{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3767 <br>KARAR NO: 2024/280<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2023<br>NUMARASI: 2023/100 E - 2023/442 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit & İstirdat<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 2018/1012 esas nolu 30.10.2018 tarihli dava dilekçesinde; davacının  \"... Mah. ... Sk. N:.. Eyüp/ İst. adresindeki  aboneliğine ait  elektriğin kesilmesi üzerine yapılan inceleme sonucu; davalı tarafça  müvekkili adına  düzenlenen ...  nolu aboneliğe ilişkin  39.858,33 TL bedelli fatura nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği ve maaş haczi yapıldığının öğrenildiğini, ancak  müvekkilinin takibe konu elektrik kullanımının yapıldığı \" ... Sk. ... Mah. N:... İş Merkezi Dük..:... Bayrampaşa/İSTANBUL\" adresindeki \"...\" unvanlı işyerinde  sigortalı olarak çalıştığını, adrese ilişkin olarak herhangi bir aboneliğinin bulunmadığını, 02/07/2013 tarihli kaçak tespit tutanağında  \"... ve ...\" isminin yazıldığını, 30/09/2013 tarihli tutanakta ise abone grubu \" Ticarethane (Emprime-Boyama)\" şeklinde yazılmış olmasına rağmen  söz konusu iş yerinin kime ait olduğu hususu dikkate alınmaksızın müvekkiline borç tahakkuk ettirildiğini beyanla, neticeten; müvekkilinin borçlu olmadığının  tespiti ile söz konusu faturanın ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasının iptaline,  müvekkilinin maaş haczine istinaden kesilen ödemelerin kesinti tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline iadesine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükme- dilmesine,  yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket çalışanları tarafından 02.07.2013 tarihinde ... nolu tesisatta yapılan kontrolde ... seri numaralı MKL marka kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığı tespit edilerek ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, ilgili tutanağa istinaden EPDK Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin ve EPDK 622 sayılı kurul kararının ilgili maddelerine istinaden tesisatın kurulu gücüne göre 47.997 kWh tüketim karşılığı 25.406,08TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuku yapıldığını, yine aynı mahalde 30.09.2013 tarihinde yapılan kontrolde ... seri numaralı MKL marka kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığı tespit edilerek ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, ilgili tutanağa istinaden EPDK Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin ve EPDK 622 sayılı kurul kararının ilgili maddelerine istinaden 02.07.2013 tarihli zabıt endeksinden mü- kerrerlik alınarak (12.450 kWh – 6.760 kWh) 5.690 kWh tüketim karşılığı 3.016,56-TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuku yapıldığını, tutanakta davacının adı ve imzasının  bulunduğunu, tuta- nağa itirazının olmadığını, Dava dilekçesinde belirtilen ... nolu abone numarası adresi tanımlaya- bilmek için oluşturulmuş geçici bir numara olup, daimi abone numarası olmadığını, Tesisatın abonelik numarası ... olup bu mahalde tutanak öncesinde ... adına abonelik kaydı varken, ödenmeyen fatura borçlarına istinaden kuruma kayıtlı sayaç sökülerek 03.02.2007 tarihinde bu kişinin aboneliğinin sonlandırıldığını, 03.07.2007 tarihi ile 12.11.2018 tarihleri arası dönemde davacının bu tesisatta abonelik sözleşmesinin bulunmadığını, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 13.maddesi hük- mü uyarınca işlem yapıldığını, Davacının icra dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığı ve tahakkuk eden borçtan maaş haczi ile haberdar olduğu beyanlarının hayatın olağan akışına ve dosya kapsamındaki belgelere aykırı olduğunu, kaçak tutanakları düzenlenirken davacının hazır bulunduğunu, kimlik bilgilerinin alındığını, 30.09.2013 tarihli tutanağı davacının bizzat imzaladığını, 02.07.2013 tarihli tutanağı imza- lamaktan imtina ettiğini, EPDK 622 Sayılı Kurul Kararının “Ödeme” başlıklı maddesinde:\" Tüketici ancak, söz konusu kaçak tahakkukuna ilişkin tebliğ edilen ödeme bildirimine, kanıt ve belgeler ile birlikte, bildi- rimde yer alan son ödeme tarihine kadar itiraz edilebilir. Bu itiraz en geç 1 ay içinde sonuçlandırılır.  İtiraz sonuçlandırılıncaya kadar tüketicinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından itiraza esas ta- hakkukun teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi bağlanabilir. Tüketicinin itirazı sonucunda haklı olmadığı tespit edilirse, mevcut borcu gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu durumda en fazla 1 (bir) aylık gecikme zammı alınır. Tüketicinin itirazı sonucunda haklı olduğu tespit edilirse, bu tespite göre yeniden hesaplanan borcu gecikme zammı alınmaksızın tahsil edilir.” hükmüne yer veril- diğini,  söz konusu yönetmelik hükmü ve 6102 sayılı TTK 21/2. fıkrası  gereği davacı tarafın süre- sinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın kabul etmiş sayıldığı fatura nedeniyle borçlu konumunda olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.1-İlk Derece Mahkemesi'nce 2018/1012 E., 2021/960 K. nolu 22.12.2021 tarihli ilam ile; \"DAVANIN KABULÜ ile, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının tazminat talebinin reddine \" karar verilmiştir. 2-Davalı ...'ın istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu dairemizce tesis edilen 2022/1257 E., 2023/288 K. Nolu 31.01.2023 tarihli ilamda; \"Davacının dava dilekçesindeki talebi takip konusu alacak nedeniyle menfi tespit ve kesinleşen icra takibinde  maaş haczi kesintisi suretiyle yapılan ödemelerin iadesi (istirdat) talebine ilişkin olmasına rağmen  ilk derece mahkemesince sadece menfi tespit  talebi yönünden hüküm  kurul- duğu, istirdat talebi yönünden olumlu/ olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış olup durum HMK 26, 297 maddesindeki yasal düzenlemeye aykırı bulunmuştur. \" denilerek  davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 26, 297 ve 355 maddeleri gereğince davacının istirdat talebi hakkında olumlu/ olumsuz bir karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine  iadesine karar verilmiştir. 3-Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce 2023/100 Esas, 2023/ 442 Karar  nolu 24/05/2023 tarihli ilam ile; \"Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyası nedeniyle davacının maaş haczine istinaden kesilen 39.858,33 TL ödemenin, ödemelerin kesildiği tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının tazminat talebinin reddine \" karar verilmiştir. 4- Hüküm davalı ...  tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dile.inde; Müvekkili şirket çalışanları tarafından 02.07.2013 tarihinde ... nolu tesisatta yapılan kontrolde ... seri numaralı .. marka kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan elektrik kul- lanıldığı tespit edilerek ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, İlgili tutanağa isti- naden EPDK Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin ve EPDK 622 sayılı kurul kararı- nın ilgili maddelerine istinaden tesisatın kurulu gücüne göre 47.997 kWh tüketim karşılığı  25.406,08 TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuku oluşturulduğunu, Yine aynı mahalde 30.09.2013 tarihinde yapılan kontrolde .. seri numaralı MKL marka kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığı tespit edilerek ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, ilgili Tutanağa istinaden EPDK Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ve EPDK 622 sayılı kurul kararının ilgili maddelerine istinaden 02.0.201 tarihli zabıt endeksinden mükerrerlik alınarak (12.450kWh - 6.760 kWh) 5.960 kWh tüketim karşılığı 3.016,56-TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuku yapıldığını, Tutanakta davacının adı ve imzasının bulunduğunu, söz konusu tutanağa itirazının olmadığını, 622 Sayılı EPDK Kurulu kararının \"Tahakkuk\" başlıklı maddesinde \"Müşterilerin tek- rarlanan kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti durumunda, kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edildiği tarihte yürürlükte olan tek terimli aktif enerji tarife bedelinin 2 (iki) katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.\"denildiğini, maddede iki katı göz önüne alınarak hesaplanacağı söylense de  müvekkili tarafından ceza bedeli davacı lehine 1,5 kat ile çarpılarak  hesaplandığını, ... tesisat numaralı mahalde tutanak öncesinde ... adına abo- nelik kaydı varken, ödenmeyen fatura borçlarına istinaden kuruma kayıtlı sayaç sökülerek 03.02.2007 tarihinde bu kişinin aboneliğinin sonlandırıldığını, 03.07.2007 tarihi ile 12.11.2018 tarihleri arası dönemde davacının bu tesisatta abonelik sözleşmesinin bulunmadığını, Dava dilekçesinde belirtilen ... no, abone numaralarının oluşturulmamış adresi tanımlayabilmek için oluşturulmuş geçici bir numara olup, daimi abone numarası olmadığını,  03/02/2007 tarihinden itibaren ... adına veya herhangi bir ilgili adına abonelik kaydı ve kuruma kayıtlı sayaç bulunmadığını, ... seri numaralı tutanağın, sistem kayıtlarında ... seri numarası ile kaçak kaydına alındığını  ve tesisat numarasının ... olduğunu, Neticeten müvekkili şirket görevlilerince , 02.07.2013 ve 30.09.2013  tarihlerinde yapılan kontroller sonucu davacının kaçak elektrik kullandığının  tespit edildiğini, bu durumun tutanak ile kayıt altına alındığını, kaçak tespitine istinaden EPMHY'nin 13. Md gereğince işlem yapıldığını,  Davacının \"icra dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığı ve tahakkuk eden borçtan maaş haczi ile haberdar olduğu\" yönündeki beyanları hayatın olağan akışına ve dosya kapsamındaki belgelere aykırı iken mahkeme bu hususun değerlendirilmediğini,  Kaçak tutanakları düzenlenirken davacının hazır bulunduğunu ve kimlik bilgilerinin alındığını, 30.09.2013 tarihli tutanağın davacı tarafından bizzat imzalandığını, 02.07.2013 tarihli tutanağı imzalamaktan imtina ettiğini, davacı tutanak düzenlenirken mahalde hazır olmasa müvekkili şirketin adını ve kimlik bilgilerini temin edemeyeceğini, İlk derece mahkemesi'nce her ne kadar, \" davacının ,kaçak elektrik tutanaklarının birinde imzası bulunsa da ,iş yerinin  davacının eşine ait olduğu,ayrıca davacının bu işyerinde sigortalı çalışan olduğu,bu nedenle  davacının  işyerinde  bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, tutanağı imzalamış olmasının tek başına sorumluluk doğurmayacağı\" belirtilmiş ise de ; 20.12.2021 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen tutanak münzisi tanık ...'nın da ifade ettiği üzere iş bu tutanakların kimlik, vergi levhası, kira kontratının kontrolü,  ayrıca çevrede bulunan sakinlerden de sorulup teyit alındıktan sonra şüpheye yer vermeyecek şekilde düzenlendiğini,Dolayısıyla davacı asilin, kaçak kullanım yapılan işyerinin fiili kullanıcısı olduğunu, Davacı tarafın söz konusu yönetmelik hükmü ve 6102 sayılı TTK 21/2. Fıkrası gereği süresinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın kabul etmiş sayıldığı fatura nedeniyle borçlu konumda olduğunu, Ayrıca ihtirazı kayıt konulmadan yapılan ödemelerin istirdadının talep edilemeye- ceğini,  haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilme- sinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Dosya içeriğine göre;  Davalı  şirketin çalışanları tarafından, ... nolu tesisatın kurulu olduğu \"... Mh. ... Cd. No... Hanı, K: ... D: ... Bayrampaşa \" adresinde ; - 02.07.2013 tarihinde yapılan kontrolde \" kuruma kayıtlı olmayan ... seri numaralı MKL marka sayaçtan elektrik kullanıldığı\" tespit edilerek ... - ... adına ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiği, bu  tutanağa istinaden tesisatın kurulu gücüne göre 47.997 kWh tüketim karşılığı 25.406,08TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiği, - Aynı mahalde 30.09.2013 tarihinde  kontrolde ise; yine kuruma kayıtlı olmayan ... seri numaralı MKL marka sayaçtan elektrik kullanıldığı tespit edilerek ...  adına ... seri nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiği, bu tutanağa istinaden 02.07.2013 tarihli zabıt endeksinden mükerrerlik alınarak (12.450 kWh – 6.760 kWh) 5.690 kWh tüketim karşılığı 3.016,56-TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuku yapıldığı, Söz konusu  işlemlere istinaden düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı ... tarafından davacı  ... aleyhine  (02.07.2013 tarihli tahakkuktan kay- naklanan) 25.406,08  TL  asıl alacak + 3.687,27 TL işlemiş  (16,80 oranında faiz) + 663,71 TL  KDV' den ibaret toplam 29.757,06 TL alacağın tahsili talebiyle  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişildiği, takibin  itirazsız kesinleştiği ve maaş kesintisi vs haciz işlemi yapıldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ,dava konusu kaçak tespit tutanaklarına istinaden dava konusu borç tahakkuk ve tahsil edilmiş ise de, özel hukuk tüzel kişisi olan  şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Dava konusu tutanakların tetkikinde, davacının her iki tarihte de hazır bulunduğu,  02.07.2013 tarihli tutanağın ... ve ... adına düzenlendiği, dava- cının ismi ve soyismi yazılı olmasına rağmen diğer kimlik bilgilerinin (TC, nüfusa kayıtlı olduğu yer vs bilgilere yer verilmediği ve imzadan imtina şerhinin yazıldığı, 30.09.2013 tarihli tutanağın  ise sadece ... adına düzenlendiği, bu tutanakta davacının açık kimlik bilgilerinin ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkemece tanık sıfatıyla yeminli beyanına başvurulan tutanak münzi ... 20.10.2021 tarihli duruşmada ;\"Düzenlenen tutanaklar tarafımdan tutulmuştur, altındaki imzalardan birisi de bana aittir, tutanakları düzenlerken vergi levhasına, kira kontratına bakarız, ayrıca çevreden de sorarız, bu doneleri topladıktan sonra zapta geçeriz, bana gösterilen tutanağı tuttuğumuzda kuruma kayıtlı olmayan sayaç tespit etmiştik, zaptı tuttuktan sonra kuruma döndüğümüzde sayacın kayıtlı olup olmadığını kontrol etmiştik, sayacın kayıtlı olmadığını tespit edince tutanağı iptal etmedik, eğer sayaç kayıtlı olsaydı tutanağı iptal ederdik, uygulamamız bu şekildedir, gittiğimiz zaman işyerini kullanan kişiyi sorduğumuzda bize verilen ismi tutanağa geçtik ancak, doğru kişi tarafından kullanıp kullanılmadığını da çevreden sorarak öğrendik, abonelik farklı bir kişiye ait olsa da sayacın kayıtsız olmasını yeterli kabul ederek tutanak düzenledik .\"şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak  dosya içinde mevcut SGK hizmet dökümüne göre, dava konusu 02/07/2013 ve 30/09/2013 tarihli tutanakların düzenlendiği tarihler itibariyle söz konusu işyerinin davacının eşi (dava dışı)  ... adına tescilli olup davacının bu işyerinde  SGK'na tabi sigortalı çalışan durumundadır. İlk derece mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, dava konusu işyeri davacının eşine ait olup ,davacının da bu yerde  SGK'na tabi çalışan olduğu gözetildiğinde, davacının tutanak tarihinde bu işyerinde hazır olması hayatın olağan akışına uygundur. Mevcut durum itibariyle , davacının dava konusu tesisatın bulunduğu mahalde fiili kul- lanıcı durumunda olmadığı, borca dayanak kaçak tutanaklarının somut  gerçeği yansıtmadığı anlaşıl- makla, davalının bu tutanaklar gereğince tahakkuk olunan borçtan sorumlu olmadığı sonucuna varılmaktadır.Dosya kapsamından ,dava konusu borca ilişkin olarak  yapılan maaş haczi kapsamında davacı taraftan  39.858,33 TL tutarında  tahsilat yapıldığı  anlaşılmaktadır.Davalı  Yüksek Yargı kararlarına atıf yaparak  \"ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapılan  ödemenin iadesinin istenemeyeceğini\" savunmakta ise de , Yargıtay  \"istirdata konu ödemenin ihtirazı kayıt ile yapılması gerektiği\" yönündeki önceki görüşünü güncel kararlarında terk etmiş olmakla bu yöndeki davalı itirazları yerinde görülmemiş, davacının  sorumlu olmadığı borç kapsamında yapılan tahsilatın istirdatı yönünde verilen kararın yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 2.722,72-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 680,68-TL harcın mahsubu ile bakiye  2.042,04-TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d8108ba9e12ce32","SID":"568bf947bb992c06"}}