{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1553 <br>KARAR NO: 2023/2004<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2021<br>NUMARASI: 2020/585 Esas - 2021/422 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalı tarafından ''şirkette yapılan usulsüzlük nedeniyle uğranılan zarar'' açıklaması ile davacı aleyhine  Ankara ... İcra Müdürlüğünde ... Esasta   201.487,60 TL zararı için icra takibi yapıldığını,  ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, zararın ..A.Ş.'nin ticari teamüllere aykırı borsa işlemlerinde bulunmasından kaynaklandığı iddiası olduğunu,  ancak davalının zararını ve bu zararı doğuranın davacı  olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının şirkette icracı  olmayan Bağımsız YK üyesi olduğunu,  zarara sebep olan kararlarda imzası olmadığını,16/06/2014-16/12/2014 tarihleri arasında görev yaptığını, zarara sebebiyet veren kararların davacı üyeliğinin başladığı tarihten önce olduğunu, TTK nın 553. madde kapsamında yönetimi devreden yönetim kurulunun , yönetimi devralan kişinin seçiminde gerekli özeni göstermek kaydıyla, yönetici seçilen kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağını,yönetim kurulunun geçerli bir devir ile yönetimi bir başkasına devrettiğini,borçlu görünen diğer yönetim kurulu üyelerinin takibe  itiraz ettiğini, davacıya  tebligat gelmediğinden haberi olmadığını, itiraz edenler yönünden  Ankara 13. ATM nin 2015/209 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini,ileri sürerek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacının ...AŞnin YK üyesi olduğunu, şirketin hisselerini İMKBndan satın aldığını, davacının YK üyesi olduğu dönemde  şirketin tüm aktif varlıkları yönetim kurulu başkanı ve onun gösterdiği kişilerin uhdesine geçirilmek sureti ile şirketin içinin boşaltılıp  şirketin bir masa ve sandalyeden ibaret göstermelik bir şirket haline geldiğini, borsada işlem gören şirket hisselerin değerinin  sıfırlanması   nedeniyle işlem tahtasının  kapatıldığını,davacının YK üyesi olduğu dönemde Ayrıca SPKna ve mevzuata aykırı  işlemler yapıldığını,davacının da dahil olduğu YK üyeleri hakkında  nitelikli dolandırıcılıktan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/336 E. Sayılı dosyası ile ve ayrıca SPK mevzuatına aykırılıktan da muhtelif Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığını, hisse senetleri nedeni ile zararına neden olan ... A.Ş yöneticileri hakkında önce icra takibi başlattığını, itiraz üzerine de Ankara 13. ATMnin 2015/209 E sayılı dosyasında sorumluluk davası açtığını, kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini,davacının takibe itiraz etmediğini  bildirerek davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece   davalı tarafça Ankara ... İcra Dairesinin ...( yenileme ile ...) sayılı dosyasında  yapılan icra takibinde 3. Şahıs ...A.Ş'nin eylemleri ile zarara uğratıldığı iddiasıyla bağımsız Yönetim kurulu üyesi olan davacı ve diğer YK üyeleri  hakkında    yapılan takipte  davalı hisse senedi sahibinin icra takibini bizzat alacaklı sıfatıyla kendi adına yaptığı,  zarar eden şirkete ödenmesi yönünde  talebi bulunmadığı, YK üyelerinin sorumluluk davalarında tazminatın şirketin zarar ettiğine dayanılarak açılması sebebiyle  şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiği, davalının  aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek davacının icra takip dosyasından ötürü davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davanın husumet nedeniyle reddedilmesi nedeniyle koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili;  Ankara 13. ATMnin 2015/209 esas sayılı dosyasında tüm YK üyelerinin sorumluluğu nedeni ile zararın tazmini için açılan davanın halen derdest olduğunu, sonucunun beklenmesinin gerektiğini, YK üyelerinin sorumluluğunu gerektirecek eylem ve işlemler nedeniyle doğrudan zarara uğrayan ortak, alacaklı ve üçüncü şahısların zararlarının giderilmesini ve tazminini, zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinden talep edebileceğini,  Ankara 13  ATMnde açılan davada davalı   zararının doğrudan zarar olmayıp, dolaylı zarar olarak kabul edildiğini, borsadan alınan hisse senetlerinin, borsada işlem görme olanağı kaldırılarak şirketin tahtasının kapatılması halinde oluşan zararın doğrudan zarar mı dolaylı zarar mı olduğunun tespit edileceğini, YK üyelerinin  hisse senetlerinin  borsada işlem görmeyen adi bir hisse senedi haline  dönüşerek   tedavül kabiliyetinin yok olmasına neden olduklarını, zararın  hisse senetleri sahipleri için  doğrudan zarar olduğunu ve  doğrudan zarara uğrayan ortak, alacaklılar ve üçüncü şahısların bu zararlarının tazminini  yönetim kurulu üyelerinden talep edebileceklerini savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, halka açık şirketten borsada hisse alan davalının borsada işlem tahtası kapatılan  şirketin uğradığı  zararı  için  pay sahibi tarafından  yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti   talebine ilişkindir.TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK'nın 555. maddesi uyarınca ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Ankara .... İcra Dairesinin ... (yenileme ile ...) sayılı dosyasında  davalı ... tarafından ...AŞ şirketinin YK üyeleri aleyhine şirkette yapılan usulsüzlük nedeniyle uğranılan zarar olduğu açıklanarak  201.487,60 -TL için ilamsız  icra  takibi yapıldığı,diğer borçluların itirazı üzerine davalı tarafça   Ankara 13. ATM nin 2015/209 esas sayılı dosyasında davacı ... de dahil olmak üzere tüm borçlular için itirazın iptali davası  açıldığı, başka hisse senedi sahipleri tarafından aynı mahiyette açılan davaların birleştirildiği, mahkemece  davacı bakımından takibe  itiraz edilmediğinden  hukuki yarar yokluğundan, iki borçlu yönünden ödeme emri tebliğ ve itiraz dilekçesi  olmaması nedeniyle  dava şartı yokluğundan, diğerleri yönünden  pay sahibince talep edilen zararın dolaylı  zarar niteliğinde olduğu  ve TTK 555. Maddesi uyarınca pay sahibinin ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, davacının kendisine ödenmesi için takip yaptığı gerekçesi ile davanın reddine  karar verildiği, davacıların istinafı üzerine  Ankara BAM 21. HD nin 2020/208 esas-2023/603- karar sayılı ilamı  ile  istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.  Kararın kesinleşmiş olduğu görüldüğünden davalı vekilinin derdest dava sonucunun beklenmesine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta  davacı ...,  anılan icra dosyasından borçlu olmadığının tespitini istemiş;  İMKB den dava dışı şirketin hisse senetlerini alan davalı , şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketteki usulsüz işlemleri nedeniyle uğranılan  zarar açıklaması  ve alacaklı sıfatı ile  dava konusu icra takibini başlatmıştır. Şirket yöneticisinin usulsüz işlemleri nedeniyle şirketin zarara uğratılması durumunda ortaya çıkan  zarar  şirket ortaklarına yansıyacak dolaylı zarardır.Bu nedenle davalının zararı  TTK 555. Maddesi uyarınca  dolaylı zarar niteliğinde olup; takibe konu alacağın ancak  şirkete ödenmesini talep  hakkı bulunmaktadır. Hal böyle olunca   takibi kendi adına yapması nedeniyle ,davalının alacaklı sıfatı olmadığından davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ; davalı vekilinin istinaf  nedenleri yerinde olmadığından  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 58,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27a721030bda489f","SID":"95cb36c3044f5957"}}