{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 25/10/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas <br><br>DAVACI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 15/12/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında  tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   icra takip dosyasında dayanak olarak gösterilen 02/08/2017 tanzim tarihli 10/03/2023 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelle senede müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, takibe konu senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senet üzerinde bulunan üç imzanın da birbiri ile örtüşmediğinin açıkça görüldüğünü, çıplak gözle bile müvekkilinin orijinal imzası ile senet üzerindeki imzanın örtüşmediğinin açıkça görülebileceğini, müvekkilinin imzasının taklit edildiğinin açık olduğunu, senetteki yazıların iki ayrı elin ürünü olduğunun çıplak gözle dahi belli olduğunu, takibe dayanak senedin ne için düzenlendiğinin yazılmadığını, davalının senedi ne için düzenlendiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin ev hanımı olup çalışmadığını, geçimini kocasının 7.500,00 TL emekli aylığı ile sağladığını, davalının müvekkilinin öz kardeşinin oğlu olduğunu, davalının müvekkilinin fakir olduğunu bilmesine rağmen 5.000.000,00 TL meblağı vermesinin veya aynı değerde mal satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle takip dosyasının teminatsız olarak dava kesinleşinceye kadar durdurulmasına, bu uygun görülmediği takdirde icra dosyasına girecek paranın davalıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 15/09/2023 tarihli ara karar ile özetle; \"...tüm dosya kapsamı nazara alındığında HMK 209 ve 389. maddelerindeki yasal şartların mevcut olduğu, davacının adli yardımdan yaralandırıldığı ve davacı vekilinin bulunduğu sahtecilik iddiası da nazara alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne...\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; takdiren teminatsız olarak ereğli icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle icra dosyasındaki takibin olduğu yerde tamamen durdurulmasına karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Davalı vekili cevap ve itiraz dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan açıldığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, senetteki imzanın alalade bir imza olmayıp vasıflı bir imza olduğunu, taklit edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak için kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, çıplak gözle dahi imzanın davacıya ait olduğunun açık olduğundan usul ekonomisi gereğince bilirkişi incelemesine dahi gerek olmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının borçlu olmadığını belirttiğini ancak bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, senedin temel borç ilişkisinden soyutlandığını ve bağımsız bir varlık kazandığını, senedin kanunda belirtilen zorunlu unsurları taşıdığını, ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığını, bu nedenlerle teminata ve ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden bahisle mahkememizce verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 25/10/2023 tarihli ara kararıyla özetle; \"...  bu davada davaya konu bonodaki keşideci imzanın davacının eli ürünü olmadığı ileri sürülüp, sahtecilik iddiasında bulunulduğundan ve ihtiyati tedbir kararı  HMK'nın 209. ile 389. ve devamı maddelerdeki yasal şartlar değerlendirilmek suretiyle  verildiğinden, bu anlamda verilen ihtiyati tedbir kararı yasaya ve usule uygundur. Ayrıca davalı vekilince ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesine de itiraz etmiş ise de; davacı taraf adli yardımdan yararlanan kimselerden olduğundan HMK 392/1. maddesi gereğince teminat sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ve teminata ilişkin itirazlarının reddine ...\" gerekçesiyle davalının tedbire ve teminata ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, verilen ihtiyati tedbirin hukuka aykırı olduğunu, şartlarının oluşmadığını, teminatsız ihtiyati tedbir kararı konulmasının hukuk ve yasaya aykırı olmakla kaldırılması gerektiğini, davacının borçlu olmadığını ispatlayacak bir belge, delil sunmadığını, mahkemece delillerin eksik incelendiğini, tanıkların dinlenmediğini, yemin delili, bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>    Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı kanunun 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, mahkemece takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, dosya içinde mevcut belgeler göz önüne alınarak ilk derece mahkemesince tedbir talebinin HMK'nın 209. maddesi delaleti ile HMK 389 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler  nedeniyle kabul edilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve bu itibarla, tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"046c48470f510134","SID":"010da78d76a89c10"}}