{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2476 Esas<br>KARAR NO: 2024/110<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/02/2020<br>NUMARASI: 2017/647 E. - 2020/74 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullandığı iki adet markaya sahip olduğunu, bunlardan ... sayılı \"... şekil + ...\" markasının 1996 yılında, ... sayılı \"şekil + ...\" ibareli markasının ise 2002 yılında tescil ettirildiğini, müvekkilinin markalarının piyasa nezdinde kullanımı nedeniyle tüketiciler nezdinde bilinirlik seviyesine ulaştığını, aralıksız ve kaliteli yoğun kullanımı nedeniyle piyasada tanınmış hale geldiğini,  1996 yılında markasını tescil ettirdiğini ve tescilden bu yana \"...\" ibareli markaları ile bir kalite ve güvence sembolü haline gelen markalarının gerek ulusal gerek uluslararası çapta birden fazla firma ile iş yapması sayesinde maruf olma kategorisine girdiğini,  müvekkilinin markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, bu hususun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, davalının markasının esas unsurunun da \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasının esas unsurları ile tamamen  ve birebir aynı olduğunu, markanın tescilli olduğu 35. Ve 39. sınıf, müvekkilinin markasının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıf ile birebir aynı olduğunu, Müvekkilinin ... numaralı \"... şekil + ...\" markasının 39. sınıfta \"Nakliye ve depolama, paketleme, seyahat hizmetleri\" için tescilli olduğunu, müvekkiline ait  ...  numaralı \"şekil+...'\" markasının  ise 35., 36., 39., ve 42. sınıflar için tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının  tanınmış marka olduğunu, buna ilişkin birden fazla Mahkeme kararı olduğunu, müvekkilinin markaları ile  davalı ... markaları arasında benzerlik olduğunu , bir çok davada Mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile bu durumun tespit edildiğini, müvekkilinin markalarını korumak  için pahalı faaliyetlerde bulunmak zorunda kaldığını, davalıya ... esas unsurlu herhangi bir marka kullanımı dolayısı ile hukuki hakların kullanılacağı ihtarının yapıldığını ancak davalının buna ihtara rağmen kötü niyetli olarak tescil başvurularına devam ettiğini,   davalıya ait ... sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının kullanımlarının iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığından bahisle ... sayılı \"...\" ibareli marka üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına,  ...  sayılı \"... Taşıt Tanıma Sistemi\" ibareli markanın 35. ve 39. Sınıfta hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın markasının Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanılmadığını, davacının bu hususta birçok dava açtığını, davacı tarafın müvekkilinin ticari faaliyetlerini sekteye uğratmak amacıyla bu davaları açtığını, hükümsüzlük davası açtığı sınıflarda markasını hiç kullanılmadığını bildiği halde söz konusu davalı açtığını, bu davalar ile haksız olarak müvekkili şirketin faaliyetlerini sekteye uğrattığını, müvekkilinin markaları ile davacı markaları arasında ayniyet, benzerlik, iltibas veya iltibas tehlikesi bulunmadığını, markaların esas unsurlarının farklı olduğunu, görsel  ve bütünsel olarak da farklı olduklarını, taraf markalarının müşteri çevresinin tamamen faklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacı tarafından tescilli olan ... nolu ve ... nolu markalar tescilli oldukları sınıflarda, tescil edildikleri tarihlerden itibaren kullanılmadığını, davacının ...(...) nolu markasının tescilli olduğu 39. Sınıfın alt sınıflarından \"seyahat hizmetlerinde\" faaliyetinin bulunmadığını, söz konusu markanın tescili için 24.07.1996 tarihinde başvurulduğunu,  28.08.1997 yılında tescil edildiğini,  kendilerince açılan dava tarihine kadar markanın neredeyse 20 senedir seyahat hizmetlerinde hiç kullanılmadığını, seyahat hizmetlerinin, nakliyecilik ve yük taşıma işlerinden tamamen farklı olduğunu, seyahat hizmetlerinin \"yolcu\" taşıma hizmeti olduğunu,  usul ve şartlarının özel kanunlarla düzenlendiğini, özel izinlere tabi olduğunu, davacı tarafın bu alanda Türkiye içinde ciddi bir kullanımının bulunmadığını, davacının ... nolu markasının tescili için 21.08.2002 tarihinde başvurulduğunu, markanın 15.07.2004 tarihinde 35, 36, 39 ve 42. Sınıflar yönünden tescil edildiğini, davacı tarafça markasınının 35. Sınıfın tamamı, 39. Sınıf yönünden de bir kısım hizmetler açısından kullanılmadığını, davacı yanın markalarının tanınmış marka olmadığının birçok mahkeme kararı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğinden bahisle, davacı taraf markalarının tescil edildikleri tarihten itibaren müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünü talep ettikleri sınıflar açısından kullanılmadığı, SMK 25. Maddesinin müvekkil tarafa söz konusu durumu defi olarak ileri sürme hakkı verdiği, hükümsüzlük davasının esasına girilebilmesi için müvekkil itirazının dikkate alınması gerektiği gözetilerek SMK 25'in yollaması ile 19/2 gereğince davacının ciddi kullanımını ispatlaması gerektiğine, taraf markaları arasında görsel işitsel, bütünsel benzerliğin bulunmaması, taraf markalarının aynı müşteri kitlesine hitap etmemesi, taraf markaları arasında iltibas bulunmaması nedeniyle davacının, müvekkili şirket markasının 35.ve 39. Sınıflarda hükümsüz kılınması yönündeki talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 04/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ...  sayılı \"... \" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"...\" ibareli markanın 35.ve 39. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Birleşen Mahkememizin 2017/649  esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+... \" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 04/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \"...\" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"...\" ibareli markanın 35.ve 39. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği,  Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil + ...\" ve ...  no.lu \"Şekil + ...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı- ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, Davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \" ...\" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35 ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \" ...\" ibareli markanın 35 ve 39 sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Birleşen Mahkememizin ...  esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \" ...\" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu ve 39 sınıfın tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"....\" ibareli markanın 39 sınıfta hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava  ettiği, Birleşen Mahkememizin 2017/652  esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+ ...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \"...\" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"...\" ibareli markanın 35.ve 39. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \"... \" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"... Full\" ibareli markanın 35. ve 39. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği,  Birleşen Mahkememizin 2017/654  esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, Davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \"... \" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35 ve 39 sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \"... On\" ibareli markanın 35 ve 39 sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, Birleşen Mahkememizin ...  esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullanmakta olduğu 2 adet markaya sahip olduğunu, bunlardan tescilli ... nolu \"... şekil+...\" ve ... nolu \"Şekil+...\" tescilli markalarının da vurgulayıcı ayırt edici unsuru olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini marka ve ticaret unvanı olarak uzun yıllardır kullandığını ve işarete tanınmış marka niteliğini kazandırdığını, müvekkilinin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin haiz olduğunu, davalı tarafça 05/10/2012 tarihinde TPE nezdinde ... sayılı \"...\" ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, davalı tarafça yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markalara ve alan adına da tecavüz oluşturduğunu, tarafların ticaret sicil kayıtlarından iştigal alanlarının aynı olarak görüleceğini, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. ve 39. sınıfların tarafın iştigal alanı kapsamında olduğunu, davalının kullanımının ve ticaret unvanının, iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, davalının ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer almasının, tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek ve müvekkili ile karıştırılmasına neden olacak nitelikte olduğunu bu nedenle ... sayılı \" ...\" ibareli markanın 35.ve 39. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etiği anlaşılmıştır.  İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Dava ve Birleşen Davaların REDDİNE, \" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca her ne kadar müvekkil firma markasının Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanılmadığı, müvekkilin bu hususta birçok dava açtığı, müvekkilin davalı tarafın ticari faaliyetlerine sekteye uğratmak amacıyla bu davaları açtığı, hükümsüzlük davası açtığı sınıflarda markasının hiç kullanılmadığını bildiği halde söz konusu davayı açtığı, müvekkilin firmanın 1982 yılından beri lojistik, uluslararası taşımacılık ve sair iştigal alanlarında kullandığı iki adet markaya sahip olduğunu, bunlardan ... sayılı \"... şekil+ ...\" markası 1996 yılında, ... sayılı \"şekil+ ...\" ibareli markası ise 2002 yılında tescil ettirildiğini, ve müvekkilin markaları piyasa nezdinde kullanımı nedeniyle piyasada tanınmış hale geldiğini, 1996 yılında markasını tescil ettiren müvekkil tescildenaaa bu yana \"...\" ibareli markaları ile bir kalite ve güvence haline gelerek markalarının gerek ulusal gerekse uluslararası çapta birden fazla firma ile iş yapması sayesinde maruf olma kategorisine girdiğini,  müvekkil markasının esas unsuru \"...\" ibaresidir ve bu husus bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, esas davada davalı firmanın, birleşen davalarda ise aynı şekilde davalı firmaların da markalarının esas unsurları ... ibaresi olduğunu, ve müvekkilin markası ile esas unsurları tamamen ve birebir aynı olduğunu, ve hatta markanın tescilli olduğu 35. Ve 39. Sınıf, müvekkilin markasının tescilli olduğu 35. Ve 39. Sınıf ile birebir aynısı olduğunu, esas davada davalıya ait ... sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu, ve birleşen davalarda sırasıyla; 2017/648E. Sayılı dosyasında  ... sayılı \"... \"  ... E. Sayılı dosyasında ... sayılı \"...\"  ... Sayılı dosyasında ... sayılı \"...\" .... Sayılı dosyasında ... sayılı \"...\" .... Sayılı dosyasında ... sayılı \"...\"  ..E. Sayılı dosyasında ... sayılı \"... Full\" ...E. Sayılı dosyasında ... sayılı \"... \" ...E. Sayılı dosyasında ... sayılı \"... \"  ibareli marka başvuruları kötü niyetli olduğunu, davalıların markaları kullanımları iltibas ve dolayısıyla müvekkilin ticaret ünvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığını, bu anlamda esas dava ve birleşen davalar yönüyle, yukarıda sayılan markaların 35. Ve 39. Sınıfta hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğini,  markalar arasında benzerlik olduğunu, iki markanın tüketiciyi yanılgıya düşüreceğini, dava konusu markalar ile müvekkil markası ele alındığında müvekkil markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve davaya konu markalarda söz konusu esas unsurun AYNEN kullanıldığı görüleceğini, Müvekkil markasının esas unsuru”...” ibaresi olup; gerek benzerlikte dikkate alınması gereken soldan sağa okunma ilkesi, gerekse söz konusu ibarenin müvekkil markasında daha baskın bir biçimde öne çıkarılmış olması nedeniyle bu hususun kabulü gerektiğini, markanın tanınmış durumda olduğunu, bu sebeplerle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2017/647E. 2020/74K. sayılı kararının, asıl dava ve birleşen davalar için Kaldırılmasına ve yeniden değerlendirme yapılarak talepleri gibi davaların kabulüne   karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça ... tescil no.lu 35/36/39/42/44/45 inci sınıflarda tescillenmiş “...” davalı markasının 35/36/39/42 inci sınıflardaki hizmetler gruplarında 14 yıl süresince ciddi kullanmama nedeniyle açmış olduğumuz davada Sayın mahkemenin takdiri 35/35/42/44/45 sınıfları tümden, 39.sınıf ise araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, dalgıç hücresi kiralanması hizmetleri, dalgıç elbisesi kiralanması hizmetleri, çöplerin toplanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” yönünden iptaline karar verdiğini,  davacı markaları ... ŞEKİL markası 39. Sınıf bakımından,  ... markası ise yalnızca 36. Sınıf ve 39. Sınıf (araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, dalgıç hücresi kiralanması hizmetleri, dalgıç elbisesi kiralanması hizmetleri, çöplerin toplanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri hariç) tescilli marka olduğunu,  karar neticesinde karşı taraın sahip olduğu marka ve hizmet sınıflarının  iptali edildiğini, müvekkil markalarımızın tescilli olduğu sınıflar davalı markaların tescilli olduğu ve faaliyet gösterdiği mal ve hizmet bakımından aynı ya da benzer sınıfta da bulunduğunu, karşı tarafın markası nakliye ve depolama, paketleme, seyahat hizmetlerinde tescilli iken müvekkil markaları özellikle akaryakıt istasyonları ve bu çerçevede verilen hizmetlerden oluşturduğunu, Bilirkişi raporunda da tespit edildiğini müvekkilin markasına bütünsel bakıldığında davacı markadan farklıdır, iltibasa mahal vermediğini, dolayısıyla davacı tarafın iptal edilen hizmet sınıfları aşağıda yer aldığını, davacı markanın ayırt edici unsuru “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu,  bilirkişi raporunda davacı markalarının esas unsuru olan ... ibaresinin davacı markaların kullanıldığı nakliye sektörü içerisinde zayıf marka haline getirdiğini, bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava ve birleşen  davalar  davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir. Davacı ... sayılı \"... şekil + ...\" markasının 39. sınıfta \"Nakliye ve depolama, paketleme, seyahat hizmetleri\" için  1996 yılında , ... sayılı \"şekil + ...\" ibareli markasının ise 35., 36., 39., ve 42. sınıflar için  2002 yılında tescil ettirildiğini, tanınmış marka olduğunu  davalıya ait ... sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının kullanımlarının iltibas ve dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanına, marka hakkına ve alan adına haksız rekabete yol açtığından bahisle 35. ve 39. Sınıfta hükümsüzlüğünü talep etmiş, birleşen davalarda ise aynı iddialara dayalı olarak  ,  ... sayılı \"...\" ibareli markanın, ... sayılı \"...\" ibareli markanın ,... sayılı \"...\" ibareli markanın,  ... sayılı \"...\" ibareli markanın,  ... sayılı \"...\" ibareli markanın , ... sayılı \"...\" ibareli markanın ,... sayılı \"...\" ibareli markanın 35 ve 39. Sınıflarda , ... sayılı \"...\" ibareli markanın 39.sınıfta hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı adına tescilli dava konusu markaların tümünün 35, ve 39. Sınıflar dışında başka sınıflarda da  tescilli oldukları görülmektedir. Mahkemece davacı markasının tanınmış marka olmadığı, davalı markalarındaki \"...\" ibaresi dışındaki eklerle ayırt edici olduğu iltibas oluşturmadığı gerekçesi ile dava ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre,  davacının hükümsüzlük talebine  mesnet markaları olan ... sayılı \"...+şekil ...TİC. A.Ş\", ... sayılı \"...+şekil ...\" ibareli markaların  koruma kapsamlarında 35, 36, 39, 42.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı ve asıl ve ayırt edici unsurunun \"...\" ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece markaların benzerliği konusunda  hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme içermediği, asıl ve birleşen davalara konu her bir marka ve tescil sınıfları ile davacı markalarının  usulünce karşılaştırılmadığı, davalıya ait markalarda \"...\" ibaresinin asıl unsur olarak yer alıp almadığının, bu ibarenin davalı markalarında aynen kullanılıp kullanılmadığının, davacı markasının tanınmış olup olmadığı, uzun süreli kullanımla ayırt edicilik ve bilinirlik kazanıp kazanmadığının incelenmediği, davalı markalarında yer alan eklerin  iltibası önlemeye yeterli ayırt edici ibareler olup olmadığı, taraf markalarının \"...\" ibaresi yönünden bire bir aynı olması nedeniyle genel olarak benzer kabul edilmesi gerekip gerekmediği ,  markalar arasında görsel, işitsel  ve anlamsal olarak  olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde ,ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede  benzerlik bulunup bulunmadığı ve tescil sınıflarının incelenmediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunun yeterli olmadığı görülmüştür.  Taraflar arasında görülen, Yargıtay denetiminden geçen başka bir uyuşmazlıkta; (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,  2020/7778-  2022/910) \"Mahkemece,  dava konusu ... sayılı davalının başvuru markası \"... in\" ibaresi ile davacının itiraza mesnet markaları olan ... sayılı \"...+şekil ... TİC. A.Ş\", ... sayılı \"...+şekil ...\" ibareli markaların asıl ve ayırt edici unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, 35. ve 39. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas  oluştuğu gerekçesiyle  davanın kısmen kabulüne, ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. ve 39. sınıftaki tüm hizmetler yönünden YİDK kararının iptaline 09/02/2022\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verildiği, raporda  davacının tanınmış marka iddiasının yeterince incelenmediği,  her bir marka ve her bir dava yönünden markaların tescil sınıfları da dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirme içeren bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun  kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih, 2017/647 E. 2020/74 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b1f5b0b5ec91fde","SID":"2b3e76f9390062d8"}}