{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1688 <br>KARAR NO: 2024/273<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/01/2023<br>NUMARASI: 2022/315 E - 2023/16 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafında davalı aleyhine, atık su bede- linden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle  Çorlu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dos- yası üzerinden genel haciz yoluyla  icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, iş bu davadan önce  arabuluculuk yoluna  başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun % 20 oranından az olma- mak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek üzere davacının alacağı yönünden zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu \"Zeytinburnu/ İstanbul\" adresi itibariyle Bakırköy Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, müvekkilinin \"katılımcı\" sıfatı bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini,ortak giderlerden kaynaklanan dava- nın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin gerektiğini, takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmakla ortada hukuken geçerli  bir icra takibinin bulunmadığını, ayrıca dava konusu atık su bedelinin  çok yüksek olduğunu, faize faiz işletildiğini, dava konusu atık su bedelinin sözleşmesel  ve yasal bir dayanağının bulunmadığını,uzun zaman önce  ticari faaliyetini tatil eden müvekkili  şirketin atık su üretmediğini, icra icra tazminatı  koşullarının oluşmadığını  beyanla  davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: \"Yargılama sırasında dava konusuz kaldığından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,  asıl alacak miktarının %20'si oranında (115.820,13  TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\"  karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 1-Dava konusu suyun kullanıldığı taşınmazda müvekkili lehine vefa ve kullanım hakkı  tesis edildiğini, dava dışı ...'ın ise 1. derecede ipotek hakkı sahibi olduğunu, her ne kadar  takip ve dava konusu su bedeli ... tarafından ödenmiş ise de, bu durumun müvekkili şirketin ... nezdindeki borç yükünü artırdığını ,bu nedenle  davacı tarafın  alacak iddialarına haklı olarak itiraz edildiğini, 2- Zamanaşımı , hak düşürücü süre ve  yetki  itirazlarının olduğunu<br>3- Dosyanın Organize Sanayi Bölgeleri konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile organize sanayi bölgesinde toplu yapıya geçilip geçilmediği, toplu yapıya geçilmesine veya geçilmemesine gerek bulunup bulunmadığı, atık su konusunda genel kurul kararı bulunup bulunmadığı, genel kurul kararı varsa davetiyenin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, alınan kararların yeterli çoğunluğa haiz olup olmadığı, müvekkili şirketin katılımcı sıfatını haiz olup olmadığı konularında rapor alınması gerekirken husumete yönelik itirazlarının  reddedildiğini, 4-Ortak giderlerden kaynaklanan davanın  Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin gerektiğini, 5-Müvekkili şirketin merkez adresi İstanbul Zeytinburnu’nda olup Çorlu ... İcra Müdürlüğü'nün  yetkisiz  olduğunu, ortada geçerli bir takibin bulunmadığını, 6- Somut olayda takibe haklı olarak itiraz edildiğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, itirazın iptali talebine  ilişkindir.Dosya içeriğine göre, Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine atık su bedelinden kaynaklanan 583.347,39 TL alacağın tahsili talebiyle Çorlu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiği, davalının icra dairesinin yetkisine  ve borca itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.1.)Alacak ortak giderlerden değil ,davalının ürettiği atık su bedelinden kaynaklanmaktadır. Genel hükümlere dayalı davanın çözümünde Sulh Hukuk mahkemesi görevli değildir. 2.)İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yet- kisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı ince- leyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2001 tarihli ve 2001/19-267 E., 2001/311 K.; 20.03.2002 tarihli ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ). Kaldı ki itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun   27.11.2013 tar. 2013/13-372 E.,  2013/1606 K. sayılı kararı). İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. Anılan Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. (Yargıtay 3. HD'nin  2023/499 E. 2023/1736 K. Nolu  01.06.2023 tarihli ilamı) Davalı her ne kadar icra dairesine itirazında HMK 6.md gereğince \" İstanbul İcra dairelerinin yetkili olduğu\"nu iddia etmiş ve buna ilişkin ticaret sicili kaydı dosyaya sunulmuş ise de, dosyada mübrez taahhütname vs belgelerden borçlunun davacı sanayi bölgesinin katılımcısı olduğu, atık su hizmetinin verildiği yer (HMK 10.md) ve alacaklının adresi (TBK 89. Md) itibariyle takipte Çorlu İcra Dairelerinin yetkili olduğu, neticede yetkili icra dairesinden başlatılmış hukuken geçerli bir takibin bulunduğu anlaşılmakla, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve dava şartına yönelik itirazı yerinde değildir. Ayrıca dava takibin yapıldığı yer itibariyle yetkili mahkemede açılmış olup mahkemenin yetkisine vaki itiraz da  isabetsizdir. 3.) Atık su bedeli alınması ile ilgili genel kurul kararları ibraz edilmiş olup dosya içeri- ğinde bu kararların iptal  vs nedenlerle geçersiz olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacının iş bu davada aktif husumeti (sıfatı) vardır. 4. a.) Takip ve dava konusu alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olup takip talebine konu alacağın 01.11.2018-01.11.2020 dönemine ilişkin olduğu ve takip tarihi olan 13.01.2021 günü  itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. b.) İİK 67. Md gereğince alacaklı itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açmak zorunda olup bu süre hak düşürücü süredir. Somut olayda borçlunun 11.03.2021 tarihli itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmediğinden dava açma süresi işlemeye başlamamıştır. Neticede 17.02.2022 tarihi  itibariyle açılan dava  hak düşürücü süre içindedir. 4. İtirazın iptali davası devam ederken yapılan ödemelerin borcu tamamen sona erdirip erdirmeyeceğine göre karar değişkenlik arz edecektir. Şöyle ki, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde (icra harç, faiz, masraf, icra vekalet ücreti) borcun ödenmesi halinde “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulur.Dava açıldıktan sonra borcun kısmen ödenmesi halinde ise, bu tutar hükme bağlanan miktardan düşülmeksizin “infaz aşamasında nazara alınmasına” şeklinde ibare düşülür. (Yargıtay 3. HD'nin 2022/2901  E., 2022/4879K. Nolu   23/05/2022  tarihli ilamı) Somut olayda ,yargılama sırasında  dava konusu icra dosyasındaki ferileriyle birlikte  dava dışı üçüncü kişi (... ) tarafından tamamen  ödenmiş olmakla dava konusuz kalmıştır. 5. İcra inkar tazminatı yönünden ise; İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Öte yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifade ile borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muay- yen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3. HD'nin 2020/2083 E.  2020/2727 K. Nolu  04.06.2020 tarihli ilamı) Somut uyuşmazlıkta takip konusu alacak likit ve muayyen olup davacının icra inkar tazminat  talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair,  dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8460de1efa4c95a","SID":"75e014bf329de681"}}