{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1908 <br>KARAR NO: 2023/2487<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/07/2021<br>NUMARASI: 2016/700 Esas - 2021/534 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 14/12/2014 tarihinde ... plakalı aracı ile seyir halinde iken ... plakalı araç ile yaralamalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda yaralandığını, kazadan dolayı malul olduğunu, kazadan dolayı cismani zararlar neticesinde iş göremez hale geldiğini,  davacının % 34 oranında özürlü kaldığını ve iş gücü kaybını yitirdiğini, davacının gözünü kaybetmesi ve özürlü kalması sonucu başkalarının bakımına  muhtaç yaşamak zorunda kaldığını, davacının kaza sonucunda sakat kalması ve geçici- kalıcı iş görmezlik ile kazadan sorumlu aracın sigorta şirketi olması nedeniyle davalıdan, davacıya maddi tazminatın aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren başlayarak işleyecek olan faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.  Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından; dava konusu kazaya karşın ... plakalı aracın müvekkil şirketi tarafından 14.03.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalandırıldığını,  davacının maluliyeti ile ilgili olarak Ankara 12. A.T.M. nezdinde görülen 2015/232 E.- 2015/971 K.  sayıyla dava ikmal edilmiş olduğu ancak yargılama devam ederken taraflar arasında sulh olunarak düzenlenen 11.11.2015 tarihli İbraname ve Sulh Anlaşması ile davacıya ödenen 130.000 TL karşığında davacının alacaklarından feragat ettiğini belirterek  feragat nedeniyle davanın reddini  talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; feragat edildiği belirtilen davada; Davalı tarafından  %45 sakatlık oranı üzerinden anlaşma yapılmış ve  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/232 Esas sayılı davasında % 45 olarak belirlenen oran üzerinden sulh olunarak ödeme yapıldığını, huzurdaki dava da ise Balıkesir Devlet Hastanesi'nden alınan rapora göre müvekkilin maluliyetinin %79  olarak tespit edilmesi sebebiyle açıldığını, Mahkeme tarafından ise; artan sakatlık incelemesi yaptırılmış ve İstanbul ATK 16.12.2020 tarihli Adli Tıp Raporu ile müvekkilin 14.12.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle  sakatlık oranı %73 olarak tespit edildiğini, rapor ile kesin hüküm sonrasında sakatlık oranının arttığı, diğer bir ifade ile artan sakatlık iddialarının ispatlandığını, daha önce feragat edildiği gerekçesi ile açılan işbu davanın kesin hüküm sebebiyle reddinin hukuka aykırı olduğunu, doğmamış haktan feragatın mümkün olmadığını, kişinin henüz doğmamış bir hakkından vazgeçemeyeceği ilkesi gereğince, mağdurun artan maluliyet oranının gözetilerek tekrar alınacak bir rapor ve ilk dava sonrasında devam eden tedavilerini ve hastane evraklarını da bildirir şekilde, maluliyet artışı sebebi ile doğacak tazminatı talep edebileceğini, ATK'nın güncel tespiti ile müvekkilin maluliyetinin arttığının tespit edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları açıkça değerlendirilmeden kendilerine ıslah hakkı verilmeden davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hukuki değerlendirmede bulunulmasını kabul etmediklerini, müvekkiline verilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini,  kaza tespit tutanağı ile; kazanın meydana gelmesinde tam kusurun dava dışı ...’a ait olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün sağa dönüş kurallarına riayet etmemesi sebebiyle kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını,  müvekkilin fren tedbirine rağmen kazanın önlenemediği gerekçesi ile müvekkile kusur verilemeyeceğini, dava dışı araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu taraf olduğunu,  poliçe limitinin feri ödemeler dahil edilerek tespit edilmesinin hatalı olduğunu, bakiye poliçe limiti belirlenirken sadece asıl alacak ödemesi dikkate alınması gerektiğini, poliçe limiti esas alacak olarak talep edilebilecek tazminatı belirlediğini, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderini limit içerisine eklemenin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davacının dava dilekçesi ile  14/12/2014  tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak davacının % 34 oranında özürlü kaldığını ve iş gücü kaybını yitirdiğini, davacının  geçici ve kalıcı iş görmezlik  maluliyeti ve kaza nedeniyle  fazlaya  dair haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemi noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davacı vekilinin  mahkemece yapılan 10/05/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan beyanında \" Dava dilekçemizi ve yazılı beyanlarımızı aynen tekrar ederiz, davalı taraf ile sulh olmamız mümkün değildir. Tahkikata geçilmesini talep ediyoruz. Davalı tarafın, davacının maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği hususundaki beyanını kabul etmiyoruz. Zira müvekkilimin maluliyeti artmıştır. Bu nedenle yeniden maddi tazminat talebimiz hukuken mümkündür, buna dair ayrıntılı dilekçemizi dosyaya sunduk. \" beyanda bulunarak taleplerinin artan maluliyetten kaynaklı olduğunu açıklamıştır.  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/232 Esas sayılı dosyası ile davacı  ... tarafından 14/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle ... aracın  ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta şirketine aleyhine iş göremezlik iddiası ile 268.000 TL maddi tazminat istemli dava açıldığı, dosya kapsamında maluliyet raporu alınmadığı, davacının feragat dilekçesi vermesi üzerine mahkemece  30/11/2015 tarih, 2015/232 E.- 2015/971 K. sayılı kararı ile feragat nedeniyle konusu kalmadığından karar vermeye yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.  İlk Derece Mahkemesince alınan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 16/12/2020 tarihli maluliyet raporunda davacının artan maluliyeti bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme bulunmadığı halde Mahkemece ATK'dan ek rapor alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de;  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.  ZMMS poliçe limitini aşacak şekilde tazminat hesap edilmesi halinde, davacıya daha evvel  ödenen güncelleme yapılmaksızın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye tazminata hükmedilmelidir (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  2019/1095 E. ve 2020/4563   K. sayılı kararı). O halde mahkemece yapılaması gereken ; ATK 2. İhtisas Dairesi'nedn kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı, artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte  rapor alınıp, artan maluliyetin tespiti  halinde artan maluliyet oranına göre tazminat hesabı yapılıp, davacının bilirkişi raporuna ilişkin itirazları değerlendirilerek, davalı sigortanın bakiye tazminat limitinin  Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/232 Esas sayılı dosyası kapsamında ödenen tazminat miktarından ana paranın (faiz ,vekalet ücreti ve ferileri eklenmeksizin) mahsup edilerek belirlenmesi ile  sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesi kararının dava şartları nedeni ile redde ilişkin olması, kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olması nedeni ile kusura ilişkin istinaf bu aşamada değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1280834cdc06279","SID":"728b9d4f3aba5cc8"}}