan gerekçeler ile davacının davasını her iki davalı yönünden ispatlayamadığı anlaşılmakla, \" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ...'in sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın gerçeği yansıtmadığını, oysa müvekkilinin tüm yakıtları davalı şirketin OTOBİL kayıtlarından da görüleceği üzere davalı şirketten alındığını, müvekkilinin sahibi olduğu iki adet araç için sürekli şekilde davalıdan yakıt aldığını, başlangıçta fatura karşılığı alınan yakıtın daha sonra araç tanıma sistemi üzerinden alındığını, davalı şirket dışında başka bir yerden yakıt alınmadığını, mahkemece kayıtların incelenmesi ve araçların kilometreleri kıyaslandığında davalının bayileri dışında yakıt almadığının anlaşılabileceğini; Bir süre sonra arızalanan enjektör arızasının nedeninin tespit edilemediğini, yetkili servisçe parçaların üreticiye gönderildiğini, burada yapılan incelemede ‘Yapılan Kontrollerde Enjektör Geri Dönüş Miktarları Standart Değerlerin Üzerinde Olduğu Görüldüğü’ hususunun belirlenerek, olası arıza nedenlerinin zaman içerisinde alınan yağlanma özelliği olmayan standart dışı yakıtların kullanımından, kötü filtrelenmiş yakıtlardan ve yakıt katkılarından kaynaklanmış olabileceğinin belirlendiğini, aynı şekilde çalışan başka bir kişiye ait ... plakalı araçtaki aynı arıza sonucu enjektör bedeli olan 4.000,00 TL'nin davalı petrol şirketince ödendiğini, müvekkilinin de başvuruda bulunmasına rağmen önceki ödemenin iyiniyet çerçevesinde yapıldığının belirtilerek ödeme yapılmadığını, 01.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda açıkça, enjektörlerin işlevini yerine getirmediği, bu enjektörlerin üzerinde kullanılan yakıtta bulunmaması gereken maddeler ve katkılar nedeniyle kurum birikintisi olduğu ve enjektördeki arızaların yakıt kaynaklı olduğunun belirlendiğini, ancak bunun davalının sattığı yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda görüş belirtilmediğini, sunulan belgelerden de müvekkilinin sadece davalıdan yakıt aldığının açık olduğunu, o dönemde kullanılan yakıtın farklı olması nedeniyle şimdiki yakıt üzerinde inceleme yapılmasının bir anlamı bulunmadığını, alınan yakıtlar ile yapılan kilometrenin dikkate alınarak başka bir yerden yakıt alınıp alınmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ayıplı yakıt satışından veya araçtaki üretim hatasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkiline ait iki adet özel halk otobüsü olarak kullanılan aracın davalı ... AŞ şirketince üretildiğini, araçların kullanıldığı sürece tüm yakıtlarının davalı şirkette ait bayilerden alındığını, buna rağmen araçların enjeksiyon sisteminde arıza oluştuğunu, arızanın üretim kaynaklı olması halinde ... AŞ'nin, yakıttan kaynaklanması halinde ise... AŞ'nin sorumlu olduğunu ileri sürerek, tazminat davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, arızalanan enjektörlerde üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığı ve araçtaki arızanın yakıt kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece her iki davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf başvuru nedenlerinin genel olarak akaryakıtın ayıplı olmasına ilişkin olduğu ve davalı araç üreticisi ... AŞ'nin kusuruna yönelik somut bir istinaf nedeni bulunmadığı, kaldı ki araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığının da mahkemece kesin olarak belirlenmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince davalı ... AŞ. yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Başka bir kişiye ait araçta meydana gelen enjektör arızası nedeniyle 4.000,00 TL'nin müşteri memnuniyeti çerçevesinde ödendiğinin belirtilmesi karşısında, davacının araçlarındaki enjektör arızasının da davalı tarafından satılan yakıtlardan kaynaklandığını kabul için yeterli değildir. Arızanın davalı tarafından satılan yakıttan kaynaklandığının usulüne uygun delillerle tarafından kanıtlanması gerekir.  İlk derece mahkemesince alınan 01.08.2017 tarihli raporda, enjektörlerde imalat hatası bulunmadığı ve arızanın yakıttan kaynaklanığı, ancak bu arızanın davalı tarafından satılan yakıttan kaynaklandığı yönünde kesin bir kanaat bildirilemeyeceği ifade edilmiştir. Araçlardaki enjeksiyon parçalarının arızalandığı belirtilen tarihlerden bir süre sonra yetkili servise başvurulmuştur. Yetkili servisçe araçtaki enjektör parçaları sökülerek üreticisine gönderilmiş ve üreticinin düzenlediği raporda, genel olarak bu tür arızaların kalitesiz yakıt kullanmaktan veya yakıt katkılarından kaynaklandığı belirtilmiştir. Ancak, arızaya neden olan arızanın tespiti açısından gerek araçtaki yakıttan gerekse de bu tarihte davalı şirketçe satılan akaryakıttan numune alınarak inceleme yapılmamıştır. HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut davada, davacı tarafça her ne kadar aracın tüm akaryakıtlarının davalı şirketinden alındığını ve bu hasara davalı şirketin satmış olduğu ayıplı motorinin neden olduğu iddia edilmiştir. Ancak sektör bilirkişisi raporunda, enjektör arızasının kullanılan akaryakıtta bulunmaması gereken maddeler ve katkılar nedeniyle birikinti olduğu ve arızanın yakıt kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Ancak arızaya sebep olan yakıt ve katkı maddelerinin davalı şirketçe satıldığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. Arıza sonrası davacı şirkete ait araç depoları ile davalı şirketin bayisinin yakıt tankından numune alınarak analiz yapılmamıştır. Bu durumda arızanın davalının bayisi tarafından satılan yakıttan kaynaklandığının ispat edildiği kabul edilemez. Bir an için tüm yakıtların davalı şirketten alındığı varsayılsa dahi enjektörlerdeki arızanın yakıta eklene katkı maddelerinden de kaynaklanmış olabileceğinin belirlenmesi karşısında, bu ürünün de davalıdan alındığı veya bu tür bir ürün kullanılmadığının bu aşamada kanıtlanması mümkün değildir. Bu nedenle araçların kilometreleri ve davalıdan alınan yakıtların değerlendirilerek, bu tür bir arızanın satılan yakıttan kaynaklandığının anlaşılması teknik olarak mümkün görülmemiştir. Aradan geçen süre zarfında, davalı istasyondan akaryakıt alan dava dışı tüketiciler veya şirketlerin herhangi bir şikayeti vs. başvurusu olmadığı gibi, davacı taraf, araçta meydana gelen hasarın davalı şirketin satmış olduğu akaryakıttan kaynaklanmış olduğunu ispatlayamamıştır. Davalı şirketin hasardan dolayı sorumlu olabilmesi için yalnızca hasarın meydana gelmiş olması ve genel olarak davalıdan akaryakıt alınmış olması davalı şirketin ayıplı mal sattığını ve ayıplı mal nedeniyle hasarın meydana geldiğini ispata yeterli değildir. Bu nedenlerle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklana bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin masrafların kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b99cb4cb60bcc4c","SID":"88806607230927f9"}}