{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/1798 - 2024/106<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1798 <br>KARAR NO\t: 2024/106<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/701 Esas 2022/332 Karar<br><br>DAVACILAR\t: \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar  vekili  dava dilekçesinde, 22/01/2019 günü, saat 12:50 sıralarında, Ordu, Fatsa, Evkaf mevkiinde, dava dışı sürücü ... yönetiminde, D-010-17 kesim no.lu, bölünmüş devlet yolunda, Ordu/Fatsa’dan gelip, Ünye/Samsun istikametindeki iki trafik şeritli taşıt yolunun sağ şeridini takiben seyretmekte olan, ... plaka numaralı, ... marka, 2018 model, ... Sigorta A.Ş.’ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile sigortalı, beyaz renkli çekiciye bağlı, ... plaka numaralı yarı römorktan oluşan TIR kamyonunun yarı römorkunun sol kısmı ile, Demas kavşağı girişinde, davacıların murisi ... (1980) yönetiminde, sol şeridi takiben, aynı yönde seyretmekte olan, ... plaka numaralı, Jeep marka, 1980 model arazi taşıtının sağ kısımları arasında, sağ ve sol trafik şeritlerini ayıran şerit çizgisi üzerinde çarpışma vuku bulduğunu, çarpışmadan sonra, TIR kamyonu (çekicisi ... plaka numaralı, yarı römorku ... plaka numaralı) sağa doğru 60 metre gittikten sonra, sağ emniyet şeridinde durduğu, arazi taşıtının ise, kendi seyir şeridinde savrularak 23 metre daha ilerledikten ve dönel kavşak ek levhasına çarpıp hasarlandıktan sonra, orta röfüj başında devrildiği, olay sırasında yaralanan ...'ün hastanede vefat ettiğini belirterek, eş... için 200.000,00-TL,  çocuk ... için 150.000,00-TL,  çocuk ... için 150.000,00-TL, çocuk ... için 150.000,00-TL,  anne ... için 100.000,00-TL, baba ... için 100.000,00-TL, kardeş ... için 75.000,00-TL, kardeş ... için 75.000,00-TL, olmak üzere toplam 1.000.000,00-TL manevi tazminat bedelinin; temerrüt tarihi olan 27.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde,   dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 26/03/2018-26/03/2021 vadeli 180794419 numaralı Kasko Poliçesiyle davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın tam kusurlu olduğunu,  manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, aksi kanaat oluşması halinde taleplerin fahiş olduğunu belirtilerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacıların  eş, baba, oğul ve kardeşleri olan ...'ün  vefat ettiği kazada kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası teminatı kapsamında manevi zararlarının tazmini için işbu davayı açtıkları, 6098 Sayılı TBK'nun manevi tazminat başlıklı 56/2 .maddesinde \"...ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir.\" hükmünün mevcut olduğu,  ceza yargılamasını yapan Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/405 E sayılı dosyasında kusurun hangi tarafta olduğunun belirlenememesi nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği,  6098 sayılı yeni TBK'nın 74.maddesine göre “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içerdiği, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediği olduğu,  Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/405 E sayılı dosyasında verilen karar olayın oluşuna ilişkin tespit yapmadığından mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiği, aynı kazaya ilişkin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/732 E sayalı dosyasında ise her iki araç sürücüsüne %50 oranda kusur izafe edildiği,  mahkemece  İTÜ Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda, ... plaka numaralı arazi taşıtının sürücüsü, davacıların murisi ...’ün hatalı sevk ve idaresinin, % 50 (yüzde elli) oranında etkili olduğunun, ... plaka numaralı çekici ile ... plaka numaralı yarı römorktan oluşan TIR kamyonunun dava dışı sürücüsü ...’ın, hatalı sevk ve idaresinin de, % 50 (yüzde elli) oranında etkili bulunduğunun belirtildiği,  iki  aracın yan kısımları ile temas etmeleri, özellikle çarpışma noktasının, iki trafik şeritli taşıt yolunda, TIR kamyonunun seyrettiği sağ şerit ile arazi taşıtının seyrettiği sol şerit arasındaki şerit çizgisi üzerinde bulunması ışığında, her iki sürücünün, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı şekilde seyrettikleri, yoğun trafikli dönel kavşağa yaklaşırken hızlarını azaltmadıkları, trafik güvenliği gereği, şerit çizgisinden uzak, dolayısıyla birbirlerinden uzak olacak şekilde araçlarını sevk ve idare etmeleri gerekirken, bu hususlara riayet etmedikleri, yanyana, birbirlerine çok yakın vaziyette seyrettikleri, sürücülerden birinin yaptığı küçük bir direksiyon manevrasının araçların yan kısımları  ile birbirlerine değmesi şeklinde gelişen dava konusu olaya yol açtığı, ancak hangi sürücünün direksiyon manevrası yaptığı hususunda bir kanaate varılamadığı, olay yerindeki yoğun trafikli dönel kavşağa yaklaşırken, kavşak koşullarına göre, arazi taşıtının hızını ayarlamayan ölen sürücü ...’ün mü, iki araç yanyana geçtikleri sırada, hafif şekilde sağa direksiyon manevrası yaparak kazaya sebep olduğu, yoksa, kavşağa yaklaşırken aracın hızını azaltmayan TIR kamyonu sürücüsü ...’ın hafifçe yaptığı sola direksiyon manevrasının mı olaya yol açtığı hususunda kesin kanaate varmanın, dolayısıyla tarafların olaydaki kusur durumlarının tespitinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen  kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, işletme tehlikeleri doğrultusunda tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerektiği, açıklanan nedenlerle  tehlikeler eşit kabul edilerek her iki araç sürücüsünün de %50'şer oranda kusurlu olduğunun kabulü ile  İTÜ Karayolları Fen Heyetinden alınan rapordaki kanaate itibar edildiği, davalı  sigorta  şirketi tarafından sigortalanmış olan aracın ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçe örneğinin incelendiği,  manevi zarar klozu olduğunun  görüldüğü,  manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ; \"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacı... için 20.000 TL, davacı ... için 15.000 TL,  ... için 15.000 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 7.500 TL, ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın 27/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline fazlaya ilişkin taleplerin reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin sigortalamış olduğu araç sürücüsünün söz konusu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu açıkken yerel mahkemece kusur oranlarının belirlenememiş olması nedeniyle eşit kusur oranları üzerinden hüküm izafe etmesinin  hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ...’ın kazanın oluşumundaki tek kusurlu kişi olduğunu, yerel mahkeme kararında her ne kadar kusura ilişkin değerlendirme yapılamayacağı belirtilerek eşit kusur oranları üzerinden hüküm izafe edilmişse de defaatle belirtildiği üzere savcılık dosyasında mevcut CD görüntülerinde açıkça görüleceği üzere  müteveffa ... ve ...’a ait araçlar görüntüye girdiğinde kavşağa yaklaşırken bile ...’ın  çok hızlı seyretmekte olup hiç bir fren tedbiri uygulamadan kavşağa girdiğini,  müteveffanın üzerine/şeridine aracını sürmesi sonucu aracı sürüklemeye başladığını ve ancak orta refüjde aracı bırakabildiğini, yerel mahkeme tarafından davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, yerel mahkemenin arabuluculuk ücreti hususunda davanın kabul/red oranına göre hüküm tesis etmesinin  hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye teminat limitleri içinde ödeme yapmaları talebini içerir ihtarnamenin  9 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü usulde 14.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, Karayolları Trafik Kanunun 99 maddesinde; \"Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" denildiğini,  ihtarı 14.11.2019 tebliğ alan davalı sigorta şirketi Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 27.11.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 97’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilerek; \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.’ denildiğini,  arabuluculuk ücretinin kabul/ red oranına göre hükmedilmesinin hukuka aykırı olup arabuluculuk ücretinin tamamının davanın açılmasına sebebiyet veren davalı sigorta şirketinden alınmasına ilişkin karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde,  kaza sonucu üçüncü kişinin ölümü, yaralanması veya malul kalması söz konusu olduğu takdirde, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında yaralananlara, malul kalanlara ve ölenin mirasçılarına tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında yer alan manevi tazminat klozunun , maddi tazminattan  ayrı olarak düşünülemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsü ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olup işbu sebeple müvekkil sigorta şirketine yüklenebilecek bir sorumluluk  bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatın  fahiş olduğunu,  kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini,  müteveffa ...'ün yapılan ölü muayenesinde müteveffanın ölüm sebebinin, trafik kazası nedeniyle oluşan ağır travma sonucu dalak ve akciğer yaralanması olduğunun tespit edildiğini,  müteveffanın yaralanma bölgeleri ve ölüm sebebi göz önüne alındığında emniyet kemeri takmadığının  aşikar olduğunu,  yerel mahkemece hükmedilen tazminata \"avans faizi\" işletilmesine karar verildiğini, huzurdaki davaya konu kaza bir ticari iş değil bir haksız fiil niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme kararında vekalet ücreti yönünden 3.1, 4.1, 5.1., 6.1., 7.1., 8.1., 9.1., 10.1. numaralı bentlerde hata bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tDava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tKusura ilişkin olarak, taraflardan hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, tehlikeler eşit varsayıldığından zararın ilke olarak yarı yarıya paylaştırılmasına ilişkin Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, ceza dosyasında da maddi vakıanın kesin olarak saptanamaması karşında bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası; \"Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>\tAnılan Kanun hükmü uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama gideridir. 6100 sayılı Kanun’un \"Yargılama giderlerinden sorumluluk\" kenar başlıklı 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre  davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Bu nedenle, arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir. <br>\t Sigorta ettirenin, zarar görenlere karşı hangi oranda faiz ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu üzerine alan sigortacısının da aynı oranda faiz ödemesi gerekir.\t<br>\tİşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir. <br>\tSomut olayda, ruhsatın şirket adına kayıtlı olduğu ve şirketin işlerinin ticari iş kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte,  faize yönelik ilişkin istinaf sebebine de itibar edilememiştir. <br>\tManevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\t6098 TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'', aynı Yasanın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi, kanunun hâkime takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmekte olup, hükmedilen manevi tazminat miktarının oluş, tarafların sosyo ekonomik durumu   ve kusur oranı gözetildiğinde hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar  vekili ile davalı  vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılardan  alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye  346,9 TL’nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalıdan  alınması gereken   6.831,00 - TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.708,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,00  TL’nin davalıdan    tahsili ile hazineye gelir kaydına,\t<br>\t4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  31/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d05fa48cfb59d2e7","SID":"f247a7e31943d338"}}