{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1997 <br>KARAR NO: 2023/2494<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/06/2021<br>NUMARASI: 2020/769 Esas - 2021/589 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde  25.11.2018-25.11.2019 vadeli ZMMS  (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 26.05.2019 tarihinde ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda ... plakalı araçta meydana geldiği 10.892,43 TL değer kaybı bedelinin 02.09.2019 tarihinde araç maliki ...’a ödendiğini, ödeme sonrasında ... plakalı araç malikinin ödenen değer kaybı bedelinin yeterli miktarda bulmayarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, yapılan inceleme sonucu Uyuşmazlık Hakem Kararı ile bakiye değer ve ekspertiz ücreti toplamı 2.147,57 TL ile 556,40 TL yargılama gideri ve 2.725,00 TL vekalet ücretinin başvuru sahibine ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ilamlı icra takibine konu edildiğini, iş bu icra dosyasına 13.01.2020 tarihinde 5.910,00 TL ödeme yapılarak dosyanın infaz edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle ödenen tazminattan sorumlu olduğunu, davanın kabulü ile davalının takiplere, borca, faize ve ferilerine itirazının iptaline, icra takiplerinin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ehliyetli ve alkolsüz olduğunu, aracında herhangi bir hasar olmaması sebebiyle olay yerinden ayrıldığını, olay yerini terki gibi bir durum söz konusu olmadığını, olay saatinin 14:53 olduğunu, bu saatte alkol alınamayacağının aşikar olduğunu, ancak davacı şirket tarafından poliçe genel şartlarının 4. Maddesi uyarınca taraflarından 3. kişiye ödenen bedelin talep edildiğini, maddede rucü halleri sınırlı olarak sayılmış olmakla gerçekleşen olayda bu hallerden hiçbirinin mevcut olmadığını, poliçe genel şartları incelendiğinde sadece bedeni hasarlı trafik kazalarında olay yerinin terk edilmesinin bir rucü sebebi olabileceğinin belirtildiğini, ancak kazanın bedeni hasarlı değil, sadece maddi hasarlı olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın ödemiş olduğu bedellerin müvekkiline rücu etmesinin mümkün olmadığını belirterek  davanın reddine, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iş bu davada dikkate alınması gereken Trafik Sigortası Genel Şartları'ı 01.06.2015 yürürlük tarihli genel şartlar olduğunu, 01.6.2015 tarihi öncesinde meydana gelen trafik kazalarında salt olay yerini terk etmek bir rücu sebebi değilken bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda olay yeri terkin bir rücu sebebi haline geldiğini, huzurdaki davaya konu kazanın 26.5.2019 tarihinde meydana gelmiş olduğundan başka bir sebebe ihtiyaç olmaksızın davalı/sigortalının olay yerini terk etmiş olması, ödenen tazminatın sigortalı/davalıya rücu edilebilmesi için yeterli olduğunu,  davada olay yerini terkin başlı başına rücu sebebi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuk kurallarına, içtihatlara aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Taraflar arasında ... plakalı araç için   25/11/2018-2019 vade tarihli ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ( 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren)  ZMMS Genel Şartlarında  zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya  yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir. Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün  olay yerini terk ettiğinin belirtildiği görülmektedir. Mahkemece kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan eski Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının değerlendirildiği Yargıtay ilamına dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olmuştur.  O halde mahkemece yapılması gereken dosya kapsamına hasar dosyasının eksiksiz celbi sağlanarak  01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları  B.4. maddesi f bendinde düzenlenen rücu halinin somut olayda mevcut olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2c11d94b5339d3d","SID":"23f44ae3bd5bf1ec"}}