{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/762<br>KARAR NO\t: 2024/18<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2021 yılı genel kurulunun 28.07.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, genel kurulda kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı kararlar alındığını, müvekkilini zor durumda bırakmaya yönelik birtakım kararlar alındığını, alınan bu karara ret oyu verildiğini ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiğini, davalının aile şirketi olduğunu ve 4 ortağı bulunduğunu, ortaklardan 3 tanesinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, yönetim kurulunda ortak olmayan bir müdürün bulunmadığını, yönetim kurulu üyesi olmayan tek ortağın müvekkili olduğunu, şirketin haklı nedenle feshi istemli davanın 24.05.2022 tarihinde açıldığını, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- Sayılı dosyası kapsamında gördüğünü, yönetim kurulu üyelerinin kendi kendilerini toplu olarak kanuna aykırı şekilde ibra ettiklerini, TTK m. 436/2 uyarınca oydan yoksunluğun söz konusu olduğunu, bu sebeple ibra kararının iptali gerektiğini, şirketin feshi talebiyle açılan davada temettü dağıtılması talebinde de bulunulduğunu, bu davanın açılmasından sonra sermayenin beş katına çıkarıldığını ve arttırılan kısmın geçmiş dönemden karşılanmasına karar verildiğini, müvekkilinin temettü dağıtılması talebinin önüne geçmek amacıyla dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olarak sermaye artırım kararı alındığını, müvekkili dışındaki şirket ortaklarının tamamının yönetim kurulu üyesi olarak yüksek miktarda aylık ücret aldıklarını, örtülü kar dağıtımı yaptıklarını, müvekkilini zor duruma düşürmeyi amaçladıklarını, şirketin yüksek kar elde ettiğini belirterek, 27.07.2022 tarihli Genel Kurul toplantısında alınmış ---- numaralı kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel kurul kararlarının  iptali sebeplerinin hiç birisinin dava konusu uyuşmazlıkta bulunmadığını, davacının 19 hissedar olduğunu, kötü niyetli olarak dava açtığını, diğer hissedarlara, kardeşlerine zarar verme psikolojisi ile hareket ettiğini, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, altı kardeş tarafından kurulduğunu, davacının en büyük kardeş olduğunu, diğer ortakların davacıyı baba yarısı bildiklerini ve saygıda kusur etmediklerini, haksız isnatlarla açılan davanın diğer ortakları yaraladığını ve davalı şirketin prestijine zarar verdiğini, muhalefet şerhinin dava şartı olduğunu, muhalefetin görüşmeler sırasında gündeme ilişkin değil oylama sırasında ve oylama sonucuna ilişkin olması gerektiğini, kararın alınmasından önce peşinen verilen muhalefet şerhlerinin geçerli olmadığını, ----- nolu kararlarda davacının karar alınmadan peşinen şerh düştüğünü, dava dilekçesinde bahsi geçen ----- numaralı kararlarda da bu durumun söz konusu olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacının iddialarının tamamının soyut, afaki ve ispatı olmayan iddialar olduğunu, davalı şirketin ticari yapısı, ticari değeri, işçi sayısı, ülkenin ekonomik şartları, enflasyon göstergeleri, sermaye artışı ile şirket yapısını güçlendirmek ve yeni yatırımlar yapılması, dünya genelindeki ekonomik resesyon dikkate alındığında davacı iddialarının hukuki dayanağının olmadığının anlaşılacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; <br>Dava,  Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TTK'nun 436. ve 445. maddesi uyarınca davalı şirketin, 28.07.2022 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptali şartlarının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Mahkememiz dosyasının ön inceleme duruşmasının ----- no'lu ara kararı uyarınca dosyanın uyuşmazlık noktasında inceleme yapmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 04/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davalı şirketin 2017 ve 2018 yılında kar dağıtımı adı altında şirket ortaklarına tahakkuk ve ödeme yaptığı, 2022 yılı ---- kod numaralı ortaklardan alacaklar hesabında, ortak-----ortak----- ortak -----muavin defter kayıtlarında kar dağıtımı kayıtlarının yanında davacı muavin defter kayıtlarında 12.yevmiye maddesiyle------ kod numaralı ortaklardan alacaklar hesabına 850.000,00 TL ödeme yapıldığı, bunun 700.000,00 TL'sinin kar payı dağıtımı adı altında yapıldığı, 2023 yılı kar payı adı altında yapılan ödemenin 1.000.00,00 TL olduğu, ------ kod numaralı davacıya ait ortaklardan alacaklar hesabının bakiyesinin 1.855.000,00 TL olduğu 2022 ve 2023 (31.07.2023 tarihi itibariyle) Davacıya 31.07.2023 tarihine kadar yapılan ödemelerin 1.000.000,00 TL olduğu, toplamda 2022 yılı dahil davacıya kar payı adı altında yapılan ödemenin 1.850.000,00 TL olduğu, Davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri kayıt nizamının VUK. 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince usulüne uygun ve birbirini tamamladığı davalı şirketin ticari defterler tasdiklerinin TTK 64-65 VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde GİB sistemine yüklenerek beratlarının alındığı, davalının ticari defter kayıt ve belgelerinin tam ve eksiksiz olduğu, Hazır Bulunanlar Listesi dosyaya sunulmamasına karşın, genel kurul toplantısında----- numaralı kararlara vekili aracılığı olumsuz oy kullanan ortağın davacı----- olduğunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, İptal davasının üç aylık dava açma süresi içinde açıldığı tespit edilmiş, muhalefet şerhinin her bir genel kurul kararında gündemin görüşülmesine geçilmesinden sonra ancak oylamaya ilişkin netice tutanağa kaydedilmeden önce yazılmış olması sebebiyle, Yargıtay kararları çerçevesinde peşin muhalefetin dolayısıyla da muhalefet şerhinin geçersizliğinin mevcut olup olmadığının muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu, 28.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın alınması için gerekli nisabın bulunmadığı, bu sebeple yokluk yaptırımına tabi olduğu, yokluğun herkes tarafından zamanaşımı süresine tabi olmaksızın dava konusu yapılabileceği, peşin muhalefet şerhi ile ilgili yapılacak değerlendirmelerin bu açıdan etkisinin olmayacağı, sermaye artışına ilişkin Genel Kurul kararının süresi içinde tescil edildiğine, sermaye artışının nasıl karşılanacağına, şirketin sermaye artışına ihtiyaç duyma sebeplerine ilişkin bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı, sermaye artırım kararının üç aylık süre içinde tescil edilmemiş olması durumunda TTK m. 456/3 gereği genel kurul kararının geçersiz olacağı, geçersizliğin emredici hüküm olması sebebiyle herkes tarafından Zamanaşımı süresine tabi olmaksızın dava konusu yapılabileceği, peşin muhalefet şerhi ile ilgili yapılan değerlendirmelerin bu sebeple geçersizlik ile ilgili değerlendirmeye etkisi bulunmadığı, devredilemez yetkiler arasında yer almasına karşın genel kurul kararı olmadan kar payı dağıtımı adı altında ödemeler yapılmış olması, TTK m. 523'de sayılan şartların mevcudiyetine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmaması karşısında, karın dağıtılmamasına ilişkin ----numaralı kararının iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının muhterem Mahkemenizin takdirinde olduğu...\" şeklinde rapor düzenlenmiş, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Davacı vekili, davalı Şirketin 27/07/2022 tarihinde yapılan Genel Kurulu uyarınca alınmış olan ---,---- ve---- numaralı genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye aykırı olması ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması hasebiyle iptaline” karar verilmesini talep etmiştir.Dosya kapsamına sunulan ---- Şirketinin 28.07.2022 Tarihinde Yapılan 2021 Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na göre, toplantı TTK m. 416 uyarınca tüm ortakların hazır bulunması suretiyle ve çağrısız olarak yapılmış, toplantının bu  surette gerçekleştirilmesine herhangi bir itiraz yapılmamıştır. Toplantıda alınan ----- numaralı kararlar da şu şekildedir;\"5- 2021 yılı faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin ibrası maddesine geçildi. Söz alan----Vekili Av. ------söz konusu olayla İlgili tarafımızdan açılmış bir dava bulunduğu, dava süreci devam ettiğinden dolayı ibra etmiyoruz şeklinde şerh düşmüştür. Yapılan oylama sonucunda 75,50 olumlu oya karşılık 24,50 olumsuz oya karşılık oy çokluğuyla ibra edildi.<br>7- Şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. Maddesinin tadil edilmesine, sermayenin 5.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına ve ekli tadil metninin Kabul edilmesi önerildi. Söz alan -----Vekili Av. ------ söz konusu olayla ilgili tarafımızdan açılmış bir dava bulunduğu, dava süreci devam ettiğinden dolayı kabul etmiyoruz şeklinde şerh düşmüştür. Yapılan oylama sonucunda -----olumlu oya karşılık 24,50 olumsuz oya karşılık oy çokluğuyla kabul edildi. <br>8- Şirket kârının dağıtılıp dağıtılmayacağı görüşüldü. Yönetim kurulu başkanı -----söz alarak, ülkemiz ekonomik şartları ve enflasyon göstergeleri baz alındığında finansal yüklerin karşılanmasında şirketimizin finansal sıkıntıya düşmemesi için kar dağıtımının yapılmamasını önerdi. Söz alan ---- vekili Av. ------söz konusu olayla ilgili tarafımızdan açılmış bir dava bulunduğu, dava süreci devam ettiğinden dolayı kabul etmiyoruz şeklinde şerh düşmüştür. Yapılan oylama sonucunda 75,50 olumlu oya karşılık 24,50 olumsuz oya karşılık oy çokluğuyla karın dağıtılmaması kabul edildi.”<br>Davalı şirketin 28.07.2022 Tarihinde Yapılan 2021 Genel Kurul Toplantısına ilişkin Hazır Bulunanlar Listesi dosyaya sunulmamakla birlikte, tarafların beyanlarından, dava konusu genel kurul toplantısında Av. ----- ile kendisini temsil ettiren ve yukarıda yer verilen ----- numaralı kararlara vekili aracılığı ile 24,50 adet pay için olumsuz oy kullanan ortağın davacı ----- olduğu ve bu hususun taraflar arasında ihtilafsız olduğu tespit edilmiştir.Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali TTK m. 445 vd hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK m. 445'e göre iptal sebepleri; kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Bu tür kararlar aleyhine TTK m. 446'da sayılan kişiler genel kurul kararı tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. <br>TTK m. 446 hükmüne göre iptal davası açabilecek pay sahipleri;<br>(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,” dir.Dosya kapsamına göre,  davanın açılış tarihi 10.10.2022 olup, dava konusu genel kurul toplantı tarihi olan 28.07.2022 tarihinden itibaren üç aylık dava açma süresi içinde açıldığı, davacının yukarıda açıklandığı üzere bu davayı açma şartlarına sahip olduğu görülmüştür.<br> Dosyaya sunulan davalı şirketin 01.01.2021-31.12.2021 Dönemi Yıllık Faaliyet Raporu'na göre de davalı şirketin ortakları ve hisse oranları;<br>----- 265.000,00 TL sermaye karşılığı 26,50 adet pay,<br>-----— 245.000,00 TL sermaye karşılığı 24,50 adet pay,<br>------245.000,00 TL sermaye karşılığı 24,50 adet pay,<br>-----— 245.000,00 TL sermaye karşılığı 24,50 adet pay, şeklindedir.Davalı taraf, davacının dava konusu kararlara peşin muhalefet şerhi verdiği için muhalefet şerhinin geçersiz olduğunu iddia etmiştir. Davacı tarafın muhalefet şerhi Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda, dava konusu her bir genel kurul kararı bakımından gündemin görüşülmesine geçilmesinden sonra ancak oylama neticesine ilişkin bilgiye ver verilmeden önce ilgili gündem maddesi ile ilgili alınan kararların her birinin içerisinde şu ifadeler ile yer almıştır;<br>“Söz alan ----- Vekili Av. ----- söz konusu olayla ilgili tarafımızdan açılmış bir dava bulunduğu, dava süreci devam ettiğinden dolayı ...şeklinde şerh düşmüştür.”<br>Yargıtay ---- HD'nin 21.01.2021 T.-----sayılı kararına göre; “Somut olayda, davacı dava konusu genel kurul kararlarına, gerekçelerini de açıklayarak karşı olduğunu ifade etmiş ve oylama öncesinde \"Susan'ın muhalefetiyle\" ibaresi tutanağa yazılmış ise de, oylamadan sonra alınan kararın veya toplantı tutanağının altına karara muhalefetini yazdırtmamıştır. Bu durumda, dava şartı sayılan muhalefet şerhinin şekle uygun olarak sunulmadığı, davacının kararlara olumsuz oy vermesine rağmen karara muhalefetini tutanağa geçirtmediği ve bu haliyle kanunun aradığı toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi şartının sağlanmadığı hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.”<br>Davalı şirketin 28.07.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin ---- numaralı genel kurul kararı ile ilgili olarak:Anonim şirketlerde pay sahibinin oy hakkı TTK m. 434 vd hükümlerinde düzenlenmektedir. Oy hakkından yoksunluğu düzenleyen TTK m. 436'nın ikinci fıkrası ibra kararının alındığı oylamada oydan yoksunluğu düzenlemektedir;<br>\"(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.”<br>05.04.2021 tarih ve -----sayılı ---- Gazetesi'nin 22. sayfasına göre, 01.04.2021 tarihli davalı şirket genel kurul kararı ile 01.04.2024 tarihine kadar görev yapmak üzere -----Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilmiş bulunduklarından, 28.07.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, aynı zamanda ortak sıfatına da sahip olan ----- TTK m. 436/2 uyarınca oy kullanamayacaklardır. Bu kişiler sadece kendi ibralarında değil, TTK m. 436/2 uyarınca diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında da kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamazlar.28.07.2022 tarihli davalı şirket Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın 5. Maddesi yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olup, yukarıda da açıklandığı üzere, karara olumsuz yönde verilen 24,50 adet oyun davacı ----- ait olduğu taraflar arasında ihtilafsız olduğu, bu durumda geriye kalan ve olumlu yönde verilen 75,50 adet oyun ise aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan diğer üç ortağa ait olduğu, tüm bu hususlar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, 28.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasında oydan yoksun olmayan pay sahiplerinin TTK'ya uygun olarak kullandıkları oyun, sadece davacının ibra kararına olumsuz yönde verilen oyu olup, alınan ibra kararının, olumlu yönde karar alınması için gerekli nisabın bulunmaması sebebiyle yokluk yaptırımına tabi olduğu, genel kurul kararlarının yokluğu, iptal davasından farklı olarak herkes tarafından zamanaşımı süresine tabi olmaksızın dava konusu yapılabileceği, bu sebeple, yukarıda peşin muhalefet şerhi ile ilgili yapılan değerlendirmelerin ibra kararına ilişkin ---- numaralı gündem maddesi ile İlgili kararın yokluk yaptırımına tabi olmasına etkisi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı şirketin 28.07.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan ana sözleşmenin sermaye başlıklı 6. maddesinin değiştirilmesi suretiyle sermaye artışı yapılmasına ilişkin--- numaralı genel kurul kararı ile ilgili olarak:<br>Dosya kapsamına sunulan davalı şirketin 01.01.2021-31.12.2021 Dönemi Yıllık Faaliyet Raporu'na göre, şirketin sermayesi 1.000.000,00 TL'dir. 28.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında ise, sermayenin beş katı arttırılarak 5.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, Kararda 'ekli tadil metninin Kabul edilmesi önerildi' denilmişse de, dosya kapsamına söz konusu tadil önerisi sunulmadığı, ----Gazetesi internet sayfası üzerinde yapılan araştırmada da 28.07.2022 tarihli genel kurul kararlarının ve bu kapsamda alınan sermaye artışı kararının tescil edildiğine ilişkin bir ilana rastlanamadığı, bu sebeple sermaye artışının nasıl karşılanacağı ile ilgili bir tespit yapılamadığı, yine dosya kapsamına davalı şirketin sermaye artışına ihtiyaç duyma sebeplerine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından, bilirkişilerce sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı ile ilgili  bir değerlendirme de yapılamadığı anlaşılmaktadır.TTK m. 456/3 hükmüne göre;<br>\" (3) Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.”TTK m. 457 hükmüne göre ise;<br>“(1) Yönetim kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir beyan imzalanır. Beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanır.<br>(2) Beyanda;<br>a) Nakdi sermaye konuluyorsa; artırılan kısmın tamamen taahhüt edildiği, kanun veya esas sözleşme gereğince ödenmesi gerekli tutarın ödendiği; ayni sermaye konuluyor veya bir ayın devralınıyorsa bunlara verilecek karşılığın uygun olduğu (...)” devralınan ayni sermaye, aynın türü, değerlendirmenin yöntemi, isabeti ve haklılığı; bir borcun takası söz konusu ise, bu borcun varlığı, geçerliliği ve takas edilebilirliği; sermayeye dönüştürülen fonun veya yedek akçenin serbestçe tasarruf olunabilirliği; gerekli organların ve kurumların onaylarının alındığı; kanuni ve idari gerekliliklerin yerine getirildiği; rüçhan hakları sınırlandırılmış veya kaldırılmışsa bunun sebepleri, miktarı ve oranı; kullanılmayan rüçhan haklarının kimlere, niçin, ne fiyatla verildiği hakkında belgeli ve gerekçeli açıklamalar yer alır.<br>b) İç kaynaklardan yapılan sermaye artırımının hangi kaynaklardan karşılandığı, bu kaynakların gerçekliği ve şirket malvarlığı içinde varoldukları konusunda garanti verilir.<br>c) Şartlı sermaye artırımının ve uygulamasının kanuna uygunluğu belirtilir.<br>d) hizmet sunanlara ve diğer kimselere ödenen ücretler, sağlanan menfaatler hakkında, emsalleriyle karşılaştırma yapılarak, bilgi verilir.”Tüm bu hususlar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, sermaye artırım kararının üç aylık süre içinde tescil edildiğine ilişkin bir delilin sunulamaması karşısında, TTK m. 456/3 hükmü uyarınca sermaye artırışına ilişkin genel kurul kararının geçersiz hale geldiği, söz konusu geçersizlik emredici kanun hükmünden kaynaklandığı ve bir iptal sebebi olmadığı için, herkes tarafından zamanaşımı süresine tabi olmaksızın dava konusu yapılabileceği, bu sebeple, yukarıda peşin muhalefet şerhi ile ilgili yapılan değerlendirmelerin sermaye artırım kararına ilişkin 7 numaralı gündem maddessi ile ilgili kararın geçersizliğine etkisi bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.<br>Davalı şirketin 28.07.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan 2021 yılı karının dağıtılmamasına ilişkin 8 numaralı genel kurul kararına gelince, karar şu şekildedir;<br>“8- Şirket kârının dağıtılıp dağıtılmayacağı görüşüldü. Yönetim kurulu başkanı -----söz alarak, Ülkemiz ekonomik şartları ve enflasyon göstergeleri baz alındıgında finansal yüklerin karşılanmasında şirketimizin finansal sıkıntıya düşmemesi için kar dağıtımının yapılmamasını önerdi. Söz alan -----söz konusu olayla ilgili tarafımızdan açılmış bir dava bulunduğu, dava süreci devam ettiğinden dolayı kabul etmiyoruz şeklinde şerh düşmüştür. Yapılan oylama sonucunda 75,50 olumlu oya karşılık 24,50 olumsuz oya karşılık oy çokluğuyla karın dağıtılmaması kabul edildi.”<br>Konuyla ilgili TTK m. 507/1 hükmüne göre;“Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı oranında katılma hakkını haizdir.\"Bu hüküm uyarınca pay sahibinin kar payı hakkı, ancak genel kurulun karın dağıtılması yönünde karar alması ile birlikte ve dağıtılmasına karar verilen tutardan payına düşen miktarda alacak hakkına dönüşecektir.TTK m. 519 hükmüne göre ise;<br>\"(1) Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır.<br>(2) Birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra da;<br>a) Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı, <br>b) İskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların yerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşülmesinden sonra kalan kısmı,<br>c) Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu, genel kanuni yedek akçeye eklenir.”<br>Kar payı ile yedek akçe arasındaki ilişkiyi düzenleyen TTK m. 523 hükmüne göre ise;<br>“(1) Kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez.<br>(2) Genel kurul;<br>a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse,<br>b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, Kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir.<br>(3) Esas sözleşmede hüküm bulunmasa bile, genel kurul, şirketin işçileri için yardım sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya diğer yardım ve hayır amaçlarına hizmet etmek üzere, bilanço kârından yedek akçe ayırabilir.”Bu düzenlemeler uyarınca, anonim şirketlerde kar dağıtımı zorunlu olmayıp, TTK m. 523'de düzenlenen şartların varlığı halinde genel kurul kârın kısmen veya tamamen dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına karar verebilir.<br>TTK m. 408/2-d hükmüne göre; “yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması.” genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Bu sebeple her ne kadar 'kar payı ödemesi/kar payı dağıtım ödemesi' açıklaması ile de yapılmış olsa, yapılan ödemeler kar dağıtımı olmayıp, ileride dağıtılacak kar payından mahsuben yapılan harici ödemeler olarak nitelendirilebilir.Yukarıda yer verilen tüm bilgi ve belgeler, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer almasına karşın genel kurul kararı olmadan kar payı dağıtımı adı altında ödemeler yapılmış olması, TTK m. 523'de sayılan genel kurul kararı ile yedek akçe ayrılmasına ilişkin şartların mevcudiyetine ilişkin bir bilgi ve belgenin de dosya kapsamında bulunmaması karşısında, davalı şirketin 28.07.2022 tarihli genel kurul toplantısında karın dağıtılmaması yönünde alınmış ----- numaralı kararının iyiniyet kurallarına aykırı  ve kararın iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu açık olmakla birlikte, davacının muhalefet şerhinin her bir genel kurul kararında gündemin görüşülmesine geçilmesinden sonra, ancak oylamaya ilişkin netice tutanağa kaydedilmeden önce yazılmış olması sebebiyle, Yargıtay kararları çerçevesinde peşin muhalefetin dolayısıyla da muhalefet şerhinin geçersizliği ve bundan dolayıda yukarıda açıklandığı üzere, bu kararın iptal edilebirlik şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 28/08/2022 tarihli Genel Kurul'un 5. maddesinin yok hükmünde olduğunun, 7. maddesinin geçersiz olduğunun tespitine, 8. maddesinin iptaline ilişkin talebin ise şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>-Davalı şirketin 28/08/2022 tarihli Genel Kurul'un 5. Maddesinin yok hükmünde olduğunun tespitine,<br>-Davalı şirketin 28/08/2022 tarihli Genel Kurul'un 7. Maddesinin geçersiz olduğunun tespitine,<br>-Davalı şirketin 28/08/2022 tarihli Genel Kurul'un 8. Maddesinin iptaline ilişkin talebin ise şartları oluşmadığından REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 6.074,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 6.235,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>6-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afd8ca315d37b3e3","SID":"050098d8cba57e10"}}