{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br><br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Tazminat (Banka Düzenlemelerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 15/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın müvekkiline karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe başladığını, müvekkilinin muaccel bir borcu olmadığı halde yapılan takip nedeniyle haciz baskısı altında tüm borcu ödediğini, müvekkili ile davalı banka arasında vadesiz mevduat ve kredi kartı haricinde başkaca kredi ilişkisi bulunmadığını, son hesap kesim tarihi 18/12/2014 tarihi olup 28/12/2014 tarihinde kredi borcunun ödendiğini, haksız haciz nedeniyle müvekkilinin itibarının sarsıldığını ve maddi manevi zarara uğradığını, davalının fiilinin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve manevi tazminat takdirinin gerektiğini (Yargıtay 4. Hukuk Dairese 2008/1056 E. 2008/12100 K. T.16/10/2008) belirterek; müvekkilinin haksız haciz nedeniyle fazladan ödediği 4.200,00 TL ile 10.000,00 TL manevi zararının davalı bankadan dava tarihi itibarıyla yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi gereğince kredi hesabı ve kredi kartı müşterisi olduğunu, borçlunun kredili mevduat ve kredi kartı kullanımından gecikmeye düşmesi sonrasına hesapları kat edilerek Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını ve itirazsız olarak icra takibinin kesinleştiğini, borçlunun taraflarına başvurarak, kendisine herhangi bir haciz işlemi uygulanmaksızın, itirazsız olarak ödeme yaptığını ve dosyasının kapatıldığını, borçlu ile karşılıklı olarak ibraname imzalanarak birer suret olarak taraflarda kaldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının, karşılıklı imzalanan ibraname tarihinden yaklaşık 2 ay sonra işbu davayı açmış olmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br> İlk derece mahkemesince; \"...Her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporlarında davacının muaccel olmayan bir borcu ödediği ve bu borç neticesinde fazla ödemelerin bulunduğu tespit edilmiş ise de; davalı cevap dilekçesi ekinde sunulan ve mahkememizce aslı görülen ibranamede, davacının borçlu sıfatıyla dava konusu icra takibine ilişkin olarak davalı alacaklı ...'tan herhangi bir hak ve alacak talebi bulunmadığını kabul ve beyan ederek ilgili evrakı imzalamıştır.<br>Her ne kadar davacı vekili 2. celsede ilgili imzanın ibranamenin içeriğini kabul manasında değil \" bir suretini aldım\" ifadesinden sonra atıldığından ibraname örneğinin alındığına dair imza olduğunu savunmuş ise de; ilgili evraktaki beyanların açıklığı ve imzanın ismin altına gelecek şekilde atılması hususları nazara alındığından davacının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. <br>İbraname, iki taraf arasında herhangi bir alacak yada verecek olmadığını ve tarafların bu konuda hak talep etmeyeceklerini gösteren bir belge olup, ibra eden taraf açısından bağlayıcı yükümlülükler doğurmaktadır. <br>Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin incelenmesinde de; Konya .. İcra Müdürlüğünün ..Esas sayılı takipte düzenlenen ödeme emrine konu ...nolu krediye ilişkin olarak borçlu .. ile alacaklı ... arasında düzenlendiği, düzenleme tarihinin, icra takibinden sonra,  dava tarihinden önce 02/02/2015 tarihli olduğu ve ilgili tutanakta davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacak talebinin bulunmadığını beyan ettiğinden ve ilgili evrak yazılı olarak düzenlendiğinden mahkememizce tüm vasıfları taşıyan geçerli bir ibraname olarak kabul edilmiştir. <br>Her ne kadar davacı işbu dava ile Konya..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin ödeme emrinin düzenlendiği tarih 14/01/2015 tarihi olup, ilgili ödeme emrinin 17/01/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olup, taraflar arasındaki düzenlenen ibraname de ilk ödeme tarihinin 30/01/2015 olarak belirtildiğinden ve bu ödeme sonrası 02/02/2015 tarihinde davacı, davalıyı tüm hak ve alacaklarına yönelik olarak ibra etmesi sebebiyle, başlatılan takip muaccel olmayan bir borca ilişkin olsa dahi davacının uğramış olduğu zararlara ilişkin maddi veya manevi hiç bir hak talep edemeyeceği takdir ve kanaatine varılarak...\" gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunda, müvekkilin borçlu olmadığı halde davalı bankaca fazladan 16.381,00 TL tahsil edildiğinin tespit edildiğini, davalının sunduğu ibranamenin alacaklı tarafından verildiğini, müvekkilinin ibraname vermeyip belge aslını teslim aldığına dair imza verdiğini, bunun ibra olarak kabul edilemeyeceğini, davalının iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili belge ibraname olarak değerlendirilse bile ibraname haciz baskısı ile verildiğinden dolayı müvekkilin fazla ödediği paradan doğan alacak talebinde bulunmasına engel olmadığını, müvekkile hesap kat ihtarı gelmediğini, alacağın muaccel olmadığını ve müvekkilinin borç miktarını bilmediğini, bu nedenle müvekkilinin haciz baskısı altında ödeme yaptığını, sözleşme yapma iradesini sakatlayan sebeplerin kurulan bu ibra akdini geçersiz kıldığını, bunların; hata, hile ve tehdit halleri olduğunu, bu hususta yüksek yargıtay kararlarının olduğunu, davalının müvekkilinden fazla tahsilat yaptığının açık olduğunu,  belirterek;  ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının dosya borcunu takibin kesinleşmesinden sonra ödeyerek kapattığı, davalı bankaca ödeme emri gönderilmesi dışında herhangi bir icra işlemi yapılmadığı gibi davacıya karşı herhangi bir haciz işlemi de uygulanmadığı, ödemenin haciz tehdidi altında yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı ve haksız haciz nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu ibraname başlıklı belge incelendiğinde davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan icra takibine konu borcunu ödediği  anlaşılmakla mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından (Yargıtay -kapatılan- 19. Hukuk Dairesinin 24/01/2013 tarih, 2012/16666 Esas- 2013/1351 Karar sayılı ilamı) davacının istinaf taleplerinin HMK 353/1.b.1 Maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>   <br>    Başkan                 Üye.                          Üye .                   Katip.<br>       e-imzalıdır                     e-imzalıdır                          e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71626aef6a65211d","SID":"b14553c414af8c7d"}}