{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/898 - 2024/25<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)<br>DOSYA NO\t: 2022/898  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/25<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/232 Esas-2022/445 Karar<br><br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/01/2024<br><br>\tDavacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacılar vekili; Taraflar  arasında imzalanan 29/03/2018 tarihli sözleşme ile \"Afyon - Seçköy Doğalgaz Boru Hattı Yapım İşi\"nin davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından üstlenildiğini, işin başlangıç tarihinin 05/04/2018, bitim tarihinin 24/05/2020 olması gerekir iken, davalı tarafından temin edilecek hat borularının ana stok sahasına geç getirilmiş olması nedeniyle davalının 07/01/2019 tarihli yazıları ile işin bitim tarihinin 12/11/2020 tarihine, daha sonra Covid-19 salgını nedeniyle oluşan gecikmeler ve proje kapsamındaki iş değişiklikleri nedeniyle davalının 03/12/2020 tarihli yazıları üzerine işin bitim tarihinin 19/03/2020 tarihine ve son olarak da revize master iş programı nedeniyle idarenin uygun görmesi sonucu iş bitim tarihinin 31/05/2021 tarihi olarak belirlendiğini, davalıdan kaynaklanan nedenlerle hak edişlerine fiyat farkı kararnamesi hükümleri uyarınca fiyat farkı ödemesi eklenmesi gerektiğini, fiyat farkının taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2 maddesinde koşulları ve nasıl hesaplama yapılacağının ayrıntılı olarak belirtildiğini, Haziran 2020 sonu itibariyle düzenlenen 26 nolu hak edişten başlamak üzere dava tarihine kadar düzenlenen tüm hak edişler için fiyat farkı hesaplaması yapılarak faiziyle birlikte ödenmesi için davalıya başvurduklarını, davalının sözleşmenin 33.20 maddesini gerekçe göstererek bahse konu gecikmeler nedeniyle yaşanan süre uzatımı için fiyat farkı taleplerini uygun bulmadığını kendilerine bildirdiğini, taleplerinin reddinin sözleşme ve eklerine uygun olmadığını, sözleşmenin 14.2 maddesinde açıkça \" . . . fiyat farkı hesaplanmayacaktır. Ancak mücbir sebepler veya idarenin kusuru nedeniyle işin bitin tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde ihale tarihinde yürürlükte bulunan fiyat farkı kararnamesi esas alınarak fiyat farkı hesaplanacaktır.\" hükmü uyarınca Mayıs 2020 tarihinden itibaren hazırlanan tüm hak edişlerine fiyat farkı uygulanması gerektiğini belirtip, Haziran 2020 - Mart 2021 tarihleri arasında ve Nisan 2021 tarihinden itibaren tanzim edilen ve edilecek hak edişlere yansıtılmayan şimdilik 1.000,00 TL fiyat farkı alacaklarının ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili; Ankara Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunu, dava şartı eksikliği bulunduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, olayda hak düşürücü süre ile birlikte davacı sıfatının yanlış belirlendiğini, sözleşmeye konu işin iş ortaklığı tarafından yerine getirildiğini, davanın iş ortaklığı adına açıldığını, oysaki iş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığı için davacı sıfatında eksiklik bulunduğunu, ortaklığı oluşturan her iki şirketin bu davayı birlikte açmaları gerektiğini, fiyat farkı isteğinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2 maddesinin davacı yönünden fiyat farkı talep etme hakkı doğurduğu, talep edilebilir fiyat farkının ne kadar olabileceğinin hesap edilememesinin fiyat farkı hakkı bulunduğu gerekçesiyle hak edişlere çekince ileri sürmeye engel olmadığı, davacıların hak edişleri imzalar ve bedellerini tahsil eder iken yapım işleri genel şartmanesinin 39.madesine uygun şekilde \"Fiyat farkı alacağı yönünden çekince koymak suretiyle bedeli tahsil etmesi\" gerekir iken bu yükümlülüğü yerine getirmedikleri, bu durumda 33. Hak ediş dışında önceki diğer hak edişler nedeniyle fiyat farkı talep edemeyecekleri, usulüne uygun çekince ileri sürülen 33 nolu hak ediş için yapılan ödeme dışında halen davacıların davalıdan 393.279,70 TL bakiye fiyat farkı alacağının bulunduğu kabul edilip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın davalıdan kaynaklı sebeplerle doğan süre uzatımından kaynaklı fiyat farkı talebine ilişkin olduğunu, sözleşmenin 14.2 maddesi gereğince fiyat farkının ödenmesi gerektiğini, daha önceki dönemler için de fiyat farkı talebinde bulunduklarını, hakedişe şerh konulmamasının sonucu etkilemeyeceğini, birim fiyatlarda yanlışlık olmadığından ihtirazi kayıt koymadıklarını, fiyat farkının geçmiş hakedişler değiştirilmeden uygulanabileceğini, onaylanmış revize master iş programı olmadan ve aylık ödenek dilimi cetveli oluşturulmadan fiyat farkının hesaplanamayacağını, faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihi olarak esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilin davalıya başvuru tarihinden itibaren faiz başlatılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının  kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Arabuluculuk başvurusunun adi ortaklık adına yapıldığını, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığından davanın usulden reddinin gerektiğini, itirazlarının karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, savunmalarının tartışılmadığını, müvekkilin 07/01/2019 ve 03/12/2020 tarihli yazıları incelendiğinde süre uzatımlarının müvekkilden kaynaklanmadığının anlaşılacağını, sözleşmenin 33.20 maddesi gereğinci boru temininde gecikme olursa yüklenicinin ilave ücret talep edemeyeceğini, dolayısıyla fiyat farkının da istenemeyeceğini, revize master iş programının 15/01/2019 tarihinde onaylanmasına rağmen davacının 18/12/2020'ye kadar fiyat farkı istemediğini, dava konusu hakedişlerin davacı yüklenici aleyhine kesinleştiğini, 33 nolu hakedişte davcıya hakettiği fiyat farkının ödendiğini, 2020 yılının Mayıs ayından itibaren hesap yapılmasının hatalı olduğunu, yüklenicinin iş programının gerisinde kalıp kalmadığını göz önünde bulundurulmadığını, benzer şekilde farklı yüklenici tarafından açılan davanın (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/478 E.) reddedildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, zamanaşımı savunmalarının tartışılmadığını, 6.215,36 TL harç bedelinin hem davacıya iade edildiğini,  hem de mükerrer olarak müvekkilden tahsil edildiğini, bu yönüyle da kararın kaldırılması gerektiğini belirterek davacının istinaf başvurusun reddini ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1-  Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. 2. 1. maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ...tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla”  cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. ve 40. maddelerindeki düzenlemeler 6100 sayılı HMK'nın 193. Maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmelidir  (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2016/1619 Esas, 2017/3663 Karar).<br>\tAncak hakedişe girmeyen bir alacak kalemi yönünden itiraz aranmayacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/1634 Esas - 2023/1966 Karar). <br>\tSomut olayda 26-32 (dahil ve arası) numaralı hakedişler yönünden hakedişlerde fiyat farkı alacağı kaleminin yer almaması halinde artık ihtirazi kayıt olup olmamasına bakılmaksızın sözleşme hükümlerine göre hesap ve değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\t2- HMK'nın 323. maddesinde hangi kalemlerin yargılama giderleri içinde bulunduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 326/1 maddesinde kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ifade edilmiştir. <br>\tSomut olayda, gerekçeli kararın hüküm kısmının 3 numaralı bendinde  alınması gereken 26.864,94 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 33.080,30 TL''den çıkartılarak artan  6.215,36 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine karar verildikten sonra bir sonraki bentte 6.215,36 TL yönünden mükerrer olacak şekilde 33.080,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\t3- O halde Mahkemece yapılacak işlem; yukarıdaki açıklamalar kapsamında 26-32 numaralı hakedişler yönünden yeniden değerlendirme yapılması; tarafların teknik nitelikteki iddia, savunma ve itirazlarını karşılar şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/07/2022 tarih ve 2021/232 Esas-2022/445 Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t6-Taraflarca  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> 7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"718bbc47cdbd6f55","SID":"e9238ebc944e6229"}}