{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3768 <br>KARAR NO: 2024/279<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2023<br>NUMARASI: 2022/530 E - 2023/727 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili ile davalı arasında ... abone nolu kaydı ile 'Elektrik Satım Sözleşmesi' imzalandığını, sözleşme kapsamında tahakkuk eden 4 adet fatura ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla dava- lının borca vaki itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verin davalının %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve  dava  etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacı şirketin daha önce aynı alacağa ilişkin olarak Gazi- osmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, 04/10/ 2011 tarihinde haricen öğrenilen bu takibe itiraz ettiklerini, davacının aynı alacağı tahsil amacıyla ikinci kez İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yeniden takip yaptığını, bu takibe haklı olarak süresinde itiraz edildiğini, takibe dayanak abonelik sözleşmesinin sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin böyle bir abonelik sözleşmesi imzalamadığını beyanla hukuka aykırı davanın reddini savunmuş, haksız takip nedeni ile davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. 1-İlk Derece Mahkemesi'nce 2018/338 E., 2018/1277 K. Nolu 13/12/2018 tarihli ilam ile; \"dava konusu icra takibinin mükerrer olduğu, dava şartının bulunmadığı\" gerekçesiyle usulden red kararı verilmiştir.2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda tesis edilen 2019/1218 Esas- 2021/1213 Karar nolu 20/04/2021 tarihli ilamda: \"Davacı tarafından davalı aleyhine abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ve öden- meyen borcun tahsili amacıyla, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üze- rinden icra takibine girişilmiş, davalının itirazı üzerine itirazın iptali talepli iş bu dava ikame edil- miştir. Davalı iş bu davaya konu alacak hakkında daha önce davacı tarafından kendisi aley- hine  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başla- tıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile mükerrer takip yapıldı- ğını, davacı vekili ise eski dosyanın düştüğünü veya arşive alınıp bulunamadığını beyan etmektedir. Yerel mahkemece \"herhangi bir sebeple icra dosyasının kaybolmuş, imha edilmiş ol- ması alacaklıya yeni bir icra takip talebinde bulunma hakkı vermez. Bu durumdaki icra takip dosya- sının, 4473 sayılı Yangın, Yer sarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Daire- lerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılarak Muamelelere Dair Kanun hükümleri  gereğince ihyası mümkündür. Öte yandan belirli bir süre geçmesi ile icra dosyasının hukuki geçerliliğinin ortadan kalktığını ortaya konan bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle davamıza konu icra takibinin mükerrer bir takip olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İtirazın iptali davaları, sıkı sıkıya icra takibine bağlı dava türlerindendir. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak başlatılmış icra takibinin varlığı gerekir. Oysa somut olayda dava dayanağı mükerrer bir icra takibidir.\" denilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece dava konusu alacak hakkında başlatılan ilk takip dosyası olan  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celp edilmediği ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Buna göre mükerrer takip iddiasına dayanak teşkil eden Gaziosmanpaşa ... İcra Mü- dürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi ile, alacağın bir kısmi veya tamamı için mükerrer takip talebi bulunup bulunmadığı, takibin akıbeti (derdest olup olmadığı, dava konusu alacağın tahsil edilip edilmediği hususunun araştırılması, taraflarca gösterilen tüm delillerin toplanması, davacının iddiası, davalının savunması ve mevcut delil  sonucuna göre yeniden hüküm tesisi gerekmektedir\" denilerek \"davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince kararın kaldırıl- masına, eksikliği tespit edilen hususlar yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir.3- Kaldırma kararımız üzerine ilk derece mahkemesince bu kez 2021/337 E., 2022/219 K. Nolu 22.03.2022 tarihli ilam ile ;\"Davanın takip şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir. 4- Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonunda  2022/1218 E., 2022/1896 K. Nolu  21.06.2022 tarihli ilam ile; Dosya içeriğinden ,dava konusu  alacakla ilgili olarak tarafları aynı olan iki tane icra takibi bulunduğu anlaşılmakta ise de, mükerrer takip iddiası derdestlik durumunu değil ,olsa olsa  İcra Müdürlüğü'nün işlemine karşı şikayet  yoluna gidilmesi  halinde  İcra Hukuk Mahkemesi'nce mükerrer takibin iptalini gündeme getirecektir . Şikayet yoluna gidilmediği ve takibin bu sebeple iptali sağlan- madığı sürece aynı alacak hakkında iki takip bulunsa bile davaya bakan genel mahkemece  sadece itirazın iptaline konu icra dosyası yönünden inceleme yapılması, dava konusu edilmeyen diğer takibin değerlendirme dışı bırakılması gerekmektedir. Dosya içine celp edilen önceki takibe ilişkin  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; ödeme emrinin tebliğine dair davetiyenin bila tebliğ döndüğü, henüz takip dosyasına sunulmuş bir itiraz dilekçesinin bulunmadığı gibi bu dosya yönünden açılmış bir itirazın iptali davasının da  bulunmadığı , eldeki davada sadece İstanbul ... İcra Müdür- lüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili itirazın iptali talep edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre ... Esas sayılı dosya kapsamında yapılmış tahsilat olduğuna dair bilgi ve bel- geye de ulaşılamamıştır.Buna göre; mahkemece davanın esasına girilmesi, taraflarca gösterilen delillerin top- lanması, davalı tarafın \"böyle bir abonelik sözleşmesi imzalamadığı,sözleşmenin sahte olduğu\" yönün- deki itirazı yönünden imza incelemesi yapılması, sözleşme üzerindeki imzanın davalıya aidiyetinin tespiti halinde davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu ala- cağının varlığı ve miktarının tespiti hususunda konusunda uzman Elektrik Mühendisi bilirkişiden hükme ve denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesis edilmesi gere- kirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.\" denilerek  davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir 5- İkinci kaldırma kararımız sonrasında ilk derece mahkemesi'nce 2022/530 E., 2023/727 K. Nolu 03/10/2023 tarihli ilam ile ; \"DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir.6- Hüküm davacı vekilince istinafa getirilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"yerel mahkemece dava konusu sözleşme üzerine atılan imza  davacının elini ürünü  olmadığından, bu sözleşme kapsamında sorumluluğunun doğma- yacağı \" gerekçesiyle \"DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiş ise de, yaşlılık ,hastalık ,zaman farkı, eğitim seviyesi, günlük olaylar,sosyal-psikolojik durumlar vs hallerin imzanın kaligrafisini etkile- yebileceğini, bu kapsamda davacının imzasını inkar ettiği belge 2009 tarihli olup bilirkişi tarafından mukayese belge olarak Bakırköy ... Noterliği'nin  26.10.2010 tarih ... yevmiye nolu sirküleri , Eyüp ... Noterliği'nen 05.12.2005 tarih ... yevmiye nolu sirküleri ve 28.03.2023 tarihli 4 adet istiktap tutanağı aslı esas alınarak inceleme yapıldığını, oysa imzası inkar edilen belge tarihinden öncesine ait mümkün olduğu kadar yakın tarihli  belgelerdeki imzaların esas alınmasının gerektiğini, raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini ve rapora itirazlarının dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Yargıtay HGK'nun 2017/(19)11-931  E., 2020/700 K. nolu   30.09.2020 tarihli ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi;“(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühür- lenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka res- miyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir” “Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi;“(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir” “Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise; “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir”.şeklinde düzenlemeler içermektedir. Buna göre, 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaş- tırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar. Bu husus maddenin gerekçesinde \"...Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir...\" şeklinde açıklanmıştır.  Bu hükümden anlaşılacağı üzere takibe dayanak sözleşmenin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle sözleşmenin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borç- luya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, sözleşme tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bili kişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 211.maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır.Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılma- sına gerek yoktur ( Pekcanıtez, H./ Özekes, M./ Akkan, M./ Korkmaz, H.T.:Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1795). Diğer taraftan adli bilimler disiplininin bir dalı olan kriminalistiğin  özel bir sahası olan adli grafoloji ve belge sahteciliği dalı, el yazısı ve imzaların grafolojik açıdan kişinin samimi yazı ve imzalarının karakteristik yazım özelliklerinin tespitini ve belirlenen karakteristiklerin, araştırılan (incelemeye konu olan) yazı ve imzalarda da var olup olmadığının incelenmesini içerir. Bilirkişi ince- leme sonucunda sözleşme üzerine borçluya atfen atılı bulunan imzanın borçluya ait olup olmadığına ilişkin bir kanaate ulaşır. Mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülür ise bu rapora göre, yeterli görül- mez ise ek rapor alarak veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre karar verilir. Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; takip ve dava konusu borcun dayanağını oluşturan  sözleşme üzerine davalıya atfen atılan imza davalının itirazına uğramıştır.Diğer yandan ,davacı Gaziosmanpaşa CBS'na müracaat ederek  söz konusu sözleşmenin sahteliğinden bahisle şikayetçi olmuş, savcılık makamınca  kamu kurumlarını araç olarak kullanılması seretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede  sahtecilik suçlarından yapılan soruşturma  sonunda şüpheliler  ..., ... ve ... hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulun- madığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece imzası inkar olunan sözleşme aslı mahkeme kasasına alındıktan sonra fotokopi halindeki bir sureti  dava dosyasına eklenmiştir. Bilahare mahkemece verilen ara karar gereğince , davalı taraf davalının  samimi imza örneklerini içerir belge asıllarının bulunduğu yerlere ilişkin beyanda bulunmuştur.Söz konusu belgelerin celbi hususunda yazılan müzekkerelere Bakırköy ... Noterliği'nce ve Eyüp noterliği'nce ikmalen cevap verilmiş talep edilen 2010 ve 2005 tarihli sirküler  asılları mahke- meye gönderilmiş, diğer birimlerce fotokopi belge gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İnceleme İhtisas Dairesi  Em. Adli belge ve Sahtecilik Uzmanı ... tarafından düzenlenen 29.Ağustos. 2023 tarihli raporda:Bakırköy ... Noterliği'nin  26.10.2010 tarih ... yevmiye nolu sirküleri , Eyüp ... Noterliği'nen 05.12.2005 tarih ... yevmiye nolu sirküleri ve 28.03.2023 tarihli 4 adet istiktap tutanağı  aslının mukayeseye esas alındığı, fotokopi halindeki belgelerden ise sadece imzaların biçimsel özellikleri ve zaman sürecindeki değişimlerinin izlenebilmesi açısından yararlanıldığı, İnceleme konusu Abonelik Sözleşmesinde bulunan  imzalar ile ...'a ait muka- yese belgelerde bulunan imzaların, lup, stereo kameralı (EMS-430 S) mikroskop imza ölçüm aletleri, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, bilgisayar destekli HS-525 Document Detector (doküman inceleme cihazı), yüksek çözünürlü scanner tarayıcı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında, taranarak bilgisayara aktarılan görüntülerin, bilgisayar analiz programları ile analitik ince- lemeye uygun hale getirilerek grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde  gerekli ve muka- yeseli incelemenin yapıldığı,Neticede  inceleme konusu, “... A.Ş. Genel Müdürlüğü” antetli, 24.06.2009 tarihli ... Abone Numaralı, ... adına düzenlenmiş Abonelik Sözleş- mesi'nde “Abone” adına atılmış imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından “Abone” imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'IN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI (kesin olarak) belirtilmiştir. Raporda,  karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle davalının eli ürünü olmadığı hususunun  fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklendiği,  düzenlenen raporun içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle  taraf ve yargı denetimine elverişli  olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile  takip ve dava dayanağı olan abonelik sözleşmesi altına davalıya atfen atılan imzanın davalının elini ürünü olmadığı, taraflar arasında hukuken geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı tespit edilmekle davalının iş bu sözleşme kapsamında sorumlu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b3d00394bbfa7b5","SID":"53d47c6fbb7230c3"}}