{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2313 <br>KARAR NO: 2024/116<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/11/2019<br>NUMARASI: 2018/258 E. - 2019/500 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... markası altında tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve sektörde tanınan bir firma olduğunu, davalı tarafın, müvekkili aleyhine Bakırköy ... Noterliğinin 17 Nisan 2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi göndererek davalı adına TÜRK PATENT nezdinde tescilli ... dosya numaralı tasarıma dayalı olarak 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, davalı tarafın bununla da yetinmeyerek Bakırköy ... Noterliğinin 20 Nisan 2018 tarih ve ... yevmiye nolu tekrardan  gönderdiğini, bunun üzerine davalı tarafın müvekkiline ait ürünün üzerinde ufak değişiklikler yaparak adına tescil ettirdiğini fark ettiklerini, ilgili ürünün daha önceden müvekkili tarafında üretilip piyasaya sunulduğunu, sosyal medya hesaplan ve ticari defter incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını belirtmiş davalı adına TÜRK PATENT nezdinde tescilli ...dosya numaralı tasanmın hak sahipliğinin müvekkiline devrini bu talebin kabul görmemesi halinde ... dosya numaralı tasarımın yenilik kriteri barındırmaması sebebi ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile 1 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle, davacı vekilinin dava dilekçesine eklemiş olduğu sosyal paylaşım sitelerine ait fotoğraflann en eski tarihli olanının 19.04.2017 olduğunu, ancak müvekkiline ait ... numaralı ... model numaralı dava konusu ürünün 30.01.2017 tarihine ait olduğunu, dava konusu ürünün ilk defa müvekkili tarafından tasarlandığını, piyasaya sunulduğunu ve tescilinin alındığım, davacı tarafın sosyal medya hesaplarının kendine ait olmadığını, bu hesaplarla varsa ilişkisini kanıtlaması gerektiğini, aksi durumda davacı delillerine muteber edilmemesi gerektiğini, karşı dava yönünden; müvekkili adına TPMK nezdinde ... dosya numaralı tasarımın tescilli olduğunu, müvekkiline ait ... numaralı ... model numaralı dava konusu ürünün 30.01.2017 tarihine ait olduğunu, dava konusu ürünün ilk defa müvekkili tarafından tasarlandığını, piyasaya sunulduğunu ve tescilinin alındığını, davalı tarafın müvekkiline ait tasarımı haksız ve hukuksuz yere üretim ve satışım yaptığını, Bakırköy ... Noterliğinin 17 Nisan 2018 tarih ve ... yevmiye kaydındaki ihtarnameyi göndererek 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, davalı tarafın eylemlerine devam etmesi sebebi ile Bakırköy .... Noterliğinin 20 Nisan 2018 tarih ve ... yevmiye kaydıyla tekrar ihtarname gönderdiklerini, asıl davanın reddini, karşı dava yönünden davanın kabulünü, belirsiz alacak kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle, davalı karşı davacı tarafın 0625 numaralı 897217 model numaralı ve 30.01.2017 tarihli sipariş evrakına dayanarak davaya konu tasarım üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etmesinin hukuka uygun olmadığını, sipariş evrakının ispat kuvveti bulunmaması sebebiyle delil sayılamayacağını, sipariş fişlerinin firmaların ürün takibi açısından kullandığı ve firma tarafından verilen numaralardan oluşan bir takip sistemi olduğunu, bu delilin de sonradan üretebileceği düşünüldüğünde delil niteliğinden yoksun olduğunu, davalının kendi nezdinde hazırlamış bir evraka dayanarak bir talepte bulunamayacağını, davalının bu siparişi hangi firmadan aldığı, bu sipariş için hangi fatura ve irsaliye düzenlediğini açıkça belirtilmediğini, davacının vereceği fatura ve firma bilgileri doğrultusunda sipariş verdiği iddia edilen dava dışı 3 kişi firmanın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, yenilik ve ayırt edicilik barındırmayan davalı tasarımının hükümsüz kılınması gerektiğini davalı tarafın dilekçesinde dayanmış olduğu yüksek yargı kararının huzurdaki dava ile uygulanabilirliği bulunmadığını asıl davanın kabulü ile dava konusu Tasarımın müvekkiline devrini aksine kanaat olması halinde Tasarımın hükümsüzlüğü ne ve sicilden terkini karşı dava yönünden davanın tümden reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının hükümsüzlüğü yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile, davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2017/0626 tescil nolu tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,Karşı dava yönünden, tasarıma tecavüz nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere  dava konusu tasarımın müvekkil tarafından yenilik kriteri ile oluşturulduğunu, 19/09/2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin 19/09/2017 tarihinden geriye 12 aylık dönemde 19/09/2016 tarihinden önce ürünü kamuya sunmadığını, tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanmasının kamuya sunma sayılmayacağını, müvekkilinin Stok eksresi içindeki 12/05/2016 tarihli stok ekstresinin  sipariş amaçlı ve ürün satım amaçlı bir sevkiyat olmadığını, 1 TL vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, karşı dava yönünden yerel mahkemece  hatalı karar oluşturduğunu, yerel mahkeme, tescilin hükümsüzlüğüne dair karar verdiğinden maddi ve manevi tazminat istemlerinin de reddine dair karar verdiğini, asıl dava yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı- karşı davalı tarafın bütün iddia, talep ve davasının reddine karar verilen yerel mahkeme hükmünde müvekkil lehine karşı vekalet ücretine  eksik hükmedilmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, karşı dava yönünden  maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair kararın eksik inceleme nedeni ile bozulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç:Asıl dava, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hak sahipliğinin davacıya devri mümkün olmaz ise, davalı tasarımının yenilik kriteri barındırmaması sebebi ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Karşı dava ise,  endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.  Asıl davacı özetle, davalı adına tescilli ... numaralı tasarıma konu ürünün davacıya ait olduğunu tescilden daha önceden davacı tarafından üretilip piyasaya sunulduğunu,  davalının bu  ürünün üzerinde ufak değişiklikler yaparak adına tescil ettirdiğini beyanla yenilik unsuru barındırmayan tasarımın öncelikle devri aksi halde hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Karşı davacı ise, dava konusu ürünün ilk defa davalı karşı davacı tarafından tasarlandığını, piyasaya sürüldüğünü, davalı tarafın bu tasarımın haksız ve hukuksuz yere üretim ve satışım yaptığını beyanla maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.  Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle asıl dava konusu tasarımın  devri ve hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir. ... numaralı kıyafet (elbise) tasarımının (02-02) sınıfında  19.09.2017 tarihinde davalı adına  tescil edildiği görülmektedir. Dosya kapsamı ve bilirkişi rapor içeriği dikkate alındığında, dava konusu ürünün elbise tasarımı olduğu, bu tasarımın gerçek hak sahibinin asıl davacı olduğu,  ilk kez asıl davacı tarafından oluşturulduğu ve kamuya sunulduğuna dair iddianın ispatına yarar delil sunulmadığı, tasarımın asıl davacı adına tescil isteminin yerinde olmadığı, asıl davacının terditli  talebi olan davalı tasarımının yenilik unsuru içermediği gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebine gelince,  davalı karşı davacı delillerine göre, söz konusu ürünün ... stok kodu ile 12.05.2016 tarihinde dava dışı firmaya ürün sevk etmek suretiyle piyasaya sunulduğu, 19/09/2017 tarihinde tasarım tescil başvurusunda  bulunduğu ve aynı tarihte tescil edildiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olması onun yenilik ve ayırt ediciliğini kaldırır. Kamuya sunulan tasarımların yenilik özelliği kamuya sunulduğu tarihten on iki ay sonra ortadan kalkar. Tasarımın uygulandığı ürünün piyasaya verilmesi kamuya sunma şekillerinden biridir.  SMK 57/2 maddesi uyarınca, tasarım sahibi tarafından onun izni ile ya da ilişkilerin kötüye kullanılması suretiyle bir tasarım kamuya sunulmuş ise bu tarihten itibaren on iki ay içinde tasarımın tescil başvurusunda bulunulması gerekir. Somut olayda koruma talep edilen  tasarımın,  kamuya sunulduğu tarihten itibaren on iki ay içinde tescil başvurusunda bulunulmadığı bu nedenle başvuru tarihinde artık yenilik  unsuru taşımadığı anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacı vekili her ne kadar dava dışı şirkete ürün sevk edilmediğini görüş almak için gönderildiğini savunmuş ise de, davalının kendi kayıtlarından tespit edildiği üzere üretilen ürüne stok kodu verilerek aynı kod üzerinden ürün sevk edildiği, 3. kişiye gizlilik şartıyla bir gönderim olduğuna dair ispat bulunmadığı, tasarıma konu ürünün davalının gizlilik alanından çıkmasıyla kamuya sunulmuş olduğu, bu tarihin üzerinden on iki ay geçtikten sonra tescil başvurusunda  bulunulduğu, yenilik unsuru ortadan kalkan tasarımın hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, SMK 78/1 maddesi gereğince ,hükümsüzlük davasının  menfaati olanlar tarafından açılabileceği, davacının  gerçek hak sahipliğine dayalı tasarımın devrinin yanında tasarımın yenilik unsurunu barındırmadığı için   menfaati olan kişi olarak hükümsüzlük talebinde bulunduğu bu nedenle aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğu  sonucuna  varılmıştır. Uyuşmazlık konusu tasarımın hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, SMK 79.maddesi gereğince tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından davalının kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı bu nedenle karşı davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır. Asıl davadaki manevi tazminatın reddi kararı nedeniyle hükmedilecek nispi vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceği dikkate alındığında bir isabetsizlik söz konusu değildir.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı-karşı davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Davalı-Karşı davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/11/2019 tarih ve 2018/258 E., 2019/500 K. sayılı kararına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken  427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı-karşı davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35a372abc03e1c35","SID":"5199f18b544507a9"}}