{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/142 <br>KARAR NO: 2024/224<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2023<br>NUMARASI: 2022/464 E. 2023/893 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 25/01/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/10/2023 tarih ve 2022/464 E - 2023/893  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme sureti ile taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatifte üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, daha önce kooperatiften taşınmaz isteyen üyelerden kesin maliyet bedeli alınamadığını bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu, bu davaların kabul ile sonuçlandığını ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu, söz konusu aidat alacağının tüm üyelere karşı talep edildiğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin istifa - ilişik kesme belgesi olsa dahi söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kooperatife ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br> Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin kooperatife üyelik dosyasının celbi ile müvekkilinin kooperatife üyelik tarihinin tespit edilmesini talep ettiiğini, Kooperatifler Kanunu geçici 11. Madde ile alacağı kalmadığını, kesin maliyeti daha önce ödeyerek taşınmazı devraldığını,zaman aşımı itirazları olduğunu savunarak davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 61.027,50 TL  alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanmıştır. Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 61.027,50 TL aidat alacağının 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 01/06/2022 tarihinden bakiyesine ise ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının faizin yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin üyeliği devam ettiği gibi nedenlerle zamanaşımı itirazlarını dikkate almamasının hukuka aykırı olduğunu, ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımının, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başladığını, İlk derece mahkemesinin zaman aşımı süresini dikkate almamasının hatalı olup kararın bozulması gerektiğini, daha önce davacı tarafça aynı mahkemede 2021/1059 Esas sayılı dosya ile kesin maliyet ve aidat alacağı için dava açtığını ve davanın 2021/1059 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın kesinleşmiş olup huzurdaki dosyada ise yeniden mükerrer olarak aidat alacağı talebinde bulunulmuş olup kesin hüküm nedeniyle talebin reddi gerektiğini,Müvekkilinin 2011 yılında kooperatife üye olan dava dışı 3. kişiden taşınmazı satın almış olup müvekkilin kooperatife üyeliğinin söz konusu olmadığını, üye olmayan kişiden aidat ücreti talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkilinin  kooperatif üyesi olmayıp tapuyu devir sırasında kooperatifçe müvekkiline bilgisi dışında üye kaydı yapıldığını, 2011 yılından beri hiçbir zaman olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ve hiçbir şekilde bir talepte bulunulmadığı gibi bir davet de gönderilmediğini, tam 11 yıl sonra aidat borcu olduğu gerekçesiyle huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava açıldığını, uzun yıllar aidat istenilmeyen ve genel kurula davet edilmeyen  üyeden aidat istenemeyceğine dair Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu, müvekkilinin kooperatif genel giderinden aidat alacağından sorumlu tutulamayacağını, davalının kooperatifin,daha önce çıkarılan kesin maliyet bedelini ödeyen, kendisine borcu kalmadığına dair ibraname verilen ve kooperatif üyesi olmayan müvekkiline alacak davası açması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, üye kaydı olmayan müvekkili için işbu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aidat alacağını kabul etmemekle birlikte ‘’2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel alacağın bulunduğu belirterek 2003 yılından itibaren aidat talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde de ‘’davalının 2003 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu değerinin tam olarak hesaplanana kadar 9000 TL talebi ile’’ kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren aidat alacağı talebinde bulunduğunu, davalının kooperatife ilk üye olduğu tarihle bağlı kalmayıp eşitlik ilkesi esasına dayandığı gerekçesiyle kooperatifin faaliyetine başladığı tarihten yıldan itibaren müvekkilinden aidat alacağı talebinde bulunduğunu, müvekkilinin üyeden dairenin tapusunu devir tarihinin 2011 yılı olduğunu, 2003 yılından itibaren talepte bulunulmasının yanında 2011 yılından sonraki dönem içinde talepte bulunulmasının hukuki dayanağı ve hakkaniyetle bağdaşır bir yanı olmadığını ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2022/464 Esas – 2023/893 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine  karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. . <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 61.027,50  TL'ye çıkarmıştır.Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 61.027 TL'nin yıllık %18 aylık 1,5  faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Davacı kooperatifin aidat alacağına ilişkin dairemize gelen benzer dava dosyalarında davalı üyeye ferdileştirilen ve tapusu verilen taşınmazlara ilişkin olarak davacının muavin defterlerinde davalı üyenin geçmişe dönük borcu bulunmadığına yönelik kayıtlar bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı ve davalı arasında kesin maliyet kapsamında yapılan ödeme nedeniyle davalı üyenin borçlu olmadığına ilişkin beyan ve kayıtlar yer aldığı, işbu dava dosyasında belirtilen hususa ilişkin bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan raporda herhangi bir inceleme ve kayıt yer almadığı anlaşılmakla, dosyanın mahkemesine görüş bildiren bilirkişi heyetine yeniden tevdii ile; davalı üyenin ferdileştirme sonucu taşınmaz tapusunu almış olmakla kesin maliyet belirlenip belirlenmediği ve tapunun teslim tarihi itibariyle davalının toplu ödemesine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda davacı ile davalı arasında ferdileştirme öncesi döneme ilişkin davalı üyenin borçlu olmadığına dair davacı kooperatif defter ve kayıtlarında kayıt bulunup bulunmadığı ve ibralaşma olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle, HMK'nın 353/1-a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/10/2023 tarih ve 2022/464 E - 2023/893 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  25/01/2024 <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb5a62698c6b097b","SID":"bce64bef6d9bc4aa"}}